T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO: 2022/193
KARAR NO: 2025/878
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 10/11/2021
NUMARASI: 2018/188 (E) - 2021/739 (K)
DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat
KARAR TARİHİ: 16/6/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Sigorta AŞ'ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesiyle sigortalı dava dışı sürücü ...nun yönetimindeki otomobilin Uşak İli istikametinde seyir halinde iken karşı şeride geçerek davacı ...'un yolcu olarak bulunduğu dava dışı ...'nin yönetimindeki ... plakalı araca çarpması sonucu meydana gelen kazada, adı geçen müvekkili davacının yaralandığını belirterek, belirsiz alacak davası niteliğinde iş gücü kaybına ilişkin 200 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 13/9/2021 günü sunduğu bedel belirleme dilekçesiyle talep ettiği maddi tazminat tutarını 126.236,15 TL'ye yükseltmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince, 62.388,84 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişin istemin reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı ... Sigorta AŞ vekili dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan kusura ve maluliyete ilişkin bilirkişi raporunun eksik ve hatalı değerlendirmeler içerdiğini, hızını yolun durumuna göre ayarlayıp kazanın gerçekleşmesini engelleyebilecek durumda olan ... plakalı araç sürücüsüne kusur atfedilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu; davacının emniyet kemeri takıp takmadığının bilirkişi tarafından değerlendirilmediğini, Adli Tıp Kurumu (ATK) tarafından %8 oranında kalıcı maluliyeti oluştuğu saptanan davacının özürlülük oranının, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düşük olduğunu; davacının hatır taşınması ile taşındığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davacı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hükme dayanak raporun Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemeleri Yönetmeliğine göre düzenlenmesi gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede: Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. İstanbul Teknik Üniversitesi Makina Fakültesi Öğretim Görevlisi bilirkişi tarafından düzenlenen raporda; yönetimindeki ... plakalı otomobille gündüz vakti bölünmemiş iki yönlü karayolunun sağ şeridini takiben Uşak İstikametine seyir halinde iken tetikte olmayan karşı şeride girmeden önce yolun ilerisinin karşı yönünden gelen trafiği gereği gibi etkin biçimde kontrol etmeyen karşı şeride girdiğini algılayıp direksiyon manevrası ile zamanında kendi şeridine yönelemeyen, tehlikeleri öngörmeyen güvenli biçimde duramayacak mesafede karşı yönden yaklaşmış durumdaki kamyonetin hızını, konumunu ve mesafesini dikkate almayan tehlike bölgesine girerek kazaya zemin hazırlayan trafikte can ve mal güvenliği açısından tehlikeli ve engel yaratan durumu ortaya çıkaran dalgın, dikkatsiz, önlemsiz, kontrolsüz ve özensiz davranan davalıya ZMSS poliçesiyle sigortalı araç sürücüsü ...'nun kazanın oluşumunda %100 oranında asli kusurlu olduğu kazaya etkili herhangi bir kural dışı, hatalı ve ihmali davranışına rastlanmayan ve kazaya engel olabilecek nitelikte alabileceği önlem bulunmayan dava dışı sürücü ...'nin ise kusursuz olduğu bildirilmiş; böylece, kazaya karışan araçların kaza sırasındaki konumları ve sürücülerinin davranışları irdelenerek, olayın meydana gelmesine neden olan kusur oranlarının yasal dayanaklarıyla birlikte, eylemler ile sonuç arasında bulunan nedensellik bağını ortaya koyacak biçimde, dosya kapsamından anlaşılan oluşa, bilimsel ölçütlere, usul ve kanuna uygun olarak saptandığının anlaşılması karşısında, HMK'nin 279'uncu maddesine uygun düzenlenen ve dosya kapsamına uygun somut olgu ve ölçütlere dayanan, yeterli gerekçeyi de taşıyan bilirkişinin kusura ilişkin raporunun hükme esas alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı kabul edilmiş; davacı ...'un emniyet kemeri takmadığının kanıtlanmadığı gözetildiğinde, hükmolunan maddi tazminattan birlikte (müterafik) kusur nedeniyle indirim yapılmamasında isabetsizlik görülmemiş; davaya konu olay nedeniyle düzenlenen soruşturma belgeleri değerlendirildiğinde, hatır taşımasının ögeleri oluşmadığından, davacı lehine hükmolunan tazminattan hatır taşıması nedeniyle indirim yapılmamasının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. Diğer yandan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 54'üncü maddesi kapsamında açılan davalarda, maddede öngörülen meslekte kayıp oranının belirlenmesinde yargısal uygulamalarda, kaza tarihi itibarıyla ayırım yapılarak; kaza tarihi 11/10/2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/9/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 1/9/2013-1/6/2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 1/6/2015-20/2/2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/2/2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak maluliyet raporu alınması gerektiği kabul edilmektedir. Ancak, eldeki dava gibi TBK'nin 54'üncü maddesi kapsamında çalışma gücünün azalmasından doğan kayıp nedeniyle açılan davalarda, beden ve ruh tamlığının bozulmasının, zarar görenin sanatına veya mesleğine etkisi ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 90'ıncı maddesinde zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatların bu Kanunda öngörülen usul ve esaslara tabi olduğu belirtilmiş, ayrıca bu Kanunda düzenlenmeyen hususlarda TBK'deki haksız fiillere ilişkin hükümlerin uygulanacağı öngörülmüştür. Davacının meslekte kazanma gücü kaybı oranının belirlenmesi bakımından (somut olayda) kaza tarihi itibarıyla yargısal uygulamalarda uygulanması kabul edilen Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğu gibi, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği de yürürlüktedir. Bu yönetmeliğin (Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği) "Dayanak" başlıklı 3'üncü maddesinde; 5510 sayılı Kanunun 107'nci maddesi hükmüne dayanılarak hazırlandığı belirtilmiş; "Kapsam" başlıklı 2'nci maddesinin (1) numaralı bendinde de yönetmeliğin, "5510 sayılı Kanunun 4'üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalıların iş kazası ile meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremezlik hâllerinin meslekte kazanma gücünü ne oranda azaltacağına, " ilişkin usul ve esasları kapsadığı belirtilmiştir. Buna karşılık Özürlülük Ölçütü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin "Dayanak" başlıklı 3'üncü maddesinde bu Yönetmeliğin, 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu, 1/7/1976 tarihli ve 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun, 7/5/1987 tarihli ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu ile 1/7/2005 tarihli ve 5378 sayılı Özürlüler ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 5'inci maddesine dayanılarak hazırlandığı, yine anılan Yönetmeliğin 2'nci maddesinde Yönetmeliğin, özürlülere sağlanan haklardan ve verilecek hizmetlerden yararlanmak üzere istenilen özürlü sağlık kurulu raporları ile özürlü sağlık kurulu raporu verebilecek yetkili sağlık kurumlarını ve özürlülerle ilgili sınıflandırma ve ölçütleri kapsadığı düzenlenmiştir. Buna göre -adli tıp öğretisinde de kabul edildiği üzere- Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, amaç ve kapsam olarak tazminat hukuku ilkeleri bağlamında hükümler içerip haksız fiile maruz kalan kişideki travmatik lezyonlar ile birlikte meslek veya iş türü, meslek grup numaraları, iş kolları ve kişilerin yaşlarına yönelik ayrı ayrı cetveller içermekte ve bu itibarla tıbbi kıyas/takdir metoduna elverişli olması nedeniyle bilirkişi/adli tıp uzmanının yorumuna olanak vermektedir. Buna karşılık Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ise, kişinin maruz kaldığı haksız fiil ve bunun sonucu olarak mesleğinde kazanma gücünü hangi oranda kaybettiğini belirlemekte yeterli olmayıp daha ziyade kişide bulunan sistematik hastalıkları ön plana çıkarmakta, malulen emeklilik, vergi indirimi, bakım ücreti, özel eğitim ve özel donanımlı araç kullanımına yönelik olup tazminat hesabında asıl önem arz eden yaş, sanat, meslek, meslek grubu gibi faktörlerin hesaplamada değerlendirilmemesinden dolayı tazminatın unsurlarını ve hak edilen tazminatın belirlenmesinde yeterli ve gerekli parametreleri içermediği için yeterli olmamaktadır. Bu itibarla, davacının sürekli biçimde maluliyetinin oluşup oluşmadığının, amaç ve kapsam olarak tazminat hukuku ilkeleri bağlamında hükümlere yer verilen ve haksız eylemin etkisine uğrayan kişideki travmatik lezyonlar ile birlikte meslek veya iş türü, meslek grup numaraları, iş kolları ve kişilerin yaşlarına yönelik ayrı ayrı cetveller içermesi nedeniyle tıbbi kıyas/takdir metoduna elverişli olması nedeniyle bilirkişi/adli tıp uzmanının yorumuna olanak veren Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre belirlenmesi gerekmektedir. Eldeki davada, ATK İstanbul 2'nci Adli Tıp İhtisas Kurulunun 22/2/2021 gün ve 3132 sayılı raporunda, davacı ...'un 5/12/2017 günü geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanmasının Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeli hükümleri uyarınca E Cetveline göre meslekte kazanma gücünün %16,2 oranında kaybetmiş sayılacağı iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 6 aya kadar uzayabileceği bildirilmiş, aktüerya hesap uzmanı bilirkişi raporunda ise davacının %16,2 maluliyetine göre sürekli iş göremezlikten kaynaklanan zararının 126.236,15 TL olduğunu bildirmiştir. Somut uyuşmazlık yukarıda yapılan açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde, davacının sürekli iş göremezlikten kaynaklanan zararının hesaplanmasında, sürekli sakatlık oranını Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik hükümlerine göre belirleyen ATK İstanbul 2'nci Adli Tıp İhtisas Kurulunun 22/2/2021 gün ve 3132 sayılı raporu dikkate alınarak, aktüerya hesap uzmanı bilirkişinin bu raporda yer verilen maluliyet oranına göre hesapladığı sürekli iş göremezlik tazminatına hükmolunması gerektiğinin gözetilmemesinde isabet görülmemiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: I-Davalı ... Sigorta AŞ vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nin 353/1-b/1'inci maddesi gereğince esastan reddine, II-Davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, yukarıda esas ve karar numarası belirtilen ilk derece mahkemesinin kararının, HMK'nin 353/1-b/2'nci maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, Buna göre: 1-Maddi tazminat davasının kabulüne, 126.236,15 TL sürekli iş göremezlik tazminatının, davalı ... Sigorta AŞ'den davanın açıldığı 28/2/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsil edilerek davacı ...'a verilmesine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken ve hükmolunan maddi tazminatın tutarına göre hesaplanan 8.623,19 TL nispi karar ve ilam harcından, peşin alınan karar ve ilam harcı 35,90 TL, tamamlama harcı olarak alınan 432 TL olmak üzere toplam 467,90 TL karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 8.155,29 TL karar ve ilam harcının davalı ... Sigorta AŞ'den tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 3-Dairemizin hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 13'üncü maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca kabulüne karar verilen maddi tazminat miktarına göre belirlenen 30.000 TL maktu vekâlet ücretinin, davalı ... Sigorta AŞ'den tahsil edilerek, vekille temsil edilen davacı ...'a verilmesine, 4-Davacı tarafından harcanan 3.000 TL bilirkişi ücreti, 445 TL tebligat posta masrafı, 5,20 TL vekâletname harcı, 35,90 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 3.486,10 TL yargılama giderinin, davalı ... Sigorta AŞ'den tahsil edilerek, davacı ...'a verilmesine, 5-Davacı tarafından peşin ödenen ve maddi tazminat davası nedeniyle hükmolunan karar ve ilam harcından mahsubuna karar verilen toplam 467,90 TL karar ve ilam harcının davalı ... Sigorta AŞ'den tahsil edilerek davacı ...'a verilmesine, 6-Davalı ... Sigorta AŞ tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,7-Harcanmayan gider avansının HMK'nin 333'üncü maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine, III-İstinaf incelemesi bakımından ;1-Davacı ... tarafından peşin yatırılan istinaf karar ve ilam harcının, talep halinde ilk derece mahkemesi tarafından geri verilmesine,2-İstinaf kanun yolu başvurusu nedeniyle davacı ... tarafından harcanan istinaf kanun yolu başvuru harcı 162,10 TL yargılama giderinin, davalı ... Sigorta AŞ'den tahsil edilerek, davacı ...'a verilmesine,3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 4.261,78 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 1.066 TL karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 3.195,78 TL karar ve ilam harcının davalı ... Sigorta AŞ'den tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,4-Davalı ... Sigorta AŞ tarafından istinaf başvuru nedeniyle sarf edilen yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 5-Duruşmalı yapılmayan istinaf incelemesi kapsamında vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,6-İstinaf incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333'üncü maddesinin, 1'inci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince, kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 361'inci maddesi uyarınca Dairemizin gerekçeli kararının tebliği tarihinden itibaren başlayan iki haftalık süre içerisinde, Dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 16/6/2025