T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO: 2022/30
KARAR NO: 2025/887
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 6/4/2021
NUMARASI: 2017/1125 (E) - 2021/400 (K)
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/1125 (E) sayılı asıl davasında:
DAVANIN KONUSU: Maddi ve Manevi Tazminat
Birleşen İstanbul Anadolu 5'inci Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/586 (E) sayılı
davasında:
DAVANIN KONUSU: Maddi ve Manevi Tazminat
KARAR TARİHİ: 16/6/2025
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sürücü ...'in yönetimindeki davalı ... Sigorta Şirketine Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesiyle sigortalı ... plakalı otomobille 8/3/2015 günü saat 03.00 sularında Tuzla İlçesi, Aydınlı Caddesinde seyir halinde iken ...'na çarparak, olay yerini terk edip kaçtığını, otomobili saat 06.35 sularında İstanbul Anadolu Adalet Sarayına bırakan adı geçen davalı sürücünün polis karakoluna giderek teslim olduğunu, davalı sürücü ...'in asli kusurlu olduğu gibi, çarparak ölümüne neden olduğu ...'nun polis ve 112 acili aramadan ve diğer araçların adı geçene çarpmasına engel olmak için gerekli güvenlik önlemlerini almadan olay yerini terk edip üstüne düşen sorumluluğu yerine getirmediğini; davalı İstanbul Büyükşehir Belediyesinin ise olayın meydana geldiği yolu aydınlatmadığını, ZMSS poliçesini düzenleyen davalı ... Sigorta Şirketinin de oluşan zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, ölen ...'nun babası ... için 75.000 TL, annesi davacı ... için 75.000 TL, kardeşi davacı ... için 25.000 TL, kardeşi davacı ... için 25.000 TL ve kardeşi davacı ... için 25.000 TL manevi tazminatın, kazanın meydana geldiği 8/3/2015 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılar ... ve İstanbul Büyükşehir Belediyesinden müştereken ve müteselsilen tahsiline; davacılar ... ve ... için ayrı ayrı 1.000 TL maddi tazminatın, davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihinden, diğer davalılardan ise olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıların tümünden müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş; Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminden 24/10/2019 günü gönderdiği dilekçeyle, davacı ... için talep ettiği maddi tazminat tutarının 20.908,48 TL, davacı ... için talep ettiği maddi tazminatın da 20.908,48 TL olduğunu bildirmiştir. Davalı İstanbul Büyükşehir Belediyesi vekili cevap dilekçesinde davanın reddini savunmuştur. Davalı ... Sigorta Şirketi vekilinin cevap dilekçesinde, toplanmasını istediği kanıtları bildirerek sigortalı araca atfı kabil kusur bulunmadığından davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davanın açıldığı İstanbul Anadolu 5'inci Asliye Ticaret Mahkemesinin 10/10/2017 gün ve 2017/509 (E) sayılı ara kararıyla, davalılar ... ve ... Sigorta Şirketine karşı açılan davanın ayrılarak ayrı bir esasa kaydedilmesine; 10/10/2017 gün ve 2015/509 (E) - 2017/944 (K) sayılı nihai kararla davalı İstanbul Büyükşehir Belediyesine karşı açılan davanın ise yargı yolu dava şartı oluşmadığından usulden reddine hükmolunmuş; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9'uncu Hukuk Dairesinin 14/2/2019 gün ve 2019/14 (E) - 2019/166 (K) sayılı kararıyla, ilk derece mahkemesinin davalı İstanbul Büyükşehir Belediyesine karşı açılan davanın ise yargı yolu dava şartı oluşmadığından usulden reddine ilişkin nihai kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b/1'inci maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiş; İstanbul 8'inci İdare Mahkemesinin kararıyla olumsuz görev uyuşmazlığının çıkması üzerine uyuşmazlık mahkemesinin 30/9/2019 gün ve 2019/497 (E) - 2019/632 (K) sayılı kararıyla İstanbul Anadolu 5'inci Asliye Ticaret Mahkemesinin 10/10/2017 gün ve 2015/509 (E) - 2017/944 (K) sayılı görevsizlik kararının kaldırılmasına karar verilmiş; İstanbul Anadolu 5'inci Asliye Ticaret Mahkemesinin 10/3/2020 gün ve 2019/586 (E) - 2020/840 (K) sayılı kararıyla İstanbul Büyükşehir Belediyesine karşı açılan davanın eldeki dava ile birleştirilmesine karar verildiği anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince, 20.908,48 TL maddi tazminatın davalılar ... ve ... Sigorta Şirketinden alınarak davacı ...'na verilmesine; 20.908,48 TL maddi tazminatın davalılar ... ve ... Sigorta Şirketinden alınarak davacı ...'na verilmesine; manevi tazminat davalarının kısmen kabulüne, davacı ... için 7.500 TL, davacı ... için 7.500 TL, davacı ... için 4.000 TL, davacı ... için 4.000 TL, davacı ... için 4.000 TL manevi tazminatın davalı ...'den tahsil edilerek, adları geçen davacılara ayrı ayrı verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine; birleşen İstanbul Anadolu 5'inci Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/586 (E) - 2020/240 (K) sayılı davasında, davalı İstanbul Büyükşehir Belediyesine karşı açılan maddi ve manevi tazminat davalarının ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacılar vekili dilekçesinde özetle; müvekkilleri yerine az takdir edilen manevi tazminat miktarlarının hakkaniyete uygun olmadığını, çünkü davalı sürücü ...'in kaza sırasında çarptığı kişiyi öylece yolun ortasında bırakarak olay yerinden uzaklaştığını, arkadan gelen araçlarında çarparak ölümüne neden olduğunu, trafik kazasının oluşumunda ölen ...'nun kusurunun daha fazla olması kabul edilebilir bir durum olduğunu, fakat trafik kazasının oluşumundaki kusur ile ölüm olayının meydana gelmesindeki kusurun ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini; yolun aydınlatılmamasından kaynaklanan kusuru olan İstanbul Büyükşehir Belediyesinin kusursuz kabul edilmesinin adalet ve hakkaniyet duygusuyla bağdaşmadığını, 2015 yılında açılan davada ilk derece mahkemesince 16/5/2019 tarihi itibarıyla, 2019 yılı asgari ücret üzerinden hesaplamanın yapıldığı bilirkişi raporunun alındığını, nihai kararın verildiği 2021 yılında asgari ücrette önemli ölçüde fark olmasına karşın yargılama sürecinin çok fazla uzaması nedeniyle bu haklarının 22/3/2021 tarihli dilekçeyle saklı tuttuklarını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede:Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Kendisine 22/5/2019 günü tebliğ edilen aktüerya hesap uzmanı bilirkişi raporuna, yalnızca kusur oranı yönünden itiraz eden davacılar vekilinin 24/10/2019 günü sunduğu dava değeri belirleme dilekçesinde, davacı ... için talep ettiği destekten yoksun kalma tazminatını 20.908,48 TL'ye; davacı ... için talep ettiği maddi tazminat miktarını da 20.908,48 TL'ye yükseltmesi karşısında, davacılar vekilinin dilekçesinde ileri sürdüğü destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanmasında 2021 yılı asgari ücretin dikkate alınması gerektiğine ilişkin istinaf nedeni benimsenmemiştir. Davaya konu olay nedeniyle İstanbul Anadolu 28'inci Asliye Ceza Mahkemesinde görülen 2015/176 (E) sayılı davada, Adli Tıp Kurumu (ATK) Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen raporda, yönetimindeki ... plakalı otomobille yerleşim yerinde tetikte seyretmeyen, gece vakti aydınlatma bulunmayan mahalde far ışığı altındaki görüş alanı kontrol altında bulundurması ve geçiş için kaplamaya giren yayayı zamanında fark edip etkili fren ve direksiyon tedbirine başvurması gerekirken, bu hususlara riayet etmeyen ...'in tali kusurlu; gece vakti aydınlatma bulunmayan yerde geçiş için kaplamaya girmeden önce seyir halinde olan araçların seyir durumlarını yeterince kontrol etmeyen, kendi can güvenliği tehlikeye düşürerek ilk geçiş hakkını sürücünün yönetimindeki araca vermeyen ölen yaya ...'nun asli kusurlu olduğu bildirilmiş; bilirkişiler tarafından düzenlenen 16/5/2019 tarihli raporda ölen yaya ...'nun %75 oranında kusurlu, davalı sürücü ...'in ise %25 oranında kusurlu olduğuna yer verilmiş; hükme esas alınan ve 16/5/2019 tarihli bilirkişi raporu, kaza tespit tutanağı, tanık anlatımları değerlendirilerek düzenlenen bilirkişinin 30/10/2020 tarihli raporunda ise, 8/3/2015 günü meydana gelen davaya konu trafik kazasının oluşumunda İstanbul Büyükşehir Belediyesine yüklenecek kusurun bulunmadığı belirtilmiş; böylece yolun aydınlatılmamış olması ile kazanın oluşu arasında nedensellik bağı kurulamadığından, davacı vekilinin bu konuya yönelen istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun (TBK) 56'ncı maddesinin 1'inci fıkrasına göre hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Aynı maddenin 2'nci fıkrası uyarınca ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.Bir kimsenin, hukuka aykırı bir fiil yüzünden çektiği, bedeni acılarla ruhsal üzüntüye manevi zarar denir. Manevi zarar, gerçek anlamda zarar değildir; zira malvarlığında bir azalmayı ifade etmez. Bir acının veya üzüntünün maddi zarar gibi parayla ölçülmesine olanak bulunmamaktadır. Paranın manevi zararları karşılamak üzere kullanılabilmesi, hiçbir zaman manevi kaygı geri getirip yerine koyduğu veya manevi varlığın bir bölümünün onunla değiştirilebildiği anlamını taşımaz. Paranın bu anlamda gördüğü iş, kişilik hakları ve yararları zedelenen kimsenin duyduğu manevi acıyı bir dereceye kadar yumuşatıp yatıştırmak; bozulan manevi dengeyi onarıp düzeltmek; bir avunma, bir ruhsal tatmin aracı olmaktan ibarettir. Hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı olan manevi tazminatın miktarı adalete uygun olmalıdır. Zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan ve özgün bir nitelik taşıyan hükmedilecek bu para, bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/6/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23/6/2004 gün ve 13/291-370 sayılı kararında da vurgulandığı gibi, hâkimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminatın miktarını takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında, manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkında hüküm kurulurken; olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı, bu nedenle tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş biçimi ve tarafların kusur durumları gözönünde tutularak, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 4'üncü maddesinde belirtildiği gibi, hukuka ve hakkaniyete uygun sonuca varılmalıdır.Eldeki davada, yukarıda açıklandığı gibi, İstanbul Anadolu 28'inci Asliye Ceza Mahkemesinde görülen 2015/176 (E) sayılı davada, ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen raporda, davalı sürücü ...'in tali kusurlu, ölen yaya ...'nun asli kusurlu olduğu bildirilmiş; bilirkişiler tarafından düzenlenen raporda da benzer sonuca ulaşılarak, ölen yaya ...'nun %75 oranında kusurlu, davalı sürücü ...'in ise %25 oranında kusurlu olduğuna yer verilmiş; ATK Kimya İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 26/3/2015 gün ve 1885 sayılı raporda, davalı sürücü ...'den, olayın meydana geldiği saat 03.00'dan yaklaşık 4 saat 25 dakika sonra, Tuzla Devlet Hastanesinde 8/3/2015 günü saat 07.25'te alınan kan örneğinde yapılan incelemede 0,70 mg/dl etil alkol saptandığı anlaşılmış; soruşturma evresinde alınan anlatımda, güvenlik görevlisi olarak çalıştığı TEİAŞ Trafo Merkezinde saat 03.00 devriyesinde bulunduğu sırada çarpma sesi duyması üzerine koşarak geldiği trafo merkezinin giriş kapısında muhtemelen siyah renkli bir otomobilden inen bir kişinin yolda bir karartıya bakarak tekrara araca binerek gittiğini, olay yerine gittiğinde ise karartının insan cesedi olduğunu fark edip poliçe ve cankurtarana (ambulans) haber verdiğini söyleyen tanık ..., davanın görüldüğü İstanbul Anadolu 28'inci Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/176 (E) sayılı davasında 22/1/2012 günü yapılan keşifte alınan yeminli anlatımda, saat 03.00 sıralarında dışarıdan bir çarpma sesi duyduğunu park etmiş araçtan inen kişinin gelip yola bakıp geri döndüğünü, baktığında yolda yatanın insan olduğunu anlamasıyla, fenerle gelen araçları uyardığını, ancak o anda tahminen 5 - 6 kadar aracın cesedin üstünden geçtiğini beyan etmiştir. Somut olay yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ve ilkeler ışığında değerlendirildiğinde; davacılar ile davalı sürücü ...'in dosya kapsamından anlaşılan sosyal ve ekonomik durumları; olayın meydana geliş biçimi; olaydan yaklaşık 4 saat 25 dakika sonra alınan kan örneği üzerinde yapılan incelemede 0,70 mg/dl alkollü olduğu anlaşılan davalı sürücü ...in, yönetimindeki otomobille ...'na çarpmasının ardından, kendisinin can güvenliğine yönelik herhangi bir tehlike bulunmamasına karşın, kolluğa ve cankurtarana haber vermeden, herhangi bir önlem almadan da adı geçen maktulü olay yerinde bırakarak yönetimindeki araçla uzaklaşarak başka araçların maktulün üzerinden geçmesine neden olması; ATK Trafik İhtisas Dairesi ile bilirkişi raporundan anlaşılan kusur oranları ve olayın meydana geldiği tarih dikkate alındığında, davacılar lehine yetersiz miktarda maddi tazminata hükmolunduğu sonucuna ulaşılmıştır.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: I-Davacılar ..., ..., ..., ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, yukarıda esas ve karar numarası belirtilen ilk derece mahkemesinin kararının, HMK'nin 353/1-b/2'nci maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, Buna göre: i-Birleşen İstanbul Anadolu 5'inci Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/586 (E) sayılı davasında, 1-Davalı İstanbul Büyükşehir Belediyesine karşı açılan maddi ve manevi tazminat davalarının ayrı ayrı reddine, 2-İstinaf nedeni olarak ileri sürülmediğinden inceleme dışı kalan ilk derece mahkemesinin vekâlet ücretine ilişkin hüküm fıkraları yinelenerek; a-Maddi tazminat davasında, ilk derece mahkemesinin hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 13'üncü maddesinin 1'inci ve 2'nci fıkraları uyarınca belirlenen 1.000 TL vekâlet ücretinin, davacılardan tahsili ile vekille temsil edilen davalı İstanbul Büyükşehir Belediyesine verilmesine, b-Manevi tazminat davasında, ilk derece mahkemesinin hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca belirlenen 4.080 TL maktu vekâlet ücretinin, davacılardan tahsili ile vekille temsil edilen davalı İstanbul Büyükşehir Belediyesine verilmesine, ii-İstanbul Anadolu 5'inci Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/1125 (E) sayılı asıl davasında, 1-Maddi tazminat davalarının ayrı ayrı kabulüne, a-20.908,48 TL maddi tazminatın davalı ...'den davaya konu trafik kazasının meydana geldiği 8/3/2015 gününden itibaren işleyecek yasal faiziyle, davalı ... Sigorta Şirketinden ise 21/7/2015 gününden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsil edilerek davacı ...'na verilmesine, b-20.908,48 TL maddi tazminatın davalı ...'den davaya konu trafik kazasının meydana geldiği 8/3/2015 gününden itibaren işleyecek yasal faiziyle, davalı ... Sigorta Şirketinden ise 21/7/2015 gününden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsil edilerek davacı ...'na verilmesine, 2-Manevi tazminat davalarının ayrı ayrı kısmen kabulüne, a-50.000 TL manevi tazminatın, davalı ...'den davaya konu trafik kazasının meydana geldiği 8/3/2015 gününden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsil edilerek davacı ...'na verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, b-50.000 TL manevi tazminatın, davalı ...'den davaya konu trafik kazasının meydana geldiği 8/3/2015 gününden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsil edilerek davacı ...'na verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, c-20.000 TL manevi tazminatın, davalı ...'den davaya konu trafik kazasının meydana geldiği 8/3/2015 gününden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsil edilerek davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, ç-20.000 TL manevi tazminatın, davalı ...'den davaya konu trafik kazasının meydana geldiği 8/3/2015 gününden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsil edilerek davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, d-20.000 TL manevi tazminatın, davalı ...'den davaya konu trafik kazasının meydana geldiği 8/3/2015 gününden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsil edilerek davacı ...'ye verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 3-Maddi tazminat davası yönünden Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken ve hükmolunan maddi tazminatın tutarına göre hesaplanan 2.856,51 TL nispi karar ve ilam harcından, peşin alınan karar ve ilam harcından maddi tazminat talebine isabet eden 6,80 TL, tamamlama harcı olarak alınan 140 TL olmak üzere toplam 146,80 TL karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 2.709,71 TL karar ve ilam harcının davalılar ... ve ... Sigorta Şirketine müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 4-Manevi tazminat davası yönünden Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken ve hükmolunan manevi tazminatın tutarına göre hesaplanan 10.929,60 TL nispi karar ve ilam harcından, peşin alınan karar ve ilam harcından manevi tazminat talebine isabet eden 765,11 TL karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 10.164,49 TL karar ve ilam harcının davalı ...'den tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,5-Maddi tazminat davaları bakımından, ilk derece mahkemesinin hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13'üncü maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca kabulüne karar verilen maddi tazminat miktarına göre belirlenen,a- 4.080 TL maktu vekâlet ücretinin, davalılar ... Sigorta Şirketi ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek, vekille temsil edilen davacı ...'na verilmesine, b- 4.080 TL maktu vekâlet ücretinin, davalılar ... Sigorta Şirketi ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek, vekille temsil edilen davacı ...'na verilmesine, 6-Manevi tazminat davası bakımından, Dairemizin hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 10'uncu maddesinin 1'inci fıkrası ile 13'üncü maddesinin 1'inci ve 2'nci fıkraları uyarınca kabulüne karar verilen manevi tazminat miktarına göre belirlenen,a-30.000 TL maktu vekâlet ücretinin, davalı ...'den tahsil edilerek, vekille temsil edilen davacı ...'na verilmesine, b-30.000 TL maktu vekâlet ücretinin, davalı ...'den tahsil edilerek, vekille temsil edilen davacı ...'na verilmesine, c-20.000 TL vekâlet ücretinin, davalı ...'den tahsil edilerek, vekille temsil edilen davacı ...'a verilmesine, ç-20.000 TL vekâlet ücretinin, davalı ...'den tahsil edilerek, vekille temsil edilen davacı ...'a verilmesine, d-20.000 TL vekâlet ücretinin, davalı ...'den tahsil edilerek, vekille temsil edilen davacı ...'ye verilmesine, 7-Davacılar tarafından harcanan 1.200 TL bilirkişi ücreti, 745,40 TL tebligat posta masrafı, 4,10 TL vekâletname harcı, 27,70 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 1.977,20 TL yargılama giderinden, davanın kabul ve ret oranına göre (201.816,96 / 266.816,96) hesaplanan 1.495,52 TL yargılama giderinin, davalı ... Sigorta Şirketinin 234,38 TL yargılama giderinden sorumlu olması koşuluyla davalılar ... Sigorta Şirketi ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek, davacılara verilmesine; bakiye yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına, 8-Peşin ödenen ve maddi tazminat davası nedeniyle hükmolunan karar ve ilam harcından mahsubuna karar verilen toplam 146,80 TL karar ve ilam harcının, davalılar ... Sigorta Şirketi ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek, davacılar ... ve ...'na verilmesine, 9-Peşin ödenen ve manevi tazminat davası nedeniyle hükmolunan karar ve ilam harcından mahsubuna karar verilen 765,11 TL karar ve ilam harcının, davalı ...'den tahsil edilerek davacılara verilmesine, 10-Davalı ... Sigorta Şirketi tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, 11-Harcanmayan gider avansının HMK'nin 333'üncü maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine, II-İstinaf incelemesi bakımından; 1-Davacılar tarafından peşin yatırılan istinaf karar ve ilam harcının, talep halinde ilk derece mahkemesi tarafından geri verilmesine, 2-İstinaf kanun yolu başvurusu nedeniyle davacılar tarafından harcanan posta ve tebligat gideri 56 TL, istinaf kanun yolu başvuru harcı 162,10 TL olmak üzere toplam 218,10 TL yargılama giderinin, davalı ...'den tahsil edilerek, davacılara verilmesine, 3-Duruşmalı yapılmayan istinaf incelemesi kapsamında vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,4-İstinaf incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333'üncü maddesinin, 1'inci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince, kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, davacılar ..., ..., ...'nin açtıkları manevi tazminat davaları yönünden HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince ayrı ayrı kesin olmak üzere; davacılar ... ve ...'nun açtıkları maddi ve manevi tazminat davaları yönünden ise HMK'nin 361'inci maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde, Dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 16/6/2025