T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO: 2022/886
KARAR NO: 2025/781
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 17/11/2021
NUMARASI: 2019/223Esas - 2021/823 Karar
DAVANIN KONUSU: Tazminat
KARAR TARİHİ: 13/05/2025
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ... plakalı aracın, davalı sigorta şirketine Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını, müvekkilinin davalıya sigortalı aracını 17/03/2014 tarihinde ... Mah. .. Cad. No: .. önüne park ettiğini, ancak aracın her iki anahtarının da müvekkilde olmasına rağmen 18/03/2014 tarihinde park edildiği yerden çalındığını, davalı sigorta şirketine başvuru yaparak şirket nezdinde ... numaralı hasar dosyası açıldığını, ancak ... Bankasının daini mürtehin olması nedeniyle ödemenin ilk olarak bankaya yatırılacağının bildirildiğini, ancak geçen süre içinde bankaya ödeme yapılmadığını ve 03/10/2017 tarihli yazılı taleplerin de karşılanmayacağının bildirildiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak davası olarak şimdilik 70.000 TL tazminat tutarının olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsil edilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde açılması gerektiğini, talebin zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince; davacının davasının kısmen kabulü ile 63.945 TL'nin 03/10/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya dair taleplerin reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili; ispat külfetinin davacı tarafta olduğunu, olayın hırsızlık dışı bir sebebe dayandırılması yönünde kanaat getirebilmek için somut belge ve kayıt vb. bulunmadığını, davaya konu edilen aracın 17/03/2014 tarihinde park edildiği yerde görülmediğinin 18/03/2014 tarihinde öğrenilmesine rağmen müvekkili sigorta şirketine hasar bildirim tarihinin 25/04/2014 olduğunu, bu durumun genel şartlarda da yazılı olduğu üzere rizokonun öğrenildiği tarih olan 18/03/2014 tarihinden itibaren en geç beş iş günü içinde müvekkil sigorta şirketine bildirilmesi gerekirken 25/04/2014 tarihinde bildirilmiş olunmasının poliçe genel şartlarına da aykırı bir durum olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemekle beraber, davaya konu edilen olayda uygulanacak faiz türünün yasal faiz olacağını belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dosya kapsamından; 17/04/2014 tarihinde, davalı sigorta şirketi nezdinde kasko poliçesi ile sigortalı ve davacının maliki olduğu aracın, ikametine yakın yerde park halindeyken çalındığı ve davacının 18/04/2014 tarihinde karakola hırsızlık yapıldığı iddiasıyla şikayette bulunduğu, dava öncesinde davalı kasko sigortacısına başvurduğu, ancak zamanaşımı gerekçesiyle tazminatın ödenmediği; eldeki davada davacı tarafça, kasko poliçesi teminatı kapsamında araç bedeli adı altında maddi tazminat talep edildiği anlaşılmıştır. TTK'nin 1453. maddesi çerçevesinde, malı rehin alan kimse, o mal üzerindeki menfaatini kendi adına sigorta ettirebileceği gibi, aynı Kanunun 1406. maddesi uyarınca bir başkasının da rehin konusu malı rehin alan hesabına ve onun lehine sigorta ettirmesi olanaklıdır. Ayrıca 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 879. maddesi ile TTK'nin 1456. maddesinin 1. ve 2. fıkraları uyarınca da sigorta tazminatının öncelikle rehin hakkı sahibine verilmesi ya da rehin hakkı sahibinin malın sahibine sigorta tazminatının ödenmesine açık onayının alınması gereklidir. Böyle bir durumda sigortalı, rehin hakkı sahibi olduğundan, sigorta şirketinden tazminat talep etme hakkının da öncelikle ona ait olması gerekir. Sigorta ettiren, ancak sigortalı malın rehin alacaklısı (dain-i mürtehin) olan ve lehine sigorta edilenin açık onayını almak suretiyle sigortadan, şayet kendi çıkarı da zedelenmişse, tazminat istemek hakkına sahip olur. Somut olayda, davalı şirket tarafından düzenlenen ... nolu ve ... vadeli Genişletilmiş Kasko Poliçesinde (... plakalı 15-25 yolculu otobüsün) sigortalısının ..., rehin alacaklısının ... Bankası AO Göztepe şubesi olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece yapılacak iş, dava dışı bankadan, davanın açılmasına ve tazminatın davacıya verilmesine muvafakati olup olmadığı konusu araştırılmalı, muvafakati sağlandığı takdirde yargılamaya devam edilerek davanın sonuçlandırılması, aksi halde davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli değildir. Kararın kaldırılma nedenine göre, davalı vekilinin diğer istinaf itirazları bu aşamada inceleme dışı bırakılmıştır.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-a/6. maddesi gereğince kaldırılmasına,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,3-İstinaf başvurusu için yatırılan karar ve ilam harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,5-Davalı tarafından sarf edilen istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf talep eden tarafından istinaf aşaması için yatırılan gider avansının yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.13/05/2025