T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO: 2022/656
KARAR NO: 2025/790
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 06/10/2021
NUMARASI: 2015/1072 Esas- 2021/673 Karar
DAVANIN KONUSU: Maddi ve manevi tazminat
KARAR TARİHİ: 13/05/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan sigorta şirketinin sigortacısı, ...'ın maliki, ...'nın sürücüsü olduğu ... plakalı taksi ile seyir halindeyken müvekkili yaya ...'ya çarparak yaralanmasına sebep olduğunu belirterek şimdilik 1.000 TL maddi tazminatın davalı ... ile ... bakımından olay tarihinden itibaren, davalı ... Sigorta Şirketi bakımından dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve davalı sigorta şirketi bakımından poliçe limiti ile sınırlı olarak davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, 50.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.Davalılar vekilleri davanın reddini savunmuşlardır.İlk derece mahkemesince; davacı tarafından davalı ... aleyhine açılan maddi ve manevi tazminat davalarının pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davacı tarafından davalılar ... ve ... Sigorta AŞ aleyhine açılan maddi tazminat davasının kabulü ile, geçici iş göremezlikten kaynaklı 2.131,15 TL ve sürekli iş göremezlikten kaynaklı 10.243,58 TL olmak üzere toplam 12.374,73 TL maddi tazminatın davalı ... yönünden 15/08/2014 kaza tarihinden, davalı ... Sigorta AŞ yönünden ise 06/11/2015 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen adı geçen davalılardan alınarak davacıya verilmesine, davacı tarafından davalı ... aleyhine açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, takdiren 7.500,00 TL manevi tazminatın 15/08/2014 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'ndan alınarak davacıya verilmesine, bu yöndeki fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.Karara karşı davacı vekili; davalı ...'ın işleten olmadığı yönündeki kabulün dosya içeriğine uygun olmadığını, adi yazılı şekilde düzenlenmiş olan 01/03/2014 tarihli sözleşmeyi sunduğunu, ancak sunulan sözleşmenin adi yazılı olarak düzenlenmiş olması ve noter onayının olmaması sebebiyle davalının bu savunmasının dinlenebilirliği bulunmadığını, adi nitelikte hazırlanmış bir sözleşmenin her zaman düzenlenme olanağı bulunduğunu, ilgili sözleşmeye dayalı olarak araç maliki ...'a banka vs. yollarla kira bedeli altında hiç bir yasal ücretin ödenmemiş olmasının sözleşmenin kurgusal olduğunu ortaya koyduğunu, davalılar dava sonuna kadar bu sözleşmenin kazadan önce yapıldığını ispat eden nitelikte bir makbuz, bilgi veya belgeyi de dosyaya sunmadığını, davalının bir an için aracın işleteni olduğu ve diğer davalının sorumlu olmadığı yönündeki beyanı doğru kabul edilse dahi bu durum diğer davalının aracın maliki olması nedeniyle sorumluluğunu ortadan kaldırmadığını, aktüerya bilirkişi heyeti tarafından, davalı ...'nın sanık olarak yargılanıp ceza aldığı dosyadaki kusur raporu üzerinden hesaplama yapıldığını, ceza dosyasındaki ilgili rapora göre davacı müvekkilin asli kusurlu, davalı sürücü ...'nın tali kusurlu olduğu tespiti yapıldığını, ilgili tespite dayalı olarak bu dosyada değerlendirme yapılmasına ve hüküm kurulmasına olanak olmadığını, kazanın asıl sebebi davalı sürücünün aşırı hızlı bir şekilde araç kullanması olup aracın sol tarafından müvekkile çarptığı yönündeki beyan ve dosyada bu yünde yapılan tespit dikkate alındığında davalı sürücünün aracı durdurmadığı veya durduramadığının anlaşılacağını, ceza dosyasından belirlenen kusur oranının iş bu dosya bakımından bağlayıcılığının bulunmadığını, müvekkilinin bu kaza nedeniyle kaza tarihinden itibaren hiç çalışamadığını, bakmakla yükümlü olduğu eşine ve çocuklarına karşı sorumluluğunu yerine getiremediği gibi ülke şartlarında çok erken yaşta denilebilecek bir zamanda bakıma muhtaç hale geldiğini, mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarı da ülke koşullarında çok düşük kaldığını belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle maddi manevi tazminat istemine ilişkindir.Mahkemece alınan kusur raporu ile ceza yargılaması sırasında alınan kusur raporlarının örtüştüğü ve dosyaya yansıyan olayın oluşuna uygun düştüğü anlaşılmakla, kusura yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.KTK'nin 3. maddesinde, "İşleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır." şeklinde tanımlanmıştır. Aynı Kanun'un 85/1. maddesine göre "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. " maddenin son fıkrasına göre ise "işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." İşletenin bu sorumluluğu bir tehlike sorumluluğudur. 2918 sayılı KTK'nin 3. maddesinde işleten sıfatının belirlenmesinde şekli ve maddi ölçüt olmak üzere iki ayrı ölçüden yararlanılmıştır. Şekli ölçüye göre trafik sicilinde malik görülen kişi işletendir. Maddi ölçüye göre ise trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakta olup önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlerdir. İşletenin belirlenmesinde doktrin ve Yargıtay'ın kabul ettiği görüş maddi ölçüdür (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 28/02/2019 tarih, 2016/6712 E. ve 2019/2237 K. sayılı kararı).Somut olayda, davalı ...'ın ... plakalı aracın maliki olduğu, 3. kişilere karşı aracın uzun süreli adi yazılı kira sözleşmesiyle davalı ...'na devredildiği iddiasının ispat edilemediği; gerekçenin dayandırıldığı davalı ...'nın SGK kaydının kaza tarihine ilişkin bilgi içermediği anlaşılmıştır.Hal böyle olunca, davalı ..., ... plakalı aracın maliki olduğuna göre, işleten olarak kaza anında bu aracı kullanan sürücünün kusurundan dolayı doğan zarardan davacıya karşı müteselsilen sorumludur. Aracın bir başkası tarafından işletilmesi de bu sorumluluğu kaldırmayacaktır. Bu nedenle Mahkemece davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.Karayolları Trafik Kanunu'nda manevi tazminat konusunda özel bir düzenleme yapılmadığından trafik kazası nedeniyle oluşan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde TBK'de manevi tazminata ilişkin hükümler uygulanacaktır. TBK'nin "manevi tazminat" başlıklı 56/1.maddesine göre, "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir." TBK’nin 56/1. maddesi gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın miktarı onun amacına göre belirlenmelidir.Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. Hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.Manevi tazminat takdir edilirken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmedilmesi gerekmektedir.Bu açıklamalara göre, kazanın oluş şekli, kusur durumu, maluliyet oranı ve iyileşme süresi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde, TBK'nin 56/1.maddesi kapsamında davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarı, manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete uygundur. Bu nedenle davacı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazı da yerinde değildir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;A- Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Yukarıda esas ve karar numarası belirtilen ilk derece mahkemesi kararının, HMK'nin 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, Buna göre: 1-Maddi tazminat davasının kabulü ile, geçici iş göremezlikten kaynaklı 2.131,15 TL ve sürekli iş göremezlikten kaynaklı 10.243,58 TL olmak üzere toplam 12.374,73 TL maddi tazminatın davalılar ... ve ... yönünden 15/08/2014 kaza tarihinden, davalı ... Sigorta AŞ yönünden ise 06/11/2015 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya verilmesine,2-Manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, takdiren 7.500 TL tazminatın 15/08/2014 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bu yöndeki fazlaya dair istemin reddine,3-Maddi tazminat davası bakımından alınması gereken 845,32 TL nispi karar ve ilam harcından peşin, tamamlama ve ıslah harcı olarak alınan 267,46 TL harcın mahsubu ile bakiye 577,86 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,4-Davacının harç olarak yaptığı 267,46 TL masrafın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-Manevi tazminat davası bakımından alınması gereken 512,32 TL nispi karar ve ilam harcının davalılar ... ve ...'dan müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,6-Davacının yaptığı ilk masraf 39,05 TL, bilirkişi ücreti 1.400 TL, posta gideri 489 TL, Adli Tıp rapor gideri 1.813,50 TL olmak üzere toplam 3.741,60 TL yargılama giderinin red ve kabul oranına göre 1.192,20 TL 'nın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın üzerinde bırakılmasına,7-Davalı ... tarafından yapılan 44,90 TL posta giderinin ret ve kabul oranına göre 30,59 TL'nın davacıdan alınarak adı geçen davalıya verilmesine, bakiye kısmın üzerinde bırakılmasına,8-Maddi tazminat davası bakımından karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 4.080 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,9-Manevi tazminat davası bakımından kabul edilen dava değeri üzerinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 4.080 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan müşteren ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,10-Manevi tazminat davası bakımından reddolunan dava değeri üzerinden karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 10/2. maddesi gereğince hesaplanan 4.080 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ... ve ...'a verilmesine, 11-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarf edilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, B-İstinaf İncelemesi Bakımından; 1-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının, istem halinde ilk derece mahkemesi tarafından iadesine,2-İstinaf kanun yolu aşamasında davacı tarafından sarf edilen 631 TL istinaf kanun yolu başvuru harcı ile 220,70 TL posta gideri olmak üzere toplam 851,70 TL yargılama giderinin, davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, 3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,4-İstinaf için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.13/05/2025