T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO: 2022/50
KARAR NO: 2025/413
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 26/10/2021
NUMARASI: 2017/764 Esas- 2021/683 Karar
DAVANIN KONUSU: Maddi tazminat
KARAR TARİHİ: 13/03/2025
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 16/01/2006 günü trafik sigortası poliçesi mevcut olmayan ... plaka sayılı aracın seyir halinde yapmış olduğu kaza neticesinde müvekkilinin ağır bir biçimde yaralandığını, müvekkillinde maluliyetin söz konusu olduğunu, müvekkilinin kazanın oluşumunda bir kusurunun olmayıp, kusurun tamamının ... plakalı araçta olduğunu, ilgili aracın trafik poliçesi bulunmadığından dolayı sorumluluğun ...nda olduğunu, davalı kurumun limitler oranında ve ancak kusur oranından bağımsız olarak sorumlu bulunduğunu belirterek; trafik kazasında davacının bedensel zarara uğraması ve bakıcı gideri nedeniyle, toplanacak delillere göre maddi tazminat tutarı belirlenerek (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere), sigortacı yönünden sigorta limitini aşmamak üzere kaza tarihinden işletilecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.Davacı vekili ıslah dilekçesinde, fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydıyla; davacı müvekkilimiz için toplam 57.500 TL sürekli iş göremezlik, 3.449,50 TL geçici iş göremezlik tazminatının ve 531 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 61.480,50 TL'nin davalıdan temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; motorlu araç kazalarından doğan zararlar nedeniyle ...ndan tazminat taleplerinin zamanaşımı süresi 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 109. maddesi uyarınca, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl olduğunu, ayrıca kaza tarihi itibariyle geçerli olan 5237 sayılı TCK'nin 89/1 maddesi ile öngörülen 8 yıllık ceza zamanaşımı süresinin de 16/01/2014 tarihi itibariyle dolduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince; davacının, davasının kısmen kabulü ile, 57.500 TL maddi tazminat, 531 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 58.031 TL’nin, 22/06/2017 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili, ...'nın kaza tarihini de göz önüne alınarak tedavi giderleri teminatı ve sürekli sakatlık teminatı ile ayrı ayrı sorumlu olduğunu, kararda sürekli iş göremezlik tazminatına ve geçici iş göremezlik tazminatına ait tek teminat limiti olduğu kanısıyla 3.449,50 TL’lik taleplerinin reddedilmesinin hatalı olduğunu, poliçede sürekli sakatlık tazminatını karşılayan 57.500 TL’lik bir limit olduğu gibi geçici iş göremezliği, geçici bakıcı giderini ve başkaca tedavi masrafını karşılayan 57.500 TL’lik ayrıca tedavi gideri limiti bulunmadığını, bu nedenle sürekli iş göremezlik limitinin içerisinde geçici iş göremezlik tazminatının dahil edilmesinin müvekkilini hak kaybına uğrattığı gibi kararın da çelişkili olmasına sebep olacağını, kararda geçici iş göremezlik tazminatından sigorta şirketinin sorumlu olduğunu belirttiğini ancak geçici iş göremezlik tazminatının tedavi gideri teminatı altında değil de sürekli iş göremezlik teminatı altında değerlendirmesinin hatalı olduğunu, kaza tespit tutanağında müvekkilin kask kullanmadığına ilişkin herhangi bir ibare olmadığını, davalı, müvekkilin koruyucu tertibat kullanmadığı hususunu şüpheye yer vermeyecek şekilde ispatla yükümlü olduğunu, ancak davalı tarafından bu yönde bir iddia olmadığı gibi, koruyucu tertibat kullanılmadığına yönelik bir delil de bulunmadığını belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Davalı ... vekili, davada talep edilen alacağın zamanaşımına uğradığını, kazanın üzerinden yaklaşık 12 yıllık bir süre geçtikten sonra davanın açıldığını, hükme esas alınan hesap raporu hatalı olup genel şartlara göre tanzim edilmediğini, davacıya, tedavi gideri teminatından 5.862,45 TL'nin 05/01/2007 tarihinde ödenmiş olup hesap raporunda bakıcı gideri hesabı yapılırken ödemenin dikkate alınmadığını, davacının bakıcı gideri alacağı kalmadığını belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat talebine ilişkindir.KTK'nin 109/2.maddesine göre; "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir." Somut olayda kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nin 89 ve 66. maddelerine göre ceza dava zamanaşımı sekiz yıldır. Kaza tarihi olan 16/01/2006 tarihi ile dava tarihi olan 22/08/2017 tarihi dikkate alındığında sekiz yıllık ceza dava zamanaşımının dolduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, davalı tarafın cevap dilekçesinde ileri sürdüğü zamanaşımı defiinin isabetli olduğu nazara alınmadan davanın esasına ilişkin yargılama yapılıp kabulüne karar verilmesi doğru olmayıp davalı vekilinin istinaf itirazı yerinde görülmüştür. Davalının istinaf başvurusu esastan kabul edilip davanın reddine karar verilmesi nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesine yer olmadığına dair karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: A-Davacı vekilinin istinaf başvurusu hakkında karar verilmesine yer olmadığına, B-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile,Yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nin 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, Buna göre: 1-Davacı tarafından davalılar aleyhine açılan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL harçtan davacı tarafından peşin alınan 31,40 TL peşin harç ve 215 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 246,4 TL harcın mahsubu ile bakiye 369 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-Dairemizin karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 30.000 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak, kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,5-Karar kesinleştiğinde ve istek halinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine,
B-İstinaf İncelemesi Bakımından: 1-Davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından iadesine,2-Davacı vekili tarafından yatırılan istinaf karar harcı ve istinaf başvuru harcının talep halinde davacıya iadesine,3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında davalı tarafından 162,10 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,6-İstinaf için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, 7-Davalı tarafından, Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına sunulan teminat mektubunun davalı ...na iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.13/03/2025