T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO: 2022/467
KARAR NO: 2025/501
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 03/11/2021
NUMARASI: 2017/4 (E) - 2021/762 (K)
DAVANIN KONUSU: Maddi ve Manevi Tazminat
KARAR TARİHİ: 20/03/2025
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların sürücüsü, maliki ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu ... plakalı kamyonetin yolun karşısına geçmekte olan yaya davacıya çarparak ağır yaralanmasına neden olduğunu, kazanın meydana gelmesinde davalı kamyonet sürücüsü ...'in kusurlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 300 TL maddi tazminatın tüm davalılardan; 50.000 TL manevi tazminatın davalı ... ile davalı ... Ltd. Şti.'den kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.Davalı ... Ltd. Şti. vekili ve davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince "1-Maddi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine, 2-Manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, 8.000 TL manevi tazminatın 04/04/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...Tic. Ltd. Şti'den müştereken müteselsil alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf başvurusunda bulunan davalı ... ve ... Tic. Ltd. Şti vekili dilekçesinde özetle; kusurun davacıda olduğunu, kusur tespitine yönelik bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, kendi hal ve hareketleri ile kazanın oluşumuna sebebiyet verdiğini, kusur raporuna itiraz etmelerine rağmen bu konuda olumlu/olumsuz bir karar verilmediğini, hükmedilen manevi tazminatın yüksek olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince alınan 17/06/2019 tarihli bilirkişi raporunda; davalı sürücü ...'in yönetimindeki ... plakalı kamyoneti ile yaya geçitlerine yaklaşırken yavaşlamadığı, hızını aracının teknik özelliklerine, görüş, yol ve trafik şartlarına göre ayarlamadığı, yaya geçidini kullanarak karşıdan karşıya geçen davacı yaya ...'a çarparak yaralanmasına neden olduğu olayda %100 oranında kusurlu olduğu, davacı yaya ...'ın yaya geçidi üzerinden karşıya geçerken ... plakalı kamyonetin çarpması sonucu yaralandığı olayda kusurunun olmadığı tespit edilmiştir. Raporun dosya kapsamına ve oluşa uygun olmasına göre hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 56/1. maddesine göre hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir.Aynı kanunun 51.maddesine göre hakim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler. Somut olayda; kazanın oluş şekli, kaza tarihi, davacının kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmaması, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 30/04/2021 tarihli rapor içeriğine göre maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 3 haftaya kadar uzayabileceği saptanan davacının yaralanmasının niteliğine ve tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile ilk derece mahkemesinin gerekçesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının, manevi tazminat müessesesinin amacına ve hakkaniyet ilkesine uygun olduğu kanısına varıldığından manevi tazminat miktarına yönelik istinaf itirazı da yerinde görülmemiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ... San. Tic. Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine, 2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 546,48 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan toplam 136,62 TL harcın mahsubu ile bakiye 409,86 TL istinaf karar ve ilam harcının davalı ... San. Tic. Ltd. Şirketinden tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı ... San. Tic. Ltd. Şirketinin istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 20/03/2025