T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO: 2022/69
KARAR NO: 2025/421
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 15/09/2021
NUMARASI: 2019/206 Esas - 2021/651 Karar
Birleşen İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/196 Esas Sayılı Dosyasında;
DAVANIN KONUSU: Maddi tazminat
KARAR TARİHİ: 13/03/2025
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili asıl davadaki dava dilekçesinde özetle; 03/09/2011 tarihinde sürücü dava dışı ...'in idaresindeki davalı sigorta şirketine ZMSS ile sigortalı ... plakalı aracın kusurlu olarak dönüş yaparak ve ana caddede ilerleyen ... plakalı aracın önüne çıkarak ...’in idaresindeki ... plakalı araca önden çarpması sonucunda ... plakalı araçta yolcu konumunda bulunan müvekkili ...’in yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 50 TL kalıcı maluliyet tazminatı, 50 TL geçişi işgöremezlik tazminatı ve 50 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 150 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Asıl davada davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete bu dava konusu kaza sebebiyle başvuru yapılmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.Birleşen davada ise davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ...’in işleteni olduğu ... plakalı aracın dava dışı ... yönetiminde iken davalı sigorta şirketi tarafından kaza tarihini kapsayan ZMSS poliçesi ile teminat altında olan ...’in idaresindeki ... plakalı araçla karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucunda davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı ... plakalı araçta yolcu konumunda bulunan müvekkili ...’in yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 50 TL kalıcı maluliyet tazminatı, 50 TL geçişi işgöremezlik tazminatı ve 50 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 150 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.Birleşen davada davalı ... Sigorta AŞ vekili ise cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini savunmuştur.İlk derece mahkemesince, asıl davanın reddine, birleşen İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/196 Esas sayılı davasının da reddine karar verilmiştir.Davacı vekili, dava dilekçesinin 2.sayfasında SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderleri talebinde bulunduklarını, her ne kadar dava dilekçesinin sonuç ve istem kısmında açıkça ''tedavi gideri'' talep edilmemiş olsa da, 5 nolu bentte ''HMK'nin 107. madde uyarınca belirlenecek maddi tazminatın'' tahsilinin talep edilmekte olduğunun görüleceğini, tedavi giderleri kaleminin bedensel zararların içinde kanunda açıkça sayıldığını, dosyaya sunulan fotoğraflarda da kazadan dolayı müvekkilinin bacağında kalıcı iz olduğunun sabit olduğunu, müvekkilinin bu iz sebebiyle şort, etek, mayo ya da bikini gibi kıyafetler giyemeyeceğini, giyebilse de bu iz sebebiyle diğer akranlarına göre farklı bir görüntü vermesi sebebiyle bu hususun yaşantısını ömür boyu etkileyeceğini, bunun giderilmesi için kendisinin estetik operasyon geçirmesinin zorunlu olduğunu, izin kalıcı olması sebebiyle estetik ameliyat masrafının da kalıcı sakatlık tazminatı kalemine dahil edilmesi gerektiğini, kazaya uğrayan kişi çocuk da olsa, iyileşme döneminde hayatını idame ettirirken normalden fazla efor sarfetmekte, kazanın oluş şartlarına göre kısa bir dönem yatakta bakım hizmeti dahi alabileceğini, bakımın ya da refakatin kimin tarafından gerçekleştirildiğinin önemsiz olduğunu, bu sebeple kazazedenin çocuk olması, bakıcı gideri hak etmediğini göstermeyeceğini, iyileşme döneminde anne-babasının yardımına ihtiyaç duyulması halinde çocukların ebeveynleri işten geçici olarak izin almak zorunda kalabilmekte, bu süreçte çocuklarına refakat etmek zorunda kalabileceğini, bu sebeple bakıcı giderinin reddedilmesinin hatalı olduğunu belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda;Davacı vekili asıl ve birleşen davalarda, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla 50 TL kalıcı maluliyet ve 50 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 50 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 150 TL maddi tazminat talep ettiği anlaşılmaktadır.Asıl davada alınan 26/11/2019 tarihli ve birleşen dava da alınan 08/11/2019 tarihli ATK 2. İhtisas Kurulu tarafından tanzim edilen raporlarda; davacının tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yumuşak doku yaralanmasının 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu, sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) haftaya kadar uzayabileceği, aynı yönetmeliğin 15. maddesi çerçevesinde başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığının tespit edildiği görülmüştür.Ardından davacı vekilinin sunduğu rapor nedeniyle, Mahkemesince gönderilen İstanbul Adlî Tıp İkinci Üst Kurulu tarafından verilen 06/03/2020 tarihli cevabında "İkinci Üst Kurulu Gündemine alınmasını gerektirecek özellikler taşımadığı" bu nedenle iade edildiği anlaşılmıştır.Yine davacı vekilinin itirazları sonucunda birleşen davada alınan; ATK. 2. İhtisas Kurulu'nun aralarında Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi uzmanının da bulunduğu uzmanlar heyeti tarafından düzenlenen 11/01/2021 tarihli raporunda ise; dava dosyası içerisinde mevcut olan ve kişiye ait olduğu belirtilen fotoğraf fotokopilerinin kurulca incelendiği, mevcut belgelere göredavacının geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yumuşak doku yaralanmasının 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu, sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3(üç) haftaya kadar uzayabileceği şeklinde mütalaa verildiği anlaşılmıştır.Somut olayda, Adli Tıp 2. İhtisas Dairesi'nin "Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği" ve "Sosyal Güvenlik Kurumu Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranları Tespit İşlemleri Yönetmeliği" hükümlerine göre maluliyetin belirlendiği anlaşılmıştır. Bu nedenle davacının maluliyetine ilişkin sağlık kurulu raporlarında davacının kaza sonrası tedavilerine ilişkin kayıtların ve raporların irdelenerek kaza ile maluliyet arasında uygun nedensellik bağının kurulmasına, raporun kaza tarihine göre uygun yönetmelik hükümlerine göre ve yetkili heyetçe ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olarak düzenlenmiş olmasına göre; bu konulardaki davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde değildir. İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan raporlardan davacı için 3 hafta geçici maluliyet süresi, kaza tarihinde 5 yaşında oluşu, esas alınarak, geçici tazminat ve bakıcı gideri olmadığının değerlendirildiği anlaşılmıştır. Bu nedenle usul, yasa, Yargıtay içtihatları ile belirlenmiş hesaplama yöntemine göre değerlendirme içeren raporların hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığından dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine,2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 118,6 TL harcın mahsubu ile bakiye 496,8 TL istinaf karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,3-Davacı istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nin 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde, dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.13/03/2025