T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO: 2022/60
KARAR NO: 2025/418
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 07/12/2021
NUMARASI: 2021/14 Esas- 2021/984 Karar
DAVANIN KONUSU: Hasar bedeli tazminatı
KARAR TARİHİ: 13/03/2025
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi özetle; davalının sigortalısı olan ...a ait ... plakalı aracın 23/03/2020 tarihinde müvekkiline ait ...plakalı araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonrasında bağımsız eksper tarafından araçta oluşan hasar onarım miktarının 20.429,52 TL olarak tespiti yapıldığını, hasar onarım bedelinin tazmini için Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvuruda bulunulduğunu ancak reddedildiğini, taraflarınca davalıya 28/10/2020 tarihinde ihtarname gönderilmesine rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını, tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik şimdilik 5.900 TL hasar onarım bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, hasar onarım bedelinin tespiti için yapılan 361,60 TL ekspertiz ücretinin yargılama gideri olarak davalıya yükletilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi özetle; davacı tarafından gerekli evrakların tamamlanmadığından müvekkili şirketin bir değerlendirme yapamadığını, davacının eksik evrakları tamamlamak yerine direkt olarak dava açmayı tercih ettiğinden davanın usulden reddi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince; davanın kabulü ile 18.353,84 TL hasar onarım bedelinin 03/06/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir. Davalı vekili, davacı tarafın, sigorta şirketine eksik evrak ile başvurduğunu, eksik evraklar tamamlanmadan dava açma yoluna gidildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun gerekçeli, ayrıntılı ve denetime elverişli olmadığını, hasarlı araç üzerinde inceleme yapılmadan davacının tek taraflı ileri sürdüğü bilgi ve belgelere göre hazırlandığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda orijinal parça bedellerinin dikkate alınması ve anlaşmalı onarım servisinde onarılsaydı uygulanacak parça, tedarik, işçilik ve diğer hususlara göre belirlenecek bedelin tespit edilmemiş olmasının hatalı olduğunu belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, davalı ZMSS poliçesinden kaynaklanan araç hasar bedeli ile ekspertiz ücretinin tahsili istemine ilişkindir. Söz konusu olaya dair, Sigorta İtiraz Hakem Heyeti'nin 02/10/2020 Tarih, 2020.İ.21999 2020/İHK-21514 sayılı kararında talebin "başvuru sahibi tarafından hasarın tazmini için gerekli ve elzem belgeleri Sigorta Şirketi'ne sunarak talepte bulunması dava ön şartı olduğundan, bu eksikliğin tamamlanması için ara karar ile hakem tarafından verilen kesin süre içerisi de de bu belgeleri sunulmadığı anlaşıldığından, eksik evrak ile sigorta şirketine başvurulması nedeniyle talebin usulden red edilmesi gerekirken esasa girerek, talebin reddine karar verilmesi hatalı görülmüş ve neticen İtiraz Hakemliği'nin resen Hakem kararının kararın kaldırılmasına karar verilerek, talebin usulden reddine karar verildiği" görülmüştür. Bu durumda, Sigorta İtiraz Hakem Heyeti'nin 02/10/2020 Tarih, 2020.İ.21999 2020/İHK-21514 sayılı kararının içeriğinin usule ilişkin olduğundan taraflar arasında kesin hüküm oluşturmadığı yönünde mahkemenin değerlendirmesi yerindedir. Kazaya karışan araç davalı sigorta şirketine ZMSS poliçesi ile sigortalı olup davacı vekili sigorta şirketine 20/05/2020 tarihinde ve 28/10/2020 tarihinde başvurular yaptıktan sonra verilen olumsuz yanıt üzerine dava açtığına göre KTK'nin 97.maddesindeki başvuru koşulu yerine getirildiğinin kabul edilmesinde usul ve Yasaya bir aykırılık yoktur. Somut olayda, bilirkişi raporunda, dava konusu aracın hasar tarihi itibariyle yaklaşık 5 yaşında olduğu, değişen parçaların davacı elinde kaldığı ve dava dosyasında onarım faturası olmadığı göz önüne alınarak hurda ve iade tenzili uygulanarak gerçek zararın 18.353,84 TL olarak hesaplandığı anlaşılmıştır.Hasar bedelinin belirlenmesi için alınan bilirkişi raporunun sigortalı aracın hasarlı parçaları dikkate alınarak konusunda uzman bilirkişi tarafından ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli olarak hazırlandığı anlaşıldığına göre Mahkemece bu bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından hasar raporuna ilişkin istinaf itirazları yerinde değildir. Davaya konu trafik kazasına sebep olan davalı Sigorta şirketine trafik sigortalı ... plakalı aracın ruhsat bilgilerine göre kullanım şeklinin "yolcu nakli- hususi" olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda kazaya sebebiyet veren sigortalı araç, ticari olmadığından İlk Derece Mahkemesince kabul edilen maddi tazminat bakımından temerrüt faizi olarak yasal faize hükmedilmesi gerekirken avans faizine hükmedilmiş olması doğru olmamıştır. Bu nedenle bu hususa değinen istinaf talebinin kabulü ile hükmün düzeltilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: A- Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, Yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nin 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına,Buna göre:1-Davanın kabulü ile 18.353,84 TL hasar onarım bedelinin 03/06/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu uyarınca hesaplanan 1.253,75 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından peşin yatırılan 100,76 TL peşin harç ve 212,75 TL ıslah harcı toplamı 313,51 TL harçtan mahsubu ile eksik kalan 940,24 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Arabulucu Ücret Kararı gereği Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 4-İlk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 5.100 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 59,30 TL başvurma harcı, 100,76 TL peşin harç, 212,75 TL ıslah harcı, 1.200 TL bilirkişi ücreti, 361,60 TL ekspertiz ücreti ve 44,50 TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplamı 1.978,91 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-HMK'nin 333/1. maddesi uyarınca davacı tarafça yatırılan gider avansından bakiyesinin kararın kesinleşmesi sonrası resen mahkememizce davacıya iadesine,
B-İstinaf İncelemesi Bakımından: 1-Davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından iadesine,2-İstinaf aşamasında davalı tarafından sarfedilen 40 TL posta gideri ile 162,10 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.13/03/2025