T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO:2021/743
KARAR NO:2025/401
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ:08/12/2020
NUMARASI:2018/856 (E) - 2020/848 (K)
DAVANIN KONUSU:Maddi ve Manevi Tazminat
KARAR TARİHİ:11/03/2025
KARAR YAZIM TARİHİ:11/03/2025
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 22/10/2013 günü, davalıların maliki, sürücüsü ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı (ZMSS) olduğu ... plakalı aracın geri manevra yaptığı sırada yaya müvekkiline çarpması sonucu müvekkilinin yaralandığını, kaza ile ilgili bu dosyanın tarafları arasında İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1560 Esas sayılı dosyasında görülen maddi tazminat davasında alınan bilirkişi raporunda müvekkilinin 66.681,63 TL iş gücü kaybı ve 400 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 67.081,63 TL zararı bulunduğunun tespit edildiğini ancak süresinde ıslah yapılamaması nedeni ile 50 TL tedavi masrafı ve 950 TL iş gücü kaybı olmak üzere toplam 1.000 TL maddi tazminata hükmedildiğini belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 350 TL tedavi masrafı, 65.731,63 TL iş gücü kaybı tazminatı olmak üzere toplam 66.081,63 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/1560 Esas sayılı davanın dava tarihi olan 14/07/2014 tarihinden; diğer davalılar yönünden ise kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, 30.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve...'tan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 11/08/2020 tarihli bedel belirleme dilekçesiyle iş gücü-kazanç kaybı tazminatı talebini 100.212,46 TL olarak belirlemiştir.Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davaya dayanak olarak bildirdiği 24/07/2017 tarihli bilirkişi raporunun güncel olmadığını, bilirkişi raporunda hesaplanan zararın ve talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde davanın reddini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince; "Maddi tazminata ilişkin davanın kabulü ile 100.212,46 TL kalıcı işgöremezlik, 350 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 100.562,46 TL'nin davalı sigortadan 10/07/2014, diğer davalılar ... ve ...'dan 22/10/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, Manevi tazminata ilişkin davanın kısmen kabulü ile 10.000 TL manevi tazminatın 22/10/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan alınarak davacıya verilmesine"karar verilmiştir. Bu karara karşı davalılar ... ve ... vekili, davalı...Anonim Şirketi vekili istinaf başvurusunda bulunmuş, davacı vekili katılma yoluyla istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalılar ... ve ... t vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemece davacının tazminat miktarının tespitini içeren hatalı bilirkişi raporunun hükme esas alınarak karar verildiğini, davacının muhtemel ömrünün 70 yıl olacağı düşünülerek çalışma gücünde 27 yıllık bir kaybın olduğu kabul edilerek hesaplama yapıldığını, yüksek mahkemenin yerleşik uygulamalarında da belirtildiği üzere kadın erkek ayrımı olmaksızın aktif çalışma yaşının 60 olarak belirlendiğini, bu sebeple 70 yaşına kadar muhtemel ömrü olan ve ev hanımı olarak yaşamını sürdüren davacının ömrünün son demine kadar kazanma gücünü haiz olduğu sonucunun hayatın olağan akışına uygun olmadığını, davacının aktif-pasif çalışma sürelerinin ayrı ayrı değerlendirilerek hesap yapılması gerekirken tüm ömrünü aktif çalışan olarak geçireceği şeklinde yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, bu nedenle tespit olunan çalışma gücü kaybı miktarı üzerinden varsayımsal hesaplama olmasının bir sonucu olarak takdiri indirim yapılarak sonuca ulaşılması gerekirken bilirkişi raporunda yer alan tespitlerin doğru olduğu kabul edilerek verilen hükmün hatalı olduğunu, müvekkili ...'ın işleten sıfatını haiz olmadığını, müvekkillerinin kardeş olması sebebiyle trafik tescilde malik olarak ...'ın göründüğünü, aracın asıl işleteninin diğer müvekkili ... olduğunu, davanın ıslah edilen kısmının zamanaşımına uğradığını, hükmedilen manevi tazminat miktarının yüksek olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı ... AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı tarafından aynı kaza nedeniyle müvekkili şirket aleyhine İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2014/1560 Esas - 2018/664 Karar sayılı davanın açıldığını ve kesin olmak üzere karar verildiğini, bu karar nedeniyle müvekkili tarafından Gebze ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyaya 28/09/2018 tarihinde 5.242,36 TL ödeme yapıldığını, ancak diğer borçlu tarafından ödeme yapılmış olması sebebiyle 5.223,08 TL'nin iade edildiğini, dolayısıyla eldeki davanın yukarıda belirtilen dava ile tarafları, konusu ve dava sebebi aynı olduğundan kesin hüküm nedeniyle davanın reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1560 Esas - 2018/664 Karar sayılı kararına konu aktüer bilirkişi raporunda hesaplanan tazminata ve yönteme ilişkin herhangi bir itirazı olmadığını, bu nedenle kesin hüküm itirazları saklı kalmak kaydıyla ilgili karara konu kesinleşmiş bilirkişi raporunun dikkate alınması gerekirken asgari ücret revize edilerek yeni bir hesap bilirkişi raporu alınması ve hesaplama yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, işbu dosya ek dava olarak açılmış olduğundan kesinleşen raporlar uyarınca tazminatın tespitinin gerektiğini, davayı kabul etmemekle birlikte müvekkili şirket manevi tazminattan sorumlu olmadığı halde harç ve yargılama giderlerinin tamamından sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, kaza tarihindeki verilere göre hesap yapılması halinde müvekkili şirkete karşı tazminata temerrüt tarihinden itibaren faiz işletileceğini, ancak güncel veriler kullanılarak hesaplanan işleyecek dönem zararına ayrıca faiz işletilmesinin hakkaniyete aykırı olacağını, gelecek dönem zararına geçmiş tarihten faiz işletilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle ıslah tarihinden, bu talep kabul görmez ise rapor hesap tarihinden faiz işletilmesi gerekirken dava tarihinden itibaren hüküm kurulmasının isabetsiz olduğunu, zarar görenin müterafik kusurunun bulunması durumunda tazminattan uygun bir oranda indirim yapılması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Katılma yoluyla istinaf başvurusunda bulunan davacı vekili dilekçesinde özetle; manevi tazminat miktarının düşük olduğunu belirterek manevi tazminata ilişkin aleyhe kısmın kaldırılarak talep gibi 30.000 TL manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup maddi tazminat davası yönünden, İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1560 Esas sayılı dosyasında belirlenen maddi tazminattan ıslah edilemeyen kısım için ek dava olarak açılmıştır Dosya kapsamından; 22/10/2013 günü, davalı ...'ın sürücüsü, diğer davalıların maliki ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı ... plakalı araç ile park halinden çıkarak geri manevra yaptığı esnada yaya davacıya çarpması sonucu davacının yaralandığı, mahkemece alınan bilirkişi raporuna göre kazanın meydana gelmesinde davacının kusurunun olmadığı, davalı sürücü ...'ın % 100 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiş, İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1560 Esas sayılı dosyasında ATK'dan alınan 27/05/2016 tarihli raporda; davacının Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre %16 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme (geçici iş göremezlik) süresinin 4 aya kadar uzayabileceği tespit edilmiştir.1-Davalılar ... ve ... Kınat vekili istinaf başvurusunun incelenmesi;Davalılar ilk derece mahkemesindeki yargılamanın hiçbir aşamasında davalı ...'ın işleten sıfatı olmadığı yönünde savunmada bulunmamışlardır.Bu durumda HMK'nin 357/1. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince re'sen göz önünde tutulacaklar dışında ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddialar ve savunmalar dinlenemeyeceğinden davalılar vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.Ev hanımı olan davacının Yargıtay'ın yerleşik uygulaması gereği 60 yaşına kadar olan muhtemel yaşam süresinin aktif devre ve 60 yaşından sonraki muhtemel ömür süresinin pasif devre olarak belirlenmesinden sonra, pasif devre için ... dahil edilmemiş asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerekmektedir.Mahkemece hükme esas alınan 27/07/2020 tarihli bilirkişi ek raporunda, davacının tazminata esas gelirinin asgari ücret düzeyinde olduğu kabul edilerek aktif ve pasif dönem ayrımı yapılmadan, ...dahil edilmemiş net asgari ücret üzerinden davacının muhtemel bakiye ömür süresine göre tazminatın belirlenmesi doğru değil ise de istinaf edenin sıfatına göre kararın kaldırılma nedeni yapılmamıştır.Kaza tarihi 22/10/2013, ek dava tarihi 17/07/2018, ıslah tarihi 11/08/2020 olup uzamış (ceza) zamanaşımı süresine göre zamanaşımı dolmadığından bu yöne ilişkin istinaf itirazı da yerinde değildir.2-Davalı ... AŞ vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesi;Davacı davalılara karşı İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1560 Esas sayılı dosyasında fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 1.000 TL maddi tazminat istemi ile dava açmış, mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılarak ıslah talebinin süresinden sonra yapıldığı gerekçesiyle dava dilekçesinde talep edilen kısım ile bağlı kalınarak davanın kabulüne miktar itibarıyla kesin olmak üzere 22/06/2018 tarihinde karar verilmiştir. Davacı saklı tutmuş olduğu maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin olarak eldeki davayı 17/07/2018 tarihinde açmıştır.Davanın tarafları arasında daha önce görülen İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1560 Esas sayılı davasında davacının saklı tuttuğu ve hüküm altına alınmayan bakiye tazminat alacağına ilişkin olarak dava açma hakkı bulunduğu, davaların konusunun farklı olduğu, anılan dava, eldeki ek dava yönünden kesin hüküm oluşturmadığından bu yöne ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.Mahkemece hükme esas alınan 27/07/2020 tarihli bilirkişi ek raporunda, davacının geçici iş göremezlik zararının 2.981,28 TL, sürekli iş göremezlik- efor kaybının 98.396,14 TL olduğu, davacının toplam zararının 101.377,42 TL olduğu ve poliçe limiti dahilinde bulunduğu, İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1560 E. 2018/664 K. sayılı kararı sonrası davacıya 28/09/2018 tarihinde ödenen 1.000 TL tazminatın rapor tarihi itibarıyla güncel değerinin tenzili ile 100.212,46 TL bakiye iş göremezlik tazminatı talep edilebileceği, 250.000 TL teminat limiti dahilinde olduğu, davacının 409 TL ... tarafından karşılanmayan tedavi ve yol giderlerinin bulunduğunun İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1560 E. 2018/664 K. sayılı kararında kabul edildiği, 50 TL'sinin ödenmesine karar verildiği, davacının davalılardan 350 TL bakiye tedavi gideri zararının bulunduğu tespit edilmiştir.Taraflar arasında görülen ve kesin olarak karar verilen İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1560 Esas sayılı davasında, davalı sürücünün % 100 kusur oranına ve davacının % 16 maluliyetine göre asgari ücret düzeyinde gelirinin olduğu kabul edilerek hesaplama yapıldığı, her ne kadar davacı tarafça anılan davada bilirkişi raporuna itiraz edilmemiş ise de eldeki dosyada rapor tarihi itibarıyla asgari ücret düzeyindeki artış nedeniyle tazminat miktarının artmış olduğu, asgari ücretin kamu düzeni ile ilgili olduğu göz önüne alındığında mahkemece yazılı şekilde maddi tazminata karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.Faiz başlangıç tarihine yönelik istinaf itirazına gelince; ek dava ile ıslah edilemeyen kısım talep edildiğinden davalı sigorta şirketi yönünden asıl dava tarihi olan 10/07/2014 tarihinden itibaren faize hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.3-Hükmedilen manevi tazminat miktarına yönelik istinaf itirazlarının incelenmesi;Tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına, kazanın oluş şekline, davacının kazanın oluşumunda kusurunun bulunmamasına, olayın meydana geldiği tarihe göre davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğu, talep gibi 30.000 TL manevi tazminatın dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun olacağı sonucuna varılmıştır.Hükmedilen manevi tazminat miktarına yönelik davacı vekilinin istinaf itirazı yerinde görülmüş, davalılar ... ve ...vekilinin itirazı ise kabul edilmemiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;A-Davalı ... AŞ vekili ve davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurularının HMK'nin 353/1-b/1. maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine,B-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile,Yukarıda esas ve karar numarası belirtilen ilk derece mahkemesi kararının, HMK'nin 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, Buna göre:1-Maddi tazminat davasının kabulü ile 100.212,46 TL kalıcı işgöremezlik, 350 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 100.562,46 TL'nin davalı sigortadan 10/07/2014 tarihinden, diğer davalılar ... ve ...'tan 22/10/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,2-Manevi tazminat davasının kabulü ile 30.000 TL manevi tazminatın 22/10/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 8.918,72 TL karar ve ilam harcından peşin yatırılan 328,17 TL ve 118 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 446,17 TL harcın mahsubu ile bakiye 8.472,55 TL karar ve ilam harcının (davalı sigorta şirketi 6.869,42 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına,4-Davacı tarafından yatırılan 328,17 TL peşin harç, 35,90 TL başvurma harcı ve 118 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 482,07 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,5-Davacı tarafından yapılan 335 TL tebligat ve müzekkere gideri ile 1.600 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.935 TL yargılama giderinin (davalı sigorta şirketi 1.490,39 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 6-Maddi tazminat davası bakımından ilk derece mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'ye göre belirlenen 13.503,43 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 7-Manevi tazminat davası bakımından Dairemizin karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'ye göre belirlenen 30.000 TL vekalet ücretinin davalılar ...ve ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, 9-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
C-İstinaf İncelemesi Bakımından:1-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde ilk derece mahkemesi tarafından iadesine,2-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan 74,20 TL posta ve tebligat gideri ile 162,10 TL istinaf başvuru harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 7.552,52 TL istinaf karar ve ilam harcından (davalı sigorta şirketi 6.869,42 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) peşin alınan 6.776,26 TL harcın mahsubu ile bakiye 776,26 TL istinaf karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına,4-Davalıların istinaf başvuruları nedeniyle sarf ettikleri yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,6-İstinaf için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,7-İİK'nin 36/5. maddesi gereğince, istinaf sonucuna göre davalı ... AŞ tarafından tehiri icra talebi kapsamında icra dosyasına sunulan teminat mektubunun davalıya iadesine,Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.11/03/2025