T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO: 2021/1583
KARAR NO: 2025/282
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 1/6/2021
NUMARASI: 2017/707 (E) - 2021/363 (K)
DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat
KARAR TARİHİ: 20/2/2025
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, davanın kabulüne, 38.779,31 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı, 8.364,82 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere 47.144,13 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı Güvence Hesabı vekili dilekçesinde özetle; dava açılmadan önce müvekkili kuruma başvuruda bulunmasının ardından iş göremezlik zararı hesaplanarak banka hesap bilgileri ve ibraname talep edilen davacı tarafından açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini; davacının Adli Tıp Kurumundan (ATK) alınan 12/6/2019 ve 7/10/2019 tarihli raporlarda maluliyet oranı %0 olarak belirlenmesi nedeniyle müvekkili kurumun sorumluluğunun bulunmadığını, kazaya neden olduğu ileri sürülen taşıtın cinsi, araç plakası ve sürücüsünün saptanamadığının ispatlanması gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumunun (SGK) sorumluluğu altında olan geçici iş göremezlik tazminatından müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını; maluliyet tazminatının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve 1,8 teknik faiz ile hesaplanması gerektiğini; davaya konu kazanın oluşumunda etkili kusur oranlarının tespitinin hatalı yapıldığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede: Davaya konu trafik kazası nedeniyle başlatılan soruşturmada dava dışı ...'ın kollukta ve Cumhuriyet Savcılığında alınan anlatımlarında kendisine ve yeğeni ...'a ... marka aracın çarptığını beyan etmesi, kolluk tarafından düzenlenen 29/9/2015 tarihli kamera görüntüsü izleme tutanağında, beyaz renkli ... otomobilin 25/8/2015 günü saat 20.40'da karşıya geçmeye çalışan iki kişiye çarptığının görüldüğünün belirtilmesi; davacı vekilinin dava açılmadan önce davalı güvence hesabına 1/11/2016 günü ulaşan dilekçeyle başvurduğunun anlaşılması; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 98'inci maddesini değiştiren 6111 sayılı Kanun kapsamında olmayan belgesiz tedavi gideri niteliğindeki geçici iş göremezlik tazminatından Sosyal Güvenlik Kurumu sorumlu olmayıp Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesini düzenleyen sigorta şirketi, ZMSS poliçesi düzenlenmemiş ise Güvence Hesabı ile araç işleteni ve sürücüsünün sorumluluğu devam etmesi; davacı ...'ın 26/8/2015 günü meydana gelen trafik kazasında yaralanmasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik oranı ile iyileşme süresinin, Adli Tıp Kurumu 2'nci İhtisas Kurulunun 24/12/2018 gün ve 12223 sayılı raporuyla, amaç ve kapsam olarak tazminat hukuku ilkeleri bağlamında hükümler içeren ve haksız fiile maruz kalan kişideki travmatik lezyonlar ile birlikte meslek veya iş türü, meslek grup numaraları, iş kolları ve kişilerin yaşlarına yönelik ayrı ayrı cetveller içerdiğinden tıbbi kıyas/takdir metoduna elverişli olması nedeniyle bilirkişi/adli tıp uzmanının yorumuna olanak veren Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre belirlenmesi karşısında davalı Güvence Hesabı vekilinin bu konulara yönelen istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Diğer yandan, KTK'nin 90'ıncı maddesinde yer alan "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir" bölümündeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 7/7/2020 gün ve 2019/40 (E) - 2020/40 (K) sayılı kararıyla; 19/6/2021 gün ve 31516 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7327 sayılı Kanun'un 18'inci maddesi ile KTK'nin 90'ıncı maddesinin 1'inci fıkrasına eklenen tümce ve fıkranın ise Anayasa Mahkemesi’nin 29/12/2022 gün ve 2021/82 (E) - 2022/167 (K) sayılı kararıyla Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmesi nedeniyle iş gücü kaybı tazminat hesaplamasının %1,8 teknik faiz uygulanarak yapılmasına ilişkin Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması ve iş gücü kaybı tazminatının %2’yi geçmemek üzere belirlenen iskonto oranıyla hesaplanması olanağı bulunmadığının anlaşılması karşısında, aktüerya hesap bilirkişisi tarafından, davacının sürekli sakatlıktan kaynaklanan zararının, işleyecek (bilinmeyen) devre bakımından her yıl için gelirin %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi esasına dayanan progressive rant yöntemi kullanılarak hesaplanmasının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı Güvence Hesabı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nin 353/1-b/1'inci maddesi uyarınca esastan reddine,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 3.220,41 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 805,11 TL istinaf karar ve ilam harcı mahsup edilerek, bakiye 2.415,30 TL istinaf karar ve ilam harcının davalı Güvence Hesabı'ndan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,3-Davalı Güvence Hesabı istinaf kanun yolu başvurusu nedeniyle harcadığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,5-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333'üncü maddesinin, 1'inci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 20/2/2025