T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO:2021/673
KARAR NO:2025/350
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ:10/11/2020
NUMARASI:2017/679 (E) - 2020/695 (K)
DAVANIN KONUSU:Rücuen Tazminat
KARAR TARİHİ:27/02/2025
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 19/07/2016 tarihinde, sigortalısı ...'a ait ... plakalı araç ile davalıların malik, ZMS sigortacısı ve sürücüsü olduğu ... plakalı aracın karıştığı maddi hasarlı trafik kazası sonucu davacıya sigortalı araçta 4.714,56 Euro hasar meydana geldiğini ve davacının, sigortalısının yurt dışında olması ve hasarın da yurt dışında giderilmesi sebebiyle döviz cinsinden hasarı karşıladığını, davalı sigorta şirketinin başvuru üzerine 198,99 Euroya denk gelecek şekilde 800 TL hasar bedeli ödediğini, diğer davalıların ödeme yapmadığını belirterek bakiye 4.515,57 Euro alacağın tahsil tarihindeki TL karşılığının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıya 18/05/2017 tarihinde 800 TL ödeme yapıldığını, davalı şirketin hukuki sorumluluğunun son bulduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.İlk derece mahkemesince; "Davanın kısmen kabulüne, 4.512,48 Euro'nun davalılar ... Mühendislik ve ... yönünden kaza tarihi olan 19/07/2016, davalı ... AŞ yönünden temerrüt tarihi olan 10/01/2017 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarının Euro döviz cinsinden açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına uyguladıkları en yüksek faiz oranı uygulanmak suretiyle fiili ödeme günündeki T.C. Merkez Bankası Efektif Satış Kuru üzerinden hesaplanacak (TL) karşılığı ile davalılardan (davalı ... AŞ poliçe limiti olan 31.000 TL ile sınırlı sorumlu olmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı ... AŞ vekili ile davalılar ... ve ...Mühendislik ... Şti. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı ... AŞ vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin kaza sebebi ile davacı tarafa 800 TL hasar tazminatı ödediğini, ancak gerekçede her ne kadar müvekkili şirket tarafından yapılan ödemenin tenzili yapılsa da hüküm kısmında müvekkilinin sorumluluğu tespit edilirken yapılan ödeme düşülmeden doğrudan poliçe limiti üzerinden sorumlu olduğu hususuna yer verilmesinin hatalı olduğunu, "... AŞ tarafından yapılan ödeme sebebi ile bakiye poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere (30.200 TL)" şeklinde karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirket tarafından sigortalı aracın kusur oranına göre onarım bedeli olarak 800 TL ödeme yapıldığından fazlaya ilişkin taleplerin reddi gerektiğini, itirazlarının dikkate alınmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının taleplerinin karşılandığını, bakiye tazminat talepleri bakımından kazadan kaynaklanan gerçek zararın tespitinin gerektiğini, öncelikle gerçek zarar ilkesi doğrultusunda aracın onarımının hali hazırda iskontolu olarak yapıldığı, davacının onarımın eksik yapıldığına ve aracın trafiğe çıkamadığını gösterir hiçbir belge sunmamasının yanı sıra bu hususta herhangi bir iddiası da bulunmadığı gözetilerek yapılması gerektiğini, Genel Şartlar gereğince müvekkili şirketin yalnızca anlaşmalı servislerde uygulanacak tedarik ve işçilik bedelleri ile sorumlu olması sebebiyle zararın tespitinde bu hususun da göz önünde bulundurulması gerektiğini, aracın onarımına ilişkin dosyaya fatura sunulmadığından KDV'ye hükmedilmesinin doğru olmadığını, faizin dava tarihinden itibaren ve yasal faiz olması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... ve ... Mühendislik ... Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının kusur oranına göre zararının giderilmesinin göz ardı edildiğini, davacının kazadaki kusur oranı dikkate alınarak 800 TL davacı tarafa ödendiğini ve davacının zararının tamamen karşılandığını, ancak bu ödemenin mahkemece dikkate alınmadığını, bunun üzerinde bir zararının oluştuğunu iddia etmesinin bu zararın gerçekleştiği anlamına gelmediğini, mahkemece yeterli inceleme yapılmadan karar verildiğini, davalı tarafların bu yöndeki taleplerinin mahkeme tarafından reddedildiğini, sadece bilirkişi raporları dikkate alınarak ve adeta raporları onaylarcasına karar verildiğini, davacının kusur oranının yanlış hesaplandığını, davacı tarafa ödenmesi gereken toplam bedel üzerinden öncelikle ödenen 800 TL'nin düşülmesi ve buna göre de kalan bakiye üzerinden tarafların ödemesi gereken bedelin hesaplanması gerekirken bu bedel hiç dikkate alınmadan davalıların sorumlu olduğu rakamların belirlendiğini, bu hesaplamanın yanlış olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:Dava, yabancı plakalı aracın Türkiye'de karışmış olduğu trafik kazası nedeniyle dava dışı sigortalısına hasar tazminatını ödeyen yabancı sigorta şirketinin, ödediği bedeli karşı aracın sürücüsü, işleteni ve ZMSS poliçesini düzenleyen sigorta şirketinden rücuen tahsili istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince alınan 19/08/2019 tarihli bilirkişi raporunda; kazanın meydana gelmesinde davacıya sigortalı ... plakalı aracın sürücüsü ...'un kusursuz olduğu, davalı şirkete sigortalı ... plakalı aracın sürücüsü davalı ...'un %100 oranında kusurlu olduğu, dava konusu ... plakalı...marka araçta meydana gelen toplam hasar tutarının 09/09/2016 tarihi itibarıyla KDV'siz 15.667,82 TL (4.689,56 Euro), davacı sigortanın ödeyeceğini belirttiği yazıdaki sabit gider tutarının 85,53 TL (25 Euro) olabileceği, davalı ... AŞ tarafından 18/05/2017 tarihinde 800 TL (198,33 Euro) ödeme yapıldığı tespit edilmiştir.Davalıların maliki, ZMS sigortacısı ve sürücüsü oldukları araç ile davacıya sigortalı aracın kaza sırasındaki konumları ve sürücülerinin davranışları irdelenerek, olayın meydana gelmesine neden olan kusur oranlarının; yasal dayanaklarıyla birlikte, eylemler ile sonuç arasındaki nedensellik bağını ortaya koyacak biçimde, oluşa ve bilimsel ölçütlere uygun olarak saptandığının, davacıya sigortalı araçta meydana gelen hasarın, dosyaya sunulan 07/09/2016 tarihli ekspertiz raporu ve aracın hasarlı fotoğrafları incelenmek suretiyle aracın yaşı, km'si ve hasarın şekli ve niteliği ile yurt dışı tamir ve rayiç bedelleri dikkate alınarak belirlendiğinin anlaşılması karşısında, HMK'nin 279. maddesine uygun düzenlenen ve dosya kapsamına uygun bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.Davacının, sigortalısında meydana gelen hasarı ödemesi nedeniyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun (TTK) 1472. maddesi uyarınca halefiyet ilkesine dayanarak açtığı eldeki davada, yabancı para cinsinden (Euro) hükmolunan tazminata 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun 4/a maddesi uyarınca yabancı para borcunun faizi üzerinden temerrüt faizine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. HMK'nin 357. maddesi gereğince, bölge adliye mahkemesince resen göz önünde tutulacaklar dışında, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlenilmez, yeni delillere dayanılamaz. Davalılar zararın hesaplanmasına yönelik ileri sürdüğü istinaf itirazlarını yargılama aşamasında ileri sürmediğinden bu yöne ilişkin istinaf itirazları değerlendirmeye alınmamıştır. Poliçe limitinin değerlendirilmesinde ise rizikonun meydana geldiği tarih itibarıyla araç başına 31.000 TL teminat limitiyle sorumlu olan davalı sigorta şirketi davacı sigorta şirketine dava açılmadan önce 18/05/2017 günü 800 TL ödediği, böylece davalı ... AŞ'nin 30.200 TL bakiye limitle sorumlu tutulabileceği anlaşılmıştır. Bu itibarla davalı sigorta şirketinin, dava açılmadan önce ödediği tutarın maddi hasar için öngörülen teminat limitinden mahsup edilerek, bakiye miktardan sorumlu tutulması gerekirken, yapılan ödeme mahsup edilmeden poliçede yazılı teminat limiti ile sorumlu kabul edilmesi doğru olmamıştır. Davalı sigorta şirketinin bu yöne ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmüştür.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A-Davalılar ... ve ... Mühendislik ... Şti. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine, B-Davalı ... AŞ vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile,Yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nin 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, Buna göre:1-Davanın kısmen kabulüne, 4.512,48 Euronun davalılar ... Mühendislik ... Şti. ve ... yönünden kaza tarihi olan 19/07/2016, davalı ... AŞ yönünden temerrüt tarihi olan 10/01/2017 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarının Euro döviz cinsinden açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına uyguladıkları en yüksek faiz oranı uygulanmak suretiyle fiili ödeme günündeki T.C. Merkez Bankası Efektif Satış Kuru üzerinden hesaplanacak TL karşılığının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı ... AŞ'nin 30.200 TL tazminattan sorumlu tutulmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 2.546,12 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 303,48 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.242,64 TL nispi karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına, (Davalı ... AŞ'nin 2.062,96 TL'den sorumlu tutulmasına,) 3-İlk derece mahkemesi hükmünü tekrarla, İlk derece mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) uyarınca kabulüne karar verilen maddi tazminat miktarına göre hesaplanan 3.400 TL maktu vekâlet ücretinin (davalı sigorta şirketi 2.754 TL'den müteselsil sorumlu olmak üzere)davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 4-İlk derece karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Sigorta Şirketi yönünden reddedilen maddi tazminat miktarına göre hesaplanan 800 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... AŞ'ye verilmesine,5-Davacı tarafından sarf edilen 31,40 TL başvurma harcı ve 303,48 TL peşin harç ve 4,60 TL vekalet harcı, 246,30 TL posta masrafı, 850 TL bilirkişi ücreti olmak üzere 1.435,78 TL yargılama giderinden davanın ret ve kabul oranına göre hesaplanan 1.095,53 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (Davalı ... AŞ'nin 983,79 TL'den sorumlu tutulmasına,) 6-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Harcanmayan gider avansının HMK'nin 333/1. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine,C-İstinaf İncelemesi Bakımından:1-Davalı ... AŞ tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde ilk derece mahkemesi tarafından iadesine,2-İstinaf aşamasında davalı ... AŞ tarafından yatırılan 162,10 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile davalı ... AŞ'ye verilmesine, 3-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 1.213,08 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 800 TL harcın mahsubu ile bakiye 413,08 TL istinaf karar ve ilam harcının davalılar ... ve ...Şti.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına,4-Davalılar ... ve ... Şti.'nin istinaf başvuruları nedeniyle sarf ettikleri yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, 5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 6-İstinaf için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.27/02/2025