T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO: 2021/1254
KARAR NO: 2025/352
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 02/03/2021
NUMARASI: 2018/487 (E) - 2021/326 (K)
DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat
KARAR TARİHİ: 27/02/2025
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ... plakalı aracın davalı şirket tarafından Ticari Genişletilmiş Kasko Sigortası ile sigortalandığını, kaskodan sonra plakası ... olarak değiştirilen aracın 18/07/2017 tarihinde kazaya karıştığını, davalı tarafından aracın hurdasının kendilerine teslim edilerek trafikten çekileceği için müvekkiline 64.000 TL teklif edildiğini ancak müvekkilinin bu bedel üzerinden pert araç mutabakatnamesi imzalanması teklifini reddettiğini, davalının emsallerine göre oldukça düşük tazminat teklif ettiğini, aracın hurdası için de herhangi bir bedel ödemeye yanaşmadığını, aracın ikinci el satış değerinin en az 90.000 TL olduğunu, servis aracı olarak kullanılacağından plaka değişikliği yapıldığını ve ... servis plakası olduğunu fakat aracın akıbeti belirsizliğini koruduğundan servis plakasının da kaza tarihinden itibaren kullanılamaması nedeniyle zararı bulunduğunu belirterek tüm dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile aracın görmüş olduğu zarar nedeniyle şimdilik 4.900 TL tazminatın ve servis plakasının işletilememesi nedeniyle görülen zarara karşılık olarak şimdilik 100 TL tazminatın bildirim tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 18/01/2021 tarihli ıslah dilekçesiyle; aracın pert olduğunun tespitine, aracın fiziki olarak davalı uhdesine verilerek 74.000 TL rayiç bedelin ve 7.550 TL kazanç kaybı tazminatının ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, ıslah edilmeyen kısma ilişkin alacak haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; "Davanın kısmen kabulüne; 40.328,21 TL hasar bedelinin ve 1.190 TL kazanç kaybının 27/07/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine" karar verilmiştir.Karara karşı istinaf başvurusunda bulunan davalı vekili dilekçesinde özetle; mahkemece kazanç kaybına karar verilmişse de kazanç kaybının poliçe teminat kapsamı dışında olduğunu, keza bu durum kararda da belirtilmesine rağmen poliçe teminatı ve limitleri dışında müvekkili şirkete sorumluluk yükletilmesinin kabul edilemeyeceğini, eksper raporunda belirtildiği üzere sigortalı araç ağır hasar almakla birlikte pert haline gelmediğini, buna ilişkin savunmalarının bilirkişi raporu ve mahkeme kararı ile de ispatlandığını, kararda da belirtildiği üzere sigortalı aracın onarımı mümkün olup onarım miktarının aracın rayiç değerini aşmadığını, davacının rayiç değere ilişkin talebinin poliçe teminatı kapsamı dışında kaldığını, davacı tarafça hasar gören aracın rayiç bedeli ve kazanç kaybı talep edilmişken mahkemece taleple bağlılık ilkesi göz ardı edilerek hasar tazminatı ve 7 günlük araç kiralama bedeline karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ayrıca davacının avans faizi talebinin kabulünün de mümkün olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili süresinden sonra verdiği 05/07/2021 tarihli ek istinaf dilekçesinde; mahkemece ıslah dilekçesine ilişkin zamanaşımı itirazlarının değerlendirilmediğini, ıslah tarihi itibarıyla 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu belirtmiştir.HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:Dava, kasko sigorta sözleşmesi kapsamında araç rayiç bedelinin ve ticari kazanç kaybının tazmini istemine ilişkindir.Davacıya ait ... plakalı araç davalı ... Sigorta AŞ nezdinde 14/12/2016-14/12/2017 tarihleri arasında Ticari Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı olup poliçede kasko teminatı rayiç bedel olarak sigorta teminatı altına alınmıştır. İlk derece mahkemesince makine mühendisi bilirkişiden alınan 19/08/2019 tarihli bilirkişi raporunda; ... plakalı kamyonet sürücüsü dava dışı sürücü ...'in %100 oranında kusurlu, araç sürücüsü dava dışı ...'nın kusursuz olduğu, davacı tarafa ait, dava konusu ... (...) plakalı ... aracın toplam hasar tutarının (KDV dahil) 40.328,21 TL olabileceği, 2 adet geçmiş hasar kaydı bulunan dava konusu araçtaki hasar-onarım kalemlerinin şekli ve niteliği de dikkate alındığında aracın serbest piyasa koşullarında dava konusu kazadan önceki 2. el piyasa değerinin 74.000 TL olabileceği, davacı tarafın aracı kullanamamaktan doğan zararı (kazanç kaybı) yönünden; kaza tarihi olan 18/07/2017 tarihi itibarıyla dava konusu aracın günlük ortalama kazancının 170 TL civarında olabileceği, dava konusu aracın onarımı için gereken makul onarım süresi olan 15 iş günü süresince kullanılamamasından doğan kazanç kaybının 15 iş günü X 170 TL/gün=2.550 TL olabileceği tespit edilmiştir. 20/01/2020 tarihli bilirkişi ek raporunda; aracın rayiç değerinin 74.000 TL, KDV hariç toplam hasar tutarının 34.176,45 TL olduğu, araçtaki hasarın şekli-niteliği, aracın rayiç değeri, eksper tarafından tespit edilen sovtaj tutarı (25.500 TL) ile toplam hasar tutarı dikkate alındığında aracın onarımının ekonomik olacağı belirlenmiştir.Mahkemece, sigorta uzmanı bilirkişinin de yer aldığı bilirkişi kurulundan alınan 01/10/2020 tarihli raporda; aracın onarımı için gereken makul onarım süresi olan 15 iş günü süresince kullanılamamasından doğan kazanç kaybının 15 iş günü x 170 TL/gün=2.550 TL, sigortacılık tekniği açısından; iskontolu ve KDV dahil hasardan sigorta şirketinin sorumlu tutulabileceği, gelir kaybı zararının ise kasko poliçesi kapsamında talep edilemeyeceği tespit edilmiştir. Davacı tarafça 74.000 TL rayiç bedel talep edildiği, mahkemece bilirkişi tarafından tespit edilen 40.328,21 TL hasar tazminatına karar verildiği göz önüne alındığında talebin aşılması söz konusu değildir. Ancak kasko poliçesi kapsamında kazanç kaybı talep edilemeyeceğinden mahkemece 1.190 TL kazanç kaybına karar verilmesi doğru olmamıştır. Dava konusu aracın minibüs, kullanım amacının yolcu nakli-ticari olmasına göre avans faizine hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf süresinden sonra verilen 05/07/2021 tarihli ek istinaf dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A-Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf süresi geçtikten sonra verilen 05/07/2021 tarihli ek istinaf dilekçesinin usulden reddine,
B-Davalı vekilinin 22/04/2021 tarihli istinaf başvurusunun kabulü ile Yukarıda esas ve karar numarası belirtilen ilk derece mahkemesi kararının, HMK'nin 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, Buna göre: 1-Davanın kısmen kabulüne; 40.328,21 TL hasar bedelinin 27/07/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 2.754,82 TL karar ve ilam harcından peşin yatırılan 85,39 TL harç ile 1.307,28 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.392,67 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.362,15 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 31,40 TL başvurma harcı, 85,39 TL peşin harç ile 1.307,28 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.424,07 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından sarfedilen toplam 2.120,30 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 1.048,55 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,6-Dairemizin karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne (AAÜT) göre belirlenen 30.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Dairemizin karar tarihinde geçerli olan AAÜT'nin 13/3. maddesine göre belirlenen 30.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,
B-İstinaf İncelemesi Bakımından:1-Davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde ilk derece mahkemesi tarafından iadesine,2-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan 42,40 TL posta ve tebligat gideri ile 162,10 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.27/02/2025