T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO:2021/2175
KARAR NO:2025/129
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ:18/03/2021
NUMARASI:2016/210 (E) - 2021/289 (K)
DAVANIN KONUSU:Maddi ve Manevi Tazminat
KARAR TARİHİ:30/01/2025
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin işi gereği bir eve temizliğe gitmek için yol kenarında toplu taşıma aracı beklerken, davalı ... AŞ'ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta (ZMSS) poliçesiyle sigortalı, davalı... adına kayıtlı ... plakalı aracın çarpması sonucu yaralandığını, kaza esnasında davalı...'e ait aracın bir çalışanı tarafından kullanıldığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000 TL maddi tazminat ile 1.000 TL kazanç kaybı bedelinin kaza tarihi olan 23/11/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen, maluliyetinin kalıcı olması sebebiyle 30.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 23/11/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı...'den tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde, davanın reddini savunmuşlardır. Birleşen Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/919 (E) sayılı dosyasında davacı vekili asıl dava dilekçesindeki anlatımları tekrarla, kazaya neden olan aracın sürücüsünün ... olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000 maddi tazminat ile 1.000 TL kazanç kaybı bedelinin kaza tarihi olan 23/11/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan ve asıl davadaki davalılardan müştereken ve müteselsilsen tahsili ile maluliyetinin kalıcı olması sebebiyle 30.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 23/11/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'den tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince; asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemece karar verilirken davalıların beyanları esas alınıp tanık beyanlarının görmezden geldiğini, %42.2 oranında maluliyeti tespit edilen ve kaza geçirdiği konusunda bir uyuşmazlık bulunmayan müvekkilinin davada husumeti uydurma bir kişiye yöneltmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:Dava ve birleşen dava; trafik kazası sonucu yaralanma iddiasıyla maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.Davacının yaralanmasına neden olduğu ileri sürülen kazanın varlığını ispat yükü davacıdadır. Davacı, 23/11/2015 tarihinde yaralanmasına neden olan olayın, ... plakalı aracın geri geri gelerek kendisine çarpması şeklinde gerçekleştiğini iddia ederek olay tarihinden 2 yıl 9 ay sonra Cumhuriyet Başsavcılığına şikayet dilekçesi vermiş, 2018/86679 (E) sayılı dosyada başlatılan soruşturma sonunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir.Her ne kadar davacının hastane kayıtlarında "araç dışı trafik kazası" ifadeleri yer almakta ise de, yaralanmanın trafik kazasından dolayı meydana geldiğine ve yine yaralanmanın trafik kazası sonucu oluşuğu kabul edilse dahi kazaya davalıların işleteni, sürücüsü ve sigortacısı olduğu aracın karıştığına dair somut hiçbir delil sunulmamıştır. Dava dilekçesine ekli, hastane girişinden dokuz gün sonra -02/12/2015 tarihinde- düzenlenmiş, Komiser Yardımcısı ... imzalı belgede taksirle yaralanma sonucu hastaneye başvuran davacı ... hakkında rapor düzenlenmesi istenilmiştir. Ancak yazı içeriğinde "taksirle yaralanma"nın davacının ileri sürdüğü şekilde cereyan eden olay olduğuna ilişkin bir bilgi bulunmamaktadır.Özetle; davalıların sürücüsü, işleteni ve sigortacısı olduğu aracın çarpması sonucu davacının yaralandığına ilişkin iddia ispat edilemediğinden ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde dosya içeriği ile usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmış, davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin yatırılan toplam 118,60 TL istinaf karar ve ilam harcı mahsup edilerek, bakiye 496,80 TL istinaf karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davacının istinaf kanun yolu başvurusu nedeniyle harcadığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333. maddesinin, 1. fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde, dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtayda temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 30/01/2025