T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO: 2021/2265
KARAR NO: 2025/123
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 08/12/2020
NUMARASI: 2018/26 (E) - 2020/858 (K)
DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat
KARAR TARİHİ: 30/01/2025
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Sigorta AŞ'ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta (ZMSS) poliçesiyle sigortalı, dava dışı ...'ın idaresindeki ... plakalı aracın direksiyon hâkimiyetini kaybetmesi sonucu meydana gelen kazada araçta yolcu olarak bulunan müvekkilinin yaralanarak sakat kaldığını, kaza tek taraflı olup araç sürücüsünün kusuru ile meydana geldiğini, sigorta poliçesinin kaza tarihi itibariyle sakatlanma ve ölüm tazminatının kişi başına 360.000 TL olduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 500 TL geçici iş göremezlik ve 4.500 TL daimi iş göremezlik olmak üzere toplam 5.000 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş; 12/11/2020 tarihli ıslah dilekçesiyle talep ettiği tazminat tutarını 9.618,72 TL geçici ve 24.914,33 TL sürekli iş gücü kaybı tazminatı olmak üzere toplam 34.533,05 TL'ye yükseltmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince; davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı olayda Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2004/15090 (E) - 2005/11955 (K) sayılı kararında başıboş hayvanın sebep olduğu kazada meydana gelen zarar için araç sürücüsünün sorumluluğuna başvurulabileceği belirtilmiş olup araç sürücüsünün sorumlu olduğu zarardan ZMSS sigortacısının da sorumlu olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklana maddi tazminatı istemine ilişkindir. Davacı taraf sürücüsü olduğu davalıya trafik sigortasıyla sigortalı bulunan araç ile yapmış olduğu tek taraflı trafik kazasında araçta yolcu olarak bulunduğundan maddi tazminatı talep etmektedir. İlk derece mahkemesince hükme esas alınan kusura ilişkin bilirkişi raporunda yolda yatan eşek nedeniyle dava dışı sürücünün kusursuz olduğu kanaatinde bulunulmuştur. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun (KTK) 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiştir. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir. (Eren Fikret, Borçlar Hukuku, 9. B, s. 631 vd.; Kılıçoğlu Ahmet, Borçlar Hukuku, 10. B., s. 264 vd.) Aynı yasanın 86. maddesinde ise bu Kanunun 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir. Araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecektir.İşbu açıklanan yasal düzenlemelere göre araç işleteni ve dolayısıyla onun sorumluluğunu üstlenen trafik sigortacısının sorumluluğu bakımından, araç sürücüsünün kazanın gerçekleşmesinde az da olsa kusurlu olması şarttır.Az yukarıda ayrıntılarına yer verilen davaya konu kazının gerçekleştiği yer, zamanı ve oluş şekline göre araç sürücüsünün kusurlu bulunmadığına dair mahkemece benimsenen kusur durumunda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı görülmektedir.Bu durumda yapılan yargılamaya, toplanan delillere, dosya içeriğine, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru olduğuna göre; yerinde olmayan istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 59,30 TL istinaf karar ve ilam harcı mahsup edilerek, bakiye 556,10 TL istinaf karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davacının istinaf kanun yolu başvurusu nedeniyle harcadığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333. maddesinin, 1. fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde, dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtayda temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 30/01/2025