T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO: 2022/2099
KARAR NO: 2024/1789
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 21/04/2022
NUMARASI: 2018/739 (E) - 2022/317 (K)
DAVANIN KONUSU: Maddi ve Manevi Tazminat
KARAR TARİHİ: 12/12/2024
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'a ait, dava dışı ...'ın sevk ve idaresindeki sigortası bulunmayan ... plakalı aracın kırmızı ışıkta geçiş ihlali yapması sonucu dava dışı ...'nin sevk ve idaresindeki ... plakalı araca çarptığını, dava dışı ...'nin sevk ve idaresindeki araçta yolcu olarak bulunan müvekkilleri ... ile ...'un (eski soyadı:...) ağır yaralandığını, Kaza Tespit Tutanağına göre ... plakalı araç sürücüsünün kusurlu bulunduğunu, davalı ...na yapılan başvurularının reddedildiğini, fazlaya dair talepleri saklı kalmak kaydı ile davacı ... için 35.000 TL, davacı ... için 16.500 TL manevi tazminatın davalı ... ve ...'tan tahsili ile davalı ... adına kayıtlı ... plakalı aracın kaydına takdiren teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasını talep ve dava etmiş; 13/07/2022 tarihli bedel artırım dilekçesiyle davacı ... için 446.02 TL TL, davacı ... için 14.181.80 TL olmak üzere toplam 14.627,82 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek mevduattaki en yüksek faiz oranı ile birlikte tahsilini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince; maddi tazminat yönünden davacı ... yönünden talebin kısmen kabulü ile 121,02 TL geçici iş göremezlik zararı ve belgelenmemiş tedavi gideri zararı 325 TL olmak üzere toplam 446,02 TL'nin davalı ...'tan kaza tarihinden itibaren, davalı ...ndan ise temerrüt tarihi olan 10/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine, davacı ... yönünden talebin kısmen kabulü ile değer artırım dilekçesi ile artırılan 140,90 TL geçici iş göremezlik zararı, 13.845,90 TL belgelenen tedavi gideri zararı ve belgelenmemiş tedavi gideri 195 TL olmak üzere toplam 14.181,80 TL'nin davalı ...'tan kaza tarihinden itibaren, davalı ... Hesabından ise temerrüt tarihi olan 10/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılarda müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat yönünden; .. yönünden talebin kısmen kabulü ile 1.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine, ... yönünden talebin kısmen kabulü ile 5.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Trafik Sigortası Genel Şartlarının kaza tarihinin 03/03/2018 olması nedeniyle işbu davada uygulanması gerektiğini, dava öncesi yapılan ödemelerin davacıların zararını fazlası ile karşıladığını, davacıların geçici işgöremezlik tazminat taleplerinin müvekkilinin sorumluluğunda olmayıp tedavi gideri olarak hükmedilen tazminatların 6111 sayılı Yasa gereği Sosyal Güvenlik Kurumu'nun (SGK) sorumluluğunda olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydı ile SGK tarafından davacılara ödenmiş veya ödenen rücuya tabi tazminat miktarının tespit edilerek müvekkilince ödenecek tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, davacıların müterafik kusurunun varlığı halinde indirim yapılması gerektiğini, faiz başlangıç tarihinin hatalı hesaplandığını, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. HMK'nin 341/2. maddesine göre miktar veya değeri üçbin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. HMK'nin 341/4. maddesine göre ise alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü üç bin Türk Lirasını geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz. Ayrıca HMK'nin ek 1. maddesinin 1. fıkrasında; "HMK'nin 341. maddesindeki parasal sınırın her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların; o yıl için 04/01/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların on Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz." hükmünün yanı sıra, aynı maddenin 2. fıkrasında; "HMK'nin 341. maddesindeki parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktarın esas alınacağı" düzenlenmiş bulunmaktadır.Yeniden değerleme oranındaki artış sonucu yerel mahkeme hükmünün verildiği 2022 yılı için HMK'nin 341/2. maddesindeki kesinlik sınırı 8.000 TL'dir. Somut uyuşmazlıkta, davacı ... için maddi tazminat yönünden 446,02 TL'nin, kararın verildiği 2022 yılı için öngörülen kesinlik sınırının altında kaldığından, davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesince davacı ... yönünden verilen karar için HMK'nin 341. maddesi gereğince istinaf hakkı yoktur.Dava tarihi itibariyle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 97. maddesinde yapılan değişiklik yürürlükte olup davacı tarafça dava tarihinden önce davalı sigorta şirketine başvurulduğu hususunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmamaktadır. Ancak davalı vekilince eksik belge nedeniyle işlem yapılamadığı belirtilmektedir. Davacı tarafça başvuru şartının yerine getirildiği sabit olup, eksik belge ile müraacat yapılmış olsa dahi başvuru koşulunun yerine geldiğinin kabulü gerekeceğinden bu yöndeki istinaf itirazının reddi gerekmiştir. Yeni Genel Şartların A.5.b. maddesinde tedavi süresine ilişkin geçici bakıcı gideri ve çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık giderleri teminatı kapsamında olduğu ve bu teminatın da Sosyal Güvenlik Kurumunun (SGK) sorumluluğunda olduğu, bu nedenle sigorta şirketlerinin sorumluluğunun bulunmadığı açıklanmış ise de 6111 sayılı Yasa ile değişik KTK'nin 98. maddesinde SGK tarafından karşılanacak tedavi giderleri arasında geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri tazminatı sayılmamıştır. Bu durumda SGK'nin sorumluluğu alt norm düzeyindeki genel şartlar ile genişletilemiyeceğinden, sözü geçen ilgili genel şart hükmünün uygulanma kabiliyeti bulunmamaktadır. Bu durumda sigorta şirketlerinin/...'nın geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri zararından sorumluluğu devam etmektedir. Dolayısıyla, bu yöne ilişkin mahkemenin kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır. 6111 sayılı Kanun'un 59. maddesi ile KTK 98. maddesinde yapılan değişiklik ve geçici 1. maddesi gereği, trafik kazasından kaynaklanan tedavi giderlerinden SGK sorumludur. Ancak, SGK, sözü geçen madde kapsamında kalan belgeli tedavi giderlerinden sorumludur. Belgeli olmayan tedavi giderlerinden ve Kanun kapsamında olmayan tedavi giderlerinden SGK sorumlu olmayıp sigorta şirketi ile araç işleteni ve sürücüsünün sorumluluğu devam etmektedir.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesine, olayın oluş şekli ve usulüne uygun alınan kusur ve maluliyet raporlarına, tazminat hesabına ve tedavi giderlerinin hesabına yönelik adli tıp uzmanından alınan usul ve yasaya uygun denetime elverişli bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmamasına, davalı ...na başvuru tarihinden itibaren sekiz iş günü sonrasının temerrüt tarihi kabul edilerek bu tarihten itibaren faiz işletilmesinin doğru olmasına göre Mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ... vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 1.409,09 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 352,50 TL istinaf karar ve ilam harcı mahsup edilerek, bakiye 1.056,59 TL istinaf karar ve ilam harcının davalı ...'ndan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı ...'nın istinaf kanun yolu başvurusu nedeniyle harcadığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333. maddesinin, 1. fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 12/12/2024