T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO: 2024/344
KARAR NO: 2024/1464
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 30/01/2023
NUMARASI: 2022/616 (E) - 2023/74 (K)
DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat
KARAR TARİHİ: 22/10/2024
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ...'ın idaresindeki ... plakalı araç ile davalı nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı, dava dışı ...'nın idaresindeki ... plakalı motosikletin 17/08/2008 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu, davalıya sigortalı motosiklette yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını, bu yaralanma nedeniyle davalı tarafından müvekkiline kısmi ödeme yapıldığını, ancak gerçek zararının yapılan ödemeden daha fazla olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 2.500 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 22/09/2022 tarihli talep artırım dilekçesiyle sürekli iş göremezlik talebini 78.425,31 TL'ye yükseltmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda 2016/34 Esas - 2018/805 Karar sayılı karar ile davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Dairemizce 19/07/2022 tarih, 2020/1818 Esas - 2022/1433 Karar sayılı kararla, davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında tazminat talep edilmemesi, yolcu olan davacının kazanın oluşumunda kusurunun bulunmaması nedeniyle kusur oranı gözetilmeden tazminatın hesaplanması gerekirken, davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında tazminattan indirim yapılması doğru görülmemiş ayrıca dava açılmadan önce davalı tarafından davacıya 03/03/2014 tarihinde 46.574,69 TL ödeme yapıldığı, ödeme tarihindeki veriler esas alınarak hesaplanacak tazminat miktarının, davalı tarafından ödenen tazminat miktarına göre yeterli olup olmadığı değerlendirilip, yeterli ise davalı sigorta şirketi aleyhine açılacak davanın reddine, yeterli değil ise davalı sigorta şirketinin olay tarihinde geçerli poliçe limitinden ödemenin mahsubu ile kalan kısımdan sınırlı olarak sorumluluğuna karar verilmesi amacıyla mahkeme kararının HMK'nin 353/1-a/6. maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilmiştir. Dairemiz kaldırma kararından sonra mahkemece kaldırma kararındaki hususlar doğrultusunda işlem yapılmış ve bilirkişi raporu alınmıştır. İlk derece mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonunda, maddi zararın 03/04/2014 tarihinde tamamen karşılandığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 12/03/2018 tarihli bilirkişi raporunda davalıya sigortalı araç sürücüsünün %30 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiş ise de yapılan kusur dağılımının dosya içeriğine ve hasar dosyasına uygun olmadığını, davalı sigorta şirketinin davalıya sigortalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunu kabul ederek ödeme yaptığını, yine kaza tespit tutanağında da davalıya sigortalı araç sürücüsünün asli kusurlu bulunduğunu, bu çelişkinin giderilmesi için ATM Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınması gerekmekte iken mevcut kusur raporuna dayanılarak çelişkiler giderilmeden karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince kaldırma kararı sonrası aktüer bilirkişiden alınan 18/09/2022 tarihli raporda; davacının kaza tarihinde henüz 17 yaşında ve gelirinin bulunmadığı gözetildiğinde geçici iş göremezlik zararından söz edilemeyeceği, %10,3 maluliyet oranı dahilinde sürekli maluliyet zararının 47.573,01 TL olduğu, davalı sigorta şirketinin 03/03/2014 tarihinde 46.574,69 TL yapmış olduğu ödeme ile ödeme tarihi itibarıyla zararının %98 oranında karşılandığı, ödeme tarihindeki kriterler dikkate alınarak, davalı sigorta şirketine sigortalı araç sürücünün kusuru hesaplamaya yansıtılmaksızın %10,3 maluliyet oranı dahilinde davacıya 03/03/2014 tarihinde yapılan ödeme ile maddi zararının karşılandığı (%98), bakiye maddi zararının bulunmadığı tespit edilmiştir. Davacı yolcu olup davalıya sigortalı aracın sürücüsünün kusur oranına göre tazminat talebi bulunmadığı gözetilerek davalıya sigortalı aracın sürücüsünün kusuru hesaplamaya yansıtılmaksızın, ödeme tarihindeki veriler esas alınmak suretiyle yapılan hesaplamada davacının maddi zararının davadan önce yapılan ödeme ile karşılandığı, buna göre davacı vekilinin, kusur oranının hatalı tespit edildiği yönündeki istinaf itirazı yerinde olmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine,2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken harç peşin alındığından, ayrıca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 22/10/2024