T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO: 2022/512
KARAR NO : 2026/755
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 18/11/2021
NUMARASI : 2019/394 (E) - 2021/889(K)
DAVANIN KONUSU: Tazminat
KARAR TARİHİ: 14/05/2026
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillinin 09/12/2017 tarihinde ikamet ettiği evinin önündeyken maliki ... olan ... plakalı araç ile ara sokakta seyir halinde olan davalı ...'ın kusurlu davranışı ile meydana gelen kaza sonucu ağır şekilde yaralandığını, müvekkilinin uzun bir tedavi süreci geçirdiğini ve bu süre boyunca bakıma muhtaç olduğunu, manevi tazminata ilişkin açtıkları davanın İstanbul Anadolu 17. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/291 Esas sayılı dosyası ile derdest olduğunu, davalı ... hakkında taksirle insan yaralama suçundan İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığında 2017/7063 sayılı ceza dosyasının mevcut olduğunu, davalı ... poliçe kapsamında oluşan zararların ödenmesi için müracaata bulunulduğunu ve taleplerinin reddedildiğini belirterek, müvekkilimizin uğradığı ve uğrayacağı zararlar için HMK'nin 107. maddesi kapsamında şimdilik 5.000, bakıcı giderleri için şimdilik 500 TL, müvekkilin tedavisi sürecinde harcadığı belgeli ve belgesiz giderler ve hastaneye gidiş gelişler giderleri için şimdilik 100 TL olmak üzere, toplam 5.600 TL maddi tazminatın davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi talep etmiştir.
Davalı ... vekili, ...Anonim Şirketi vekili ve ... davanın reddini talep etmişlerdir.
İlk derece mahkemesince; davalı sürücünün kusuru bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili dilekçesinde özetle; mahkemece, manevi tazminat istemiyle açılan İstanbul Anadolu 17. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/291 Esas sayılı dosyasında alınan kusur raporu dikkate alınarak davanın reddine karar verildiğini, ancak İstanbul Anadolu 17. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/291 Esas sayılı dosyadaki kusur raporuna taraflarınca itiraz edildiğini, müvekkilinin henüz %100 kusurlu olduğuna ilişkin kabulün söz konusu olmadığını, ceza yargılamasının yapıldığı İstanbul Anadolu 13. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/1532 Esas sayılı dosyası kapsamında da henüz kusur raporu alınmadığını, istinaf dava başvurusunun yapıldığı tarihte ilgili ceza dosyasında henüz keşif işleminin bile gerçekleştirilmediğini, Yerel mahkeme tarafından manevi tazminat istemli dava ile ceza yargılamasına konu davanın bekletici mesele yapılması gerekmekteyken, "Trafik Kazası Tespit Tutanağı”da düzenlenmemiş, olay yerinde mahkemece keşif yapılmamış olan kazaya ilişkin, henüz netlik kazanmamış, eksikliklerin giderilmesi beklenen kusur raporuna dayanarak davanın reddine karar vermesinin hak arama hürriyetinin ihlalini doğurduğunu, maluliyet oranına ilişkin itirazlarının da değerlendirilmediğini, belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:
Dava trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat talebine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince kusur raporu alınmamıştır. Davacı tarafından manevi tazminat talepli açılan İstanbul Anadolu 17. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/291 Esas sayılı dosyasında alınan kusur raporuna itibar edilerek karar verilmiştir.
6098 sayılı TBK’nin 74. maddesine göre hakim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hakimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hakiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da hukuk hakimini bağlamaz. Ancak hukuk hakimi kural olarak ceza hakiminin belirlediği kusur oranı ile bağlı değil ise de, kesinleşen maddi olgu ile bağlıdır.
Somut olayda davalı ... hakkında İstanbul Anadolu 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/1532 Esas, 2022/838 Karar sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucu adı geçenin olayda kusurlu olmadığı kabul edilerek verilen beraat kararına karşı istinaf başvurusu üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesince 2022/4873 Esas, 2023/2093 Karar sayılı kararıyla katılanlar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine
kesin olmak üzere karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin istinaf incelemesi yaptığı İstanbul Anadolu 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/1532 Esas sayılı dosyasında hükme esas alınan ATK Trafik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu'nun 23/05/2022 tarihli raporunda, davacı ...'in "park halindeki araçların arasından ve yolu kontrol etmeden aniden yolun karşısına geçtiği" kabul edilerek, yaralanmasına neden olan olayda tam kusurlu olduğu belirtilmiştir. Dolayısıyla davacının yaralanmasıyla sonuçlanan kazadaki bu eylemine (maddi olgu) dayanılarak verilen ceza mahkemesi kararının kesinleşmesi nedeniyle, hukuk mahkemesi bakımından bağlayıcı nitelikteki olgu göz önüne alındığında ve yine ceza ve hukuk davalarında alınan raporların uyumlu olması nedeniyle ayrıca bilirkişiden kusura ilişkin rapor alınmasının gerekli olmadığı sonucuna varılmıştır. Bu haliyle ilk derece mahkemesince verilen kararda isabetsizlik bulunmamaktadır.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine,
2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 732 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL istinaf karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nin 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde, dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 14/05/2026