T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO: 2024/2199
KARAR NO : 2026/677
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 13/06/2024
NUMARASI : 2016/677(E) - 2024/537 (K)
Birleşen 21. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/188 E. Sayılı Dosyası
DAVANIN KONUSU: Tazminat
KARAR TARİHİ:30/04/2026
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 28/07/2015 günü davalı şirket tarafından ZMMS sigortası ile sigortalı ... plaka sayılı dava dışı sürücü...'in idaresinde olan aracın kusuru ile davacı ...'in sürücüsü olduğu ve davalı ...'ın yolcu olarak bulunduğu ... plakalı araca çarpması suretiyle çift taraflı yaralanmalı trafik kazasının meydana geldiğini, kaza sonrasında sürücü ...'in daimi vücut fonksiyonundan sağlık kurul raporları ile belirlendiği üzere %7 davacı ...'ın ise %20 oranında kaybettiklerini, davalı sigorta şirketine maddi zarar tazmini için başvurulduğunu ancak reddedildiğini beyan ederek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik daimi vücut fonksiyon kaybı tazminatı olarak (daimi iş göremezlik tazminatı) her bir davacı için 1.000 TL olmak üzere toplam 2.000 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek bankalarca uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, davacılar vekilinin 22/09/2022 tarihli beyan dilekçesine istinaden 26/02/2019 tarihli dilekçesi ile ... için 33.076,76 TL ve ... için 158.127,67 TL olmak üzere tazminat talebini toplam 191.204,43 TL'ye yükseltmiştir.
Birleşen davada davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 28/07/2015 günü meydana gelen kaza nedeniyle yaralanan müvekkilleri için İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde 2016/677 Esas sayılı dosya ile dava açtıklarını, alınan bilirkişi raporu ve dosyaya sunulan dava değeri artırım dilekçesi sonrası meydana gelen hukuki değişiklik üzerine yeniden tanzim edilen bilirkişi raporu uyarınca müvekkillerinin alması gerektiği bilirkişi marifetiyle tespit edilen, ... adına 131.872,33 TL, ... adına 49.490,30 TL olmak üzere toplamda 181.362,63 TL’lik daimi işgöremezlik tazminatı alacağının olay tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince; davacıların asıl ve birleşen dosyalar açısından davalarının kısmen kabul kısmen reddi ile, davacı ... yönünden 290.000 TL'nin 17/02/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı ... yönünden tespit edilen 82.562,06 TL den %30 hatır taşıması indirimi uygulanarak 57.791,94 TL'nin 17/02/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı ... AŞ vekili istinaf dilekçesinde özetle; karara esas alınan maluliyet raporunda belirtilen maluliyet oranının hatalı olduğunu, bu rapora dayanılarak verilen kararın da hukuka aykırı olduğunu, rapordaki maluliyet oranları hesaplaması fahiş ve hatalı olarak hesaplandığını, müvekkil şirket tarafından yaptırılan medikal incelemede %12 çıkan oranın yerel mahkeme tarafından yaptırılan incelemede %19 çıkmış olması, aradaki fahiş farkın çelişkili bir durum oluşturduğunu, diğer davacı ... için karara esas alınan Balıkesir Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürlüğü’nden alınan raporda belirtilen %7 maluliyet oranının gerçeğe aykırı olduğunu, müvekkil şirket tarafında yaptırılan medikal incelemede bu oranın %5 çıktığını ve yine bu farkın çelişkili olduğunu, yerel mahkemenin gerekçesine dayanak olan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, kararda ZMSS Genel Şartları gereği geçici iş göremezlik tazminatı teminat kapsamı dışında olduğu halde müvekkil şirket aleyhine geçici iş göremezlik tazminatına hükmedildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Balıkesir Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı tarafından düzenlenen maluliyete ilişkin hükme esas alınan raporda, geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle tüm vücut engellilik oranının davacı sürücünün %7 olduğu, davacı yolcunun ise %19 olduğu belirtilmiştir. Mahkemece hükme esas alınan maluliyet raporu, uygun yönetmelik hükümlerine göre ve yaralanan davacıların tıbbi belgeleri incelenerek düzenlenmiş olduğundan davalı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.
Toplanan delillerin ilk derece mahkemesinin kararı ile birlikte istinaf eden tarafın sıfatına göre istinaf başvuru nedenleri de göz önüne alınarak incelenmesi ve değerlendirilmesi neticesinde; dosyadaki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkemesince delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırılık olmamasına, bilirkişi tarafından denetime elverişli, usul ve yasaya uygun düzenlenen maddi tazminat raporunun hükme esas alınmasının yerinde olmasına göre, istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine,
2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 23.757,66 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 5.939,42 TL harcın mahsubu ile bakiye 17.818,24 TL istinaf karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nin 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde, dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 30/04/2026