T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2020/1946
KARAR NO: 2023/1282
KARAR TARİHİ: 22/11/2023
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARETMAHKEMESİ
TARİHİ: 04/02/2020
NUMARASI: 2019/88 Esas - 2020/74 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 22/11/2023
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekillinin, davalı-borçluya dava dosyasına fotokopileri sunulmuş olan sekiz adet fatura ile toplam 31.720,01 TL tutarında koltuk ve mobilya sattığını, davalının aldığı malların bedellerini bir türlü ödemediğinden davalı aleyhine icra takibi başlattıklarını, davalının haksız bir şekilde borca itiraz ederek takibi durduğunu, davalının sözde elden yaptığını iddia ettiği ödemelere ilişkin senetle ispat zorunluluğununu düzenleyen HMK. Madde 200 kapsamında yazılı belgeler ile ispat etmesi gerektiğini, bu konuda tanık dinletmesine de muvafakat etmediklerini, davalının aldığı söz konusu faturaların açık fatura olduğunu, TTK. 21/2 maddeye göre sekiz gün içinde içeriğine itirazda bulunmadıklarından takibe konu faturalarda belirtilen mal bedellerinin ödenmediğini de kabul etmiş durumda olduklarını, mal bedellerinin ödendiğinin ispatının davalıya ait olduğunu, davalının bu konuda ortaya yazılı bir belge koymadığını, davalının takibe konu fatura bedellerini şahitler huzurunda hem elden ödendiğini iddia etmekte hemde fatura bedellerine mesnet malları teslim aldığına dair imzasının olmadığını iddia ettiğini böylece malları teslim aldığını bir şekilde ikrar etmiş bulunduğunu, takibe konu faturalar konusu malların davalı borçluya teslim edildiğine dair tanıkların mevcut olduğunu, davacı müvekkili şirket ile davalı borçlunun ticari defter ve kayıtları incelendiğinde takibe konu açık faturalara ilişkin borcun mevcut olduğunun görüleceğinini belirterek izah edilen nedenlerden dolayı davalının haksız itirazının iptalini, icra takibinin devamına, haksız mesnetsiz ve kötü niyetli itiraz nedeniyle davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı, dava dilekçesine karşı cevap dilekçesi sunmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "bulunmamaktadır.Uyuşmazlık davalı vekilinin ödeme emrine itiraz dilekçesinde de belirttiği üzere borcun ödenip ödenmediği noktasındadır.Yukarıda belirtilen kanun maddesi göz önüne alındığında ispat yükü davalı üzerindedir.Yine 6100 sayılı HMK'nın 200.maddesinde '' Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamaz.Bu madde uyarınca senetle ispatı gereken hususlarda birinci fıkradaki düzenleme hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati hâlinde tanık dinlenebilir. '' denilmektedir.Uyuşmazlık miktarı ve davacı vekilinin dava dilekçesinde tanık dinlenilmesine muvafakati olmadığına dair beyanı,davacının ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda davalı tarafın 31.320,01 TL borçlu olduğunun tespit edilmesi birlikte değerlendirildiğinde davacının davanın kabul edilen miktarı kadar davasını ispat ettiği ancak davalı tarafın ödeme iddiasını ispat edemediğine hükmedilmiştir.Her ne kadar takip talebinde işlemiş faize ilişkin talep bulunsa da davacı tarafça davalının takip öncesinde temerrüde düşürüldüğüne dair belgeye rastlanmadığından işlemiş faiz talebi yerinde görülmemiştir. (...)borcun miktarı belirlenebilir (likit, hesap edilebilir) olduğundan, dava dilekçesinde icra inkar tazminatı isteyen davacı yararına İİK.nun 67/2 nci maddesi uyarınca tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile bu istemin reddi doğru görülmemiştir.” denilerek fatura alacağının likit niteliği belirtilmiştir. Alacağın faturaya bağlı alacak olması nedeniyle davanın kabul edilen asıl alacak miktarı yönünden yüzde 20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme kararında davayı kısmen kabul ettiğini açıklamasına rağmen müvekkili lehine verdiği kararın rakamsal kısmını açıklamadığı gibi müvekkili lehine alacaktan red edilen kısım için %20 haksız icra tazminatına hükmetmediğini, bu hususun müvekkilinin hak kaybına neden olduğunu, ayrıca mahkemece yapılan yargılama esnasında müvekkilinin yaptığını iddia ettiği ödemeler ile ilgili olarak gösterilen şahitlerin dinlenmediğini, şahitler dinlenseydi müvekkilinin dava konusu borcu ödedeğinin açıkca tespit edilecek olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE: Dava, ticari satım sözleşmesinden kaynaklanan cari(açık) hesap alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, tanık dinlenmesi koşullarının bulunup bulunmadığı ve reddedilen kısım yönünden davalı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesinin gerekip gerekmediği noktasındadır. Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyasında "cari hesap alacağı" sebebine dayalı olarak işlemiş faiziyle birlikte 36.918,79 TL alacağın tahsili istemiyle 15/04/2017 tarihli takip talebiyle ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine icra takibi durmuştur. Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. Maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamış ise de safahatta ödeme savunmasında bulunulmuştur. Davalı tarafça ödemenin ispatı için tanık dinletilmek istenilmiştir. Tarafların, yazılı yargılama usulünde, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 121 inci maddesi ve 129 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince delil olarak gösterdikleri belgeleri dilekçelerine ekleyerek vermeleri, başka yerden getirilecek belgelere ilişkin gerekli bilgileri vermesi gerekir. Basit yargılama usulünde ise, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 318 inci maddesi ve gereğince taraflar dilekçeleri ile birlikte, tüm delillerini açıkça ve hangi vakıanın delili olduğunu da belirterek bildirmek; ellerinde bulunan delillerini dilekçelerine eklemek ve başka yerlerden getirilecek belge ve dosyalar için de bunların bulunabilmesini sağlayan bilgilere dilekçelerinde yer vermek zorundadır. Somut olayda, davalı cevap vermemiş ve dolayısıyla usulüne uygun olarak delil de bildirmemiştir. Bu halde, davalının tanık deliline dayanması mümkün olmayıp, ödeme iddiasının ispatı için tanık dinlenmesi mümkün değildir. Bu nedenle mahkemece tanık dinlenmemesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Davanın reddedilen kısmı üzerinden davalı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesi için is, davacının takibinde kötüniyetli olması şarttır. Eldeki davada her ne kadar reddedilen kısım yönünden takip haksız ise de davacının takibinde kötü niyetli olduğu ispatlanamamıştır. Bu haliyle davalı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesinin koşulları oluşmamıştır. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 534,86 TL harcın, alınması gerekli olan 2.139,46 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.604,60 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 22/11/2023