T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/139
KARAR NO: 2024/170
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ: 20/11/2023
NUMARASI: 2023/777 Esas (Derdest)
DAVA: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/02/2024
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen ara kararın ihtiyati tedbir isteyen davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ TALEP: İhtiyati tedbir talep eden dilekçesinde özetle; usulsüz yapıldığından bahisle ... Tic. Ltd. Şti. yönünden gerçekleştirilen 23/10/2023 tarihli genel kurulun ve genel kurul kararlarının icrasının mahkememizce bir karar verilinceye kadar tedbiren durdurulmasını, tedbir boyunca ... Tic. Ltd. Şti.'nin faaliyetine genel kuruldan önceki haliyle devamını, ... Tic. Ltd. Şti. Yönünden gerçekleştirilen 23/10/2023 tarihli genel kurulun ve genel kurul kararlarının yok hükmünde olduğunun tespiti ile mahkememiz aksi kanaatte ise genel kurulun hukuka aykırı şekilde gerçekleştirilmiş olmasından dolayı iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu ara kararı veren ilk derece Mahkemesi tarafından ihtiyati tedbir talebi hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, "..Mahkememiz 03/11/2023 tarihli tensip tutanağının 10 nolu ara kararı gereğince TTK 449 maddesi uyarınca davalı şirketin yetkili müdürü ... görüşlerini bildirmesi için ihtaratlı tebligat çıkartılmış, yönetici ... vekilinin 16/11/2023 tarihli dilekçe ile görüş bildirdiği görülmüştür. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun İhtiyati tedbirin şartları başlıklı 389 ncu maddesi "(1) Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. (2) Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır." ve İhtiyati tedbirde teminat gösterilmesi başlıklı 392 nci maddesi "(1) İhtiyati tedbir talep eden, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorundadır. Talep, resmî belgeye, başkaca kesin bir delile dayanıyor yahut durum ve koşullar gerektiriyorsa, mahkeme gerekçesini açıkça belirtmek şartıyla teminat alınmamasına da karar verebilir. Adli yardımdan yararlanan kimsenin teminat göstermesi gerekmez. (2) Asıl davaya ilişkin hükmün kesinleşmesinden veya ihtiyati tedbir kararının kalkmasından itibaren bir ay içinde tazminat davasının açılmaması üzerine teminat iade edilir." hükmünü düzenlemiştir.İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/1051 Esas sayılı dosyası üzerinden verdiği genel kurul toplantısına çağrı izni üzerine 23/10/2023 tarihinde tüm paydaşların katılımıyla gerçekleşen toplantıda ve alınan kararlarda şeklen bir hukuka aykırılık görülmediğinden ihtiyati tedbir talebinin reddine..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati tedbir talebinin reddine itiraz eden istinaf dilekçesinde özetle; Taraflarınca %40 hissedarı bulunduğu .... Yönünden 23/10/2023 tarihinde gerçekleştirilen genel kurulun yok hükmünde olduğu tespiti 23/10/2023 tarihli genel kurulun iptali için dava açıldığını, ... şirketinin İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/1051 Esas sayılı dosyasından konkordato sürecinde olduğunu, ... %20 hisse sahibi ... hakkında 2 kez suç duyurusunda bulunulduğunu ancak yaklaşık bir yıl sonra %40 hisse sahibi ... ile ... birlikte hareket etmeye başladığını ve kötüniyetli olarak genel kurulda karar aldıklarını, kararlaştırılan genel kurul kararından önce ... %40 hissedarı ile birlikte müşterek imza ve ilzam yetkilisi bulunduğu ... , şirkete ait karar defterini ve şirketin tüm verilerini tarafından kaçırıldığını, genel kurulun gündeminde bulunmayan hususların karar altına alındığını, açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/777 Esas sayılı dava dosyasının, ihtiyati tedbire yönelik 20/11/2023 tarihli ara kararın kaldırılmasına, tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Talep; 23.10.2023 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların uygulanmasının tedbiren durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik kararın kaldırılması ve ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince 6102 sayılı TTK'nın 449. maddesi gereğince davalı şirketin yönetim kurulu üyesinin yazılı görüşü alınarak değerlendirme yapılmıştır. Genel kurul kararlarının yürütmesinin durdurulması talebinin reddine yönelik istinaf talebi yönünden yapılan değerlendirmede; TTK'nın 449. Maddesine göre, genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı takdirde mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilir. Anılan maddede mahkemeye tanınan takdir hakkı tamamlayıcı hukuk kuralı HMK 389 vd.maddelerinde yapılan düzenleme kapsamında ve buna uygun olarak kullanılması gerekir.6100 Sayılı HMK'nın 389/2.maddesinde " Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir."; aynı yasanın 390.maddesinde "tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." düzenlemelerine yer verilmiştir.TTK'nın 447.maddesinde genel kurulun, özellikle pay sahibinin, genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran, pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran, anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan, kararları batıl olduğu düzenlenmiştir.TTK'nın 421.maddesi uyarınca Kanunda veya esas sözleşmede aksine hüküm bulunmadığı takdirde, esas sözleşmeyi değiştiren kararlar, şirket sermayesinin en az yarısının temsil edildiği genel kurulda, toplantıda mevcut bulunan oyların çoğunluğu ile alınır. İlk toplantıda öngörülen toplantı nisabı elde edilemediği takdirde, en geç bir ay içinde ikinci bir toplantı yapılabilir. İkinci toplantı için toplantı nisabı, şirket sermayesinin en az üçte birinin toplantıda temsil edilmesidir. Bu fıkrada öngörülen nisapları düşüren veya nispî çoğunluğu öngören esas sözleşme hükümleri geçersizdir.Somut olayda, davalı şirketin 3 ortaklı bir şirket olduğu, 5.000.000 TL sermaye karşılığı %40 payın davacıya, %40 payın dava dışı ..., %20 payın dava dışı ...'ye ait olduğu, davaya konu genel kurul toplantısına tüm ortakların katıldığı, davacının toplantıda yer aldığı, anılan toplantıda 2022 yılı yönetim kurulu faaliyet raporu ile bilanço gelir gider tablosu hesapları okunarak oyçokluğuyla kabul edildiği, müdürler kurulunu oluşturan müştereken ... oyçokluğuyla ibra edildiği, davacının ibra edilmediği, ... oyçokluğuyla müdür olarak seçildiği, müdürlük görev süresinin 1 yıl olmasının kabul edildiği, şirket müdürüne aylık net 50.000 TL ödenmesinin kabul edildiği, müşterek imza ve temsil yetkilileri olan davacı ve ... müdürlük ve temsil yetkilerinin sona ermesine ve ... davalı şirketin 1 yıllığına imza ve ilzama ve temsile münferiden oyçokluğuyla karar verildiği, şirketin konkordato sürecinde olduğu nazara alınarak bu aşamada 2022 faaliyet dönemi karının dağıtılmamasına karar verildiği görülmüştür. Somut olayda; İhtiyati tedbir isteyen davacının ortağı olduğu davalı şirket hakkında konkordato davası bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacı tarafça anılan genel kurul kararlarının yürütmesinin durdurulması ileride telafisi güç ve imkansız zararların doğmasını önlemek gerekçesiyle talep edilmiş olmakla birlikte ne tür bir zararın doğacağı somut olarak açıklanmış değildir. İhtiyati tedbir talebine dayanak olarak sunulan deliller davacının iddialarını yaklaşık olarak ispata elverişli değildir. Bunun yanı sıra HMK'nın 389. Maddesinde düzenlenen "mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi" sebeplerinin varlığı da yaklaşık olarak ispatlanamamıştır. Yaklaşık ispat şartının gerçekleşmemesi nedeniyle tedbir talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamıştır. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi ara kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacının yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair karar verilmiştir.
KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-İhtiyati tedbir talep eden davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.13/02/2024