T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/418
KARAR NO: 2024/390
KARAR TARİHİ: 14/03/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 18/02/2020
NUMARASI: 2018/243 Esas - 2020/107 Karar
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/03/2024
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün Davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; , müvekkili firma tarafından 06/07/2012 tarihinde davalı ... Ltd. Şti.'den ... marka, ... plakalı, 2012 model, beyaz renkli, ... tipi, ... cinsi otomobilin 160.012,83 TL bedelle ve ... seri nolu fatura ile satın alındığını, satın alınan araçta bir süre sonra muhtelif arızaların meydana geldiğini, ilgili servise götürüldüğünü ancak uzman servis elemanlarının tüm müdahalelerine rağmen onarılamadığını, müvekkili firma tarafından aracın tüm periyodik bakımlarının zamanında yapıldığını, araçla ilgili kullanıcının üzerine düşen tüm özen ve ihtimam yükümlülüklerine yerine getirdiğini, aracın garanti süresinin dolmadığını, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 8. Maddesine göre dava konusu aracın ayıplı mal niteliğinde olduğunu, müvekkilinin bedel iadesini de içeren sözleşmeden dönme hakkının kullanılması için davalıya Bornova ... Noterliğinin 24/03/2015 tarih, ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile başvurduğunu fakat davalı tarafça bu ihtarnameye herhangi bir cevap verilmediğini belirterek davanın kabulü ile, dava konusu otomobilin ayıplı olduğunun tespitini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu aracın üreticisi firması ... Limited ile müvekkil şirket arasındaki distribütörlük sözleşmesi 20/08/2014 tarihinde sonlandığını, bununla birlikte davacının ayıplı hizmet aldığı servis şirket ile de müvekkillerinin hukuki ve ticari ilişkisi bulunmadığını, bu tarihten itibaren müvekkillerinin diğer davalının işlemlerinden sorumluluğuna gidilemeyeceğini, bu sebeple de davanın müvekkil bakımından pasif husumet yokluğu sebebiyle reddi gerektiğini, yasada öngörülen zamanaşımı süresinin dolmuş olması sebebiyle davanın reddedilmesini, davacının yasada öngörülen ihbar yükümlülüğünü yerine getirmemiş olması nedeniyle davanın reddi gerektiğini, müvekkil şirket hakkında açılmış davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin ticari nitelikte olması nedeniyle TTK m. 23/I-c maddesinin uygulanması gerektiği ancak; bu maddenin açık ayıplar için uygulanabileceği, gizli ayıplar için TBK'nın 223/II maddesine atıfta bulunulduğu, ilgili madde gereğince ayıbın ortaya çıkmasının ardından derhal ayıp ihbarının yapılması gerektiği, dava konusu olayda; dava konusu araçta yer alan ayıbın gizli ayıp niteliği taşıması ve kullanma ile ortaya çıkması sebebi ile TBK'nın 223/II maddesi gereğince; yetkili serviste yapılan muayene ve testler kapsamında muayene ve ihbar külfetini zamanında ve usulüne uygun olarak yerine getirildiği belirlenmiştir. TBK'nın 219/f. 1 hükmü gereği olarak alıcının ayıba karşı tekeffülden doğan haklarının garanti süresinin sonuna kadar kullanılacağının kabulü gerektiği, dava konusu olayda; davaya konu aracın garanti süresi içerisinde tespit edilen ayıbın yine garanti süresi içerisinde ve garanti kapsamında motorunun değiştirildiği hususunda uyuşmazlık bulunmadığı, dava konusu araca ilişkin motorun davalı şirket tarafından 31.05.2015 tarihinde değiştirildiği dikkate alındığında; 11.07.2015 tarihine kadar davalının garanti taahhüdü devam ettiği, davacının işbu davayı ise; TTK'nın 23/1-c yollaması ile TBK'nın 223/2 maddesi gereğince 2 yıllık zaman aşımı süresi içerisinde olacak şekilde 03.06.2015 tarihinde açtığından davalı yanın zamanaşımı definin yerinde olmadığı belirlenmiştir. Dosya kapsamına alınan bilirkişi raporunda aracın halihazırda herhangi bir arızasının bulunmadığının görüldüğü, motorun komple değişimi ile aracın normal konumuna geçebildiği dolayısıyla davacının TBK tarafından kendisine tanınan seçimlik imkanlarından "onarım hakkını" kullandığının tespit edildiği, davacının ayıptan doğan seçimlik haklarından "onarım" imkanını kullandığı ve buna istinaden davalı tarafından dava konusu aracın onarıldığı, buna rağmen davacının araçtan beklenen faydanın sağlanamaması sebebi ile kendisine tanınan seçimlik imkanlardan sözleşmeden dönme imkanını kullanmak istemesinin aracın motorunun yeni bir motorla değiştirilmesi sebebiyle haklı görülemeyeceği ve araca olan güven duygusunun sarsıldığından bahsedilemeyeceği, motorun değiştirilmesinden sonra aracın normal konuma geçtiği ve bu sebeple ayıplı olmadığı anlaşıldığından; davacının sözleşmeden dönerek ödediği bedelin iadesi ya da aracın misliyle değiştirilmesi imkanını kullanamayacağından davacı tarafça açılan davanın reddine, ..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; işbu davadaki taleplerden birinin ayıplı malın yenisiyle değiştirilmesi olup dava konusu aracın, “0” km olarak alıcı davacı firmaya teslim edildikten sonra, ardı ardına gerçekleşen arızalar nedeniyle birçok parçası tamamen değiştirilmiş, 3 numaralı pistonunda delik ve çatlak ile 4 numaralı pistonunda ince çatlak tespit edilmiş, bunun üzerine motor değişim işlemlerine başlanarak aracın 31.05.2015 tarihinde motorun değiştirilmiş, aracın yeni motor numarası ruhsatına işlenerek tescil belgesi değişimi yapıldığını, yapılan onarımlar sonucu motor arızası giderilmişse de; bu arızaların giderilmesi amacıyla aracın birçok parçası değiştirildiği, böylece aracın orijinal hâlini kaybettiği, ayrıca motorun tamamen değiştirilmesinin gizli ayıp niteliğinde bulunduğunu, işbu dava konusu araçtaki arızalar giderilse bile davacı alıcının araca duyduğu güvenin sarsılmış olması nedeniyle araçtan beklediği yararı, konforu ve performansı sağlayamadığı ve bundan sonra sağlayamayacağını, davacı tarafından ihtarnameyle araç değişiklik talebi davalı tarafa iletilmesine karşın, davalı yanın bu istemi yerine getirmediğini, dolayısıyla, davacının değer düşüklüğüne ilişkin zararı giderilerek de olsa aracı bu şekilde kullanmaya zorlanamayacağı, araçtaki bu nitelikte arızaların giderilmesinin aracın gizli ayıplı olduğunu ve değiştirilmesi şartlarının gerçekleşmediğini göstermeyeceğini dolayısıyla, davacının satın aldığı ve gizli ayıplı çıkan ... plakalı, 2012 model, beyaz renkli, ... tipi, ... cinsi otomobilin yenisi ile değiştirilmesini talep etme koşullarının oluşmuş olup, 02.11.2019 tarihli bilirkişi raporunda da açıkça tespit edildiği üzere; dava konusu araçtaki motor arızasının, kullanıcı kaynaklı olmayan ve daha 74,000,00 km gibi çok erken kilometrelerde değişmesi gerektiği için üretimden kaynaklı ayıplı olduğu açıkça ifade edilmiş olup, bu arızanın sözleşmenin feshini gerektirebilecek nitelikte gizli ayıp olduğu, motorun tamamen değiştirilmesinin normal bir süreç olmadığı, motorun normal veya muadillerininki gibi olmamasının, motor kusurlarının bulunmasının tahsis veya kullanım amacı bakımından tüketicinin beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran ve aracın ikinci el satış aşamasında değerini düşürücü nitelikte olduğu bahse konu hatadan dolayı tüketicinin herhangi bir kusur ve ihmalinin bulunmadığı yönünde görüşü beyan edildiğini, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle: davalı şirket ile üretici firma arasındaki distribütörlük sözleşmesinin 20.08.2014 tarihi itibariyle sona erdiği ve 23.12.2014 tarihinde gerçekleşen arızadan kaynaklı olarak davalı şirketin muhatap gösterilemeyeceği, kaldı ki davacının da bu hususu bildiği, arıza için ... Oto'ya başvurduğu ve başvurusu sonrasında, davacının bilgisi dahilinde, aracın motorunun ücretsiz şekilde değiştirilerek davacıya teslim edildiği, davacının buna rağmen davalı şirkete gönderdiği ihtarname ile ayıba ilişkin talepte bulunmasının TBK TBK 231/1, TTK 23 ve TBK 223 maddelerinde gösterilen şartları da taşımadığından, talebin haksız olduğu, ayrıca zaten davacının ... Oto'ya başvurusu ile arızanın davacının seçimlik haklarından "ücretsiz onarım" hakkını kullanması ile bu yolu tüketmiş olduğu ve giderilmiş olan bir soruna dayalı talepte bulunmasının hakkaniyete aykırı olacağını, istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:Dava, ticari satım sözleşmesi kapsamında ayıplı olarak teslim edildiği iddia olunan aracın misliyle değişimi, olmadığı takdirde satış bedelinin tahsili davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, motoru değiştirilen aracın misliyle değiştirilmesinin gerekip gerekmediği noktasındadır.Davacı şirket, ... plakalı aracı 06/07/2012 tarihinde davalıdan satın almıştır.Davacı tarafça, satılanın ayıplı olması nedeniyle aracın misliyle değişimi, olmadığı takdirde satış bedelinin tahsiline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, dava konusu otomobilin garanti kapsamında motorunun değiştirildiği ve otomobilin motor arızası tekrarlamadığı, kullanımına devam edildiği ve dava tarihi itibariyle aracın ayıplı olmadığı tespit edilmiştir. Davacı taraf ise yinede, alıcının, değer düşüklüğüne ilişkin zararı giderilerek de olsa aracı bu şekilde kullanmaya zorlanamayacağı, araçtaki bu nitelikte arızaların giderilmesinin aracın gizli ayıplı olduğu aracın yenisi ile değiştirilmesinin koşullarının oluştuğunu ileri sürmüştür. Davacı tarafından davalı muhatabına çekilen Bornova .... Noterliğinin 2403/2015 Tarih ve ... YN'lu ihtarnamesi ile ayıp nedeniyle araç bedelinin ödenmesi ihbar ve ihtar edilmiştir. Ancak, bu ihtardan sonra aracın motoru garanti kapsamında 30/06/2015 tarihinde garanti kapsamında değişmiştir. Dava konusu aracın gerçekleşen arızalar nedeniyle birçok parçasının tamamen değiştirildiği ve 31.05.2015 tarihinde motorun değiştirilerek, aracın yeni motor numarasının ruhsata işlendiği hususları davacının da kabulündedir. Davacı, yapılan onarımlar sonucu motor arızası giderilmişse de bu arızaların giderilmesi amacıyla aracın birçok parçasının değiştirildiği ve böylece aracın orijinal hâlini kaybettiği beyan etmekte ise de, davalı satıcıya karşı araç bedelinin iadesi isteminde bulunulduktan sonra, garanti kapsamında aracın motorunun değiştirilmesi suretiyle ayıbın giderildiği nazara alındığında, bu aşamadan sonra aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesi veya bedelinin iadesinin istenmesi mümkün değildir. Bu nedenlerle, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.14/03/2024