T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/49
KARAR NO: 2024/385
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 22/06/2017
NUMARASI: 2016/150 Esas - 2017/686 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/03/2024
Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 08/05/2015 tarihli teklif uyarınca ticari satış konusunda anlaşmaya varıldığını, anlaşmaya göre talep edilen ürünlerin davalıya gönderildiğini ve karşılığında 11/05/2015 tarihli .. nolu, 20/05/2015 tarihli ... nolu faturaların düzenlerek davalıya tebliğ edildiğini, davalı taraf faturalara itiraz etmediği gibi toplam 26.500,00 TL ödemede bulunduğunu, ancak bakiye 9.078,94 TL borcun ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "..davacının takip ve dava konusu ettiği ... nolu 20/05/2015 tarihli 34.821,09 TL bedelli faturaya konu malları davalıya teslim ettiğini ispat etmesi gerektiği, malların teslimine ilişkin olarak sunulan kargo teslim belgelerinin içeriklerinin belirsiz olduğu, davacı defterlerinde görülen ödemelere ilişkin banka havale dekontları incelendiğinde dava konusu faturaya ilişkin bir açıklama bulunmadığının, aksine üç tanesinde dava konusu olmayan bir faturaya ilişkin açıklama olduğunun, bir tanesinde ise sipariş avansı açıklaması olduğunun görüldüğü, davacı vekili ödeme belgelerinde belirtilen faturanın iptal edilen bir fatura olduğunu belirtmiş ise de bunu ispatlayamadığı, kaldı ki bunun davanın esasına etkisinin olmadığı, davalı asile ticari defterlerini sunması yönünde talimat yazılmadığı, davacı vekilinin bu yönde talepleri olmadığını beyan ettiği, mahkememizce gönderilen ihtaratlı davetiyenin ise hem asil yerine icra dosyasındaki vekile gönderilmiş olması hem de davalı adresinin yargı sınırlarımız içinde olmaması nedeniyle geçerli olmadığı, kaldı ki davacı tarafça ticari defter delili olarak sadece davacı ticari defterlerine dayanılmış olduğu, davalının defter ibrazından kaçındığı kabul edilse dahi davacı tarafça münhasıran davalı defterlerine dayanılmadığından bu hususun davalı aleyhine yorumlanamayacağı, sonuç olarak davacının davalıya faturaya konu malları teslim ettiğini ispat edemediği, davanın sübuta ermediği anlaşılmakla davanın reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasındaki ticari ilişkinin 08.05.2015 tarihli teklif uyarınca yapılan alış verişten ibaret olduğunu, bu ilişki uyarınca 11.05.2015 tarih ve ... numaralı, 757,85 TL bedelli ve 20.05.2015 tarih ve ... numaralı, 34.821,09 TL bedelli iki adet fatura düzenlenerek davalı şirkete iletildiğini, davalı tarafın, yapılan alış veriş ve düzenlenen faturalar üzerine 18.05.2015 tarihinde 10.000 TL, 12.06.2015 tarihinde 7.500 TL, 26.06.2015 tarihinde 5.000TL ve 21.08.2015 tarihinde 4.000 TL olmak üzere toplam 26.500 TL ödeme yaptığını, Mahkemece yapılan ödemeler ile ilgili dekontların bir tanesinde sipariş avansı, üç tanesinde ise dava konusu edilmeyen ... sayılı fatura açıklamasının bulunduğunu, dava konusu edilen faturalar ile ilgili bir açıklama bulunmadığını dile getirdiğini, akabinde faturalara konu malların teslimi ile ilgili taraflarınca sunulan kargo bilgilerini de yetersiz bulmuş ve davanın reddine karar verildiğini, davalı tarafça ürünlerin kendisine teslim edilmediğine dair bir itirazın hiçbir aşamada yapılmadığını, davalı/borçlu tarafından yapılan tek itirazın icra takibine ilişkin ve burada da "borçlu bulunulmadığı" ileri sürüldüğünü, taraflarınca talep edilen bedelin, yapılan ödemelerden sonra bakiye bedel olduğunu, davalı taraf hiç ödeme yapmamış olsa, davaya cevap vermeyerek inkar etmiş olması nedeniyle malların kendisine teslim edilip edilmediği düşüncesiyle araştırma yapabileceğini, ancak davalı tarafın 26.500TL ödeme yaptığını, bakiyeyi ödemediğini, basiretli bir tacirin, kendisine teslim edilmemiş ürünler ile ilgili olarak kesilen fatura bedelinin büyük bir kısımını ödemeyeceğini, bu ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, dosya içinde mevcut bilirkişi raporunda da değinildiği gibi davalı tarafından yapılan ödemelerin banka kanalıyla gerçekleştirildiğini, mahkemece davanın reddine dair gerekçesine bakıldığında davalı tarafın bu ödemeleri niye yapmış olabileceğine dair hiçbir açıklama getirilmediğini, davalı tarafın yapılan icra takibine itiraz etmesinin sebebi ürünleri teslim almamış olması değil, icra takibi üzerine haciz riskine girmeden ödemeyi geciktirme çabası olduğunu, Mahkeme bu durumu tamamen göz ardı ederek, davalı tarafından yapılan büyük miktarda ödemeyi hiç dikkate almayarak usule, yasaya ve açık biçimde hakkaniyete aykırı kararını oluşturduğunu, İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 22.06.2017 tarih ve 2016/150 E., 2017/686 K. sayılı kararının istinaf incelemesi sonucu ortadan kaldırılmasına, davalı şirketin İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli itirazın iptali ile takibin devamına, itiraz kötü niyetli olduğundan takip tutarının % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına, tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:Dava, ticari satımdan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, bu karara karşı, davacı vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur. Davacı tarafından davalı hakkında İstanbul Anadolu 6. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra dosyasında 20.05.2015 tarihli fatura bedeli bakiyesi sebebine dayalı olarak 9.078,94 TL asıl alacak, 31,34 TL işlemiş faiz , 117,20 TL ihtarname gideri olmak üzere toplam 9.227,48 TL nin tahsili istemiyle 19.01.2016 tarihinde ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222/1.maddesi " Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir " şeklinde düzenlenmiş olup, Türk Ticaret Kanunu'nun 83. Maddesi de "ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir. " hükmünü içermektedir.Bu düzenlemeler uyarınca ticari uyuşmazlıklarda, her iki tacirin ticari defterlerinin birlikte incelenerek tarafların borç alacak ilişkilerini ne şekilde düzenlediklerinin kuşkuya yer vermeyecek şekilde açığa çıkarılması gerekmektedir. İlk derece mahkemesince, davalı şirkete ticari defterlerini sunması yönünde talimat yazılmadığı, davacı tarafça ticari defter delili olarak sadece davacı ticari defterlerine dayanılmış olduğu, münhasıran davalı defterlerine dayanılmadığı gerekçesiyle bu yasal prosedüre uyulmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, davalının ticari defter ve belgeleri üzerinden inceleme yapılması için davalının adresinin yargı çevresi dışında olması nedeniyle ilgili mahal mahkemesine talimat yazılarak usulüne uygun şekilde ihtarat yapılması ve ticari defterlerin sunulması halinde yapılacak inceleme neticesinde davacının alacaklı olup olmadığı hususlarını açıklığı kavuşturacak şekilde konusunda uzman bilirkişiden alınacak taraf ve yargı denetimine elverişli bilirkişi raporu sonucuna göre karar verilmesi gerekirken mahkemece eksik inceleme sonucunda davanın reddine karar verilmesi isabetli görülmemiştir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
KARAR:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,2-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, 3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.13/03/2024