T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/314
KARAR NO: 2024/677
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 04/11/2020
NUMARASI: 2018/1263 Esas - 2020/558 Karar
DAVA: Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 08/05/2024
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 15/08/2016 tarihli acentelik sözleşmesi bulunduğunu, müvekkilinin bu acentelik sözleşmesi ile Sabiha Gökçen Acenteliğini üslendiğini, tüm edimlerini yerine getirmesine rağmen davalı şirketin bir kısım asılsız iddialar içerir ihtarname göndererek sözleşmeyi feshettiğini, müvekkilinin cevabi ihtarname göndererek söz konusu iddiaların gerçek nedenlerini açıklayıp mevcut tüm alacaklarının taraflarına ödenmesi ve mevcut teminat mektubunun iadesini istediğini, ancak bu tarihe kadar olumlu bir cevap alamadığını, taraflar arasındaki acentalık sözleşmesine davalı tarafın aykırı davranması ve haksız olarak davalı tarafça sözleşmenin feshedilmesi nedeniyle müvekkilinin uğramış olduğu zararlara karşılık öncelikle 31.08.2018 tarih ... numaralı ve toplam 62.603.90 TL bedelli ve 29.09.2018 tarih ve ... seri numaralı 71.198,58 TL bedelli hak edişe ait fatura alacağı ile 14.000,00 TL demirbaş alacağı, 25.000,00 TL isim hakkı alacağı ve 26.880,24 TL çağrı yansıtması alacağı, 21.616,61 TL ölçüm – tartım alacağı, 17.100,00 TL sahte teslimat alacağı, 9.381,00 TL gün sonu kesintisi alacağı, 4.900,78 TL ek araç yansıtması alacağı, 5.523,05 TL fiyat farkı yansıtması alacağı, 698,29 TL iptal irsaliye barkotlarının kullanım yansıtması alacağı, 7.070,72 TL faturalandırılmayan irsaliye ACN komisyonu alacağı, 1.546,04 TL mobil ücret tahakkuku, 1.037,11 TL e-fatura kontör bedeli alacağı, 12.645,42 TL el terminali kullanım bedeli alacağı, 3.245,00 TL sevk edilmeyen gönderi alacağı,4.071,00 TL program kullanım bedeli alacağı, 4.720,00 TL gerçek dışı kargo beyan girişi alacağı ve 2.932,06 TL post cihazı kullanım bedeli alacağı, 38.618,44 TL hasar tazmin yansıtması, 10.645,41 TL VG/AGS performans bedeli, 231.20 TL noter bedeli alacağı, 855,50 TL mesai bitiş ihlali alacağı, 4.720,00 TL İnsan Kaynakları Uygunsuzlukları alacağı, 389,40 TL Müşteri memnuniyeti tablet kullanımı alacağı, 489,96 TL personel takip kullanım programı alacağı, 27.49 TL e-arşiv sms bedeli alacağının ve şimdilik ileride artırım yapma hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL müşteri mahsupları alacağının haksız olarak davalıya ödendiği günden itibaren işleyecek faizi ile birlikte taraflarına ödenmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki sözleşmenin 43/d maddesine göre İstanbul Mahkemeleri ve İcra Daireleri'nin kesin yetkili olduğunu, esasa ilişkin olarak da, taraflar arasındaki sözleşmenin haklı nedenle sona erdirildiğini, davacının taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı davranışlarda bulunduğunu, halen de kayıp kargo şikayetlerinin geldiğini, bu nedenle davanın usul ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...davacının taraflar arasındaki sözleşme ilişkisine aykırı davranışlarda bulunduğu, kargo bedellerini 3-20 gün aralığı içerisinde müşterilerden tahsil etmesine rağmen zamanında tahsil düşülmediği, kasa açıkları bulunduğu, bu sebeplerle sözleşmenin öncelikle Beykoz ... Noterliği’nin 31.10.2017 tarih ... yevmiye no.lu ihtarnamesi ile feshedildiği, ancak sonrasında tarafların bir araya gelerek sözleşme ilişkisine devam kararı aldıkları, ama davacının personel alımına ilişkin sözleşmenin 27/b maddesine aykırı davranarak "davalının insan kaynaklarının bilgisi dışında" personel alımı yaptığı, davalının 11.04.2018 tarihli uyarı yazısına rağmen aynı şekilde personel alımının tekrarlandığı, bu sebeple davalının, davacıya 03.05.2018 tarihinde tekrar uyarı yazısının gönderdiği, 19.04.2018 tarihinde yapılan denetimde müşterilerden tahsil edilen 15.209,00 TL’nin davalı banka hesabına havale edilmediği ve işyeri kasasında bulunmadığı, davalının 13.07.2018 tarih, ... yevmiye no.lu ihtarnameyle davacıyı son kez uyardığı, 13.09.2018 tarihinde yapılan kasa denetiminde davacının müşterilerden tahsil ettiği 34.872,65 TL’yi davalının banka hesabına havale etmediği, paranın davacının işyeri kasasında da bulunmadığı, davacının işçi olarak çalıştığı ..., ... ve ...’un SGK kaydının olmadığının tespit edildiği anlaşılmıştır. Davacı taraf, gerek davalının sunduğu cevap dilekçesindeki savunmalara ilişkin somut bir iddiada bulunmamış, gerekse teknik inceleme açısından hükme esas alınan bilirkişi heyeti ek raporuna süresi içerisinde beyan ve itirazda bulunmamıştır. Buna göre, bilirkişi heyetince doğrulanan yukarıda belirtilen uyarı yazıları ve denetim raporunda belirtilen hususların taraflar arasındaki sözleşmenin Faturaların Tahsili Ve Tahsil Edilen Paranın ... Kargoya Gönderilmesi” başlıklı 22 maddesine ve Personel Yapısı ve Sorumlulukları başlıklı 27. maddesine aykırılık teşkil ettiği, bu tespitler ışığında davalı yanca sözleşmenin feshinin haklı fesih olarak nitelendirilebilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Her ne kadar, bilirkişi raporlarında, davacının ihtiyati tedbir talebine konu teminat mektubunun paraya çevrilmesi ile ilgili beyanda bulunulmuş ise de, davacının bu talebi davanın esası ile ilgili olmayıp, geçici hukuki tedbir niteliğindeki ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. Bu istemle ilgili talep, 23.10.2018 tarihli tensip zaptında değerlendirilmiş olup, davacı tarafça sonradan 80.000 TL'lik teminat mektubu ile ilgili peşin nispi harcı yatırılarak açılmış bir dava bulunmamaktadır. Bu nedenle, gerekli olmadığından davalı vekilinin bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde bu hususta yapılan itiraz dikkate alınmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davalı taraf, davacı tarafla ilgili sözleşmeyi haklı olarak feshettiğinden ve davacının talepleri haklı olmadığından davanın reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı-davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkil ... ile davalı kargo firması arasında 15.08.2016 tarihli Acentelik Sözleşmesi imzaladığını, acentelik sözleşmesi ile Sabiha Gökçen Acenteliğini üstlendiğini, söz konusu sözleşme gereğince üstlenmiş olduğunu tüm edimleri yerine getirmiş olmasına rağmen ; davalı firmaca Beykoz ... Noterliği”nin 03.10.2018 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile “ acentede 13.09.2018 tarihinde yapılan kasa denetiminde şirket adına tahsil edilen 34.872,65 TL'nin ilgili banka hesabına havale edilmediği gibi işyeri kasasında da bulunmadığını, 13.09.2018 tarihinde gerçekleşen denetim esnasında birimde çalışan ve ihtarname de adı geçen kişilerin SGK kaydının olmadığını, sözleşmenin 22.maddesine aykırı davranıldığını, 04.10.2018 tarih itibari ile sözleşmenin fesih edildiği “belirten bir ihtarname gönderildiğini, ancak müvekkilin zaten davalı firmaya da 03.10.2018 tarihinde Beykoz ... Noterliğinden 03.10.2018 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamemiz ile “sistemden kaynaklanan kasa sıkıntısı nedeni ile kasa açığının ortaya çıktığını, kargo firmasının alacaklarımız gününde ödememesi nedeni ile işçilerin maaşlarının dahi kasadan ödendiği ile ilgili zaruret halinin izah edildiğini ve söz konusu ihtarname ile mevcut tüm alacaklarımızın tarafa ödenmesi ve mevcut teminat mektubunun iadesi istendiğini, ancak bugüne kadar olumlu bir cevap alamadığını, dolayıyla mahkeme huzurunda iş bu davayı açma gereği doğduğunu, diğer yandan davalı firma ile acentelik ilişkisi kurulurken müvekkilin davalı firmaya ... Bankası Kurtköy Şubesine ait 25.05.2017 tarihli ... nolu ve 80.000,00 TL bedelli teminat mektubu alındığını, ancak davalı firma, müvekkil firma ile arasında ki iş bu acentelik sözleşmesine aykırı davranırken bir yandan da müvekkili teminat mektubunu işleme koymak ile tehdit ettiğini, bu nedenle mahkemeden iş bu teminat mektubu ile ilgili olarak işlemleri yapıldığını, açıklanan nedenlerle istinaf talebinin kabulü ile davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE: Dava; acentelik ve cari hesap sözleşmesi kapsamında alacak istemidir.İlk derece mahkemesince yukarıdaki gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinafa konu uyuşmazlık temelde; davanın reddinin sözleşme ve yasa hükümlerine uygun olup olmadığı noktalarındadır. Taraflar arasında acentelik sözleşmesi ve cari hesap sözleşmesi imzalandığı, davacının bu sözleşmeler kapsamında davalının Sabiha Gökçen acenteliğini üstlendiği, sözleşmelerin davalı tarfça 04/10/2018 tarihi itibarıyla " 13.09.2018 tarihinde yapılan olağan kasa denetiminde, Şirketimiz (.. Kargo) adına müşterilerden tahsil edilen 34.872,65 TL’nin şirketimizin ilgili banka hesabına havale edilmediği gibi işyeri kasasında da bulunmadığı tespit edilmiştir. Şifahi bildirimlere rağmen oluşan kasa açığını hali hazırda kapatmadığınız malumunuzdur. Şubenizde bölge denetimi devam etmekte olup, henüz tutar netleşmemekle birlikte kasa açığı tutarının arttığı tespit edilmiştir. Ayrıca, yine 13.09.2018 tarihinde gerçekleşen denetim tespitinde birimde çalıştırılan..., ... ve ...’un SGK kaydının olmadığı tespit edilmiştir. Sözleşmenin 22. maddesi gereğince, müşterilerden tahsil edilen tutarların günlük olarak sayın muhatap tarafından bilinen şirketimiz banka hesabına yatırılması gerekirken, yatırılmadığı; ayrıca, mevcut sözleşmenin "acentenin sorumlulukları" alt başlıklı 5 maddesinde "Acente olarak ... Kargo'nun Yönetmelik ve şubeler ite ilgili düzenleme ve talimat hükümlerine, ... Kargo'nun Yönetim Kurulu Kararlarına, Genel Müdürlük ve Bölge Müdürlüğü kararlarına ve bundan sonra bildirilecek olan talimat hükümlerine tam olarak uymayı, iş ve işlemlerini bu hükümlere göre yürütmeyi bağımsız ve basiretli bir tacir sıfatıyla kabul ve taahhüt ettiği hususu düzenlendiği halde, bu taahhütlere aykırı davranıldığı tespit edilmiştir. Anılan taahhüde aykırılığın sözleşmenin feshi sonucunu doğuracağı açıktır. Anılan sebeplerle tarafınızla akdedilen Sözleşme'nin yukarıda anılan sözleşmeye aykırı fiilleriniz nedeniyle 04.10.2016 tarihi itibariyle feshine karar verilmiştir.” gerekçeli ile feshedildiği belirlenmiştir. Davacının bir kısım taleplerinin sözleşmenin fehshine bağlı olmayan, bir kısmının ise sözleşmenin haksız feshine bağlı talepler olduğu görülmektedir. Bu kapsamda davacının hadekiş alacakları yönünden mahkemece dava tarihi itibarıyla vadelerinin gelmemesi nedeniyle davanın reddine karar verildiği, davacını diğer feshe bağlı olmayan taleplerinin dosyaya alınan bilirkişi heyet raporu ile tek tek değerlendirildiği ve mahkemece de hükme esas alındığı davacı taleplerinin sözleşme hükümlerine uygun düşmemesi nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Davacının sözleşmenin haksız feshine dayanan talepleri yönünden ise; Tarafların 2017/Şubat-Mart-Nisan-Aralık 2018/Mart-Haziran-Kasım dönemlerine ilişkin cari hesap mutabakatlarının bulunup mutabakat bakiye tutarlarının aynı dönem davalı cari hesap ekstreleri ile uyumlu olduğu, davacının taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine aykırı davranışlarda bulunduğu, kargo bedellerini 3-20 gün aralığı içerisinde müşterilerden tahsil etmesine rağmen zamanında tahsil düşülmediği, kasa açıkları bulunduğu, bu sebeplerle sözleşmenin öncelikle Beykoz ... Noterliği’nin 31.10.2017 tarih ... yevmiye no.lu ihtarnamesi ile feshedildiği, ancak sonrasında tarafların bir araya gelerek sözleşme ilişkisine devam kararı aldıkları, ama davacının personel alımına ilişkin sözleşmenin 27/b maddesine aykırı davranarak "davalının insan kaynaklarının bilgisi dışında" personel alımı yaptığı, davalının 11.04.2018 tarihli uyarı yazısına rağmen aynı şekilde personel alımının tekrarlandığı, bu sebeple davalının, davacıya 03.05.2018 tarihinde tekrar uyarı yazısının gönderdiği, 19.04.2018 tarihinde yapılan denetimde müşterilerden tahsil edilen 15.209,00 TL’nin davalı banka hesabına havale edilmediği ve işyeri kasasında bulunmadığı, davalının 13.07.2018 tarih, ... yevmiye no.lu ihtarnameyle davacıyı son kez uyardığı, 13.09.2018 tarihinde yapılan kasa denetiminde davacının müşterilerden tahsil ettiği 34.872,65 TL’yi davalının banka hesabına havale etmediği, paranın davacının işyeri kasasında da bulunmadığı, davacının işçi olarak çalıştığı ..., ... ve ...’un SGK kaydının olmadığının tespit edildiği anlaşılmaktadır. Bilirkişi raporunda da değinilen uyarı yazıları ve denetim raporunda belirtilen hususların taraflar arasındaki sözleşmenin Faturaların Tahsili Ve Tahsil Edilen Paranın ... Kargoya Gönderilmesi” başlıklı 22 maddesine ve Personel Yapısı ve Sorumlulukları başlıklı 27. maddesine aykırılık teşkil ettiği, bu tespitler ışığında davalı yanca sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği anlaşılmakla davacının sözleşmenin haksız feshine dayanan talepleri hakkında da davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 08/05/2024