T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/831
KARAR NO: 2024/824
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 24/11/2020
NUMARASI: 2019/382 Esas - 2020/639 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklı)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/05/2024
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili Mahkememize sunduğu 05/07/2019 havale tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket tarafından ... no’lu nakliyat abonman sözleşmesi ve sözleşmeye istinaden tanzim olunan ... no’lu nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan ... A.Ş.’ye ait 70 kap brüt 21.225,94 kg muhtelif otomotiv parçası emtiası, davalı taşıyıcı şirket tarafından ... plaka no’lu araç ile Polonya’dan İstanbul’a nakledilmesi sırasında hasara uğradığını, eksper raporunda Polonya’dan Türkiye’ye kadar olan karayolu nakliyesinin nakliyeci ... A.Ş. sorumluluğunda ... plaka sayılı araç ile gerçekleştirildiği, 19/10/2018 tarihinde Gemlik Gümrük Müdürlüğü tarafından gümrük giriş işlemleri tamamlanan emtianın sigortalının Bursa’da yerleşik tesislerine sevk edildiğini, aracın 23/10/2018 tarihinde sigortalı firmaya teslim edilmesi sonrasında yapılan kontrollerde bir kısım emtianın ıslanarak hasarlanmış olduğunun görülmesi üzerine araç sürücüsünün imzalı olarak tanzim edilen ekli hasar tespit tutanağının düzenlendiğini, 192 adet ön fren diski ve 80 adet fren pensi emtiasının ıslanmış olduğunu, karton kolilerin ıslaklık nedeniyle mukavemetini kaybederek ezildiğini, yırtılmış olduğunu, ıslaklığın emtia içerisine kadar sirayet ettiği ve emtianın üzerinde yoğun paslanmaların başladığının görüldüğünü, söz konusu hasarın nerede ve nasıl gerçekleştiği iletilen bilgi ve belgelerden kesin olarak anlaşılamadığını, tahliye fotoğraflarına göre muhtemelen dorsenin arka kapı kısmından veya branda üzerinde gözle görülemeyen ufak deliklerden sızan yağmur suyu neticesinde meydana gelmiş olabileceği görüş ve kanaatine varıldığını, sovtaj bedeli de tenzil edilmek suretiyle, emtiaların hasar bedeli olarak tespit edilen 4.735,48 EURO hasar tazminatı, 02/01/2019 tarihinde sigortalıya ödenmiş olduğunu, poliçe şartları gereği sigortalıya ödenmiş olan %10 ilave bedel dahil edilmeden tespit edilmeden tespit edilen 4.216,34 EURO'nun sigortalının haklarına halef olduğunu, davalı konumundaki taşıyıcı şirket, emtianın kendisine teslim edildiği andan gönderilene teslim edilmesine kadar oluşacak hasarlardan sorumlu olduğunu, İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğü nezdindeki ... E. no’lu icra takip dosyası aracılığıyla ilamsız takip başlatıldığı ancak davalı konumdaki muteriz borçlu şirketin itiraz ettiği ve takibin durdurulmuş olduğunu, itirazın iptali ve takip konusu alacağın %20’den aşağı olmamak üzere tazminat ödenmesine karar verilmesini, tüm yargılama, masraf ve giderlerin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili 24/11/2020 tarihli duruşmada/esas hakkındaki beyanında; önceki beyanlarını tekrarla davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili Mahkememize sunduğu 30/07/2019 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; yabancı dilde belge ibrazına itiraz ettiklerini, alan spesifik nakliyat sigortasının bulunmadığını, aktif dava ehliyetinin ispatlanması gerektiğini, aksi halde davanın usulden reddine, CMR konvansiyonunun 30. Maddesi uyarınca müvekkiline usulüne uygun ihbar yapılmadığını, davacı tarafından sunulan ekspertiz raporunda varsayım ve yoruma dayalı tespit ile müvekkilinin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, davacının kesin hasar nedenini, hasarın miktarını ispatlaması gerektiğini, emtianın hasarın oluşumunda ambalajlama yetersizliğinden dolayı olduğunu, iddia edilen hasardan müvekkilin kusurunun bulunmadığını, Sayın Mahkemenin müvekkilinin sorumlu tutulması halinde tazminat miktarının CMR konvansiyonuna uygun şekilde tespit edilmesi gerektiği, sovtaj değeri hesaplanması hukuka ve usule aykırı olduğunu, sovtaj bedelinin hesaplanması gerektiğini, davacı şirketin icra takibinde talep ettiği faiz haksız ve konvansiyonuna aykırı olduğunu, davacı şirketin %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama, masraf ve giderlerin davacı tarafa yükletilmesini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ..Yargı yetkisini, Anayasanın 9. Maddesine göre, Türk Milleti adına kullanan Mahkememizce, uyuşmazlık konusu hakkında, yapılan açık duruşmalar ve yargılama sonunda(Ay. m.141), toplanan/sunulan deliller, ticaret sicil kayıtları, takip dosyası, bilirkişi raporu, iddia ve savunmalar ile tüm dosya mündericatı incelenip hep birlikte değerlendirildiğinde; dava dışı ... A.Ş.'ne ait emtianın davalı şirket tarafından Polonya'dan İstanbul'a taşındığı, emtianın taşıma sırasında ıslandığı ve hasar gördüğü, emtianın gördüğü hasara ilişkin taşımayı yapan araç şoförünün de imzası bulunan tutanağın tanzim edildiği, davacı tarafından yapılan Nakliyat Sigortası gereği, eksper raporu ile tespit edilen 4.735,48 Euro, hasar bedelinin dava dışı ... A.Ş.'ne 02/01/2019 tarihinde ödendiği bu nedenle davacının TTK 1472. Maddesi uyarınca sigortalısının haklarına halef olduğu, ödediği bedelin % 10 muafiyet kaydını düşerek rücuen tahsili amacıyla 4.216,34 Euro asıl alacak ve 50,95 Euro işlemiş faiz yönünden takip başlattığı, takibe itiraz edilmesi üzerine eldeki davanın açıldığı, emtianın ıslak ve hasarlı olduğuna ilişkin tutulan tutanak ile davalının emtiayı teslim alırken herhangi bir ihtirazi kayıt koymaması hususu birlikte değerlendirildiğinde emtianın Taşıma sırasında hasar gördüğünü kabul etmek gerektiği, CMR konvansiyonunun 17/1. Maddesi gereği davalının bu hasardan sorumlu olduğu, davacı tarafından geçerli bir sigorta sözleşmesine istinaden ödeme yapılması nedeniyle davacının ... A.Ş.'nin haklarına halef olduğu, yargılama sırasında alınan ve dosya kapsamına uygun olması nedeniyle hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre yapılan ödemenin ve sovtaj hesaplamasının ortalama piyasa şartları ile uyumlu olduğu, bu nedenlerle davacının asıl alacak yönünden takibe geçmekte haklı olduğu, takipte talep edilen işlemiş faiz yönünden ise, davacı tarafından yapılan ödeme sonrası davalının temerrüde düşürüldüğüne ilişkin bir ihtar bulunmaması, CMR Konvansiyonu'nunda da ödeme anından itibaren faize hükmedileceğine ilişkin bir düzenleme bulunmaması karşısında işlemiş faiz yönünden takibe itirazın haklı olduğu, CMR konvansiyonunun 27. Maddesine göre alacağa takip tarihinden itibaren % 5 oranında faiz uygulanmasının gerektiği alacağın eksper raporu ile tespit edilmiş olması nedeniyle likit olduğu bu nedenle icra inkar tazminatı talebinin haklı olduğu sonuç ve vicdani kanaatine(Ay. m.138) varılarak davanın kısmen kabul kısmen reddine" karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme tarafından huzurdaki davada Cmr 30’a Göre 7 Günlük ihbar süresine uyulmadığı yönündeki itirazların inceleme konusu yapmadan karar verildiğini, bilirkişi tarafından da tespit edildiği üzere iddia edilen hasar ambalaj hatasından meydana geldiğini, bilirkişiler tarafından davacının aktif husumet ehliyetinin varlığı araştırılmadığını, davacı tarafça ödeme gününden itibaren faiz işletilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, icra inkar tazminatına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı müvekkil şirketin istinaf başvurusunun esastan kabulüne karar verilmesini, mahkeme olan İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından 2019/382 E. 2020/639 karar numaralı dosyada verilen kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını, yeniden duruşmalı yargılama yapılarak talep doğrultusunda haksız ve mesnetsiz olan bu davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE: Dava; CMR konvansiyonu kapsamında Polonya ülkesinden Türkiye'ye yapılan taşımada hasar gören emtia zararını sigortalısına ödeyen davacının halefiyet gereği taşıyıcıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller ve bilirkişi raporu esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinafa konu uyuşmalık temelde; hasarın taşıma esnasında meydana gelip gelmediği, taşıma esnasında meydana gelmiş ise ambalaj yetersizliğinden meydana gelip gelmediği, davacının aktif husumetinin bulunup bulunmadığı noktalarındadır. Davacı sigortalısının Polonya ülkesinden ithal ettiği otomotiv yedek parçalarının Türkiye'ye kara yolu ile taşınması konusunda davalı ile anlaşıldığı, taşımanın davalı tarafça gerçekleştirildiği, ürünlerin 23/10/2018 tarihinde davacıya teslim edildiği, araç şoförü ve sigortalı fabrika yetkilisinin imzası bulunan hasar tespit tutanağının sunulduğu, dosyaya davacı tarafça sunulan cmr belgesi suretinde ürünlerin alıcıya teslimine ilişkin bir kaydın ve hasar ilişkin herhangi bir kaydının bulunmadığı belirlenmiştir. Dosyaya sunulan ekspertiz raporunda bir kısım ürünün ıslanarak hasarlandığı, ürünlerin plastik kasalarda karton seperatörler ile ayrılmış koli içerisinde, üzerinin polietilen sargı ambalajlı olduğu, bir kısım ürünlerin ıslak olduğu, karton kolilerin ıslaklık nedeniyle mukavemetini kaybederek ezilmiş, yırtılmış olduğu, ıslaklığın emtia içerisine kadar sirayet etiği, emtia üzerinde yoğun paslanmaların başladığı, fotoğraflardan paletlerin yoğun şeklide ıslanmış olduğu, palet üzerinde su birikintisinin olduğunun tespit edildiği, gümüş nitrat testinde tuzlu suya rastlanmadığı, söz konusu hasarın nerede nasıl olduğu kesin olarak anlaşılamamakla birlikte iletilen tahliye fotoğraflarına göre muhtemelen dorsenin arka kapı kısmında veya branda üzerindeki gözle görülemeyen ufak deliklerden sızan yağmur suyu neticesinde meydana gelmiş olabileceği görüşü bildirilmiştir. Dava dışı taşıtan sigortalı tarafından davalıya 23/10/2018 tarihli hasar bedelinin rücu edileceğine ilişkin ihtar gönderildiği, davacı tarafça da 07/01/2019 tarihli iadeli taahhütlü mektup ile TTK 1472 ve halefiyet hatırlatılarak davalıdan sigorta tazminatının rücu edilen kısmının talep edildiği, davacı ile sigortalısı arasında 01/04/2018-2019 tarihlerini kapsar nakliyat abonman blok poliçesinin 29/03/2018 tarihinde düzenlendiği, somut taşımaya ilişkin blok poliçe sertifikasının 11/10/2018 tarihide abonman blok poliçesine bağlı olarak düzenlendiği, davacı sigorta şirketince 02/01/2019 tarihinde 5.736,05 EURO hasar bedelinin sigortalısına ödendiği ve sigortalısı tarafından TBK 183 ve devamı hükümlerine uygun şekilde alacağın temlikine ilişkin ibranamenin davacıya verildiği ve dosya arasına alındığı anlaşılmaktadır. TTK 1472. maddesi uyarınca sigortacının sigortalısının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortacısına tazminat ödemiş olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir. Sigortacı; ancak sigortalısının meydana gelen zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa bu hakka ödediği bedel oranında halef olacaktır.Davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı yönünden; davacı ile sigortalısı arasında yapılan ve riziko tarihini kapsar nakliyat abonman blok poliçesi ve somut taşımaya ilişkin blok poliçe sertifikasının bulunması, sigortalıya yapılan ödemeye ilişkin makbuz ve TBK 183 ve devamı hükümlerince düzenlenmiş temliknamenin dosyaya sunulması karşısında davalının bu yönlere ilişen tüm istinaf sebeplerin reddi gerekir. CMR 17/1. maddesine göre taşımacı, yükü teslim aldığı andan, teslim edinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumludur. 17/2. madde, "Eğer kayıp, hasar veya gecikme istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından değil de istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut da taşımacının önlenmesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmiş ise, taşımacı sorumlu tutulamaz." şeklindedir.17/4. maddede de; "Madde 18 paragraf 2 ila 5'e uygun olmak üzere kayıp veya hasar durumları aşağıda belirtilen koşullardan bir veya bir kaçının doğal sonucu olan özel risklerden doğmuş ise, taşımacı sorumlu tutulamaz. b) Ambalajlanmadıkları veya kötü ambalajlandıkları zaman, özellikleri gereği fire veren veya hasara uğrayan malların ambalajlanmaması veya hatalı ambalajlanmış olması, c) Yükün gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden kişiler tarafından alınması, taşınması, yüklenmesi, yığılması veya boşaltılması," CMR 18/2.maddesinde ise "Taşımacı, durumun koşulları bakımından kayıp veya hasarın Madde 17 paragraf 4 de öngörülen özel risklerin bir veya daha fazlasına atfedilebildiğini belirlendiğinde, bunların bu nedenlerden ileri geldiği kabul edilir. Hak iddia eden kimse, kayıp veya zararın bu risklere kısmen veya tamamen bağlı olmadığını kanıtlamak hakkına sahiptir." düzenlemesini içermektedir. Dosyada toplanan deliler ve hüküm kurmaya elverişli olarak düzenlenen kök ve ek bilirkişi raporları ile hasarın dorse içine giren yağmur suyundan meydana geldiği, hasarın yükleme, istifleme, sabitleme veya ambalajlama eksikliğinden kaynaklanmadığı sabittir.İstinaf sebepleri yönünden yapılan değerlendirmede; Ürünlerin hasarına ilişkin taşımayı yapan şoförün imzasını taşıyan hasar tutanağı, ekspertiz raporu, olaya uygun hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu ile hasarın taşıma esnasında dorseye yağmur suyu girmesi sonucu oluştuğu, hasarın yükleme, istifleme, sabitleme veya ambalajlama eksikliğinden kaynaklanmadığı anlaşılmakla davalının CMR 30. Maddesinin nazara alınmadığı bir başka anlatımla davacı tarafça hasarın taşıma esnasında olduğunun ispatlanmadığı ve hasarın ambalaj eksiğinden kaynaklandığı yönündeki istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir. Ekspertiz raporu, bilirkişi raporu ve hasarlı ürünlerin piyasa şartlarında araştırması yapılıp sovtaj satışının gerçekleştirilmiş olduğu anlaşılmış olmakla bu yönlere ilişen istinaf sebebi de yerine değilidir. Davalının takip öncesi faiz işletildiğine ilişkin istinaf sebebi yönünden; mahkeme kararında bu yönde bir hüküm bulunmadığından istinaf talebi yerinde görülmemiştir. İcra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için takibe konu alacağın likit olması zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut olduğunda ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Eldeki davada, poliçe kapsamında sigortalısının zararını ödeyen sigortacısının taşıyıcıdan halefiyete dayalı istemine ilişkindir. Borçlu yönünden alacağın gerçek miktarı belli ve sabit olmadığı gibi borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerektiği şartının da gerçekleşmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda itirazın iptaline karar verilen meblağ üzerinden davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi isabetli olmamıştır. Davalının icra inkar tazminatına ilişkin istinaf istemi ise yerindedir. İcra inkar tazminatına ilişkin talep reddedilmekle birlikte bu talep müddeabihin feri niteliğinde olduğundan reddedilen bu kısım yargılama giderlerinin dağıtımnda ve vekalet ücreti takdirinde dikkate alınmamıştır. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; Mahkemece icra inkar tazminatına hükmedilmesinin isabetli görülmemiş ve bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 1-Davanın Kısmen Kabulü, Kısmen Reddi ile; 2-Davalı/takip borçlusunun, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazının 4.216,34 Euro asıl alacak yönünden İPTALİNE, kabulüne karar verilen asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %5 faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 3-Davacının icra inkar tazminatı ve davalının kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine, 4-Alınması gereken 1.820,27 TL harçtan başlangıçta peşin olarak alınan 333,12 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.487,15 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,5-Davacı tarafından yatırılan peşin harçtan karşılanan toplam 333,12- TL peşin harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafın yargılama sırasında yapmış olduğu başvuru harcı 44,40 TL, posta ve tebligat gideri 132,00 TL, bilirkişi ücreti 1.800 TL, olmak üzere toplam 1.976,40 TL yargılama masrafının, davanın kabul ret oranı dikkate alınarak 1.952,80 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 4.080,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,8-Davalı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 322,50 TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalıya verilmesine,9-6325 sayılı yasanın 18/A maddesinin 11 ve 13. Fıkraları uyarınca arabulucuya ödenen 1.320,00 TL'nin haklılık durumuna göre hesaplanan 1.304,24 TL'sinin davalıdan 15,76 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,10-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider ve delil avansının HMK 333 .maddesi ve Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca yatırana iadesine 11-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak;a-Davalı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,b-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 44,40 TL, posta ve tebligat gideri 22,00 TL olmak üzere toplam 66,40 TL yargılama masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 23/05/2024