T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/691
KARAR NO: 2024/1096
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 13/01/2021
NUMARASI: 2015/477 Esas - 2021/8 Karar
DAVA: Alacak (Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/07/2024
Taraflar arasındaki Alacak (Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkilinin davalı şirkete 350.000,00 USD karşılığı 756.665,00 TL'ye Nakliyat Emtia Kati Sigorta Poliçesi ile 28 paket, 4.387 kg, Led ekran malzemelerini sigortalattığını, sigortalatılan malları taşıyan nakliye aracının 07.08.2014 günü trafik kazası yaptığını ve sigortalanan malın büyük kısmının kullanılamaz derecede hasar gördüğünü, zararın karşılanması için müvekkili tarafından tüm belgelerle birlikte başvuru yapıldığını, davalı tarafından yasal bekleme süresine müteakip ödeme yapılacağı bildirilmiş ise de dava açıldığı tarih itibariyle herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalı şirketin ödeme yapmayacağına ilişkin verilen cevabındaki iddiaların asılsız olduğunu, davalı tarafından teknik olarak yetersiz, eksik ve özensiz bir şekilde inceleme yapıldığını, dava konusu ticari malların daha önce Türkiye'ye gelmediğini, benzeri, ikinci eli ve kullanılmış halinin söz konusu olamayacağını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000,00 TL maddi zararının yasal olarak ödenmesi gereken tarihten itibaren yabancı para olarak 3095 sayılı Kanuni Faiz Ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun Madde 4/A' da belirtilen faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;davacı tarafın dava dilekçesinde ileri sürdüğü talep ve iddialarına katılmanın mümkün olmadığını, hasar dosyası kapsamı itibariyle ayrıntılı şekilde yapılan inceleme, araştırma raporları ve düzenlenen ekspertiz raporuyla sigortalı emtiaların beyan edilen yer ve şekilde hasarlanmadığı, hasara uğradığı belirtilen emtiaların ithal konusu yeni emtialar olmayıp kullanılmış ve eski LED ekran emtiaları olduğu, sigortalı emtiaların içinde taşınmış olduğu taşıma aracının beyan edilen şekilde bir kazaya karışmayıp esasen içinde ikinci el ve eski LED ekran emtialarının bulunduğu bir başka aracın kazasının beyan edildiği ve anılan kazanın kaza mahalli ile ve iddia edilen hasarların da söz konusu kaza ile örtüşmediği, dolayısı ile sigortalı LED ekran emtianın beyan edilen şekilde bir hasara uğramamış olduğunun tespiti üzerine talebin reddedildiğini, davacının hasar dosyası kapsamına sunduğu yazılı beyanlarındaki anlatımlarıyla bu beyanlarda adı geçen ...'ün olay hakkındaki anlatımlarının yer aldığı ifadesinin birbiriyle çelişkili olduğunu, ...'ün Ambarlı Gümrüğünden kendi aracı olan ... plakalı araçla ürünleri çıkardığını, aracını ... Ticaret-...'nın ofisinin önüne çektiğini, emtiaların beyaz renk ... marka araca aktarıldığını, yükün ... plakalı araca aktarılmadığını, olaydan üç gün sonra davacı ve ...'nın gelip baskı ile irsaliye belgesi ve aracın arızalı olduğuna dair zorla tutanak imzalattıklarını, emtiaların yüklendiği aracın plakasının ... olarak hatırladığını yazılı olarak beyan ettiğini, yapılan araştırma kapsamında ... plakalı aracın sürücüsü ...'in sevk ve idaresinde kullanıldığı sırada direksiyon hakimiyetini kaybederek yan tarafa doğru takla attığı ve içindeki sigortalı LED ekran emtialarının da kaza sırasında hasarlandığının iddia edildiğini, sürücünün şüpheli ifade tutanağındaki beyanında emtiaları Ambarlı Limanı mevkiinde teslim aldığını, bir anlık dalgınlık ile aracın yoldan çıkarak şaranpole doğru gittiğini gördüğünü, kamyonun yan takla attığını söylediğini, ancak yapılan araştırma neticesinde sağ yana devrildiği belirtilen aracın sağ yan kısmında devrilmeye yönelik hiçbir iz ve emare bulunmadığının yine yolda da herhangi bir iz ve emare olmadığının belirlendiğini, dolayısıyla böyle bir trafik kazası meydana gelmediği kanaatinin hasıl olduğunu, aracın kaza sonrası konumunu gösteren fotoğraflarda kasası ve hatta yan aynalarının dahi kırılmadığının gözlemlendiğini, sigortalı yükün gümrükten ... plakalı araçla çıkarılıp ... plakalı kamyona aktarıldığı, fotoğraflarda yer alan ve kaza yaptığı belirtilen ... marka aracın yük kapasitesi olarak sigortalı emtiaları taşımaya yeterli bir kapasitesinin bulunmadığı ve yana takla atan bir kamyonun yan aynalarının kırılmadan kalmış olmasının imkansız olduğu hususu bir arada değerlendirildiğinde iddia edilen kaza şeklinin kaza mahallinde çekilen fotoğraflar ile örtüşmediği de ele alındığında sigortalı LED emtia ürünlerinin ... plakalı araç içinde hasarlanmış olduğunun söylenemeyeceği sonucuna varıldığını, öte yandan sigortalı durumundaki davacıya ait iki şirket bulunup her iki şirketin sigortaya konu olan 350.000 USD karşılığı tutara yaklaşan bir iş hacmi ve ciroya inceleme tarihinde ulaşmadığının da tespit edildiğini, hasar dosyası kapsamında alınan teknik raporda görülen emtianın kullanılmış, gümrükten çekilmiş yeni sigortalı emtia olmadığını n belirlendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...davacının Çin'den ithal ettiği 28 paket 4387 kg.Led ekran malzemesinin davalı tarafından nakliyat emtia kati sigorta poliçesi ile sigortalandığı, söz konsu ürünlerin Ambarlı Gümrük Müdürlüğünden Ankara'da bulunan alıcısına götürülmesi için davacının nakliye firması ile anlaştığı ve taşımanın ... plakalı araç ile yapılacağının poliçeye derç edildiği, poliçe tarihinin 07/08/2014 olup ertesi gün davacının başvurusu üzerine zeyilname düzenlenerek araç plakasının ... olarak değiştirildiği, ... plakalı aracın 08/08/2014 tarihinde kaza yapması sonucu araçta yüklü emtianın hasar gördüğü anlaşılmıştır. Davalının savunması emtianın beyan edilen yerde ve şekilde hasarlanmadığı, emtianın taşındığı beyan edilen aracın beyan edilen şekilde bir kazaya karışmadığı, içinde ikinci el eski Led ekran emtiasının bulunduğu bir başka aracın kazasının beyan edildiği, kaza mahalli ve iddia olunan hasarın kaza ile örtüşmediği, bu nedenle de sorumluluğunun bulunmadığı yönündedir. TTK 1409 maddesine göre sigortacı sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesi neticesi doğan zarardan veya bedelden sorumludur. Sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükü sigortacıya aittir. Düzenlenen ve mahkememizce de gerekçeli ve denetlenebilir nitelikte görülerek hükme esas alınan son bilirkişi heyeti raporu ile kazanın gerçek olup kazanın oluş biçimi ile araç hasarı ve emtiadaki hasarın uyumlu olduğu belirlenmiştir. Yine, tüm gümrük belgeleri, hasar sonrası inceleme ve tespitler, üretici firma beyanları ile elde edilen seri numaralarının her aşamada aynı olup, yapılan inceleme sırasında da aynı numaraların hasarlı ürünlerde var olduğu, hasarlanan ürünlerin sigortalı ürünler olmadığına dair şüpheli bir durum bulunmadığı, ithal edilen ürünler ile kaza geçiren ürünlerin aynı ürünler olup aksini gösteren somut bir bilginin bulunmadığı da bilirkişi heyetince saptanmış olup aksi iddiaların ispatlanamadığı mahkememizce kabul edilmiştir. Davalı yanın bir diğer savunması ise sigortalanan emtianın ... plakalı araca sığmayacağı yönündedir. ... plakalı aracın açık kasa kamyon 2005 model ... model olduğu belirlenmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu hususta değerlendirilmiş, emtianın bu özellikte bir kamyona yüklenerek taşınabileceği tespit edilmiştir. Her ne kadar davalı tanığı olarak dinlenen kişi tarafından, emtianın gümrükten çıkarıldıktan sonra üçüncü bir araca yüklendiği ... plakalı araca yüklenmediği beyan edilmiş ise de bilirkişi heyetince saptanan somut bulgular karşısında tanığın beyanlarına itibar edilmemiştir. Davalının hasara uğrayan emtianın kullanılmış eski led ekran emtiaları olduğu savunması da değerlendirilmiş ancak, bu iddiayı destekler teknik ve görsel hiçbir verinin dava dosyasında ve ürünlerde bulunmadığı anlaşıldığından davalının savunmasını ispat edemediği mahkememizce kabul edilmiş, led ekran emtialarının tamir edilmesinin mümkün olmadığı, hurda kabul edilmeleri gerektiği, ürün hasarının sigortalı araçta, güzergahta ve sürede gerçekleşmesi neticesinde davalının hasardan sigorta kapsamında sorumlu olduğu anlaşılmıştır. Son bilirkişi heyeti raporunda sonuç kısmında tazmin tutarı her ne kadar 704.818,08 TL olarak belirtilmiş ise de esasen poliçede yazan hükümlere göre %1 oranında muafiyet tenzilatı yapılması gerektiği, toplam hurda bedeli de düşüldüğünde tazmini gereken tutarın 631.358,08 TL.olduğu,( son bilirkişi heyeti raporu 15 ve 16.sayfalarda yapılan hesaplama doğrultusunda) davalı yönünden temerrüdün 23/09/2014 tarihi itibariyle oluştuğu ve yine poliçe hükümlerine göre hasar ödemesi poliçede belirtilen kur üzerinden TL olarak ödeneceğinden avans faizine hükmedilmesi gerektiği sonucuna varılarak davanın arttırılan haliyle kısmen kabulüne, 631.358,08 TL'nin 23/09/2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, fazla talebin reddine " karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hasar miktarı ile bedelinin dosyada bulunan şartları sağlayıp sağlamadığı, ürünün ikinci el mi yoksa yeni bir ürün mü olduğunun tespit edilebilmesi için laboratuvar ortamında özel bir test sisteminin geliştirilmesi gerektiğini, kesin bir hasar miktarının ve hasar bedelinin tespitinin bu şartlar altında yapılmasının mümkün olmadığını, önceki raporlarla da açıklandığı üzere öncelikle kanıtlanamayan davanın reddini talep ettiklerini, zira, dosyaya sunulmuş olan tutanaklar, beyanlar ve raporlar kapsamında söz konusu hasarın davacı tarafın beyan etmiş olduğu şekilde oluşmamış olduğu hususu açık olduğundan davacı tarafın taleplerinin kabul edilebilmesinin mümkün olmadığını, kaldı ki TTK m.1448 kapsamınca hasarın artmasına sebebiyet var ise kabul anlamına gelmemekle hasar tazminatından indirim yapılması da gerekecektir ki bu yönde herhangi bir inceleme yapılmamış olması sebebi ile de kararın kaldırılması gerektiğini, ayrıca belirsiz alacak davasının ancak 6100 sayılı kanun kapsamında madde 107 uyarınca davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkansız olduğu hallerde açılabilmesinin mümkün olduğunu, davacı tarafın talebini belirli kılacak imkana sahip olmakla birlikte, dava öncesi yapılacak bir eksper incelemesi ile alacağın belirlenebilmesinin mümkün olduğunu, tüm bu nedenler sonucunda açılan işbu davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağından bahisle davacı tarafın sunmuş olduğu ıslah dilekçesinin de kabulü mümkün olmamakla birlikte yapılan işbu talebin reddi gerektiğini, zira iddia olunan hasarın 07.08.2014 tarihinde meydana geldiğini ve zamanaşımı gerçekleştiğini, kaldı ki hasara uğradığı iddia olunan ve davacı tarafça satın alınmış bulunan emtiaların bedellerinin de belirlenebilmesinin mümkün olduğunu, bu sebeplerle de açılan işbu davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hiçbir hukuki yarar bulunmamakla birlikte açılan davanın usulden de reddi gerektiğini, kaldı ki, faiz başlangıç tarihi ve tüketici konumundaki sigortalının açmış olduğu davada avans faizinin de kabulünün mümkün olmadığını,karara dayanak bilirkişi raporunun eksik incelemeler ile oluşturulmuş olduğunu, eksiklikler giderilmeden ve itirazları karşılanmaksızın hüküm kurulduğunu beyanla İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 13.01.2021 tarihli davanın kabulüne ilişkin kararının kaldırılarak, davanın reddine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, nakliyat emtia kati sigorta poliçesi kapsamında rizikonun gerçekleşmesi nedenine dayalı hasar bedelinin tazmini davasıdır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davanın belirsiz alacak davası olarak açılıp açılamayacağı, hasarın Nakliyat Emtea Sigorta Poliçesi poliçesi kapsamında kalıp kalmadığı, hasar bedeline ilişkin bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olup olmadığı, talep arttırım dilekçesine karşı davalının zamanaşımı definin yerinde olup olmadığı, mahkemece faiz türünün ve faiz başlangıç tarihinin doğru bir şekilde belirlenip belirlenmediği noktalarındadır.Dava, belirsiz alacak davası şeklinde açılmış olup, davalı, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını iddia etmiş ise de eldeki dava, hasar bedeline ilişkin tazminat davası olduğundan hasarın tespiti, yapılacak yargılama sırasında bilirkişi incelemesi sonunda belirleneceğine göre açılan davanın belirsiz alacak davası olarak açılıp görülmesinde bir isabetsizlik yoktur. Bu nedenle davalının bu yöne ilişkin istinaf sebebi yerinde değildir. Dosya kapsamına göre ... End.San. Tic.Ltd. Şti ile davalı sigorta şirketi (eski ünvanı ... Sigorta A.Ş.) arasında 22.12.2013 tarihinde nakliyat abonman sigorta sözleşmesi düzenlendiği ve sigorta konusunun Dünya ülkelerinden Türkiye'ye ithal edilecek, Türkiye'den Dünya ülkelerine ihraç edilecek, yurt içinde sevk edilecek led üzerine elektronik cihaz ve ve yedek parçalar olduğu anlaşılmıştır. Dosyada mevcut abonman sigorta sözleşmesine dayalı olarak ilk önce ... End.San. Tic.Ltd. Şti ile davalı sigorta şirketi (eski ünvanı ... Sigorta A.Ş.) arasında teklif ve yükleme tarihi 01.07.2014 olan ... nolu nakliyat emtia kati sigortası poliçesi düzenlendiği, poliçenin 28 paket 4387 kg Led ekran emtiasının Çin'den İstanbul'a taşınmasına ilişkin olduğu ; sonrasında ... End.San. Tic.Ltd. Şti ile davalı sigorta şirketi (eski ünvanı ... Sigorta A.Ş.) arasında teklif tarihi, yükleme tarihi ve tanzim tarihi 07.08.2014 olan ... nolu nakliyat emtia kati sigortası poliçesi düzenlendiği, poliçenin davaya konu 28 paket 4387 kg Led ekran emtiasının ... plakalı araçla İstanbul- Ankara arasında taşınmasına ilişkin olup, 350.000 USD (756.665,00 TL) sigorta bedeli üzerinden spesifik olarak düzenlendiği görülmektedir. Sadece abonman sözleşmesinin bulunması, yani belirli bir taşımaya ilişkin kazadan önce bildirim ve bu bildirim sonucu düzenlenen spesifik poliçe olmadıkça taşınan malın sigorta örtüsü altında olduğunu göstermez ve sigortacı da böyle bir rizikodan sorumlu olmaz. Dosya içeriğinden, ... nolu nakliyat emtia kati sigortası poliçesinin teklif tarihi ve yükleme tarihi 07.08.2014 olup, 08.08.2014 tanzim tarihli nakliyat kati sigorta zeyilnamesi ile taşımaya ilişkin araç plakasının ... olarak, 11.08.2014 tanzim tarihli nakliyat kati sigorta zeyilnamesi ile sigortalının adının ... olarak değiştirildiği anlaşılmaktadır. Rizikonun gerçekleşmesinden sonra yapılan teklif üzerine düzenlenen sigorta poliçesi hükümsüz olup (emsal Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2016/12047 E. 2018/4971 K. Sayılı ilamı), somut olayda rizikonun gerçekleşmesinden önce yapılan teklif üzerine sigorta poliçesi ve zeyilname düzenlendiği , 08.08.2014 tarihinde meydana gelen kazanın poliçe süresi içerisinde gerçekleştiği gözetildiğinde davacının aktif husumet ehliyetinin bulunduğunun kabulü gerekir. Dosya kapsamına ibraz edilen delillerden ... plakalı araç sahibi ... ile davacı ... arasında “Nakliye Sözleşme Tutanağı” imzalandığı, sözleşmede İstanbul Ambarlı Gümrüğünden 07.08.2014 tarihinde ithal edilen malların Ankara'da bulunan dava dışı ... Araştırmalar A.Ş.'ye teslim edilmek üzere nakliyesinin kararlaştırıldığı, aracın arızalanması üzerine ... tarafından araçtaki malların ...'a ait ... plakalı araca yüklendiğine ilişkin tutanak tutulduğu, ... plakalı aracın, trafik kaza tespit tutanağına göre 08.08.2014 tarihinde sürücüsü ...'in direksiyon hakimiyetini kaybetmesi nedeniyle, yolun sağında bulunan yeşil alana yönelip, toprak alanda sağ yana yatarak tekrar düzelmesi suretiyle kaza yaptığı anlaşılmaktadır.Somut olayda, davacı, taşımaya konu aracın tek taraflı kaza yapması nedeniyle üzerindeki yükün hasarlandığını belirterek davalıdan hasar bedelinin tahsilini talep etmiş, davalı ise olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde meydana gelmediğini , sigorta poliçesi kapsamında olan Çin'den gelen emtia ile hasarlı emtianın farklı olduğunu, imal tarihinin eski olup, emtianın kullanılmış olduğunu, hasarın teminat dışı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 1409/2. maddesi uyarınca sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükü sigortacıya aittir. Bu düzenlemeye göre sigorta teminatı dışında kalan bir hususun teminat içinde kalmış gibi ihbar edildiğinin somut delillerle kanıtlanması halinde ispat külfeti yer değiştirip sigortalıya geçer.(HGK 10.12.1997 gün ve 1997/11-772-1043; HGK 16.12.1998 gün ve 1998/11-872-905; HGK 22.12.2010 gün ve 2010/17-655-688 sayılı ilamları) Eldeki uyuşmazlıkta davalı tarafından kazaya karışan aracın sigorta poliçesi ile sigorta örtüsüne alınmayan araç olduğu ve hasarın teminat dışı olduğu ileri sürüldüğünden olaydaki ispat külfeti mevcut durumun aksini iddia eden sigortacı üzerinde bulunmaktadır. Davalı sigortacı bu savunmasını soyut iddialarla değil, somut delillerle kanıtlamalıdır.Kazanın taşımayı gerçekleştiren ... plakalı araçta meydana geldiği yönünde güçlü karine niteliğindeki ilgili polis memurları tarafından düzenlenen 08.08.2014 tarihli kaza tutanağının aksini ispat etmeye yeterli olacak ölçüde dosya kapsamına açık, somut bir delil sunulmadığı, alınan tanık beyanlarının ispat için yeterli olmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda kazanın gerçek olup, kazanın oluş biçimi ile araç hasarı ve emtiadaki hasarın uyumlu olduğunun belirtilmesi ve davalının savunmalarını doğrular nitelikte bir görüşe yer verilmemiş olması karşısında davalının kazaya karışan aracın, sigorta poliçesi ile sigorta örtüsüne alınmayan araç olduğu ve hasarın teminat dışı olduğu savunması ispatlanmamıştır. Mahkemenin bu yöndeki kabulü yerinde olup, davalı vekilinin bu yöne ilişen istinaf sebepleri yerinde değildir.TTK'nın ''Zararı önleme, azaltma ve sigortacının rücu haklarını koruma yükümlülüğü'' başlıklı 1448/1 maddesinde ''Sigorta ettiren, rizikonun gerçekleştiği veya gerçekleşme ihtimalinin yüksek olduğu durumlarda, zararın önlenmesi, azaltılması, artmasına engel olunması veya sigortacının üçüncü kişilere olan rücu haklarının korunabilmesi için, imkânlar ölçüsünde önlemler almakla yükümlüdür. Sigorta ettiren, sigortacının bu konudaki talimatlarına olabildiğince uymak zorundadır. Birden çok sigortacının varlığı ve bunların birbirlerine aykırı talimatlar vermeleri hâlinde, sigorta ettiren, bu talimatlardan zararın azaltılması ve rücu haklarının korunması bakımından en uygun olanını dikkate alır.'' aynı maddenin 2. fıkarında ise, ''Bu yükümlülüğe aykırılık sigortacı aleyhine bir durum yaratmışsa, kusurun ağırlığına göre tazminattan indirim yapılır.'' hükmü düzenlenmiş olup, davalı tarafça istinaf dilekçesinde hasarın artmasına neden olunup olunmadığının araştırılması gerektiği ileri sürülmüş ise de bu konudaki ispat yükü TTK'nın 1409/2 maddesi uyarınca davalı sigorta şirketine ait olup, bu hususta herhangi delil ibraz edilmediği gözetildiğinde davalı sigorta şirketinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde değildir.Hükme esas alınan 21.12.2020 tarihli bilirkişi raporunda, kaza sonrasında geçen sürecin uzunluğu, ürünlerin maruz kaldığı fiziki ve atmosferik olaylar ve etkiler sebebi ile laboratuvarda teknik inceleme ile güvenilir ve doğru sonuçlara ulaşmanın mümkün olmadığı , üretici firmanın beyanı ve dosyaya sunulan belgelerdeki gümrük, taşıma belgeleri, konşimentoda kullanılan kod ve numaraların taşınan kabinlerin ve sandıkların üzerindeki etiketlerde yazan ürün seri numaralarının ve model numaralarının birbirleri ile tutarlı olduğu, Çin'den gönderilen ürün ile kaza geçiren ürünün farklı olduğunu dair şüphe uyandırılacak bir farklılığa rastlanmadığı, hasar gören malların ikinci el ve kullanılmış olmadığı, ileri teknoloji ürünü bir sistem olması nedeniyle hasar gören ürünlerde modül ya da kabin değişikliklerinin renk farklılaşması yaratabileceği, bu yüzden bozuk modülleri bir araya getirerek çalıştırılmasının mümkün ise de bütün modüllerin var olmadığı, kısmi onarımın ürün performansını etkileyeceği, tamamının yenilenmesi gerektiği, güç ürünün bazı parçalarında 2013 ibaresinin olmasının ürünün 2014 üretimi olmadığı için somut bir delil olmadığı, üretici firmaların kendi üretimi olan ve/veya olmayan alt bileşenleri tedarik edip depolayıp, üretimin farklı zamanlarında kullanabileceği yönündeki tespitler, somut olaya uygun, gerekçeli ve denetime elverişli olduğundan hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişsiz ve eksik olduğu yönündeki davalının istinaf sebebi yerinde değildir. Sigorta uzmanı ve makine mühendisi bilirkişinin yanı sıra üç elektrik-haberleşme uzmanı bilirkişiden oluşan heyet tarafından hazırlanan ve hükme esas alınan raporda, taşınan emtianın tamamının kullanılamayacağı, montaj ayaklarının ve led ekranları yönünden sovtaj bedelinin hasar bedelinden düşülmesi gerektiği belirtilmiş olup, hasar gören emtianın 329.311 USD tutarındaki fatura bedeli üzerinden hesaplanan 711.937,45 TL hasar bedeline sigorta poliçesinde yer alan %1 muafiyet uygulanarak, hasar bedelinden montaj ayaklarının ve led ekranların sovtaj bedeli olan 73.460 TL mahsup edildiğinde, taraflar arasındaki sigorta sözleşmesinde hasar ödemesinin poliçede belirlenen kur karşılığının TL olarak ödeneceğinin kararlaştırılması nedeniyle mahkemece 631.358,08 TL hasar bedeli üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. Diğer yandan belirsiz alacak davasının açılmasıyla alacağın tamamı yönünden zamanaşımının kesildiği gözetildiğinde davalının talep arttırım dilekçesine karşı zamanaşımı defi yerinde olmadığından davalının bu yöne ilişkin istinaf sebebi yerinde değildir. Ayrıca 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun 2/2. Maddesine göre ticari işlerde temerrüt faizi olarak avans faizinin istenebileceği, davanın taraflarının tacir olduğu ve uyuşmazlığın sigorta sözleşmesinden kaynaklandığı gözetildiğinde mahkemece avans faizine hükmedilmesinde isabetsizlik olmadığı gibi TTK'nın 1427/2. maddesi uyarınca davalı şirkete başvuru tarihi olan 08.08.2014 tarihinden itibaren 45 gün sonra davalının temerrüde düştüğü gözetilerek mahkemece hükmedilen hasar bedeline 23.09.2014 tarihinden itibaren faiz uygulanmasına karar verilmesi de isabetli olmuştur. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 10.782,02 TL harcın, alınması gerekli olan 43.128,07 TL harçtan mahsubu ile bakiye 32.346,05 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 16/07/2024