T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/519
KARAR NO: 2024/922
KARAR TARİHİ: 13/06/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 24/12/2019
NUMARASI: 2014/275 Esas - 2019/1414 Karar
DAVA: Mülkiyet (Tespit İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/06/2024
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan ... ile ...'in müvekkiliyle birlikte İstanbul Ticaret Sicil Memurluğu'nun ... numarasında kayıtlı ... Tic. A.Ş.'nin hissedarı olduklarını, davalı ...'in hisse oranının %15 davalı ...'in ise %14 olduğunu, davalıların şirkette sahibi oldukları hisselerini davalı ...Ltd. Şti.'ye devretmiş olduklarını, şirketin 29.04.2014 tarihli genel kurul toplantısında öğrenmiş olduklarını, şirket ana sözleşmesinin 7.maddesinde düzenlenen ön alım hakkı gereğince, hisse devri için müvekkili paydaşa ve diğer paydaşlara teklifte bulunulması gerekirken, böyle bir teklifte bulunulmamış ve hisselerin usulsüz olarak davalı şirkete devredilmiş olduğunu, müvekkilinin noter aracılığıyla davalılara şirket ana sözleşmesine aykırı bir şekilde yapılan hisse devirlerinin iptal edilmesini iptal edilen devir bedelinin bildirilmesini ön alım hakkının kullandırılmasını ihtar etmiş ise de bu ihtarnameye cevap verilmemiş olduğunu beyanla; davaya konu davalıların ... Tic. A.Ş.'deki hisse devir işleminin ve hisselerinin iptali ile müvekkilinin adına kayıt ve tescil edilmesine, dava süresince dava konusu hisselerin 3. kişilere devrinin önlenmesi hususunda İhtiyati Tedbir kararı verilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalıların şirket hisse devrine dair işlemleri henüz ilan edilmemiş olduğunu, davacının da zaten Genel Kurulda durumu fark ettiğini belirttiğini, bu nedenle ortada tescil ve ilan olunmamış ve devir işlemi olduğundan ötürü davacının iptal talebinin reddi gerektiğini, davacının Limited Şirketlere ilişkin düzenlemeleri içeren TTK. 577. maddesine dayandığını, bu hükümlerin Anonim Şirketlere de kıyasen uygulanacağına dair ne kanunda ne de doktrinde görüş bulunmadığını, bu nedenle davacının davasının dayanağı olan maddenin uygulanamayacağını, davanın sırf bu nedenle yani, şirketin Anonim şirket olması nedeniyle reddi gerektiğini, davacının şirketi tamamen ele geçirmek istediğini, esas sözleşmede ön alım hakkında dair hüküm bulunmadığını, esas sözleşmede pay devrinin sadece ortaklar arasında olacağına dair hüküm olması bu düzenlemeye aykırı davranışın iptal müeyyidesi ile neticeleneceğini düzenlediğini, ayrıca iptal edilen hissenin diğer hissedar tarafından devralınabileceğini düzenlemediğini, davacının davasının kurucu yenilik doğuran bir dava olmadığını, sadece iptal müeyyidesi ile eski hale iadesi istenebilecek olan bir dava olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Mahkememizce yapılan yargılama sonunda, davacı ve davalılar arasında ön alım hakkından kaynaklı dava açıldığı, Mahkememizce Bakırköy 6. ATM dosyasının bekletici mesele yapıldığı, yapılan incelemede dava dışı kişilerin, davalı şirkete açmış olduğu yönetim kurulu kararının iptaline ilişkin dava olup, dava konusu yönetim kurulu kararları arasında Mahkememiz dosyasına konu kararın bulunmadığı, bu nedenle bekletici mesele ara kararından rücu edildiği, davalı tarafça Mahkememize sunulmuş olan 10/05/2019 havale tarihli dilekçede, yapılan hisse devirlerinin geçersiz olduğunun ve şirketin tasfiyeye girdiğinin belirtildiği, 26/06/2019 tarihli müzekkere cevabına yönelik hazırlanan beyan dilekçesinde ise, ... LTD. ile şirket ortakları ... ve ...'in hisse devrinin bulunmadığı ve ...'in şirket ortağı olmadığının belirtildiği, davacının bu nedenle ön alım hakkını pay devri bulunmadığından kullanamayacağı, davanın konusuz kaldığı, davacı tarafça duruşmada reddi hakim talebinde bulunulmuş ise de , reddi hakim talebinin yazılı ve gerekçeli olmadığı, heyetin reddi de talep edilmiş olup, dosyaya heyet olarak bakılmadığı, bu nedenle talebin dikkate alınmadığı anlaşılmakla konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, ..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece reddi hakim talebinin hakkında karar vermesi gerekirken, usule aykırı olarak bu talebin göz ardı edilerek karar verildiğini, daha öncesinde Bakırköy 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin, konuyla ve davayla ilgisi ve alakası olmayan bir dosyasını bekletici mesele yaparak yargılamayı uzattıkça uzatmış, ardından davacının Cimer üzerinden yaptığı şikayet üzerine bekletici mesele yapılması yönündeki ara kararından döndüğünü, böyle basit bir davanın haksız ve usulsüz olarak bu kadar süre sürünceme de bırakılması nedeni ile davacının talebi doğrultusunda reddi hakim talebinde bulunulduğunu, mahkemece Ticaret Sicil Müdürlüğüne ve ilgili kurum ve kuruluşlara yazılan müzekkere cevaplarına ve davalı vekilince dosyaya sunulan beyanlara karşı, yapılan açıklama ve itirazların mahkemece dikkate alınmadığını, Anonim Şirketlere ilişkin tüm yasal düzenlemeleri, doktrin ve yüksek mahkeme kararlarına aykırı karar verildiğini, Anonim şirketlerde hisse devrinin Ticaret Sicile bildirilmesi zorunluluğu bulunmadığını, ... A.Ş. Tarafından dosyaya gönderilen müzekkere cevabında şirket hisselerinin nevinin nama yazılı olduğu bildirilmiş olup ne yasada ne de yerleşik yargıtay içtihatlarında tasfiye halinde ki şirket paylarının devrine ilişkin bir yasaktan söz edilmediğini, tasfiye halinde, devir engelleri ve sınırlamalar ortadan kalkmakta olup her iki şirketin danışıklı olarak davacının önalım hakkını kullanmasının önüne geçmeye çalıştığını, ana sözleşmeye göre hisse devri yapmak isteyen hissedarların paydaşlara sunma zorunluluğu olduğunu, dava konusu hisselerin ise diğer hissedarlara sunulmadan üçüncü bir kişiye noterde düzenlenmiş olan satış sözleşmesi ile devredildiğini, dolayısıyla davalı şirket hissedarları noter kanalı ile satış yaparak satış iradelerini açıkça ortaya koymuş, satın alan şirket yetkilisinin olağan üstü genel kurula katılması üzerine davacı haberdar olmuş ve süresi içerisinde önalım hakkını kullanmış olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Davacı vekili ek istinaf beyan dilekçesinde özetle; davacının davalılardan ... ile ... ile birlikte İstanbul Ticaret Sicil Memurluğu'nun ... numarasında kayıtlı ... Tic. A.Ş’nin hissedarı olduklarını, hisselerini, davacının ön alım hakkı bulunmasına rağmen, izinsiz ... Ltd Şirketine devretmelerinden dolayı şirket sözleşmesinin 7. Md. gereğince hisse devir işleminin iptali ile kendi adına kayıt ve tescil edilmesini talep ettiğini, TK 493/7 hükmünde ortaya konulan genel ilke ve önemli sebep kavramını tanımlayan TK 493/2 uyarınca pay sahipleri sözleşmesine taraf olunmadığı takdirde pay devrine ilişkin onay veya tanınma isteminin reddedilebileceği veya reddedilebileceğini öngören esas sözleşmesel hükümlerin de geçerli olduğunun savunulamayacağını, söz konusu red sebebinin TK 493/2 anlamında bir önemli sebep olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, bu itibarla ön alım hakkı konusunda şirket ortaklarına bildirim yapılmaksızın hisse devrini gerçekleştirilmesi yok hükmünde olduğunu, bu nedenle davanın görülüp sonuçlandırılması gerekirken, karar verilmesine yer olmadığına dair kararın yasal dayanaktan yoksun olduğunu beyan etmiştir.
GEREKÇE: Dava, anonim şirket hisse devrinin önalım hakkı nedeniyle iptali ile kendi adına kaydedilmesi davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davanın konusuz kalıp kalmadığı noktasındadır. Dava dışı ... Ticaret A.Ş.'nin ... adına olan 1400 adet hisse İstanbul ... Noterliğinin 17/12/2012 Tarih ve ... YN'lu anonim şirket hisse devir sözleşmesi ile, ... adına olan 1500 adet hisse İstanbul ... Noterliğinin 17/12/2012 Tarih ve ... YN'lu anonim şirket hisse devir sözleşmesi ile davalı ... Limited Şirketine devredilmiştir. Davacı tarafça, hisse devrinin ana sözleşmede önalım hakkına bağlandığı iddiasıyla davaya konu hisse devirlerinin iptali ile kendi adına kaydedilmesine karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Anonim Şirketlerde pay senetleri hamiline veya nama yazılı olabilir. Hamiline yazılı pay senetlerinin devri şirket ve üçüncü kişiler arasında zilyetliğin geçirilmesi ile hüküm ifade eder. Nama yazılı paylar ise ilke olarak herhangi bir sınırlandırmaya bağlı olmaksızın devredilebilir. Devir, ancak kanunla veya esas sözleşme ile sınırlandırılabilir. Bu kapsamda, bedeli tamamen ödenmemiş nama yazılı paylar yine ilke olarak ancak şirketin onayıyla devredilebilir. Yine esas sözleşme ile 6102 sayılı TTK'nın 492 ila 498 maddelerinde gösterildiği üzere nama yazılı payların devri sınırlandırılabilir. Bu sınırlamaların neye ilişkin olabileceği aynı Yasa'nın 493 ve 495. maddelerde gösterilmiş olup, aynı Yasa'nın 493/7 maddesine göre esas sözleşme devredilebilirlik şartlarını hafifletebilir ise de ağırlaştıramaz, TTK'nın 340. maddesi de buna cevaz vermez. 6103 sayılı TTK'nın Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunu'nun 28/7 maddesine göre esas sözleşmelerinde nama yazılı payların devrine ilişkin bu tür sınırlandırmalar bulunan şirketler Yasa'nın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde esas sözleşmelerini TTK'nın 492 ila 498. maddelerine uyarlamak zorundadır. Aksi takdirde bu sürenin dolması ile sınırlandırmalar geçersiz hale gelir. Pay devirlerine ilişkin ön alım hakkı ise TTK'da ayrıca düzenlenmemiş olup tüm ortaklar için tanınmış ve esas sözleşme ile güvence altına alınmış sözleşmesel bir haktır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 1994/7138 E. - 1995/1522 K sayılı ve 23.02.1995 tarihli kararında da açıklandığı üzere, ana sözleşmede eski paydaşa tanınan bu hak rüçhan hakkından daha çok Medeni Kanunun 658 (TMK md. 732) ve izleyen maddelerinde düzenlenen bir ön alım hakkına benzerlik arz etmektedir. Nitekim öğretide de ana sözleşmelere bu yolda konulan hükümlerin yani satış henüz gerçekleşmeden uygulanması gereken bu prosedürün gerçek anlamda bir ön alım hakkı oluşturmadığı kabul edilmekle birlikte yenilik doğuran böyle bir hakkın kullanılmasında, ön alım hüküm ve ilkelerinin örnekseme yolu ile uygulanmasının gerektiği kabul edilmektedir. (Bkz. Poroy/Tekinalp/Çamoğlu, ortaklıklar ve Kooperatif Hukuku, İst. 1993 sh. 491 vd.) Ön alım hakkı sadece şirket dışında üçüncü kişilere yapılacak devirler için değil aynı zamanda şirketin ortakları arasında yapılacak devirler içinde öngörülebilir. Ana sözleşmede bu yönde hüküm olmasına rağmen ön alım hakkı tüm ortaklara tanınmadan yapılan devirler onaylanıp pay defterine kaydedilirse bu durum TTK'nın 391/a maddesindeki eşit işlem ilkesine aykırılık oluşturur(Yargıtay 11. HD'nin 12/02/2020 Tarih ve 2019/3127 E.- 2020/1303 K. Sayılı kararı). Dava dışı ... Ticaret A.Ş.'nin ana sözleşmesinin 7/1. maddesinde hisse senetlerinin nama yazılı olduğu ve 7/4. maddesinde de paydaşların hisse senetlerinin devredilmesinin istenmesi halinde önalım hakkı olduğu düzenlenmiştir.Somut olayda, ticaret sicil kayıtlarına göre dava dışı ... Ticaret A.Ş.'nin sicil kaydı TTK'nın Geçici 7. Maddesine uyarınca 09/10/2014 tarihinde ticaret sicilinden resen terkin edilmiştir. Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 07/06/2017 Tarih ve 2017/402 E. - 2017/593 K. Sayılı kararı ile terkin edilen şirketin davalı olarak yeraldığı Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/76 Esas sayılı dosyası bakımından ihyasına karar verilmiştir. Ancak bunun dışında bir ihya kararı dosya içerisinde bulunmamaktadır.İlk derece mahkemesince 26/06/2019 tarihli müzekkere cevabına yönelik hazırlanan beyan dilekçesine dayanılarak, ... LTD. ile şirket ortakları ... ve ...'in hisse devrinin bulunmadığı ve ...'in şirket ortağı olmadığının belirtildiği gerekçesiyle davanın konusuz kaldığı kabul edilmiş ise de, söz konusu yazının terkin edildiği tarihte dava dışı ... Ticaret A.Ş. Terkin edilmiş olup, bu yazının şirketi bağlayıcı bir yönü bulunmadığı gibi eldeki davaya da bir etkisi bulunmamaktadır.Davacı tarafça önalım hakkı kullanılarak şirket hisselerinin devir işleminin iptali ile hisselerin davacı adına kaydedilmesi talep edilmiştir. Şirket hisselerinin davacı adına pay defterine kaydedilmesi talebi dava dışı şirketin hukukunu ilgilendirmekte olup, esasen şirketin de davada taraf olarak yer alması gerekir. Bu halde ilk derece mahkemesince, dava dışı ... A.Ş. Yönünden de eldeki dava dosyası ile birleştirme talepli dava açılması ve bu dava açıldıktan sonra yine bu dava yönünden şirketin ihya edilmesi için davacı tarafa süre verilerek, bu işlemler tamamlandıktan sonra şirketin pay defteri incelenip, hisseleri devralan davalıların terkinden önce şirkete başvurularının bulunup bulunmadığı ile TTK'nın 493/7, 340 ve 6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü Ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 28/7. maddesi de gözetilerek esas sözleşmede yer hükmün TTK'nın 493/2 maddesi bağlamında haklı sebep oluşturup oluşturmayacağı, şirket yönetim kurulunun ana sözleşmenin bu hükmü nedeniyle davalı şahıslar arasında yapılan devri onaylamaktan kaçınması gerekip gerekmediği üzerinde durularak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken gerekirken eksik inceleme ile yargılamanın sonuçlandırılması doğru görülmemiştir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
KARAR:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, 2-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, 3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 13/06/2024