T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/60
KARAR NO: 2024/174
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ: 26/10/2023
NUMARASI: 2023/684 Esas (Derdest)
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/02/2024
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen ara kararın ihtiyati haciz talep eden davacı vekili vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
TALEP: İhtiyati haciz talep eden vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkilimiz davalı taraftan 14/08/2023 düzenleme tarihli, 14/08/2023 faiz başlangıç tarihli 422.003,40TL tutarında cari hesap alacağı mevcut olup bu alacağın davaya konu icra takibine şimdilik olmak koşulu ile 200.000,00TL'lik kısmı konu edinmiştir. Bu cari ilişkinden kaynaklı borç müvekkilimize ödenmesi gerekirken davalı tarafça herhangi bir ödeme yapılmamıştır. Bunun üzerine davalı taraf aleyhine İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün .. esas sayılı dosyası ile fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak koşulu ile, cari hesap alacağından kaynaklı 200.000,00TL tutarında genel haciz yoluyla takip yapılmış, davalı 29/08/2023 tarihinde borca itiraz ederek takibi durdurmuştur. Davalı itirazında müvekkile borcu olmadığından bahisle borca itiraz etmiştir. Ancak icra takip dosyasına konu cari hesap ile ilgili herhangi bir açıklama getirmemiş ve geçerli bir ödeme belgesi de sunmamıştır. Davalı borçlunun itirazı tamamen kötü niyetli olup, alacağı sürüncemede bırakmaya müteveccihtir. Davalının İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve mesnetsiz itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, ihtiyati haciz talebimizin dava değeri üzerinden borçlunun, borca yeter miktarda menkul, gayrimenkulleri ile 3.kişilerdeki hak ve alacaklarının haciz, menkullerinin muhafazası için öncelikle teminatsız, mahkeme aksi kanaatte ise uygun ve makul bir teminat karşılığında teminatlı kabulüne, haksız ve kötüniyetle takibe itiraz eden davalının takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince ara karar ile "..Davalının mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisinin kaçmaya hazırlandığına ya da kaçtığına ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden nitelikte işlemler yaptığına dair dosya kapsamına yansıyan bir bilgi ve belge bulunmadığı, yargılamanın derdest olduğu, alacağın varlığının yargılamayı gerektirdiği, yaklaşık ispat kuralının henüz gerçekleşmemiş olduğu anlaşıldığından bu aşamada ihtiyati haciz talebinin reddine " karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : İhtiyati haciz talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; görülmekte olan dava dosyasında iki şirket arasındaki ticari/alım satımdan kaynaklanan irsaliyeli faturaların sunulduğunu, bu faturaların ödendiğine dair davalı şirketçe herhangi bir belge dosyaya sunulmadığını, dolayısıyla davalı şirketin müvekkili şirkete borçlu olduğunun açıkça ortada olduğunu, bu sebepler doğrultusunda aranan yaklaşık ispatın mevcut olduğunun açıkça ortada olmasına rağmen ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddedilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini, ihtiyati haciz için aranan koşulların ispatı niteliğinde bir başka iddialarının da davalı/borçlu şirketin aleyhine ikame olunan davalı/borçlu şirketin borçlu olduğu başkaca icra takiplerinin de var olması olduğunu, ilk derece mahkemesi huzurunda görülen dava dosyasına da sunmuş oldukları belge ile davalı/ borçlunun ilk derece mahkemesinin bulunduğu adliye nezdindeki mevcut borçlu olduğu icra dosyalarının belgede görüleceğini, şifahen aldıkları duyumlara göre davalı/borçlunun piyasaya yüksek miktarda borcu bulunduğunu ve işbu borçlarına karşı alacaklıları tarafından ikame olunan icra takiplerine haksız itirazlar ile borçlarını ödemekten kaçındıklarını, davalı/borçlu şirketin aleyhine başlatılan icra takibine sahte kaşe ve imza ile düzenlenmiş ödeme belgesi sunması, davacı/alacaklı müvekkili şirket ile davalı/borçlu şirket arasında alacaklarının ispatı niteliğinde faturaların mevcut olması, davacı/alacaklı müvekkili şirket ile davalı/borçlu şirket arasındaki alacaklı olduklarını gösterir BA-BS formlarının dosya içerisine sunulmuş olması, davalı/borçlu şirket aleyhine ikame olunan başkaca icra takiplerinin varlığı, alacaklarının likit ve muaccel oluşu , davalı/borçlu şirketin mal kaçırma ve alacaklılarını zor durumda bırakma eylemlerinin varlığı, İİK. madde 257 düzenlemesi, dayanılan belgeler ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için öngörülen koşulların gerçekleştiğini ve bu istemin yerinde olduğunu, ilk derece mahkemesinin taleplerini reddetmesinin hukuka aykırı olduğunu beyanla bu kararın kaldırılarak davacı/alacaklı şirket lehine ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Talep, cari(açık) hesap alacağından kaynaklanan alacak nedeniyle ihtiyati haciz kararı verilmesi istemidir. Mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş, bu ara karara davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, ihtiyati haciz şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır. Davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu hakkında İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında 200.000 TL asıl alacağın tahsili istemiyle 16.08.2023 tarihinde ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz edilmesi üzerine icra takibi durmuştur. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1. Maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. 2004 sayılı İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır (Yargıtay 19. HD'nin 12/12/2019 Tarih, 2019/2300 E-2019/5531 K). Mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine karar verildiği tarihte davalı şirkete ait BA formlarının dosya kapsamında bulunmadığı, bu nedenle istinafa konu olan ara karar tarihinde varlığı ihtilaflı ve tespite muhtaç olan bir alacak talebi yönünden ortada muaccel veya müeccel bir bir para alacağı bulunduğu söylenemeyecektir. Buna göre alacağın varlığı ve özellikle miktarı hususunda ihtiyati haciz talebi hakkında karar verildiği tarihte davacının haklılığı noktasında yaklaşık olarak ispatı ölçüsünde delil bulunmadığı anlaşılmakla mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi isabetli olmuştur. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-İhtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf karar harcı ihtiyati haciz talep eden davacı tarafından peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İhtiyati haciz talep eden davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.13/02/2024