T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2020/2070
KARAR NO: 2023/1370
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 10/07/2020
NUMARASI: 2018/1381 Esas - 2020/350 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 07/12/2023
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ;davacı şirketin personel taşıma servis hizmeti veren bir firma olduğunu, davalının personellerinin taşıması işleminin davacı tarafından yerine getirildiğini, davalı tarafla davacı şirket arasında önceki döneme ait 01/02/2017 tarihli personel taşıma sözleşmesi imzalandığını, verilen bu hizmete karşılık 30/04/2018 tarihli seri ... sıra nolu 10.560,00 TL, 31/05/2018 tarihli Seri ... sıra numaralı 10.560,00 TL, 30/06/2018 tarihli Seri ... sıra numaralı 10.560,00 TL, 31/07/2018 tarihli Seri ... sıra numaralı 10.560,00 TL ve 31/08/2018 tarihli Seri ... sıra numaralı 5.280,00 TL tutarlarında faturalar düzenlendiğini; faturalardaki alacağının tahsilinin talep edildiğini, fatura alacağının ödenmediğini, davacının faturalarının davalı tarafından muhasebe kayıtlarına işlendiği ve vergi dairesine beyan edildiğini, davacının alacağının tahsil için İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyası ile icra takibi başlatıldığını; davalının icra takibine kötüniyetli ve haksız olarak itiraz ettiği belirtmiş, davalının icra takibine vaki itirazının iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının aksine davalının davacıya borcunun bulunmadığını; davacı ile akdedilen personel taşıma sözleşmesinin 01/02/2018 tarihinde sona erdiğini; davacının alacağını ispatı için bu sözleşmeye dayanmasının mümkün olmadığını, davacının fatura konusu hizmetin verildiğini ispatla yükümlü olduğunu, davacı tarafından icra dosyasında cari hesap alacağına dayanıldığını, ancak cari hesaba dayanılması için taraflar arasında cari hesap sözleşmesi bulunması gerektiğini belirtmiş, cevap dilekçesindeki ayrıntılı açıklamalar kapsamında haksız ve kötüniyetli olarak açılan işbu davanın reddine, %20'den az olmamak üzere davacının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...Eldeki itirazın iptali davasının süresinde açıldığı, davacının ticari defterlerine göre davalıdan takip tarihi itibariyle 37.422,77 TL alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerine göre davacıya takip tarihi itibariyle 36.960,00 TL borcu bulunduğu, dava konusu faturaların davalı ticari deftelerinde kayıtlı olduğu, HMK. 221. maddesi gereği (BA) formlarının resen dosyaya kazandırılması gerektiği (Yargıtay 19. HD. 2013/17556 E. 2014/14166 K.), davalının B/A bildirimlerine göre takibe konu faturaların davalı tarafından vergi dairesine bildirildiği, borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği (Yargıtay 23. HD'nin 10/02/2016 tarih ve 2015/4576 Esas - 2016/621 Karar sayılı ilam), davalının kendi ticari defterlerindeki kayıtların aleyhine delil teşkil edeceği (Yargıtay 19.HD'nin 09/11/2016 tarih ve 2016/3391 Esas - 2016/14472 Karar sayılı ilam), davalının kendi ticari defter kayıtlarının aksini yazılı delille ispatlaması gerektiği, dosyada böyle bir ispat aracının bulunmadığı, davalının yemin deliline dayanması üzerine davacı şirket yetkilisi tarafından ispatı gereken hususlarda yemin eda edildiği, bu itibarla davacının davalıdan takip tarihi itibariyle cari hesaptan kaynaklanan 36.960,00 TL alacaklı olduğunun sabit olduğu anlaşılmıştır...personel taşıma sözleşmesinin "ödeme şekli" başlıklı 5. maddesinde "...işveren fatura miktarını, faturanın işverene tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içerisinde taşıyanın banka hesabına nakit olarak ödeyecektir." hükmü düzenlenmiştir. Buna göre, mahkememizce işlemiş faiz tutarı 369,10 TL olarak hesaplanmış, açıklanan gerekçeler ile davanın kısmen " karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Dosya kapsamında faturalara konu hizmetin verildiğine ilişkin hiçbir bilgi ve belge olmamasına karşın, salt faturalara itiraz edilmeyip vergi dairesine bildirilmiş olmasının hizmetin verildiği veya teslim edildiğine delil olduğu yönündeki tespit açık şekilde hukuka aykırı olduğunu yargıtay hukuk genel kurul kararları ile de sabit olduğu üzere faturalara itiraz edilmeyip defter ve belgelere işlenmiş olsa dahi fatura düzenleyen tarafça fatura konusu ürünlerin tesliminin ayrıca yazılı olarak ispat edilmesi gerektiğini, mahkemece yukarıda belirtmiş olduğumuz üzere eski tarihli ve sona eren sözleşmeyi esas almış ve anılan sözleşmenin 5. maddesine atıf yaparak 369,10TL faiz hesaplaması yaptığını, ancak kabul anlamına gelmemek üzere müvekkil şirket temerrüde düşürülmediğinden davacının faiz alacağı talebi de hukuka aykırı olduğunu, bu açıdan da mahkemece kurulan hüküm hatalı olduğunu, bu kapsamda mahkemenin dava konusu fatura içeriklerinin müvekkil şirkete teslim edildiği, hizmetin verildiği yönündeki gerekçenin kabulü mümkün olmadığını, zira davacı tarafından bu hususta bir kesin delil de dosyaya sunulmuş olmadığını, tüm bu hususlar gözetildiğinde davacının davasını ispatlayamadığı sabit olup; kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep ve dava ederiz.
GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibariyle, cari(açık) hesap alacağının tahsili istemiyle başlatılmış olan ilamsız icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davalı taraf vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı alacaklı tarafından, davalı borçlu aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile 37.422,77-TL asıl alacak ve 369,10-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 37.791,87- TL faturaya dayalı cari hesap alacağının tahsili amacıyla 10/10/2018 tarihinde icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun ödeme emrine itirazı üzerine davacının da İİK'nın 67. maddesi uyarınca yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır. Mahkemece yapılan bilirkişi incelemesinde her iki tarafın defterleri incelenmiş, alınan raporda davacı tarafından davalıya 2018 yılında 8 adet fatura karşılığı 77.280,00-TL tutarında taşıma hizmeti verildiği, ayrıca 2017 dönem sonu itibariyle davalıdan 10.062,77-TL alacaklı bulunduğu, davalı tarafça banka kanalı ile 49.920,00-TL tutarında ödeme gerçekleştirildiği, dolayısıyla takip tarihi itibariyle 37.422,77-TL cari hesap kaynaklı alacağı bulunduğu tespit edilmiştir. Davalı ticari defterlerinde ise 2018 yılında 8 adet fatura karşılığı 77.280,00-TL tutarında taşıma hizmeti alındığı, 2017 yılından 9.600,00-TL borcu bulunduğu, davalı tarafça banka kanalıyla 49.920,00-TL ödeme yapıldığı ve takip tarihi itibariyle davacıya 36.960,00-TL borcu olduğu dolayısıyla davacı alacaklının davaya konu ettiği faturalar yönünden taraf şirketlerin usulüne uygun tutulan ticari defterlerine göre mutabakatsızlık bulunmamaktadır. Kaldı ki davalının davaya konu edilen hizmet ilişkisinden doğan faturaları defterlerine kaydettiği gibi Üsküdar Vergi Dairesinden gelen yazı cevabına göre BA bildiriminde de bulunduğu anlaşılmıştır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 21/2. maddesinde, bir fatura alan kişinin aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılacağı düzenlenmiştir. Faturaya sekiz günlük süre içinde itiraz edilmemişse, TTK. m 21/2'ye göre itiraz etmeyen kimse, fatura içeriğini kabul etmiş sayılır. Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil, geçici bir zaman için de olsa borçluyu sorumlu kılan bir ödeme emri de sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura, içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Ayrıca adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir. Davalı borçlunun uzun süre sonra iade faturası düzenlemesi özellikle bu faturanın karşı tarafın defterlerine kaydedilmemiş olması karşısında bu olguyu değiştirimez. Bu durumda borçlu taraf, faturaları ticari defterine işlemişse, borcun doğmadığını veya borcu ödediğini ispatlamak zorundadır (Yargıtay 11. HD'nin 19/12/2018 tarih ve 2017/2642 E. - 2018/8096 K. Sayılı kararı). Zira, davalının kendi ticari defterlerindeki kayıtlar aleyhine delil teşkil eder(Yargıtay 19. HD'nin 09/11/2016 tarih ve 2016/3391 Esas - 2016/14472 Karar sayılı ilam). Bu durumda davalı davacının faturalarını benimseyerek ticari defterine kaydettiğine göre, kendi ticari defter kayıtlarının aksini yazılı delille ispatlaması gerekir.Davalı taraf dosya kapsamında faturalara konu hizmetin verildiğine ilişkin sadece faturalara itiraz edilmeyip vergi dairesine bildirilmiş olmasının hizmetin verildiği veya teslim edildiğine delil olamayacağına dair itirazda bulunmuş ise de davalının kendi ticari defterlerinde davaya konu edilen faturaların kayıtlı olması nedeniyle davacıya borçlu olmadığını ispatlaması gerekir ancak dosya kapsamında buna ilişkin delil bulunmamaktadır. Yine taraflar arasındaki 01/02/2017 tarihli personel taşıma sözleşmesinin süresinin 01/02/2018 tarihinde sona erdiği ve davaya konu faturaların tarihleri de bu sözleşmenin bitiş tarihi sonrası olduğu tespit edilmiş ise de 6098 sayılı TBK 12. maddesi "Sözleşmelerin geçerliliği, kanunda aksi öngörülmedikçe, hiçbir şekle bağlı değildir." düzenlemesini içermektedir. Bu düzenlemeden hareketle taşıma hizmet sözleşmesinin geçerliliği için herhangi bir şekil şartı aranmadığı, tarafların icap ve icaba uygun açık veya zımni kabulleri ile sözleşmenin kurulacağı ortadadır. Dosya kapsamında davaya konun edilen faturaları davalının B/A bildiriminde bulunduğu ve ticari defterlerine kaydettiği anlaşılmakla faturalara konu hizmetin davalıya teslim edildiğinin kabulü gerekmiştir.Bu durumda mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 637,48 TL harcın, alınması gerekli olan 2.549,95 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.912,47 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 07/12/2023