T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2020/1906
KARAR NO: 2023/1398
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 11/02/2020
NUMARASI: 2016/573 Esas - 2020/96 Karar
DAVA: Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/12/2023
Taraflar arasındaki Tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacı şirkete ait ... marka ... tip ... plakalı iş makinesi ile 28/01/2016 tarihinde iş sahasında yükleme yapılırken makineden ses gelmesi üzerine yetkili servis ile görüşüldüğünü, yapılan incelemede diferansiyelde kırık olduğunun tespit edildiğini, aynı gün davalı sigorta şirketine ihbar yapılarak ... nolu hasar dosyası açıldığını, oluşan hasar ile ilgili ... Grup'tan fiyat teklifi alındığını, ilgili ekspertize bu teklifin iletildiği ve ekspertizden "uygundur" onayı alındıktan sonra ... Tic. Ltd. Şti ile mutabakat sağlanarak aracın ilgili servise ... İnş. ve Tur. Ltd. Şti tarafından 2.360,00 TL karşılığında götürüldüğünü, davacı şirkete ait iş makinesinin bakımlarının periyodik olarak yapıldığını, davalı şirket tarafından davacı şirkete davaya konu hasar ile ilgili bugüne kadar hiçbir yanıt verilmediğini, ... tarafından davacı şirkete gönderilen hasar toplamının KDV dahil 112.078,91 TL olduğunu, davalı sigorta şirketi ile yapılan sözleşmeye konu poliçede yer alan muafiyet bedel indirildikten sonra kalan tutarın 95.810,41 TL olduğunu, işbu bedel ile birlikte iş makinesinin ilgili servise götürülmesi için ödenen 2.360,00 TL'nin bugüne kadar davalı sigorta şirketi tarafından ödenmediğini beyanla 98.170,41 TL'nin olay tarihinden itibaren işletilecek reeskont faiziyle tahsilini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; davaya konu iş makinesinin davalı sigorta şirketine 02.05.2015 - 02.05.2016 tarihleri arasında ... sayılı Leasing All Risk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, bu poliçenin sigortalısının ... Kiralama A.Ş olduğundan davanın öncelikle aktif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, makinenin 28.01.2016 tarihinde makine ön lastiklerinin aşırı patinaj yapması, istavroz mili dayama pullarının aşınması ve çapak üretmesi sonucu hasar oluştuğundan bahisle davalı sigorta şirketine başvurulması üzerine ... sayılı hasar dosyası açıldığını, iş makinesinin serviste yapılan kontrollerinde ön ve arka diferansiyellerinden ses geldiğinin tespit edildiğini, diferansiyellerinin sökülerek dağıtıldığını, içinde rulmanların kırıldığını, kırılan parçaların da sistemde gezerek dişlilerin kırılmasına, balata ve disklerin yüzeylerinin bozulmasına sebebiyet verdiğinin belirtildiğini, hasarın poliçe teminatında kaldığının tespit edildiği ve hasar tazminat hesabına geçildiğini, hasar tutarı olan 96.812,00 TL'den mutat kullanım sonrası yıpranmış, aşınmış parçalar ile revizyonlar nedeniyle değiştirilmiş şanzıman pompası, muhtelif rulmanlar, hortumlar, kavrama lamelleri, lamel taşıyıcılar vb. malzemeler teminat dışı olarak saptandığını, dava dilekçesinde mutat kullanıma bağlı hasar oluşmadığından bahsedilmiş olmasına rağmen ömürlü parça olan rulmanın kırılan parçalarının yabancı maddenin girmesi sonucu değil , sistemin zaman içinde aşınması ile oluşan hasarın söz konusu olduğunu, makinenin yapısı gereği dışarıdan bir malzemenin girmesinin söz konusu olmadığını, ekspertiz raporundan da zaman içinde aşınmadan dolayı hasarın oluştuğunun anlaşıldığını, poliçe kapsamında kalan hasar bedeli olan 27.983,00 TL'den muafiyet bedeli olan 5.000,00 Euro karşılığı 16.269,00 TL düşülmek suretiyle ödenebilir hasarın 11.714,00 TL olduğunun tespit edildiğini, bu bedelin sigortalı ... Kiralama A.Ş.'ye 08.04.2016 tarihinde ödenmek suretiyle sorumluluğunun sona erdiği ve talep edilen nakliye bedelinin poliçe teminatında yer almadığını ve yapılan ödeme ile sorumluluk sona erdiğinden davanın reddini, vekalet ücreti ve masrafların karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda "..toplanan tüm deliller ile alınan bilirkişi raporları bir bütün halinde değerlendirildiğinde; Leasing All Risk Sigorta Poliçesinde sigortalı bulunan ... A.Ş'nin sigorta ettiren davacının açtığı davaya muvafakatı sebebiyle davalının davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığı yönündeki savunması yerinde görülmemiş, 28/01/2016 tarihinde gerçekleşen hasar sebebiyle davalı sigorta şirketinin sigorta poliçesi kapsamında sorumluluğunun bulunduğuna kanaat getirilmiştir. Davacı yanca hasar onarımına ilişkin düzenlenen 112.078,91 TL bedelli faturadan muafiyet bedeli indirilerek 95.810,41 TL hasar bedeli ve iş makinesinin gidiş/ dönüş nakliye masrafları için ödenen 2.360,00 TL tazminat talebinde bulunulmuşsa da nakliye masraflarının teminat kapsamı dışında olması sebebiyle bu yöndeki talebinin yerinde olmadığı; diğer yandan makinelerin normal işlemesinden ve mutat kullanılmasından doğan aşınma ve yıpranmalar teminat kapsamında olmadığından hasar onarım faturasında yer verilen disk, plate ve frenleme pistonu, yay ve aks yağına ilişkin bedeller ile davalı tarafından dava dışı sigortalıya dava tarihinden önce yapılan 11.714,00 TL'lik ödeme ve 16.265,00 TL'lik muafiyet tenzil edildikten sonra davacının davalıdan bakiye hasar bedeli olarak 51.597,00 TL'yi davalı yanca yapılan kısmi ödeme tarihi olan 08/04/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte talep etmekte haklı olduğuna kanaat getirilmiş, tüm bu sebeplerle davanın kısmen kabulüne" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;22.08.2017 tarihli ilk bilirkişi raporu ile tarihsiz ikinci alınan bilirkişi raporu arasında bariz "mübayenet-çelişki" bulunduğundan yeni bir heyetten rapor alınması gerekirken yerel mahkeme tarafından hüküm tesisine gidilmesinin hatalı olduğunu , her iki rapor arasında hasar miktarı bakımından bariz çelişkilerin mevcut olduğunu, sigorta şirketinin ancak gerçek zararı ödemekle yükümlü olup, bu nedenle gerçek zarar belirlenmesi yapılabilmesi için hasarın meydana geliş tarihinden 1 gün önceki değerine kavuşması için harcanması gereken bedelin tespit edilmesi gerektiğini, davayı ve talebi kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için dava konusu hasarın sigorta poliçesi teminatı kapsamı içinde olduğu düşünülse bile Kasko Sigortası Genel şartları uyarınca, bu tür sigortalarda asıl amacın sigortalının uğradığı “gerçek zararın” giderilmesi olduğunu, sigortacı tarafından ödenecek tazminat miktarının, sigortalı malın menfaat değerinin rizikosunun gerçekleştiği andaki değeri dikkate alınarak tespit edilmesi gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda tespiti yapılan hasar bedelinin fahiş ve davacının sebepsiz yere zenginleşmesine sebebiyet verecek nitelikte olup, kararın bu bakımdan da kabul edilemez nitelikte olduğunu, yapmış oldukları ödemelerin bile dikkate alınmaksızın poliçe özel ve genel şartları dikkate alınmaksızın yapılan hatalı hesaplama dayanak yapılarak verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının aktif dava ehliyeti de bulunmamakla birlikte, bu bakımdan dava şartı yokluğu sebebiyle huzurdaki davanın reddi gerekirken kısmı kabulüne karar verilmesinin de açıkça hatalı olduğunu beyan ederek İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 11.02.2020 tarihli, 2016/573 E. 2020/96 K. Sayılı dosyasından verilen usul ve yasaya aykırı kabul kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, makine kırılma sigorta poliçesi kapsamında davacının davalıdan hasar tazminatı istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, yukarıda yazılı gerekçe doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı, davalı vekili tarafından yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinafa gelen uyumazlık temelde hasar gören ikinci el 2012 model ... marka lastik yükleyicide oluştuğu iddia edilen hasarın davalı sigorta şirketinden talep edilebilmesi için davacının aktif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı, hasarın tamamının poliçe teminatı kapsamında kalıp kalmadığı, hasar bedelinin poliçe şartlarına göre doğru bir şekilde hesaplanıp hesaplanmadığı noktasındadır. Makina Kırılması Sigortası Genel Şartlarının 1. Maddesinde teminatın kapsamı, poliçe ile bu poliçenin ayrılmaz cüzünü teşkil eden ekli envanter cetvelinde sayıları, imalat yılları; nitelikleri ve değerleri yazılı makine ve tesisleri deneme devresinden sonra normal çalışır halde iken veya aynı iş yerinde temizleme, revizyon veya değiştirme esnasında veya dururken ani ve beklenmedik her türlü sebepten doğan maddi ziya ve hasarların gerektirdiği tamirat ve ikame masrafları olarak belirlenmiştir. Ayrıca genel şartların 3/1-h maddesinde makinelerin normal işlemesinden ve mutad kullanılmasından doğan aşınma ve yıpranmalardan veya çürüme, paslanma veya oksidasyondan, buhar kazanlarında kireçlenme ve çamurlanmadan işletmede doğrudan doğruya meydana gelen etkilerden, atmosferik vs. şartların sebebiyet verdiği tedrici bozulmalardan oluşacak bütün zararlar sigorta teminatı harici bırakılmıştır. Sigortalanan makinede meydana gelen hasarın teminat kapsamında olabilmesi için öncelikle bu hasarın ani ve beklenmedik bir durumdan doğmuş olması gerekir. Bunun yanı sıra mutat kullanımdan kaynaklı aşınma ve yıpranmalardan doğan zararlar da teminat haricidir. Dosyaya sunulan 02.05.2015 tanzim tarihli, 02.05.2015-02.05.2016 tarihlerini kapsar leasing all risk sigorta poliçesinde sigorta ettirenin davacı, sigortalının dava dışı ... A.Ş olduğu, teminat altına alınan iş makinesi teminat tutarının makine kırılması+geniş kasko yönünden 181.800 Euro olduğu, her bir hasarda 5.000 Eurodan az olmamak kaydıyla hasarın %20 si oranında tenzili muafiyet uygulanacağı, bakım anlaşması özel şartına göre sigortalı cihazlara ait bakım sözleşmesinin bulunması ve sigorta poliçesi süresince yürürlükte olmasının şart olduğu anlaşılmıştır. 6102 sayılı TTK'nın 1454. maddesi uyarınca sigorta ettiren, üçüncü bir kişinin menfaatini, onun adını belirterek veya belirtmeyerek, sigorta ettirebilir. Sigorta sözleşmesinden doğan haklar sigortalıya aittir. Sigortalı, aksine sözleşme yoksa, sigorta tazminatının ödenmesini sigortacıdan isteyebilir ve onu dava edebilir. Madde hükmünden de anlaşılacağı gibi aksine bir sözleşme kuralı yoksa sigorta tazminatını talep hakkı sigortalıya aittir. Dava dışı sigortalı ... A.Ş. tarafından davaya muvafakat edildiği, bahse konu yazının davacı vekilinin cevaba cevap dilekçesi ekinde gönderildiği anlaşılmaktadır. Finansal kiralama konusu makinenin mülkiyetinin dava tarihi itibariyle veya yargılama sırasında davacıya geçtiği yönünde bilgi veya belgeye rastlanılmamış ise de finansal kiralama şirketi tarafından, davacıya iş bu davayı açabilmesi ve tazminatın davacıya ödenmesi hususunda yetki verilmesi halinde davacının iş bu davada taraf sıfatı olduğu kabul edilmelidir. Bu durumda mahkemece öncelikle dava dışı ... A.Ş.’nin iş bu davanın açılmasına ve tazminatın davacıya ödenmesine muvafakatinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi için buna dair belgenin mahkemece dosyaya ibrazı sağlanmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Kabule göre de davacının, 28/01/2016 tarihinde taş ocağında yükleme yapılırken, makine kırılması sigorta poliçesi ile teminat aldığı dava dışı sigortalıya ait iş makinesinden ses gelmesi üzerine yapılan incelemede makinede hasar meydana geldiği, davaya konu iş makinesinin bakımlarının periyodik olarak davacı tarafça yaptırıldığı , buna ilişkin poliçe şartının yerine getirildiği dosya kapsamı ile sabit olduğu gibi taraflar arasında ihtilafsızdır. Ancak dosya kapsamına alınan ilk bilirkişi heyeti raporunda davaya konu iş makinesinde meydana gelen hasarın tamir edilmesi sırasında kullanılan yağ, solvent, sıvı conta gibi sarf malzemelerin tutarları ve iş makinesinin normal işlemesinden ve mutat kullanılmasından doğan aşınma ve yıpranmalar sonucunda tamir işlemleri sırasında değiştirilmesi gereken disk, rulman, plaka, o-ring, şim, keçe, conta, yay, cıvata gibi mutat parçaların tutarları çıkarıldığında net hasar bedelinin 27.983,92 TL olduğu belirlenmiş iken, hükme esas alınan ikinci bilirkişi heyeti raporunda diferansiyelin sökülmesi sırasında sızdırmazlık elemanlarının (conta, keçe, oring gibi) parçalanması halinde bir daha kullanımı mümkün olmadığı, sızdırmazlık elemanları olan conta, keçe gibi elemanların aşınması, yıpranması veya periyodik olarak değişmesinin mümkün olmadığı, Makine Kırılması Sigorta Genel Şartlarının 1.maddesinde yazılı hüküm gereği yağ, filtre ve kayış ile Makine Kırılması Sigortası Genel Şartlarının 3/h maddesi gereği onarım faturasında yer alan disk, plate ve frenleme pistonunun teminat dışı olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu durumda alınan iki bilirkişi raporu teminat dışı bırakılan parçalar ve malzemeler yönünden çelişkili olup, mahkemece raporlar arasındaki çelişki giderilmeksizin karar verilmesi doğru olmamıştır. Diğer yandan taraflar arasındaki sigorta poliçesinin teminatın kapsamı başlıklı 3.maddesinde Makine Kırılması Sigortası Genel Şartlarının 2.c maddesindeki "teminatin kapsamina giren sebeplerden ötürü meydana gelen ziya ve hasarlarin gerektirdiği uçak dışındaki seri vasitalarla yapılan nakliye masraflari.." ifadesinde yer alan nakliye masraflarının teminat dışında kaldığı yazılı olup, mahkemece nakliye bedeli dahil edilerek yapılan hesaplamaya göre karar verilmesi de isabetsiz olmuştur. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece öncelikle dava dışı ... A.Ş.’nin iş bu davanın açılmasına ve tazminatın davacıya ödenmesine muvafakatine dair belgenin dosyaya ibrazı sağlanarak, makine mühendisliği ve sigorta konusunda uzman farklı bilirkişi heyetinden denetime ve hüküm kurmaya elverişli rapor alınması, nakliye bedeli hariç tutularak, dava dışı finansal kiralama şirketine yapılan ödeme dikkate alınmak suretiyle bir karar verilmesi gerekirken Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, 2-Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, 3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 14/12/2023