T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/408
KARAR NO: 2024/389
KARAR TARİHİ: 14/03/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 18/11/2020
NUMARASI: 2019/639 Esas - 2020/575 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/03/2024
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından davalı borçludan olan alacağının tahsili için 17.01.2019 tarihinde Gaziosmanpaşa .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ edildiğini, borçlu tarafından 25.01.2019 tarihinde borca itiraz edildiğini, müvekkili ile borçlu tarafın tekstil işi ile uğraştığını, aralarında süregelen ilişkinin olduğunu, müvekkili şirket tarafından yükümlülüklerin yerine getirildiğini, borçlu tarafın bir takım ödemeler yaptığını, davalı borçlunun bakiye borcu ödemediğini, davalı yanın Gaziosmanpaşa ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, Merkez Bankası azamı mevduat faizi ile 8.892,63 USD’nin alacaklarının fiili ödeme günündeki karşılığı tahsil edilebilmesi için kaldığı yerden devamına, davalının % 20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı, davaya karşı cevap dilekçesi vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Taraflar arasında süregelen bir ticari ilişki olduğu, davacı vekilinin yükümlülüklerini yerine getirmiş olmasına rağmen davalı tarafın bakiye borcunu ödemediği, Gaziosmanpaşa .... İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı icra dosyasında takip başlatıldığı, icra takibine karşı davalı tarafın itirazı ile icra takibinin durmuş olduğu, duran takibe devam edebilmek için iş bu davanın açılmış olduğu, dosyaya sunulan mutabakat mektubundan dava dışı ... ait 113.221,28-TL tutarlı borcun davalı tarafından üstlenildiği, dava dışı ... tarafından 24.01.2017 tarihinde 20.000,00-TL, 12.05.2017 tarihinde 5.060,64-TL ödeme yapıldığı, kalan 88.160,64-TL tutarlı kısmın davalı tarafından üstlenildiği, dosyaya sunulan faturalar üzerinde davalı tanın dava dışı ... ait devir alınan borç faturalarında malın cinsi kısmında USD olarak hesap edilmesine karşın faturaların dip toplamlarında yabancı para cinsinin yazılı olmadığı bu anlamda TCMB alış kurlarının o tarihte düzenlenen faturalardaki toplamı ile uyuşmadığı, takipte talep edilen yabancı para cinsinden alacağın VUK hükümlerine uymadığı, düzenlenen faturaların dövizli satış olarak nitelendirilemeyeceği, borcun üstlenilmesi haricinde davalı taraf adına 27.12.2018 tarihli ... numaralı toplam tutarı 54.165,78-TL kur farkı faturasının davalı tarafın BA formunda kayıt altına alındığı, dolayısıyla davalı tarafça kayıtlarına alınmış olduğu, davacı tarafın 16.01.2019 tarihli icra takibinde asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek %6 USD faiz talep etmiş olduğu, davacı ile davalı arasında karşılıklı bir anlaşma ile belirlenmiş bir vadeye ilişkin belge veya ihtar dosyaya sunulmadığı dolayısıyla takipten evvel işlemiş faiz hesaplanmadığı, taraflar arasında ticari ilişki mevcut olmasından dolayı icra takip tarihinden itibaren avans faizi işletilebileceği, incelenen davacı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve davacı lehine delil vasfı taşıdığı, davalı tarafın ticari defterleri ibraz etmekten kaçındığı, davacı tarafın incelenen 2016, 2017, 2018 yılı ticari defterlerinden davalı yandan 27.12.2018 tarihi ve icra takip tarihi itibarıyla 107.384,71-TL alacaklı olduğu, icra takibinde 8.892,63-USD X 5.403,70-TL = 48.053,10-TL tutarlı alacak üzerinden takip yapıldığı, taraflar arasında yabancı para cinsinden yapılan yazılı bir anlaşmanın olmaması, takipte Türk Lirası cinsinden takip başlatılması gerekirken yabancı para cinsinden takip başlatılmasının uygun olmadığı, dolayısıyla taleple bağlılık ilkesi gereği davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın iptali ile , davacının davasının kabulüne , ..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının takibe konu alacak karşılığında davacı şirketten bir takım tekstil malzemesi sipariş ettiğini, davalının bu siparişlerinin 18.10.2016 tarihinde teslim tarihini davacı şirket yetkilisi ile 20 gün olarak kararlaştırdığını, ancak kumaşların davalıya teslim tarihi 24.11.2016 ve 01.12.2016 tarihlerinde gecikmeli olarak gerçekleştiğini, ayrıca bu siparişe konu malların davalının istediği kalite seviyesinde olmadığını, davalının ürünlerin kalitesindeki eksikliklerden ve davacının geç tesliminden dolayı aldığı malları kendi müşterisine satamadığını, davalı müşterisinin ürünlerin kalitesi ve teslim süresi konusundaki hassasiyeti ve de davacının ürünlerini hatalı bulması ve bu kumaşlarla istenilen ürünlerin üretilmemesi nedeniyle kumaşlarını kesememiş müşteri ile yaptığı tüm görüşmeler de olumsuz sonuçlandığından davacından alınan dava konusu alacağa ilişkin bu malların davacı tarafından satışının yapılamadığını, davalı, malların tesliminde davacının gecikmesi ile malların satışı için sezonun geçmiş olması kalite konusundaki müşterisinin hassasiyeti nedeniyle davacı tarafından gönderilen malları satamamış ve maddi olarak zarara uğramış olup bunun üzerine derhal kumaşların deposunda stok halinde bulunduğunu iadesi için hazır olduğunu davacıya bildirmiş, bu konuda davacı herhangi bir cevap vermeyince uğradığı zararın karşılanması için 17.10.2017 tarihinde bu durumu davacı şirkete ayrıca bir kez daha mail yoluyla elektronik ortamda bildirmiş, davacı şirket davalının iade için bildirimde bulunmasına rağmen gönderdiği malları iade almadığı gibi malların iadesi için depo bildirmediğini, malların davalının iş yerindeki deposunda olduğunu, davalının bu malları iade etmeye hazır olduğunu, davacı şirketin malları ayıplı olduğundan davalıya geç gönderdiğinden ve iade olarak teslim almaması ve de uğradığı zararı karşılamadığı gibi bir de gönderilen kumaşların bedeli haksız ve kötü niyetli olarak icra takibi ile tahsili yoluna gittiğini, sunulan belgelerin bilirkişi tarafından dikkate alınamadığını, Mahkemece tarafımızın ticari kayıtları ve dosyaya sunduğumuz belgeler dikkate alınarak yerinde keşif ve bilirkişi incelemesi ile bilirkişiden ek rapor alınması talebinin hukuka ve yasaya aykırı olarak kabul edilmemiş, yalnızca davacı tarafın ticari kayıtlarına göre rapor hazırlandığını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE :Dava, ticari satım sözleşmesine dayalı cari(açık) hesaptan kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, ürünlerin geç teslim edilip edilmediği ve ayıplı olup olmadığı noktasındadır.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, Gaziosmanpaşa .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında, "cari hesap alacağı" sebebine dayalı olarak 8.892,63 TL asıl alacağın tahsili istemiyle 16/01/2019 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Davalı taraf, davaya karşı süresi içerisinde cevap dilekçesi vermemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 128. Maddesinde, süresi içinde cevap dilekçesi vermemiş olan davalının, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılacağı düzenlenmiştir. Ayrıca, dava basit yargılama usulüne tabi olup, HMK'nın 318. Maddesine göre, taraflar dilekçeleri ile birlikte, tüm delillerini açıkça ve hangi vakıanın delili olduğunu da belirterek bildirmek; ellerinde bulunan delillerini dilekçelerine eklemek ve başka yerlerden getirilecek belge ve dosyalar için de bunların bulunabilmesini sağlayan bilgilere dilekçelerinde yer vermek zorundadır. Dolayısıyla cevap dilekçesi vermemiş olan davalının sonradan delil bildirmesi mümkün değildir.Taraflar arasındaki ticari ilişkisi kapsamında kumaşların satılıp davalıya teslim edildiği ihtilaf konusu değildir. Davalı taraf, kumaşların gecikmeli olarak teslim edilmesi ve istenilen kalitede olmaması nedeniyle kendi müşterisine satışın yapılamadığı iddiasını süresinde ileri sürmemiş ve ayrıca bu iddialar usulü dairesinde ispatlanamamıştır. Ayrıca davalı taraça, sundukları belgeler nazara alınarak bilirkişiden ek rapor alınmasına talep etmiş ise de, 23/09/2020 havale tarihli dilekçe ekinde süresinden sonra sunulan belgelerin nazara alınması mümkün değildir. Bu nedenle davalı tarafın istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Ayrıca, davacı bilirkişi raporuna göre karar verilmesini istemekle takibindeki USD alacağın takip tarihindeki TL karşılığının tahsilini talep etmiş olduğundan ilk derece mahkemesince buna göre karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 820,62 TL harcın, alınması gerekli olan 3.282,51 TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.461,89 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 14/03/2024