T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2020/2204
KARAR NO: 2023/1262
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 15/09/2020
NUMARASI: 2018/1322 Esas - 2020/515 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/11/2023
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından davalı aleyhine 30.268,27 TL tutarındaki cari hesap alacağı ve faturalardan kaynaklı alacağının tahsili için Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, borçlunun haksız ve kötü niyetli olarak borca ve ferilerine ve yetkili icra dairesine itiraz etmiş olduğunu alacağı mübrez delilleri, ordinolarla, ticari defter ve belgeleri ile ispatının mümkün olduğunu, alacağının müvekkili şirketçe davalı şirketin tanıtım ve reklamlarını eksiksiz olarak yapması sebebiyle doğduğunu, bu sebeple vaki itirazın iptali ile %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Davanın, İİK 67 md ne dayalı itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talepli (HMK 105.md düzenlenen) EDA davası olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının;-Davcının takip ve dava tarihi itibariyle takip konusu 30.268,27 TL üzerinden davalıdan alacaklı olup olmadığı,(alacağın var olup olmadığı), tahsili gereken alacak miktarının ne olduğu, davacının bu alacağı talep edip edemeyeceği, borcun ödenip ödenmediği, borçlunun temerrüte düşüp düşmediği temerrüt tarihinin , uygulanması gereken faiz tür ve oranının, buna göre tahakkuk eden faiz miktarının ve toplam alacağın ne olduğu, icra-inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı, icra dairesinin yetkili olup olmadığı hususunda toplandığı, taraflara ait ticaret sicil kayıtları, icra dosyası sair belgelerin celp edildiği, celp edilen Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacının davalı aleyhine 30.268,27 TL asıl alacak üzerinden takip dayanağı cari hesap ekstresi gösterilerek 7 örnek icra takibi yaptığı, borçluya ödeme emrinin 19.11.2018 tarihinde tebliğ edildiği,borçlu tarafından 22.11.2018 tarihinde itiraz edildiği, itirazın süresi içinde olduğu, davalının icra dairesinin yetkisine ilişkin itirazının 6098 sayılı TBK'nın 89 maddesi düzenlemesi göz önüne alınarak reddine karar verildiği, davalı tarafından ticari defter ve belgeler dosyaya sunulmadığından davacı defterleri üzerinde inceleme yapılabilmiştir. SMMM ... tarafından dosyaya kazandırılan 12.07.2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı tarafından ibraz olunan 2015 ve 2016 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, delil olma vasfının bulunduğu, taraflar arasında ki ilişkinin 18.10.2015 tarihlinde 2 ayrı gazetede reklam vermeyi içeren sözleşme ile başladığı, ilanın gazetede yayınlandığı ancak davalının ordinodan kaynaklı borcunu ödemediği bu nedenle ... Seri no'lu 21.10.2015 tarih 30.268,27 tutarlı fatura nedeni ile davacının davalıdan alacaklı olduğu kanaatini bildirir rapor tanzim etmiştir. İş bu davada ispat yükü davacı tarafta olup HMK 200 vd md gereğince davacı , davalı taraf ile akdi ilişkisinin ve alacağın varlığını ile alacak miktarını kesin deliller ile ispatlamak durumundadır. Davacı defterlerini ibraz etmiş ise de davalı tarafından ticari defterler sunulmamıştır. Davacı tarafından sunula ordino fotokopileri incelendiğinde davalı marka medyanın kaşı ve imzasının bulunduğunun anlaşılmasını üzerene davalıdan ordino asıllarının sunulması istenmiş ise de davalı tarafından ordinoların mail yolu ile gönderildiği kaşelenip; mail yolu geri gönderildiğine ilişkin beyanı üzerine incelenen mail içeriklerinde 18.05.2015 tarihli ordinolara ilişkin karşılıklı iletişim bulunduğu davacı şirket yetkili/ çalışanlarına ordinoların gönderilmesi ve kaşelenip imzalanıp gönderilmesine ilişkin talepte bulunulduğu ancak davalı tarafından ordinoların imzalanıp geri gönderildiğine ilişkin doc. Tiff, jpeg, pdf vs. uzantılı ek ordino geri gönderilmediği bu hali ile davacı ile davalı arasında akdi ilişkinin kurulduğuna / tamamlandığına dair davacının davasını ispat edemediği anlaşılmış olmakla; davanın reddine" karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesi ekinde bulunan ... Gazete için hazırlanmış 16/10/2015 tarihli 11.400,00 TL + KDV ve ...Gazete için hazırlanmış 16/10/2015 tarihli 14.250,00 TL + KDV ordinoların müvekkil şirket tarafından hazırlandığını ve davalı şirkete gönderildiğini, her ne kadar yerel mahkemece hazırlanıp kendilerince davalı şirkete gönderilen ordinonun geri gönderildiğine ilişkin bir dokuman olmadığından davanın reddi yönünde karar verilmiş olsa da ordinolarda da görüleceği üzere davalı şirket tarafından ordinoların kaşelenip, imzalanıp fax çekildiğini, ... A.Ş. tarafından davacı müvekkili şirkete keşide edilmiş faturadan da görüleceği üzere ... numaralı hat ordino düzenlendiği tarihte davacı müvekkili şirket tarafından kullanılmakta olduğunu, bu realiteler karşısında yerel mahkeme kararının hatalı olduğunu, belirtilen sebepler neticesinde yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmadığı ve istinafa cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
GEREKÇE: Dava; ticari ilişki nedeniyle düzenlenen fatura (açık hesap) alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; davacının takibe dayanak fatura miktarı kadar alacağının bulunup bulunmadığı noktasındadır. Davacı alacaklı tarafından, davalı hakkında, Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile "cari hesap alacağı" açıklamasıyla ve takip talebine fatura sureti de eklenerek 30.268,27 TL alacağın tahsili istemiyle takip başlatıldığı, borçlunun itirazı üzerine takibin durduğu ve süreside itirazın iptaline ilişkin iş bu davanın açıldığı görülmektedir. Kural olarak salt faturanın düzenlenmiş olması, dayanağı kanıtlanamayan faturaların düzenleyenin defterlerinde kayıtlı olması ve faturaya itiraz edilmemiş olması tek başına akdi ilişkinin kanıtı olamaz. (Yargıtay HGK'nun 19/09/2018 Tarih, 2017/19-915 Esas ve 2018/1338 Karar Sayılı İlamı). Başka bir ifadeyle dava konusu faturaya konu sözleşmesel ilişkinin varlığı ile edimin ifa edildiğinin HMK'nın 200 ve devamı maddeleri uyarınca yazılı delillerle ispatlanması gereklidir. Zira fatura, sözleşmenin infaz aşamasına ilişkin vesikalardan olup sözleşmesel ilişkinin ve edimin ifasının ispatında başkaca delillerle desteklenmediği sürece delil niteliğini haiz olmaz. Türk Medeni Kanunu’nun 6. Maddesi; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” hükmünü içermektedir. Yine HMK’nın 190/1. maddesine göre ise, ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Öte yandan ispat yüküyle ilgili kanunda açık bir hüküm bulunması halinde öncelikle ona bakılmalıdır. Somut uyuşmazlıkta; davalı tarafça davaya cevap verilmediği, 6100 sayılı HMK 128. maddesi gereği davacının dayandığı vakıaları inkar etmiş sayıldığı, davacı tarafça dosyaya davalı kaşesi üzerine imzası bulunan ve davacının vereceği ilan işine ait ücretinde belirlendiği 2 adet ordinonun, taraflar arasındaki e-mail yazışmalarının ve ilanın yapıldığı gazete örneklerinin sunulduğu belirlenmiştir. 6100 sayılı HMK madde "171- (1) İsticvabına karar verilen kimseye bizzat davetiye gönderilir ve belirlenen gün ve saatte isticvap olunmak üzere hazır bulunması gerektiği belirtilir. Davetiyede, ayrıca, isticvap konusu vakıalar gösterilir; ilgili tarafın geçerli bir özrü olmaksızın gelmediği veya gelip de sorulara cevap vermediği takdirde, isticvap konusu vakıaları ikrar etmiş sayılacağı ihtarı da yapılır. (2) Çağrılan taraf özürsüz olarak gelmediği veya gelip de soruları cevapsız bıraktığı takdirde, mahkemece sorulan vakıalar ikrar edilmiş sayılır." düzenlemesini içermektedir. Davacının dayandığı ordinoların davalı tarafa tebliğ edilerek üzerindeki imza konusunda ihtarlı isticvap davetiyesi çıkarıldığı, ihtarda "çağrılan günde gelmediğiniz veya gelip de sorulara cevap vermediğiniz takdirde isticvap konusu vakıaları ikrar etmiş sayılacağınız ve tebliğ konusu olan belgelerin ve belge üzerindeki imzaların tarafından imzalanmış sayılacağına karar verileceğinin ihtarına" şerhinin bulunduğu, davalı tarafça isticvap davetiyesine uyulmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece taraf ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, davalı tarafça ticari defterlerinin ibraz edilmediği, davacı ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede takibe dayanak gösterilen faturanın kayıtlı olduğu, ödemeye ilişkin bir kaydın bulunmadığı, davacının takip tarihi itibarıyla 30.268,27 TL alacağının bulunduğunu belirleyen bilirkişi raporunun davalıya HMK 281 maddesi şerhli olarak tebliğ edildiği, rapora karşı bir itirazın bulunulmadığı anlaşılmaktadır. Tüm bu deliler ile davacının takip miktarı kadar alacağının bulunduğu ispatlanmış olmakla delillerin takdirinde hata yapılarak davanın kabulüne ve davacı alacağının faturaya dayalı, likit, davalının itirazı haksız bulunmakla davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi isabetli görülmemiştir.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; İlk derece mahkemesince davanın ispatlanmadığından bahisle reddine karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,1-Davanın KABULÜ ile; davalının Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin 30.268,27 TL asıl alacak üzerinden devamına, 2-Asıl alacağa takip tarihinden itibaren %9 oranını geçmemek üzere reeskont faiz yürütülmesine,3-İtirazın iptaline karar verilen alacağın ükmedilen %20 si olan 6.053,65 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,4-Alınması gerekli 2067,62-TLharçtan başlangıçta peşin olarak alınan 365,57 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.702,05 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan 35,90 TL başvuru harcı, 800,00 TL bilirkişi ücreti, 133,95 TL tebligat ve posta gideri ve 365,57 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.335,42 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca, artan gider avansının davacıya; davalının yatırdığı avanstan artan kısmın kendisine iadesine, 8-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak; a-Davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,b-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 148,60 TL ile tebligat/ posta gideri 49,50 TL olmak üzere; toplam 198,10 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca KESİN olarak oy birliğiyle karar verildi.20/11/2023