T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2020/1803
KARAR NO: 2023/1337
KARAR TARİHİ: 30/11/2023
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 11/12/2019
NUMARASI: 2017/1117 Esas - 2019/987 Karar
DAVA: Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/11/2023
Taraflar arasındaki Menfi Tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin müvekkilinin aleyhine farklı tarihlerde 6 tane icra takibi başlatıldığını, 14/08/2009 tarihinde İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası, takip asıl alacağı 317,35 TL olduğu, 14/08/2009 tarihinde İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası (... Eski Esas), takip asıl alacağı 168,42 TL olduğu, takip alacaklısı davalı şirket olup borçluların ise müvekkili ile .... Tic. Ltd. Şti'nin olduğunu, icra takip dayanağı ise davalı şirketin sigortalısı olan ... verilmiş olanhasar nedeniyle zararın rücuen tahsili olarak gösterildiğini, takip dayanağı olarak dosyaya kesin delil niteliğinde bir belge davalı alacaklı şirket tarafından koyulmadığını, 14/01/2010 tarihinde İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası (... Eski Esas), takip asıl alacağı 6.919,04 TL olduğu,14/01/2010 tarihinde İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası (... Eski Esas), takip asıl alacağı 415,25 TL olduğu,14/01/2010 tarihinde İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası (... Eski Esas), takip asıl alacağı 2.455,78 TL olduğu,14/01/2010 tarihinde İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası (... Eski Esas), takip asıl alacağı 1.163,33 TL olduğu, takip alacaklısı davalı şirket olup borçluların ise müvekkili ile ... Tic. Ltd. Şti. Ve ... Müdürlüğünün olduğunu, icra takip dayanağı ise davalı şirketin sigortalısı ve ...'a verilmiş olan hasar nedeniyle zararın rücuen tahsili olarak gösterildiğini, takip dayanağı olarak dosyaya kesin delil niteliğinde bir belge davalı alacaklı şirket tarafından koyulmadığını, müvekkiline icra takiplerininin açıltığı süreçte takiplerde diğer borçlu olan ve dava dışı .... Tic. Ltd. Şti.'nin sigortalı çalışanı olduğunu, bu hususun müvekkilinin SGK kaydı ile kanıtlanacağını, müvekkili ile işbu şirket arasında hiçbir şekilde alt yüklenici-üst yüklenici ilişkisi ya da herahangi bir eser-hizmet satın alma v.b gibi bir sözleşmenin bulunmadığını, dava dışı borçlu mahalde çalışması sırasında ...'a ait herhangi bir malzemeye hasar verilmesi durumunda müvekkilinin çalıştığı şirketin işvereni olan dava dışı şirket yetkilisi tarafından kendisine tutanakları imzalama talimatını verildiğini, sadece tespit tutanağına imza attı diye şirket yetkilisi veya şantiye şefi olmayan bir kişinin tüm hasardan müteselsilen sorumlu olacağını iddia etmenin tamamen hukuka aykırı bir durum oluşturduğunu, dava dışı borçlu şirkette vasafsız işçi lorak inşaatta çalışan müvekkilinin üniversite diplomasının bulunmadığını, müvekkilinin işvereni tarafından kendisine tutanağı imzalamasını söylendiğini ve kendisi de işini kaybetmemek için tutanakları imzaladığını ayrıca müvekkili hiçbir şekilde içra takibi konusu olan hasarları yapan çalışanın kendisi olmadığını, saha şefi niteliği de bulunmadığını, dosyada ilgili hasarlara dair ilgili tutanakları birçoğunda mevcut olmadığından dolayı tarafılarınca tüm belgelerin incelenemediğini, dava konusu icar takiplerine konu hasar sebebiyle zararların oluşumunda kusur sahibi olan kişilerin işi yaptıran ... Genel Müdürlüğü yüklenici olan dava dışı borçlu şirket ... Tic. Ltd. Şti. Ve hasar sebebiyle zararı gerekli belge ve bilgileri toplamadan karşılayıp sonra sadece tutanak üzerinden hukuka aykırı olarak müvekkiline rücuen sorumlu tutabileceğine inanan davalı ... şirketinin olduğunu, davalı ... şirketinin dava konusu olaylarda ağır kusuru bulunduğunu, basit bir trafik kazasında bile KASKO sigortası ile sorumlu olan bir sigorta şirketi araçtaki maddi zararı karşılamadan önce araçların ruhsatlarını, kaza tespit tutanağını, kişilerin imza yetkilisi olup olmadıklarını, hatta trafik kazasına ait kaza fotoğraflarını hasar dosyasına eklediklerini, bu gibi gerekli incelemeler yapılmakta ve incelemeler sonrasında hasarın sebep olduğu zararın karşılandığını, davalı taraf ise hasar tutanağı dışında başkaca hiçbir inceleme yapmadığını, asıl kusurlu olan tarafları dahi aratırmadığını, tutanakta imzası var diye sadece işçi olan müvekkilini sorumlu tutmaya çalıştığını, işveren tarafından verilen talimat sonucunda yetkisiz bir çalışan olarak müvekkilinin imzalamak zorunda kaldığı söz konusu tutanakların da hukuki bir geçerliliği bulunmadığını, davalı tarafın hasarın meydana geldiği alanda saha sorumlusu olan şantiye şefinin kim olduğunu ve müvekkilin imza yetkisinin olup almadığını araştırması gerektiğini, eğer rücu edecekse kimlere rücu etmesi gerekceğini net bir şekilde tahlil edebileceğini, hiçbir araştırma yapmadan zararı karşılamış ve yine hiçbir araştırma yapmadan müvekkiline karşı icra takipleri balaşttığını, davalı şirketin ağır kusur mecut olup yasal yükümlülüklerini yerine getirmediğini, dolayısıyla da zararını rücuen müvekkilinden talep edemeyceğini, müvekkilinin takiplerde taraf niteliği bulunmadığını, haksız icra takipleri nedeniyle müvekkilinin maddi ve manevi olarak çok zor duruma düşeceğini, telafisi imkansız zararlara yol açma ihtimali olduğundan dolayı müvekkilinin borçlu olmadığı alacakların bedelini haciz tehdidi ile ödemek zorunda kalacağını, böyle bir durumda İİK 72/3 maddesine göre telafisi imkansız zararlara yol açacağından mahkemeniz tarafından teminatsız olarak bunun mümkün görülmemesi halinde uygun görülecek teminat karşılığında icra dosyalarına ödeme yapılması halinde paranın davalıya ödenmemesi için ihtiyate tedbir kararı verilmesine, davanın kabulüne, davalının %20'den aşağı olmamak üzere tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı hakkında başlatılan icra takiplerinin kesinleştiğini, icra takiplerine yasal süresinde itiraz edilmediğini, davacının icra takiplerine yasal süresinde itiraz etmeyip kötü niyetli olarak menfi tespit davacı açtığını, davacının dava dilekçesinde dava konusu icra takiplerinin yasal dayanağının olmadığı ifade ettiğini ancak söz konusu icra takibinin yasal dayanakları davacı tarafından imzalanmış olan hasar tespit tutanakları olduğunu, icra takiplerine ilişkin hasar tespit tutanakları müvekkili şirketin nezdinde bulunmakta olduğu mahkeme dosyasına sunulacağını, müvekkili şirketin sigortalısı ...'a borçlunun ...'a vermiş olduğu zarar nedeni ile hasar tazminatı ödediğini, söz konusu hasara ilişkin zararın rücuen tahsili için dava konusu icra takiplerini başlatıldığını, hasarın nedeni davacının ...'a ait doğalgaz tesisatına vermiş olduğu zarar olduğunu, bu nedenle icra takibine konu hasar 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu madde 49 uyarınca haksız fiil niteliğinde bulunduğunu, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlü olduğunu, davacı ...'in regülatör bölge mahallinde doğalgaz dağıtım sistemine verdiği zarar, hasar tespit tutanağı ile de belgelenmiş olduğunu, söz konusu hasar tespit tutanaklarında davacı ...'in imzasının bulunduğunu, ... imza atmaktan çekinmeyerek sorumluluk altına girdiğini, TBK madde 49 "Kusurlu ve hukaka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekte yükümlü olduğunu, zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fille başkasına kasten zarar veren de bu zararı gidermekle yükümlü olduğunu, dava dilekçesinde davacı ...'in vasıfsız işçi olduğunun belirtildiği ancak dava konusu icra takiplerinin davacının işçi olmasıyla bir ilgisi bulunmayıp, söz konusu icra takipleri haksız fiil sorumluluğuna dayandığı, davacının vasıfsız işçi olması davacı ile davacının işvereni arasındaki iç ilişkiyi ilgilendirdiği, işvereni ile davacı arasındaki iç ilişkiyi ilgilendirdiği, işvereni ile davacı arasındaki iç ilişkinin dava konusu ile ilgisi bulunmadığını, davacı haciz tehditi ile karşı karşıya kaldığını belirttiğini, hakkında başlatılan altı ayrı icra takibine itiraz etmemiş ve akıbeti ile ilgilenmediğini, bu nedenle haciz tehditi ile karşı karşıya kaldığını belirten davacının gerekçesinin isabetsiz olduğunu, bu nedenle müvekkili şirketin kötü niyetli şekilde takip başlatmadığı tam tersine davacının kötü niyetli şekilde davayı açtığını, davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ..SGK'ya müzekkere yazılarak davacının sicil kayıtları celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır. Gelen sicil kayıtları incelendiğinde; davacının dava dışı ... Sistemleri Taah. Tic. LTD ŞTİ 'de inşaat kalfası olarak çalıştığı görülmüştür. Gerek bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacının, ... Tic. Ltd. Şti. ve ...'de temsil ve imzaya yetkili, yönetici ya da ortaklarından olmadığı, davalının ödediği tazminattan davacının sorumlu olduğuna dair, davacının haksız fiil ya da kusuruna ilişkin dosyaya mübrez bir bilgi ya da belge olmadığı, takibe dayanak belgenin dava dışı sigortalının tanzim ettiği ve davacının çalıştığı işyerinin adına imzaladığı tutanaktan ibaret olduğu hususları gerekse de SGK'dan celp edilen sicil kayıtlarına göre davacının dava dışı ... Tic. LTD ŞTİ 'de inşaat kalfası olarak çalıştığı hususu dikkate alındığında davalının sigortalısı ...'a vermiş olduğu hasar nedeniyle zararların rücuen tahsiline dair yapılan takiplerden dolayı davacının davalıya karşı herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı kanaatine varılmış olup, davacının İstanbul .... İcra Müd ... Esas, İstanbul .... İcra Müd ... Esas, İstanbul .... İcra Müd ... Esas, İstanbul .... İcra Müd ... Esas, İstanbul .... İcra Müd... Esas, İstanbul ... İcra Müd ... Esas sayılı takip dosyalarına dayanak edilen ...'a verilen hasar nedeniyle rücuen tahsil talebine konu alacaklardan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerekmiştir. Kötüniyet tazminatı talebi yönünden; Davalı, yapmış olduğu icra takiplerinde haksız olup, ayrıca takipte kötü niyetli olduğu kanaatine varılmıştır. Şöyle ki davacı ... şirketi, davacının TBK 49.maddeye göre ...a ait doğalgaz tesislerine verdiği zarara ilişkin haksız fiil sorumluluğuna dayanmaktadır ancak ne takip dosyası ne de eldeki dava dosyası içeriğinden, ne de tutanak içeriğinden haksız fiili gerçekleştiren kişinin davacı olduğuna dair bir sonuca varılamadığı, salt hasar oluştuğuna dair tutanak tutulması o kişiyi sorumluluk altına sokamayacağı, sorumlu olacağı sonucuna varılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu hususları ile taraflar arasında ticari ilişkinin bulunmaması da dikkate alındığında davalının davacı aleyhine takip başlatmakta kötüniyetli olduğu sonucuna varıldığından davacının kötüniyet tazminatının kabulü gerektirdiği anlaşıldığından davanın kabulüne" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin sigortalısı ...'a verilen hasarlar dolayısıyla müvekkili şirketin, sigortalısına hasar tazminatı ödemeleri yaptığını, TTK m.1472 halefiyet ilkesi gereği yaptığı bu ödemeler ile sigortalısının haklarına halef olduğunu, söz konusu tazminat ödemelerini, kusur sorumluluğu dolayısıyla hasarı veren ...'e ve ... Tic. Ltd. Şirketi'ne rücu ettiğini, rücu edilen tazminatların tahsili amacıyla borçlular hakkında, davaya konu olan 6 tane icra takibi başlatıldığını, ilgili icra takiplerine, davacının itiraz etmediğini ve takiplerin kesinleştiğini, davacı tarafından yasal süresinde icra takiplerine itiraz edilmeyip, borç kabul edildiğini ancak sonrasında kötü niyetli olarak menfi tespit davası açıldığını, davacı tarafın söz konusu icra takiplerinin yasal bir dayanağının olmadığını ileri sürdüğünü ancak icra takiplerinin dayanağı olan, davacı tarafından imzalanmış hasar tespit tutanaklarının ilgili mahkeme dosyasına da sunulduğunu, davacının hasar tespit tutanaklarının hukuken yok olduğunu ileri sürdüğünü fakat bu iddianın hukuki bir geçerliliği olmadığını, zira bu iddiayı kanıtlar herhangi bir emare dosyaya sunulmadığını, hasar tespit tutanaklarının hasar tarihinde ve ilgili olaya şahit olan kişiler tarafından oluşturulması dolayısıyla hasarın nasıl olduğuna ve ne zarar meydana getirdiğine dair en doğru dayanak olduğunu, hasarın nedeninin davacının ...'a ait doğalgaz tesisatına vermiş olduğu zarar olduğunu, bu nedenle icra takibine konu hasarın TBK'nın 49.maddesi gereği haksız fiil niteliğinde olduğunu, davaya konu icra takiplerinin zararı veren şirket ve söz konusu hasar tutanaklarından sorumlu işçi ... aleyhine açıldığını, ... Tic. Ltd. Şirketi ve ..., müvekkili sigorta şirketinin ödediği hasar tazminatından müteselsilen ve müştereken sorumlu olduğunu, açıklanan nedenlerle istinaf başvurularının kabulüne, kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... borularının nerelerden geçtiğini bilebilecek teknik donanımı bulunmadığını, müvekkilinin kalfa olarak çalışan vasıfsız bir işçi olduğunu, bu sebeplerle burada 3. kişinin kusurunun mevcut olduğunu ve müvekkilinin sözde fiili ile zarar arasındaki illiyet bağı olsaydı dahi bu bağın müvekkili açısından kesilmiş durumda olduğunu, dolayısıyla müvekkilinin haksız fiil sorumluluğundan da müvekkilinin fiili olsa dahi söz edilemeyeceğini, davalı tarafın hasarın meydana geldiği alanda saha sorumlusu olan şantiye şefinin kim olduğunu ve müvekkilinin imza yetkisinin olup olmadığını araştırması gerektiğini, bu sayede bir kasıt veya ihmal mevcutsa bunun kime ait olduğunu tespit edebileceğini ancak davalı tarafın hasarı gördüğünü, hiçbir araştırma yapmadan zararı karşıladığını ve yine hiçbir araştırma yapmadan müvekkiline karşı icra takipleri başlattığını, Mahkemece verilen kararın haklı ve kamu düzenini koruyucu niteliğe sahip olduğunu beyan ederek müvekkilinin haksız fiilden kaynaklanan kusurunun bulunmadığını, dolayısıyla da davalıya borçlu olmadığı aşikar olduğundan müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine dair yerel Mahkeme kararının onanmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, sınai-ticari yangın poliçesi ile dava dışı sigortalı ...'a ait servis hatlarında çeşitli tarihlerde meydana gelen hasar nedeniyle ödenen sigorta tazminatına konu icra takipleri nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince, yukarıda belirtilen gerekçe doğrultusunda, davanın kabulüne karar verilmiştir.Geri çevrime kararından sonra dosyaya ibraz edilen sigorta poliçesinde davacı ile dava dışı sigortalı ... arasında 31.12.2007-31.12.2008 dönemlerini kapsar şekilde Sınai- Ticari Yangın Sigorta Poliçesi düzenlendiği tespit edilmiştir. Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 72. maddesi uyarınca borçlu olmadığının tespitine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Davalı ise hasar tespit tutanaklarında imzası bulunan davacının haksız fiil nedeniyle sorumluluğunun bulunduğunu, davanın reddini savunmuştur. Davalı takip alacaklısı tarafından, davacı takip borçlusu ve dava dışı ... Tic. Ltd. Şti hakkında İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 10.07.2008 tarihli hasar tespit tutanağına dayalı olarak 303,94 TL asıl alacak, İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında (... Eski Esas) 14.07.2008 tarihli hasar tespit tutanağına dayalı olarak 168,42 TL asıl alacak , İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında (... Eski Esas) 18.05.2009 tarihli hasar tespit tutanağına dayalı olarak 6.919,04 TL asıl alacak, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında (... Eski Esas)17.05.2009 tarihli hasar tespit tutanağına dayalı olarak 415,25 TL asıl alacak, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında (... Eski Esas), 02.01.2009 tarihli hasar tespit tutanağına dayalı olarak 2.455,78 TL asıl alacak, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında (.. Eski Esas) 16.07.2009 tarihli hasar tespit tutanağına dayalı olarak 1.163,33 TL asıl alacak üzerinden davalı şirketin sigortalısı olan ...'a verilmiş olan hasar nedeniyle zararın rücuen tahsili sebepli ilamsız icra takipleri başlatılmış, itiraz edilmemesi üzerine takipler kesinleşmiştir. Davacının dosya kapsamına alınan SGK kayıtlarından 11.07.2008 tarihinde 2009 yılı Ağustos ayına kadar dava dışı .... Tic. Ltd. Şti'nde işçi olarak kaydının bulunduğu anlaşılmıştır.İcra takipleri içerisinde bulunan hasar tespit tutanaklarında ... adına saha şefi olarak davacının imzasının bulunduğu, hasarın meydana geliş sebebinin kanal ve kazı çalışması sırasında toprak kayması ve çökmesi nedeniyle servis hattının kopması olarak belirtildiği görülmüştür. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, dava dışı sigortalı tarafından tanzim edilen hasar tespit tutanağında imzası bulunan davalının haksız fiil nedeniyle davacı tarafından dava dışı sigortalıya ödenen tazminat nedeniyle borçlu olup olmadığı, davalının takipte kötüniyetli olup olmadığı noktasındadır. Somut olayda, menfi tespit istemine konu olan icra takiplerinde dayanak belge olarak gösterilen dava dışı sigortalının tanzim ettiği hasar tespit tutanaklarında davacının işçi olarak çalıştığı ... Tic. Ltd. Şti adına saha şefi sıfatıyla imzası bulunmaktadır. Ancak söz konusu hasar tespit tutanaklarının düzenlenme nedeni dava dışı ... Tic. Ltd. Şti tarafından yapılan kazı ve kanal çalışmaları olup, davacının bu şirketten ayrı, kendi başına bir zarara sebebiyet verdiği başka bir deyişle haksız fiil nedeniyle sorumluluğunun bulunduğuna dair ispat yükü kendisinde olan davalı tarafından herhangi bir delil ve ispat bulunmamaktadır. Bu nedenle mahkemece menfi tespit talebinin kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Bu yöne ilişkin davalı vekilinin istinaf sebebi yerinde değildir. İİK'nın 72/5. Maddesinde davanın borçlu lehine hükme bağlanması halinde, borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verileceği ve takdir edilecek zararın, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamayacağı düzenlenmiştir. Her ne kadar mahkemece davacının dava dışı şirket yetkilisi olmadığı halde davalı tarafından kötüniyetli olarak icra takibi başlatıldığı gerekçesiyle kötüniyet tazminatına hükmolunmuş ise de davalı takip alacaklısı takibinde haksız olmakla birlikte takibi kötüniyetli olarak başlattığı ispatlanamamıştır. Bu halde davacı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesinin koşulları oluşmamıştır. Açıkalanan nedenlerle HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; Mahkemece davalının takibinde kötüniyetli olduğundan bahisle davacı lehine kötüniyet tazminatına karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce karar düzeltilerek esas hakkında yeniden karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 1-Davanın KABULÜ İLE; Davacının İstanbul .... İcra Müd ... Esas sayılı takip dosyasına dayanak edilen ...'a verilen hasar nedeniyle rücuen tahsil talebine konu 303,94-TL alacaktan dolayı davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, Davacının İstanbul .... İcra Müd ... Esas sayılı takip dosyasına dayanak edilen ...'a verilen hasar nedeniyle rücuen tahsil talebine konu 168,42-TL alacaktan dolayı davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,Davacının İstanbul .... İcra Müd ... Esas sayılı takip dosyasına dayanak edilen ...'a verilen hasar nedeniyle rücuen tahsil talebine konu 6.919,04-TL alacaktan dolayı davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,Davacının İstanbul .... İcra Müd ... Esas sayılı takip dosyasına dayanak edilen ...'a verilen hasar nedeniyle rücuen tahsil talebine konu 415,25-TL alacaktan dolayı davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,Davacının İstanbul .... İcra Müd ... Esas sayılı takip dosyasına dayanak edilen ...'a verilen hasar nedeniyle rücuen tahsil talebine konu 2.455,78-TL alacaktan dolayı davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, Davacının İstanbul .... İcra Müd ... Esas sayılı takip dosyasına dayanak edilen ...'a verilen hasar nedeniyle rücuen tahsil talebine konu 1.163,33-TL alacaktan dolayı davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, 2-Davacının şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine, 3-Harçlar Yasası uyarınca alınması gerekli 780,49 TL harçtan peşin alınan 195,13 TL harcın mahsubu ile bakiye 585,36-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 31,40 TL başvurma harcı, 9,80 TL vekalet pulu ve harcı, 2.000,00-TL bilirkişi ücreti, 155,50 TL posta masrafı, 195,13 TL peşin harç olmak üzere toplam 2.391,83 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Kendisini vekille temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 2.725,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,6-Karar kesinleştiğinde yatıralan gider avansından artan bakiyenin yatırana/ vekiline iadesine,7-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak;a-Davalı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,b-Davalı tarafın istinaf istemi kabul edilmekle birlikte davanın kabulüne karar verilmesi nedeniyle istinaf aşamasında yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a. maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi 30/11/2023