T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2020/1810
KARAR NO: 2023/1344
KARAR TARİHİ: 30/11/2023
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 13/11/2019
NUMARASI: 2017/312 Esas - 2019/1063 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/11/2023
Taraflar arasındaki İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin 02.09.2016 tarihinde Prag'a seyahat edecek yolcusu ... pasaportunun, 15.08.2016 tarihinde müvekkili şirket yetkilisi tarafından ... Kargo İzmir Alsancak Liman Şubesi'nden, teslimat adresi "..." olan ... Cad. No:... ... Apt. Elmadağ/İstanbul'a ... no ile kargolandığını, ancak bu kargonun 16.08.2016 tarihinde teslimat adresi "..." olmasına karşın aynı cadde üzerindeki ... no'lu apartmanda bulunan "... Duyu Sistemleri"'ne teslim edildiğini ve de pasaportun nereye teslim edildiği, nerede olduğu ilgili seyahat tarihinde bilinmediğini, bu nedenle yolcunun pasaportunun ulaştırılamadığını, neticeten yolcunun seyahate katılamadığını, kargonun yanlış yere teslim edilmesinden dolayı müvekkili şirketin mağduriyeti ve maddi zararının olduğunu, müvekkili şirket yolcusu bünyesinde çalıştığı ... A.Ş tarafından bedeli ödenerek seyahate gönderilecekken, davalı şirket kusuru nedeniyle çalışanın seyahate katılamayacağı için ilgili seyahat bedelini ödemekten vazgeçtiğini, yanan uçak bileti ve otel ücreti dahil seyahat bedeli toplamının 1.890,00 Euro olduğunu, 1.890,00 Euro'nun karşılığı 24.10.2016 tarihli icra takibi değeri 6.415,80 TL'nin tamamı olarak meydana geldiğini, davalı şirket yetkilisine müvekkili şirket yetkilisi tarafından 02.10.2016 tarihinde e-posta gönderildiğini, yine müvekkili şirketçe Ankara ....Noterliği'nce 18.10.2016 tarihinde ... yevmiye numaralı ihtarname ile müvekkili şirket zararının karşılanması gerektiğinin bildirildiğini, davalı tarafından e-postaya ve ihtarnameye karşı herhangi bir cevap verilmediğini, bu nedenle İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile icra takibinde bulunulduğunu, davalı tarafın takibe itirazı nedeniyle takibin durduğunu, açıklanan nedenlerle; davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına, davalı borçlunun %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu olan kargonun ... adlı şahsa gönderilmek üzere 15/08/2016 tarihinde .... Ltd. Şti. ‘den kabul edilmiş olup taşımasının yapılarak Kurtuluş birimine ulaştığını, söz konusu kargonun dağıtıma çıkartılmış olup, ... Apt No:... adresi yerine sehven No:... adresine teslim edildiğini, teslimattan sonra kargoyu teslim alan firmanın müvekkili şirkete yanlışlığı bildirmesi üzerine kargonun buradan geri alınarak doğru adrese teslim edildiğini, kargonun göndericisinin ... Ltd. Şti ve alıcısının ise ... olduğunu, davacının kargoyla ilgili hak sahipliğinin bulunmadığını, bu nedenle aktif husumet ehliyeti yönünden davanın reddinin gerektiğini, kargonun zayi olmadığını, sadece gecikmeli teslimatın gerçekleştiğini, taşıyıcının sorumluluğunun TTK uyarınca 21 gün içinde yazılı bildirim yapılmadığından gecikmeden kaynaklanan hakların ise sona erdiğini, davacı taraf yanan uçak bedeli ve otel ücreti nedeniyle zarara uğradığını iddia etmiş ise de öncelikle yolcu için bu bedellerin davalı şirket tarafından ödendiğinin ispat edilmesi gerektiğini, diğer yandan kargo kaybolduğunda davacının otel ve uçak biletlerini bedel iadesi alabilecek şekilde iptal edip edemeyeceği, bu hususta alacağı önlemlerle zararın ortaya çıkışını engelleyip engelleyemeyeceği hususlarının araştırılması gerektiğini, taşımadan kaynaklı tazminat davalarında icra inkar tazminatına hükmedilmesinin mümkün olmadığını, açıklanan nedenlerle; davanın reddi ile yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ...ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir. Bilirkişi raporunda özetle; uyuşmazlıkta davalı kargo şirketinin taşınmak üzere 15/08/2016 tarihinde teslim aldığı dava dışı ...' a ait pasaportu 16/08/2016 tarihinde gönderilenin adresi yerine farklı adrese yanlış kişiye teslim ettiği, durumun davalı şirkete bildirilmesi üzerine gecikmeli olarak pasaportun gönderilene teslim edildiği, geç teslim nedeniyle davacının yolcusunun 02/09/2016 tarihinde Prag'a gerçekleştireceği seyahati gerçekleştiremediği, kargo taşımacılığının kapıdan kapıya taşıma sözleşmesi ile yapıldığı, karayolu ile kargo taşımacılığının idari yönden Karayolu Taşıma Kanunu ve Karayolu Taşıma Yönetmeliğine tabi olduğu, gönderen ile kargo işletmecisi arasında akdedilen taşıma sözleşmesi bakımından ise Ticaret Kanunu eşya taşımasına ilişkin hükümlerin uygulanacağının kabul edildiğini, ancak somut uyuşmazlıkta kargo ile pasaport taşınmakta olması ticaret kanununda düzenlenen klasik anlamda bir eşya taşımasının söz konusu olmadığı, evrak niteliğinde olduğu, yürürlükten kaldırılan Posta Kanunu uyarınca bu tür evrakların kaybı veya gecikmesi halinde kanunda özel olarak belirtilen sorumluluk dahilinde posta idaresinin sorumlu olduğunun düzenlendiği, Her ne kadar ... A.Ş. Ve Kargo Hizmetleri Usul ve Esasları 22.maddesinde PTT' nin sorumluluğu düzenlenmemişse de, tüm düzenlemenin ... A.Ş. Dışındaki kargo şirketlerince gerçekleştirilen taşımalarda uygulanacak nitelikte olmadığı pasaport gibi evrakların taşınması durumda, bu evrakların zıya, hasar veya gecikme durumunda TTK 880.madde de yer alan taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değeri ve piyasa değeri veya cari değeri olmadığından, TTK hükümlerinin doğrudan uygulanamayacağı, TBK genel hükümlerinin uygulanması gerektiği, davalının taşıma konusu kargoyu yanlış adreste, yanlış kişiye teslim ettiği, bu durumun kendisine bildirilmesi üzerine gecikmeli olarak doğru adreste dava dışı gönderilene teslim ettiğinin sabit olduğu, sözleşme konusu borcu gereği ifa etmediği, davalının davacının uğradığı zararı tazmin etmesi gerektiği, davalının TTK' ya göre gecikme ve zıyanın 21 günlük süre içinde kendisine bildirilmesi gerektiği, bildirim yapılmadığı iddiasının cevap dilekçesinde içinde pasaport bulunan kargonun yanlış adrese yanlış kişiye teslim edildiğinin bildirilmesi üzerine gecikmeli olarak teslim edildiğinin bildirilmesi nedeniyle yerinde olmadığı, kargo içerisinde pasaport olduğunun bildirilmediği iddiasının ise kargo ücretinin taşınacak eşyanın niteliğine göre belirlenmesi ve ambalajlamanın kargo şirketi tarafından yapıldığı göz önüne alındığında kargo şirketinin pasaport taşıdığı bildiği, TBK 112 madde hükmü gereği ifa edilmeyen sözleşmelerde borçlu kendisine hiçbir kusur yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlü olduğu, davacının yolcusunun 02/09/2016 gidiş ve 05/09/2016 geliş uçuşları ile konaklamayı gerçekleştiremediği, bu yüzden 300,00-Euro uçak bileti ve 1.590,00-Euro konaklama gideri olmak üzere 1.890,00-Euro zararının ortaya çıktığı, zarardan davalının sorumlu olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Dosya kapsamı incelendiğinde, davalının gönderilmek üzere kargoyu teslim aldığı, ancak teslimatı yanlış adrese ve yanlış kişiye teslim ettiği, ancak davacı tarafından yapılan bildirim sonrasında yanlış adrese ve yanlış kişiye teslim edildiğinin davalı tarafça anlaşılarak, gecikmeli olarak kargoyu teslim ettiği, geç teslim nedeniyle dava dışı kişinin yurt dışı gidiş dönüş uçuşlarını ve konaklaması gerçekleştiremediği anlaşılmaktadır. Kargonun yanlış adrese ve yanlış kişiye teslim edildiği hususunda tartışma bulunmamaktadır. Davalı tarafça, kargo teslimine tutanaklar veya taşımaya ilişkin belgeler sunulmamıştır. Ayrıca, dosya kapsamında, davalı tarafça TTK 878.madde ve 879.maddeleri uyarınca kendisini sorumluluktan kurtarıcı nitelikte herhangi bir kayıt bulunmadığı gibi somut durumda, 878.madde hükümlerini uygulama olanağını da bulunmamaktadır. Davalı tarafça kargo içeriğinde pasaport olduğunun bilinmediği iddia edilmiş ise de kargo ücretinin taşınacak eşyanın niteliğine göre belirlenmesi ve ambalajlamanın kargo şirketi tarafından yapıldığı göz önüne alındığında kargo şirketinin pasaport taşıdığı bildiği veya bilebilecek durumda olduğu anlaşılmış, davalının 21 günlük gerekli bildirimin yapılmadığı iddiası ise kendi kusurlu davranışları neticesinde yanlış adrese teslim edilen pasaportun, kendisine yapılan bildirim sonrasında gecikmeli olarak doğru adrese teslim edilmesi nedeniyle, bildirim yükümlülüğünün yerine getirildiği anlaşıldığından, her iki yöndeki savunmalarına itibar edilmemiştir. Davalı tarafın TTK 882.madde de yer alan sorumluluk sınırına ilişkin itirazları da ilgili madde de yine TTK 880.madde ve 881.madde atıflarının bulunması, atıf yapılan maddelerde eşyanın piyasa değeri ve eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değerine göre hesaplama yapılacağına ilişkin düzenlemelerin, taşınan kargonun evrak niteliğinde ki pasaport olması ve dava konusu olayda kargonun kısmen veya tamamen zıyanın değil, sözleşme gereğince yapılması gereken adres ve kişiye değil yanlış adres ve kişiye yapılması olduğu hususları göz önüne alındığında TTK 882.maddenin uygulama olanağının bulunmadığı anlaşıldığından yerinde görülmemiş, TBK genel hükümler çerçevesinde dosya değerlendirilmiş, sözleşmenin gereği gibi ifa edilmediği ve bu nedenle davacının zarara uğradığı, davacının da uğranılan zararı tazmin yükümlüsü olduğuna kanaat getirilerek davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir. İİK 67/2 maddesinde "...borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." hükmü yer almakta olup, davalının itirazında haksız olduğu ve davacının takip tarihinden önce davalıdan talepte bulunduğu hususları gözetilerek, alacağın likit olduğu dikkate alınarak alacak miktarının %20'sine tekabül den icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline ..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosya kapsamındaki belgelerden tespit edileceği üzere davacının, söz konusu kargo ile bir bağı dolayısıyla hak sahipliği tespit edilemediğini, davacının da bu durumu somut olarak ispatlayamadığını, davanın aktif husumet yokluğu yönünden reddi gerekirken kabulü yönünde kurulan hükmün öncelikle usulen hukuka aykırı olduğunu, dava konusu kargonun sehven alıcının ... Apt. No:... yerine sehven no:... adresine teslim edildiğini, teslimattan sonra kargoyu teslim alan firmanın müvekkili şirkete bildirimi üzerine kargonun doğru adrese teslim edildiğini, bu yönde davacının iddia ettiği şekilde teslim süresinin aşıldığına ilişkin olarak müvekkili şirkete yazılı olarak yapılmış hiçbir bildirim bulunmadığını, davacının kargo içeriğini ispatlayamadığını, yalnızca içeriğinin pasaport ve seyahat bileti olduğu yönündeki afaki iddiasının dikkate alındığını ancak TBK 50/f maddesi hükmü gereği uğradığı zarar iddiasını somut olarak ispat etmesi gerektiğini, dosya kapsamındaki delil ve beyanları doğrultusunda Mahkeme tarafından verilen kararın istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve yargılamanın mahkemesince yapılarak talepleri doğrultusunda davanın reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine , fazlaya dair tüm hakları saklı kalmak kaydıyla karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, dava dışı ... Sigorta bünyesindeki çalışanın, kargo ile gönderildiği iddia olunan pasaportunun geç teslimi nedeniyle yurt dışı seyahate katılamamasından ötürü davacı tarafça ödenen uçak bileti ve konaklama ücretinin tahsili istemine dayalı icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır. Mahkemece, davanın kabulüne verilmiş, karara karşı davalı tarafça istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davacının hak sahipliği ve zarar talebi yönünden aktif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı, davalının kargoyu geç teslim edip etmediği, kargonun geç tesliminin kabulü halinde dava dışı çalışanın yurt dışı seyahate katılamaması sonucu ödenen uçak bileti ve konaklama ücretinden, davalı taşıyıcının sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.Davacı tarafından davalı hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında 6.415,80 TL (1890 Euro x 3,3946) üzerinden 24.10.2016 tarihinde ilamsız icra takibine başlatılmış, takibe itiraz edilmesi üzerine takip durmuştur. Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Davalı ise davacının zarar talebi yönünden aktif husumet ehliyetinin olmadığını, kargoyu teslim alan firmanın yanlışlığı bildirmesi üzerine kargonun geri alınarak doğru adrese teslim edildiğini, 21 gün içinde yazılı bildirim yapılmadığından taşıyıcının gecikmeden kaynaklanan hakların sona erdiğini, zarar iddialarının ve illiyet bağının ispatlanmadığını savunmuştur. Dava dışı ... Ltd. Şti. tarafından 15/08/2016 tarihinde ... adına ... şirketinin adresine davalı aracılığıyla kargo gönderildiği, kargonun yanlış adrese teslim edildiği ancak sonradan kargonun doğru adrese teslim edildiği ihtilafsızdır. Dosya kapsamında davaya konu kargo taşımasına ilişkin kayıtlar davalı tarafça sunulmamakla birlikte kargonun alıcısının ... olduğu, gönderi adresinin ... şirketinin adresi olduğu, kargonun süresinde gönderilene teslim edilmediği anlaşılmaktadır. Davalı ile yapılan mail yazışmasında kargonun 02.09.2016 tarihinde davacıya getirildiğinin belirtildiği, bu durumun aksinin davalı tarafça ispat edilmediği gözetildiğinde davacı 'gönderilen' sıfatına sahiptir. Bu yöne ilişkin davalı vekilinin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 889/3-4.maddelerinde gönderilenin, taşıyıcıya, teslim süresinin aşıldığını, teslimden itibaren yirmi bir gün içinde bildirmemesi halinde gecikmeden kaynaklanan haklarının sona ereceği, teslimden sonra yapılan bildirimin yazılı olmasının şart olduğu, bildirimde bulunanın kim olduğu herhangi bir şekilde anlaşılıyorsa imzaya gerek olmadığı, sürenin korunması için bildirimin zamanında gönderilmiş olmasının yeterli olduğu düzenlenmiştir. 15/08/2016 tarihinde gönderilen davaya konu kargo için 21 günlük süre dolmadan davacı çalışanı tarafından davalı şirket görevlisine 02.09.2016 tarihinde e-mail gönderildiği görülmüştür. E-mail kaydının davalı tarafça inkar edilmediği gözetildiğinde süresi içinde davalıya bildirim yapıldığı kabul edilmelidir. Bu yöne ilişkin davalı vekilinin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.TTK'nın "taşıyıcının sorumluluğu" başlıklı 875.maddesinde taşıyıcının, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumlu olduğu, zararın oluşmasına, gönderenin veya gönderilenin bir davranışı ya da eşyanın özel bir ayıbı sebep olmuşsa, tazminat borcunun doğmasında ve kapsamının belirlenmesinde bu olguların ne ölçüde etkili olduğu dikkate alınacağı, TTK'nın "sorumluluktan kurtulma" başlıklı 876.maddesinde zıya, hasar ve gecikmenin, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmesi halinde taşıyıcının sorumluluktan kurtulacağı düzenlenmiştir. TTK'nın "özel haller" başlıklı 878.maddesinde sözleşme veya teamüle uygun olarak üstü açık bir aracın kullanılmış olması yahut güverteye yükleme yapılması, gönderen tarafından yapılan yetersiz ambalajlama, eşyanın gönderen veya gönderilen tarafından işleme tabi tutulması, yüklenmesi veya boşaltılması, eşyanın özellikle kırılma, paslanma, bozulma, kuruma, sızma, olağan fire yoluyla kolayca zarar görmesine yol açan doğal niteliği, taşınacak paketlerin gönderen tarafından yetersiz etiketlenmesi, canlı hayvan taşıması, Gümrük Kanunu ile diğer kanun ve düzenlemelerde yer alan hükümlerin taşıyıcının sorumluluktan kurtulmasını haklı gösterdiği hâller nedeniyle taşıyıcının sorumluluktan kurtulacağı düzenlemesi yer almıştır. TTK'nın "'sözleşme dışı istemler" başlıklı 885.maddesinde sorumluluktan kurtuluş hâlleri ve sınırlamalarının, gönderen veya gönderilenin, zıya, hasar veya gecikme nedeniyle taşıyıcıya yöneltebileceği sözleşme dışı istemleri için de geçerli olduğu hükme bağlanmıştır.Somut olayda, kargo taşımasına konu gönderinin mutat uygulama ve teammüllere göre en geç 4-5 gün içerisinde gönderilene teslim edilmesi gerekirken davalının haklı bir sebeple açıklayamadığı bir şekilde gönderilen pasaportun, gönderilene/davacıya süresinde teslim edilmediği, 13 gün sonra teslimatın gerçekleştiği anlaşılmıştır. Bu durumda haklı bir sebeple veya kendisinin sorumluluğunda olmayan bir nedenden dolayı gecikmenin meydana geldiğini ispat edemeyen davalı, gönderiyi davacıya geç teslim etmekle TTK'nın 875.maddesi uyarınca gecikme nedeniyle meydana gelen zarardan sorumludur.(Bu yönde Yargıtay 11.HDnin 2014/15944-2015/1088 Esas ve Karar sayılı kararı). TTK'nın 871. maddesine göre gönderilen sıfatına haiz davacının, eşyanın geç teslimi halinde taşıma sözleşmesinden doğan istem haklarını taşıyıcıya karşı ileri sürme hakkına sahip olduğu gözetildiğinde gecikmenin varlığı kabul edilmek suretiyle davalının Türk Borçlar Kanunu'nda düzenlenen genel hükümlere göre sorumluluğunun değerlendirilmesi gerekir.Davacıya ait ticari defterler üzerinde bilirkişi heyeti tarafından yapılan incelemede 10.08.2016 tarihinde dava dışı ... firması tarafından düzenlenen 13.000 Euro tutarlı faturanın davacının müşterisi ... 26 personelinin "..." otelinde konaklamaya yönelik olduğu, 12.08.2016 tarihinde davacının 13.000,00 Euro konaklama masrafını ... banka hesabına ödediği, ... tarafından düzenlenen ... nolu faturaya göre ... 02.09.2016-05.09.2016 tarihleri arasındaki konaklama ücretinin 1.590 Euro tutarında olduğu, 22.08.2016 tarihli ödeme belgesine ve ... tarafından düzenlenen dava dışı ... ait 02.09.2016 gidiş ve 05.09.2016 dönüş olmak üzere ... no.lu uçak biletleri görüntüsüne göre 1.208,42 TL'nin bilet fiyatının 02.09.2016 tarihindeki kura göre Euro olarak karşılığının 366,80 Euro'ya tekabül ettiği, davacının dava dışı ... Sigorta'dan sipariş avansı aldıktan sonra 19.09.2016 tarihinde "2-5 Eylül 2016 tarihleri arası ... Seyahati Yurt Dışı Organizasyon Bedeli" açıklamalı 87.220,00 TL tutarında fatura kestiği tespit edilmiştir. Dosya kapsamında "2-5 Eylül 2016 Tarihleri Arası ... Seyahati Yurt Dışı Organizasyonu"na ilişkin dava dışı ... Sigorta ile davacı arasında yapılan anlaşmaya dair herhangi bir evrak bulunmadığı gibi davacının icra takibine konu ettiği ... ait uçak bileti ve konaklama ücretinin dava dışı ... tarafından ödenip ödenmediği, yatırılan avanstan karşılanıp karşılanmadığı anlaşılamamaktadır. Bu durumda mahkemece icra takibine konu edilen ve dava dışı ... şirketi tarafından ödemekten vazgeçildiği iddia edilen ... ait konaklama ücreti ve uçak bileti bedelinin, dava dışı ... Sigorta şirketi tarafından ödenmediğine dair davacının delilleri sorulup, buna ilişkin kayıtların sunulmasının istenmesi ve gerekirse bu hususta dava dışı ... şirketinin ticari defter ve kayıtları da uzman bilirkişiye inceletilerek rapor alınması ve sonucuna göre de davalı taşıyıcının sorumluluğu üzerinde durularak karar verilmesi gerekirken mahkemece eksik inceleme ile karar verilmiş olması isabetli görülmemiştir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve yukarıda belirtilen nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
KARAR:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, 2-Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, 3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 30/11/2023