T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2020/1807
KARAR NO: 2023/1233
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 01/11/2019
NUMARASI: 2017/816- 2019/1089
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/11/2023
Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin 06/06/2017 tarihinde Eskişehir ve Bursa'daki iki farklı müşterisine davalı aracılığıyla ürünlerin teslim edilmesinin istendiğini, ancak davalının ayıplı hizmetinden dolayı ürünlerin hasar gördüğünü ve kullanılamaz halde olduğunu, bu kapsamda müvekkilinin 20.966,10 TL + 5.000 Euro zarara uğradığını, oluşan zararın davalı tarafça karşılanmaması üzerine Beşiktaş .... Noterliğinin 04/07/2017 tarihli, ... numaralı ihtarnamesinin gönderilmesine rağmen borcun ödenmediğini, bu kapsamda alacağın tahsili amacıyla İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası üzerinden takibe geçildiğini, ancak davalının haksız itirazı sebebiyle takibin durdurulduğunu, davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamını, % 20 oranında icra inkar tazminatı ile yargılama masrafları ve vekalet ücretininde davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkili şirket tarafından üstlenilen dava konusu kargoların teslimatının eksiksiz ve hasarsız olarak teslim edildiğini, buna ilişkin teyit nüshalarının da bulunduğunu, zararın açıkça görünmemesi halinde 7 gün içerisinde bildirilmesinin gerektiğini, ancak müvekkiline herhangi bir bildirimin yapılmadığını, zarar oluşmasının gönderen tarafın hatalı ambalajdan kaynaklandığını, talep edilen miktarında fahiş bir bedel olduğunu savunarak haksız davanın reddi ile yargılama masrafları ve vekalet ücretininde davacı tarafa yükletilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ..Dosyamız arasına alınan 26/09/2018 tarihli mali ve lojistik uzmanı bilirkişi heyet raporuna göre, davacı tarafından kargolanmak üzere gönderilen emtialara ait koli içerisinde ve koli üzerinde “Dikkat Kırılabilir” ibaresinin bulunduğu, davacı tarafından koli içerisindeki malzemenin "Kırılabilir“ ve dolayısıyla hassas malzeme olarak belirtilerek hazırlandığı, davacı tarafından taşınacak emtianın taşınması sırasında hasarlanmaması için gerekli özenin gösterildiği, davalı tarafından emtiaların eksiksiz ve hasarsız olarak davacıya teslim edildiğine dair herhangi bir belgenin olmadığı, taşıma esnasında meydana gelen hasarlardan TTK. 875 ve TTK. 879 hükümleri uyarınca taşıyanın dolayısıyla davalının sorumlu olacağı, davaya konu hasarlı emtiaların sovtaj (hasarlı ürünlerin tespit edilecek değerleri) bedellerinin konusunda uzman bir kişi tarafından tespit edilmesi gerektiği, ilgili emtialar için davacı tarafından müşterileri için hazırlanmış olan fatura bedellerinden, belirlenen sovtaj değeri düşüldükten sonra hesaplanacak meblağ kadar davacının davalıdan alacağı olacağı belirtildiğinden mahkememizin 3 nolu celsesinin 3 nolu ara kararı gereğince tarafların rapora karşı itiraz beyan dilekçeleri gözetilerek davalı kargo şirketinin varsa sözleşme kapsamında yoksa TTK ve ilgili hükümler gereğince kusurunun bulunup bulunmadığının, kusur var ise bunun sorumluluğunun kapsamının ve davacının ortak kusuru olup olmadığının ve davaya konu makinelerin sovtaj bedelinin varsa toplam alacak miktarından düşülüp düşülmeyeceği hususu ile şayet toplam bedelden düşülecekse bunun hesabının davalı vekilince bildirilecek yerde makinalar üzerinde yerinde HMK.'nın 218. maddesi gereğince yerinde inceleme yapılarak varsa davacının alacağının belirlenmesi konusunda rapor alınmak üzere dosya mali müşavir, taşıma uzmanı ve makina mühendisi bilirkişi heyetine tevdii edilmiş olup hükme elverişli 10/06/2019 tarihli bu heyet raporuna göre, dava konusu döner tablaların adil sovtaj değerinin tabla başına ortalama 1.400,16 TL, her ikisi için ortalama toplam 2.800,32 TL olacağı, davacının iki adet makine yurt içi satışı ve taşıması sürecinde uğradığı zararın 37.946,78 TL olarak hesaplandığı, davalının sorumlu tutulabileceği azami tazminatın ise 9.556,83 TL olarak belirlendiği, davalının sınırsız tam tazmin sorumluluğunu gerektirir kusurunun veya taraflar arasında özel menfaat konusunda anlaşmanın dosya kapsamında belirlenemediği, her ne kadar davacı taraf bir makine için Euro üzerinden diğeri için TL üzerinden talepte bulunmuş ise de SDR kur çevirimi ve zararın oluşma anında Euro kur çeviriminin dava konusunun tazminat alacağı olması ve yurt içi ticarete konu edilmesinden dolayı tamamının TL cinsinden talep edilmesi gerektiği anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile takibin 9.556,83 TL üzerinden devamına, 9.556,83 TL'ye takip tarihinden itibaren % 9,75 ve değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen alacak miktarı üzerinden hesap edilen % 20 oranındaki 1.911,37 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine ..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme tarafından sınırlı sorumluluk ilkesi benimsenerek dosyanın karara bağlanmasının yerinde olmadığını, somut olayda uygulanması gereken hükmün, TTK'nın 886. maddesi olduğunu, dosya kapsamındaki fotoğraflardan görüleceği üzere ürünlerin davalı şirkete teslim edildiği hali ile hasarlı olarak teslim alındıkları hali arasında büyük farklılık olduğunu, ürünlerin son derece hassasiyetle ve korumalı bir şekilde davalı şirkete teslim edildiğini, yapılan ambalajlama işlemi üzerine kırılacak eşya olduğuna dair yazı yazıldığını, bu denli korunaklı bir şekilde ürünleri teslim alan davalı şirketin, ürünlerin hurda olmasına sebebiyet verecek nitelikte bir taşıma yapmış olmasının, taşımanın niteliğini ortaya koyduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davalı şirketin sınırsız sorumluluğuna gidilemeyeceğine dair tek cümlelik bir değerlendirme yapıldığını, Mahkemece de sorumluluk türüne ilişkin kapsamlı bir değerlendirme yapılmaksızın davalının sınırlı sorumluluğuna gidildiğini, taşıyıcının, taşıma sırasında en yüksek özeni göstermesi gerektiğini, somut olayda bu özenin gösterilmediğini ve müvekkilinin zararına yol açıldığını, açıklanan nedenlerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine dair kararının kaldırılarak davanın tümden kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşıyıcının sınırlı sorumluluğuna ilişkin istinaf mahkemesi ve Yargıtay emsalleri değerlendirilmeksizin karar verildiğini, davacının TK. md.889 gereği ihtar yükümlülüğünü yerine getirmediğini, dava konusu kargoların 07/06/2017 tarihinde teslim edildiğini, davacının nerdeyse 1 ay sonra bu durumu ihtarname ile müvekkili şirkete bildirdiğini, davanın reddi gerektiğini, mahkemece bu hususun değerlendirilmediğini, eksik inceleme yaptığını, mahkeme kararının kaldırılmasını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmilini talep etmiştir.
GEREKÇE :Dava, taşıma sözleşmesi kapsamında oluşan zararın tahsili istemine dayanak icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, taraf vekillerince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı tarafından davalı hakkında İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında 'hasar gören makine bedelleri' sebebine dayalı olarak 41.624,10 TL 'nin tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatılmış, takibe itiraz üzerine takip durmuştur.Taraflar arasında taşıma sözleşmesinin varlığı konusunda herhangi bir uyuşmazlık bulunmayıp, davacı, taşımaya konu emtianın taşıma sırasında hazarlandığını ileri sürmüş, davalı ise emtianın alıcı tarafça ihtirazi kayıtsız olarak teslim alındığını savunmuştur.Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 875. maddesi uyarınca taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından alıcısına teslim edildiği ana kadar geçen süre içinde eşyanın ziyaından veya hasarından doğan zararlardan sorumludur. Taşıyıcının bu yükümlülüğüne karşın eşyanın zıyaı veya hasara uğramış olması halinde gönderen veya gönderilene aynı Kanun'un 889. maddesi gereğince bildirimde bulunma yükümlülüğü yüklenmiştir. Buna göre eşyanın açık zıyaı veya hasarının en geç teslim sırasında teslim edene bildirilmemesi halinde yani ihtirazi kayıtsız kabul edilmesi durumunda eşyanın sözleşmeye uygun olarak teslim edildiğinin varsayılacağı karine olarak kabul edilmiştir. Taşıyıcının sorumluluğu için karinenin aksinin başka bir deyiyle eşyanın taşıyıcıya teslimden sonra gönderilene ulaşmasına kadar geçen süreçte hasara uğradığının ispat edilmesi gerekmektedir. Ancak bu karinenin aksinin ispatı her zaman mümkündür. Somut uyuşmazlıkta davacı tarafından 07.06.2017 tarihinde dava dışı ...Endüstriyel Makina San. Tic. LTD.ŞTİ'ne gönderilen emtiaların taşıma sırasında hasara uğradığına yönelik dosya kapsamında bir tutanak bulunmamakta olup, davacı, Beşiktaş 26. Noterliğinin 04/07/2017 tarihli ... numaralı ihtarnamesi ile taşıma sırasında emtialarda meydana gelen hasar nedeniyle uğramış olduğu zararın ödenmesini davalıya ihtar etmiş, ihtarname davalıya 05.07.2017 tarihinde tebliğ edilmiştir. Ancak davacı tarafından dava konusu taşımaya ilişkin ambalaj ve taşınan emtiaların fotoğrafları dosyaya sunulduğu gibi mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda hasarın taşıma sırasındaki düşme nedeniyle ortaya çıktığı belirtilmiştir. Dosya kapsamında bulunan deliller, TTK.'nın 889. maddesi uyarınca davalı taşıyan lehine oluşan karinenin aksini ispatlar niteliktedir.(Yargıtay 11. HD'nin 17.01.2022 tarih 2021/4712 - 2022/331 Esas ve Karar sayılı kararı) Bu nedenle davalı vekilinin taşımaya konu ürünlerin sözleşmeye uygun olarak teslim edildiğine, TTK'nın 889.maddesi uyarınca ihtar yükümlülüğünün yerine getirilmediğine ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.TTK'nın 882.maddesi uyarınca taşıyanın sınırlı sorumluluğu esas ise de TTK'nın 886.maddesi uyarınca zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı veya 879 uncu maddede belirtilen kişiler, sorumluluktan kurtulma hâllerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz. Taşıyıcının sorumluluktan kurtulmasında genel sebepler ve özel sebepler ayrımı yapılmış olup, taşıyıcı ancak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 875/2, 876 ve 878 inci maddelerinde gösterilen hallerin mevcudiyetini ispat etmek suretiyle mesuliyetten kurtulabilir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 878. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince hasarın gönderen tarafından yapılan yetersiz ambalajlama sonucu oluşması halinde doğan zarardan taşıyıcı sorumlu tutulamayacaktır. Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre ise, herhangi bir zararın hal ve şartlara göre birinci fıkrada öngörülen bir sebebe bağlanmasının muhtemel bulunduğu durumlarda zararın bu sebepten ileri geldiği de kabul edilecektir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 862. maddesi gereğince ambalaj ve işaretleme yükümü gönderene yüklenmiştir. Bu hükme göre eşyanın niteliği kararlaştırılan taşıma dikkate alındığında, ambalaj yapılmasını gerektiriyorsa, gönderen eşyayı zıya ve hasardan koruyacak ve taşıyıcıya zarar vermeyecek şekilde ambalajlamak zorundadır. Bununla birlikte ambalajlama gönderene ait olsa bile taşıyıcının malın sağlam ve tam olarak teslimi sorumluluğu çerçevesinde gerek istifleme gerekse ambalaj itibarıyla taşımaya uygunluğu noktasında denetleme görevi mevcuttur. Bir başka deyişle yetersiz ambalaja rağmen ihtirazi kayıt koymaksızın taşımayı kabul eden taşıyıcının meydana gelen zararda müterafik kusurunun (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 52 nci maddesi) bulunduğunun kabulü gerekir.Taşıyıcı, eşyanın tamamen veya kısmen hasarından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğunda ise tazmin edilecek zararın kapsamı ve sınırları 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 880. maddesi gereğince belirlenecek olup, bu tazminat, eşyanın hasara uğraması hâlinde, onun taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki hasarsız değeri ile hasarlı değeri arasındaki farka göre belirlenmesi gerekmektedir. Aynı maddenin üçüncü fıkrasında eşyanın değerinin piyasa fiyatına göre, bu yoksa aynı tür ve nitelikteki malların cari değerine göre tayin edileceği belirlenmiştir. Bu şekilde belirlenerek ödenecek tazminat ise 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 882 nci maddesine göre, 880 ve 881 inci maddeleri uyarınca, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. Gönderinin münferit parçalarının zıyaı veya hasarı hâlinde taşıyıcının sorumluluğu; gönderinin tamamı değerini kaybetmişse tamamının, gönderinin bir kısmı değerini kaybetmişse, değerini kaybeden kısmının, net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. Özel Çekme Hakkı, eşyanın taşıma amacıyla taşıyıcıya teslim edildiği tarihteki veya taraflarca kararlaştırılan diğer bir tarihteki, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca belirlenen değerine göre Türk Lirasına çevrilir.Somut olayda davaya konu edilen taşınan emtialarda oluşan zararın, davalı taşıyıcının teslim aldığı ve taşımasını üstlendiği emtianın zarar görmesini önleyebilmek için gerekli olan özeni göstermemiş olmasından ziyade taşımak üzere teslim aldığı emtianın zarar görebileceğine hiç aldırmadan, bilinçli olarak yaptığı pervasızca bir eyleminin neden olduğu belirlenmemiştir. Bu durumda davalının sorumluluğu sınırlı sorumluluk olup, makine mühendisi ve taşıma uzmanı bilirkişilerden oluşan bilirkişi heyeti raporunda üretici verilerine göre taşınan emtiaların toplam ağırlığı olan 234 kg'ın TTK'nın 882.maddesi uyarınca 8,33 SDR hesabı ile çarpımı sonucunda bulunan 1.949,22 SDR'nin taşıma tarihi olan 06.06.2017 tarihi itibariyle TL karşılığı ile çarpımı sonucu davacının talep edebileceği azami tazminatın (1.949,22 SDR x 4,9029 TL) 9.556,83 TL olduğu gözetildiğinde Mahkemece bilirkişi raporunda belirlenen sınırlı sorumluluk miktarı üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi isabetli olmuştur. Bu nedenle davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı ile davalı vekillerinin yerinde görülmeyen istinaf başvurularının reddine karar vermek gerekmiştir.
KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Davacı ile davalı vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davalı tarafından yatırılan 163,20 TL istinaf peşin harcının alınması gereken 652,83- TL karar harcından mahsubu ile eksik olan 489,63 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,3-İstinaf yoluna başvuran taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 20/11/2023