T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2020/1347
KARAR NO: 2023/971
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DAVA: İtirazın İptali (Gemi Ve Yük AlacaklılığındanKaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/10/2023
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 27/11/2017 tarihinde, merkezi İngiltere'de olan ... şirketi ile yolculuk çarteri sözleşmesi akdederek 9197882 IMO nolu NEW SIHAM gemisini kiraladığını, çarter partiye istinaden düzenlenen konişmentolarda yükleme limanının Ukrayna'nın Yuzhny Limanı, boşaltma limanın da Türkiye Derince Limanı olarak gösterildiğini, boşaltma limanında emtiaları teslim alacak tarafın da davalı olduğunu, bu şekilde düzenlenen konişmentolara istinaden davalıya ait emtiaların müvekkilinin gemisiyle taşınarak 11/12/2017 tarihli Derince Limanına ulaştırıldığını, aynı gün davalıya hazırlık mektubunun (varış ihbarnamesinin) gönderildiğini, davalının da hazırlık mektubunu teslim aldığını kaşe ve imzasıyla onayladığını, emtiaların gemiden tahliyesinin 02/01/2018 tarihinde tamamlanarak davalıya teslim edildiğini, bu durumun boşaltma zaman çizelgesinde detaylarıyla gösterildiğini, boşaltma zaman çizelgesi, detaylı demuraj hesaplama çizelgesi ile müvekkili şirketin davalı acentesi ile yapmış olduğu yazışmalardan anlaşıldığı üzere davalıdan kaynaklanan sebeplerle geminin demuraja girerek müvekkili şirketin bu nedenle 75.420,32 Amerikan Doları demuraj ücretine hak kazandığını, demuraj faturasının davadışı kiralayana bildirilerek ödemeler konusunda ihtarlar yapılmasına rağmen demuraj ücretinin tahsil edilemediğini, davalının ise TTK'nun 1203.maddesine göre demuraj ücretinden sorumlu olduğunu, zira boşaltma limanına gelen malların davalı tarafından teslim alındığını, ayrıca çarter parti sözleşmesinde gönderilenin de ortaya çıkacak tüm borçlardan donatana karşı sorumlu olduğunun kabul edildiğini, müvekkili şirketin taşımada kendi üzerine düşen tüm edimlerini eksiksiz olarak yerine getirmesine rağmen davalının geminin Derince Limanında 11/12/2017-02/01/2018 tarihleri arasında beklemesine sebebiyet verdiğinden demuraj ücretinden sorumlu olduğunu, demuraj ücretinin ödenmesi konusunda yapılan görüşmelerden sonuç alınamadığını, bu nedenle alacağın tahsili için İstanbul 30 İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı dosyası üzerinden davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, ancak davalının haksız şekilde borca itiraz etmesi nedeniyle takibin durdurulduğunu ileri sürerek davalının itirazının iptali ile icra takibinin devamına, alacağın % 20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili kurumun kamu ihale kanunu kapsamında yapılan 101.410 MT'lug CFR bazlı mısır ithalat ihalesi sonucunda ... Sanayi ve Ticaret A.Ş ile Derince Limanı tahliyeli mısır ithalat sözleşmeleri imzaladığını, sözleşmenin 7.maddesinde yer alan taşıma koşullarında CFR taşıma şeklinin temel alınacağının belirtildiğini, ...Ürünleri şirketinin sözleşme konusu mısır emtiasını taşıtmak için ... gemisini kiralayarak sigorta işlemlerini yaptırdığını, tüm işlemlerin CFR taşıma koşulları hükümleri çerçevesinde yapıldığını, dolayısıyla müvekkili grubun muhattabının sadece sözleşme akdettiği ... Ürünleri şirketi olduğundan müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, ayrıca müvekkili kurumun sebebiyet verdiği herhangi bir zararın sözkonusu olmadığını, yurtdışından ürün getiren bir geminin ürünü direk boşaltmasının mümkün olmadığını, geminin rıhtıma yanaşması için dahi birçok işlemin yapılması gerektiğini, sözleşmenin 7.maddesinde "zaman sayımı" başlığı altında yapılan açıklamalarda zaman sayımının hangi koşullarda nasıl başlayacağının ayrıntılı olarak düzenlendiğini, müvekkili kurumun tüm işlemleri sözleşme koşulları çerçevesinde yerine getirdiğini, ortada bir zarar sözkonusu olsa dahi bu zarara müvekkilinin sebebiyet vermediğini, geminin 11/12/2017 tarihinde limana ulaştığı ancak boşaltma işleminin 02/01/2018 tarihinde tamamlandığı, bu durumun müvekkili kurumun acentesinin antetli kağıdına düzenlenen kaşe ve imza ile onaylandığını, sözkonusu antetli kağıdın ....encies Tradding INC'ye ait olduğunu, acente ile kurum arasında hiçbir hukuki bağın bulunmadığını, öte yandan ödeme emri tebliğ aşamasına kadar müvekkilinin demuraj faturasından bilgi sahibi olmadığını, kendisine herhangi bir fatura yada ihtarname gönderilmediğini, dava dilekçesinde, çarter partiye göre günlük demuraj ücretinin 6.000,00 Amerikan Doları olarak belirlendiği açıklanmış ise de ödemenin kim tarafından yapılacağı konusunda herhangi bir bilgi verilmediğini, sözleşmenin bazı bölümlerinin silinmiş olduğunu, sözleşmeye göre CFR taşıma koşulları belirlenmiş olup, sözleşmenin 7 ve devamı maddelerinde taşıma ve ödemeye ilişkin koşulların ayrıntılı olarak yazıldığını, ancak ilgili maddenin dava konusu taşımaya uygulanmasının sözkonusu olamayacağını, sözleşmelerin "ihtilaflar" başlığı altında yer alan hükümlerinde tahkim koşulunun düzenlendiğini, bu nedenle davanın tahkimde görülmesi gerektiğini savunarak davanın görevsizlik, husumet ve esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...Dosya kapsamına göre, dava konusu taşımaya ilişkin konişmentolarda süresterya ücretinin gönderilen tarafından ödeneceğine ilişkin bir kayıt bulunmamaktadır. 1994 Congenbill konişmentoların ön yüzünde matbu olarak "çarter partiler ile birlikte kullanılmak üzere" kaydının yer aldığı, arka yüzdeki taşıma şartlarında ise yine matbu olarak "ön yüzde tarihi belirtilmiş olan çarter partinin tüm hüküm ve şartları konişmentoya dahil edilmiştir." ibaresi bulunmaktadır. Ön yüzde belli bir çarter partiye atıf yapılmamıştır. Dosyaya sunulan gemi bağlantı özeti (fixture recap) navlun sözleşmesi niteliğinde olup, çarter sözleşmesinin tarafları arasında kararlaştırılan hususları ortaya koymaktadır. Konişmentoda gemi bağlantı özetine değil çarter partiye atıf yapılmış olup, atıf yapılan çarter partinin de konişmento devredilirken bir suretinin gönderilen yük ilgilisi TMO'ya ibraz edildiği dosya kapsamına göre ispatlanamamıştır. Öte yandan, 27/11/2017 tarihli gemi bağlantı özetinde süresterya ücretinin gönderilen tarafından ödeneceğine ilişkin bir düzenlemenin bulunmadığı da anlaşılmaktadır. Davacı vekili tarafından bilirkişi raporunda bu yönde hatalı tercüme yapıldığı ileri sürülerek bu yöndeki değerlendirmeye itiraz edilmiş ise de, davacı vekilinin iddia ettiği gibi navlun sözleşmesinde, gönderilenin donatanın tüm alacaklarından sorumlu olduğunun kararlaştırıldığı kabul edilse dahi navlun sözleşmesine ilişkin hükümlerin düzenlendiği gemi bağlantı özeti ancak taşıtan ile taşıyan yani davacı ile davadışı Savoy Trading arasında hüküm ifade ettiğinden, bağlantı özetindeki (recaptaki) düzenlemeye göre davalı yük ilgilisinin süresterya ücretinden sorumlu tutulması mümkün değildir.
Açıklanan tüm bu nedenlerle, davacı taşıyanın geminin varma limanında beklemesinden dolayı davalı gönderilenden süresterya ücreti talep edebilmesi için aranan koşulların gerçekleşmediği kanaatine varıldığından, bu kanaat ışığında davanın reddine" karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin 04/01/2019 tarihinde kurduğu ara karar ile dosyayı 2 kişilik bilirkişi heyetine tevdi ederek 60 günlük süre vermesine rağmen bilirkişilerin raporlarını neredeyse 1 yıl sonra dosyaya kazandırdıklarını, bilirkişi raporunda müvekkili şirketin demuraj alacağına hakkı olduğunun sabitlendiğini, ancak müvekkili şirket lehine doğmuş olan bu demuraj alacağının davalıdan talep edilmesi için gerekli şartların gerçekleşmediği sonucuna varıldığını, bu kararın usule, yasaya, içtihatlara, yerel ve uluslararası deniz hukuku teamülüne ve hakkaniyete aykırı olmasına rağmen yerel mahkeme tarafından olduğu gibi kabul edildiğini, tacir sıfatında bulunan davalı tarafın yerel mahkemede görülen davanın hiçbir aşamasında dosyaya sunulan navlun sözleşmesinin ve onun ayrılmaz parçası olan gemi bağlantı özetinin kendisine ibraz edilmediği yönünde bir itirazda bulunmadığını, dosyadaki tüm bu açık gerçeklere rağmen bilirkişilerin navlun sözleşmesinin bir suretinin davalıya verilmediği yönündeki savunmalarının anlaşılamadığını, TTK 1237/3. maddesinin sözleşmenin bir suretinin yeni hamile ibraz edilmesinde herhangi bir şekil şartı da aramadığını, müvekkili şirketin sürastarya ücret alacağı hakkının davalının navlun sözleşmesini alıp almamasından bağımsız olarak doğduğunu, yani davalının anılan navlun sözleşmesinin bir suretini almadığı yönündeki şimdiye kadar yapılmamış muhtemel itirazının bir hakkın doğmasına engel olan itirazlar haricindeki itirazlardan olduğunu, savunmanın değiştirilmesi veya genişletilmesi yasağı kapsamında kalacağından bu aşamada ileri sürülmesinin hukuken mümkün olamayacağını, belirtilen sebepler neticesinde yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, davalının takip konusu borcu işlemiş ticari faiziyle ödemeye ve takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılması gerektiğini ileri sürmüştür.
Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesi ekinde sunulan sözleşmelerden görüleceği üzere müvekkili kurumun sadece ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile sözleşme imzaladığını, müvekkili kurum ile davacı arasında düzenlenmiş hiçbir sözleşmenin bulunmadığını, davacı tarafın başka taraflarla yapmış olduğu sözleşmelerin müvekkili kurumu bağlamayacağı, sözleşmenin tarafları bağlayabileceğini, dava konusu alacağın doğmasına sebebiyet veren tarafın müvekkili kurum olmadığını, davacı taraf ile müvekkili kurum arasında mevcut herhangi bir hukuki bağın varlığından söz edilse bile olayda müvekkili kurumun sebebiyet verdiği herhangi bir zararın söz konusu olmadığını, müvekkili kuruma yapılan yazılı veya sözlü bildirimin bulunmadığını, belirtilen sebepler neticesinde davacı tarafın istinaf başvurusunun ve davanın reddine karar verilmesini, takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.
GEREKÇE: Dava; demuraj (Sürastarya) faturasına istinaden başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkinidir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Dava konusu olan İstanbul 30 İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile davacı şirketin 75.420,32 USD asıl alacak ile 1.110,64 USD işlemiş faizden oluşan toplam 76.530,96 USD alacağın, asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 10,75 oranında ticari temerrüd faizi uygulanmak suretiyle davalıdan tahsili için 28/02/2018 tarihinde ilamsız icra takibi başlatılmış, davalının süresinde borca ve fer'ilerine itiraz etmesi nedeniyle takip durdurulmuş ve eldeki itirazın iptali davası açılmıştır.Dosyaya toplanan deliller ile davacı donatan ... New SIHAM adlı gemisinin konu edildiği, merkezi İngiltere'de bulunan dava dışı...adlı firmaya sefer (yolculuk) çarteri sözleşmesi yapılmış olduğu, davalı TMO'nun dava dışı ... Tarım A.Ş. ile yaptığı sözleşeme ile Ukrayna ülkesinden ithal edilecek mısır ürününü Derince limanında teslim edilmek üzere satış konusunda anlaştıkları, yine dosya kapsamından anlaşıldığına göre dava dışı ...A.Ş. ile dava dışı.... ile ürünlerin Ukrayna'dan Derince limanına taşınması konusunda taşıma sözleşmesi düzenlendiği, ürünlerin gönderilen TMO ya teslim edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda uyuşmazlıkta iki adet taşıma sözleşmesi bulunmaktadır. Birincisi davacı donatan ile dava dışı ...arasında düzenlenen çarter sözleşmesi gereği davacı taşıyan, dava dışı ... taşıtan sıfatına sahiptir. Yine dosya içeriğine göre dava dışı ... A.Ş. ile dava dışı ...arasında düzenlenen navlun sözleşmesi gereği ... A.Ş.'nin taşıtan, ...nin taşıyan olduğu, bu durumda Davacı ...'nin asıl taşıyan, dava dışı ...'un alt taşıyan ve asıl taşıtan, dava dışı ...A.Ş.'nin alt taşıtan, davalının ise gönderilen olduğu anlaşılmaktadır. Davacı aynı zamanda donatan ve fiili taşıyandır.Dava dosyasma 11 adet konişmento bulunmakta aralarında sadece yük miktarına ilişkin farklılık bulunmaktadır. Konişmentolarda yükleten dava dışı ...Grup Tarım Ürünleri Adına Agrogeneratıon S.A. Parıs, taşıyanın davacı, gönderilenin davalı TMO, ihbar adresinin davalı olduğu, konişmentonun gemi kaptanı adına acente tarafından imzalandığı görülmüştür. Gemi kaptanı tarafından düzenlenen konişmentoda gönderilen olarak gösterilen davalı, asıl/fiili taşıyan adına düzenlenmiş konişmentonun hamilidir.TTK m. 1203/1 uyarınca eşya, taşıtandan başka bir kişiye teslim edilecekse, bu kişi, navlun sözleşmesi veya konişmento ya da diğer bir denizde taşıma senedi uyarınca eşyanın teslimini istediğinde, bu istemin dayandığı sözleşmenin veya konişmentonun yahut diğer bir denizde taşıma senedinin hükümlerine göre ödemeye yetkili kılındığı bütün alacakları ödemekle, kendi hesabına gümrük resmi ödenmiş ve başka giderler yapılmış ise bunları da vermekle ve üstüne düşen diğer bütün borçları yerine getirmekle yükümlü olur. Kural olarak navlun ve diğer masrafların borçlusu, navlun sözleşmesinin tarafi olan taşıtandır. Ancak bu maddedeki şartların bulunması halinde gönderilen, malı teslim almakla, navlun ve navlun teferruatından olan bütün masrafları ve sürastarya ücretini ödemekle mükellef olur. Başka bir ifadeyle, ancak teslim almanın dayandığı navlun sözleşmesi yahut konişmentoda navlunun gönderilen tarafından ödeneceği kaydının yer alması ve gönderilenin yükü teslim alması koşullarının birlikte gerçekleşmesi hâlinde gönderilen navlun borçlusu olur. Navlun sözleşmesi yahut konişmentoda navlunun gönderilen tarafından ödeneceğine ilişkin olarak konulan kayıtlar ile, gönderilenin malı teslim alması navlunu ödemesi şartına bağlanmış olmaktadır.Somut uyuşmazlıkta; TTK m. 1237/1 uyarınca taşıyan ile konişmento hamili arasındaki hukuki ilişkilerde konişmento esas alınması gerekir. TTK 1237/2 uyarınca konişmentoda, yolculuk çarteri sözleşmesine gönderme varsa, konişmento devredilirken çarter partinin bir surctinin de yeni hamile ibraz edilmesi gerekir. Bu takdirde çarter partide yer alan hükümler, nitelikleri elverdiği ölçüde konişmento hamiline karşı da ileri sürülme imkanı bulunmaktadır. Başka türlü sözleşmeye taraf olmayan kişilerin sözleşme hükümlerinden sorumlu tutulması imkanı bulunmamaktadır. Yolculuk çarter partisi TTK 1139 maddesinde "Yolculuk çarteri sözleşmesi yapıldığında taraflardan her biri, giderini vererek, sözleşme şartlarını içeren bir yolculuk çarter partisi düzenlenmesini ve kendisine verilmesini isteyebilir." şeklinde düzenlenmiş özel bir belgedir. Eldeki uyuşmazlıkta yolculuk çarter partisi bulunmadığı gibi gönderilene konişmento ekinde teslim edildiği de ispatlanmış değildir. Konişmentolar üzerinde sürastarya ücretinin gönderilen tarafından ödeneceğine ilişkin herhangi bir kayıt yoktur. konişmentoların ön yüzünde matbu olarak “çarter partiler ile birlikle kullanılmak üzere”; arka yüzdeki taşıma şartlarında ise, yine matbu olarak “ön yüzde tarihi belirtilmiş olan çarter partinin tüm hüküm ve şartları ile hak ve istisnaları konşimentoya dahil edilmiştir” kayıtları yer almakta ise de ön yüzde belli bir çarter partiye atıf yapılmadığı görülmektedir. Ayrıca dosyaya çarter parti sunulmamış, gemi bağlantı özeti sunulmuştur. Konişmentoda ise gemi bağlantı özetine değil çarter partiye atıf yapılmıştır. Atıf yapılan çarter partinin de ön yüzde tarihi ve diğer evsafı kaydedilerek somutlaştırılması ve konşimentoya dahil edilmesi ve 1237/2 uyarınca konişmentoda, yolculuk çarteri sözleşmesine gönderme varsa, konişmento devredilirken çarler partinin bir suretinin de yeni hamile ibraz edilmesi gerekir. Bu durumda konişmento üzerinde somut ve vasıflandırılmış bir şekilde belirli yolculuk çarter partisine atıfta bulunmayan "çarterpartilerle kullanılmak üzere" kaydına dayanılamayacağı, konişmento üzerinde davalı tarafça sürastarya bedelinin gönderilen tarafından ödeneceğine dair herhangi bir kayıt ta bulunmadığı görülmekle davacının istinaf talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı tarafından yatırılan 54,40 TL istinaf peşin harcının alınması gereken 269,85 TL karar harcından mahsubu ile eksik olan 215,45 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.05/10/2023