T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/381
KARAR NO: 2024/826
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 27/10/2020
NUMARASI: 2015/245 Esas - 2020/657 Karar
MAHKEMEMİZİN 2015/245 ESAS SAYILI DOSYASINDA;
DAVA: İtirazın İptali (Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ: 21/05/2015
KARAR TARİHİ: 27/10/2020
BİRLEŞEN MAHKEMEMİZİN 2015/246 ESAS SAYILI DOSYASINDA;
DAVA: İtirazın İptali (Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan Rücuen Tazminat)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/05/2024
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili asıl ve birleşen dava dilekçesinde özetle; müvvekili sigorta şirketi nezdinde ... nolu poliçe ile sigortalı bulunan ve dava dışı ...a ait ... ( ... model) marka ... motor nolu biçer döverin 22/07/2013 tarihinde park halinde iken motor kutusunun yanması sonucu hasar gördüğünü, bu konuda tespit tutanağı düzenlendiğini, davalı şirket yetkilisinin tespit tutanağını imzaladığını, tutanağa herhangi bir itiraz kaydı koymadığını, akabinde sigortalının zararının ödendiğini ancak sigorta ettiren ... tarafından müvekkili şirkete ekspertiz raporunun düzenlenmesinden sonra bazı parçaları yurt dışında temin etmesi üzerine yeniden müracaat edildiğini, bu müracaat sonucunda da sigortalıya ödeme yapıldığını, ek ödemenin tahsili için de davalı aleyhine takip yaptıklarını, davalının borca itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; iddia edildiği üzere hasarın oluşum sebebinin biçerdöverdeki malzeme ve montaj hatası olmadığını, zira bu halde hasara sebep olan yangının biçer döver çalışırken olması gerektiği oysa araç stop halindeyken birden çalışmaya başlaması ve konu hasarın oluşu teknik olarak anlaşılamamakla birlikte böyle bir durumun gerçekleşmesi ancak dışarıdan bir müdahale ile olabilecek durum olduğunu, ilk akla gelen de davacı sigortalısının biçerin sigortalarını farklı güç sigortalarla değiştirmiş olması veya devreyi tamamlayarak başkaca bir malzeme kullanmasından kaynaklanmasının kuvvetle muhtemel olduğunu, çok uzun süredir bu biçerdöverlerin satışını ve servis hizmetini yürüten müvekkil şirketin ilk defa bu şekilde bir hasar ile karşılaştığını, dava konusu biçerdöverde oluşan hasarın, garanti kapsamında değerlendirilmemesi de hasarın oluşum sebebine yönelik davacı iddialarını teyit etmediğini, davacı tarafından hasarlı malzeme fiyatları rayiç bedelin üzerinde fahiş olarak belirtildiğini belirterek asıl ve birleşen davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ... davacıya Zirai Araçlar Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı dava dışı şahsa ait biçerdöverin 27/02/2013 tarihinde park halinde iken motor kutusunda meydana gelen yangın sebebiyle hasara uğradığı, davacının söz konusu hasara ilişkin olarak yaptırmış olduğu ekspertiz sonucunda eksper tarafından hazırlanan raporda hasarın kullanıcı hatasından değil, elektronik komponentlerin ya da kabloların elektriksel kısa devre sonucu aşırı ısınması sebebiyle oluştuğu yönünde kanaatin bildirildiği, davacı tarafından dava dışı sigortalısına işbu ekspertize ilişkin olarak 30/10/2013 tarihinde 8.700,00 TL ve 21/08/2014 tarihinde 4.300,00 TL ödeme yapıldığı, mahkememizce yapılan yargılama sırasında İstanbul Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği Fakültesi öğretim üyelerinden alınan ve denetime elverişli görülerek hükme esas alınan bilirkişi heyet raporunda, dava konusu araçta oluşan yangın olayının aracının araçta bulunan elektrik düzeneğinden kaynaklı ve üretimi kaynaklı olduğu ve aracın gizli ayıbından kaynaklandığı, davacının yapmış olduğu ödemelerin araçta oluşan hasar ile ve yapılan onarıma dair sunulan belgeler ile uyumlu olduğu, dolayısıyla davacının yapmış olduğu ödeme toplamı olan 13.000,00 TL yi davalıdan talep edebileceğinin bildirildiği, bilirkişi raporunda işlemiş faiz yönünden herhangi bir hesaplama yapılmamış ise de bu hesabın basit hesap niteliğinde olduğu ve mahkememizce resen yapılabileceği, bu kapsamda davacının 2 ayrı ödeme tarihi ile icra takip tarihleri arasında geçen gün sayısı ve takip taleplerinde talep edilen yasal faiz hesabı üzerinden yapılan hesaplamada; asıl dava konusu icra takibinde davacının 523,47 TL, birleşen dava konusu icra takip dosyasında ise 5,37 TL işlemiş yasal faizi davalıdan talep edebileceği, davalının söz konusu aracın sağlayıcısı olması sebebiyle oluşan zarardan sorumlu olduğu, davacının da yapmış olduğu ödeme miktarları ile yukarıda yazılı ve mahkememizce yapılan hesaplama ile tespit edilen işlemiş faizi davalıdan halefiyete istinaden talep edebileceği kanaatine varılarak; asıl davanın kısmen kabulü ile Beykoz İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın 9.223,43 TL (8.800,00 TL asıl alacak ve 523,43 TL işlemiş faiz) yönünden iptaline, takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren talep gibi yasal faiz uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacak likit ve itiraz haksız görüldüğünden takdiren kabul edilen alacağın %20 oranında hesaplanan 1.845,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen davada ise davanın kısmen kabulü ile Beykoz İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın 4.305,37 TL (4.300,00 TL asıl alacak ve 5,37 TL işlemiş faiz) yönünden iptaline, takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren talep gibi yasal faiz uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacak likit ve itiraz haksız görüldüğünden takdiren kabul edilen alacağın %20 oranında hesaplanan 861,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davanın kısmen kabulüne dair" karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının isabetli olmadığı, bilirkişi raporları kesin ve aynı görüşü bildirmemiş olmasına rağmen istinaf konusu kararı verdiğini, bilirkişi raporlarında oluşan yangının sebebini söyleyemediklerini, davacı sigortalısının kazanın oluşumunda ve yangının çıkışında kusurlu olduğunu, bu hususun gözden kaçırıldığını, kullanım kılavuzundaki uyarılara uymadığını, biçerdöverdeki arızanın elektrik kontağından çıkmış olmasının mümkün olmadığının, böyle kabul edilmesi halinde bu yangının 4 aylık çalışma süresi içinde daha önce ortaya çıkması gerektiğini, davacının sigortalısına eksik incelemeyle ödeme yaptığını belirterek kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava ve birleşen dava; Yeni Zirai Makine Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi'ne dayanarak ödenen hasar bedelinin, hasara neden olduğu iddia edilen davalıdan rücuen tahsili istemi için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller ve bilirkişi raporu esas alınarak asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.İstinafa konu uyuşmalık temelde; dosyaya alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olup olmadığı ve ödenen tazminattan davalının sorumlu olup olmadığı noktasındadır.Sigortalı biçerdöverin davalıdan 04/04/2013 tarihinde yeni kullanılmamış olarak dava dışı ... A.ş. satıldığı, makinenin finansal kiralama yöntemiyle dava dışı ...'a kiralandığı, davacı sigorta şirketi ile dava dışı sigortalısı ... A.Ş. Arasında, Yeni Zirai Makine Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi' düzenlendiği, sigorta konusu biçerdöverin 22/072013 tarihinde park halinde iken yanarak hasarlandığı, Jandarma komutanlığı ve davalının yetkili servis elemanının da imzasını taşıyan görgü ve tespit tutanağına göre yangının biçerdöverin gösterge paneli ve içerisinin kendiliğinden şase yaparak yanmış olduğu" tespitiyle birlikte yetkili servis elamanının da "şaseden dolayı kontrol kutusunun yanmış olduğunu" beyan ettiğinin tutanak altına alındığı, makine mühendisi-sigorta eksperi tarafından düzenlenen 26/07/2013 tarihli ekspertiz raporunda "biçerdöver iş makinesi park halinde, motor stop konumundayken kendiliğinden tutuşarak yanmıştır, hasarın makine operatör kabini içindeki elektrik, elektronik komponentlerin yada kabloların elektriksel kısa devre sonucu ark yaptığı/aşırı ısındığı ve yangının bu şekilde başladığı, imalatçının malzeme yada işçilik hatası sonucu meydana gelmiş olabileceği" rapor edilmiştir. Olaya ilişkin Yıldızeli Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/2 D.iş dosyası ile yapılan tespit sonucu 06/08/2013 tarihli makine mühendisi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda "yanmanın sigortaların yetersiz olduğu yada kablo soketlerinin sıkı olmadığından dolayı ark yaprak yanma oluştuğu tespit ettim. Bundan dolayı oluşan hasar imalat ve montaj hatasından meydana geldiği sonucuna vardım" şeklinde gözlem ve kanaatini bildirmiştir. Yargılama aşamasında talimat ile sigortalı biçerdöver üzerinde keşif icrası ile düzenlenen makine mühendisi ve elektrik-elektronik mühendisi bilirkişilerce düzenlenen raporda; ilgili biçerdöverin söz konusu olayı kanıtlarını üzerinde barındırmadığı, yanma olayının kullanıcı hatasından kaynaklı olmadığı, üretim kaynaklı veya fare vb. Dış kaynaklı canlıya bağlı olduğu kanaatine varılmıştır" yönünde kanaat bildirilmiştir. Yine mahkemece akademisyen bilirkişi heyetinden alınan 22/02/2020 tarihli heyet raporunda "yangın olayının marş dinamosu kontağına giden kabloda kısa devre olması sonucunda elektronik kart ve sigorta kutusundan yangın çıkmış olduğu ve araçta elektrik kaynaklı yangının arıcın üretimi kaynaklı olduğu ve aracın gizli ayıbından kaynaklandığı görüşüne varıldığı, yangın olayında aracın operatörünün atfı kabil kusurunun tespit edilemediği, davacının yapmış olduğu ödemelerin araçta oluşan hasar ile ve yapılan onarıma dair sunulan belgeler ile uyumlu olduğu, dolayısıyla davacının yapmış olduğu ödeme toplamı olan 13.000,00 TL yi davalıdan talep edebileceği" rapor edilmiştir. Davacı tarafça dava dışı sigortalısına hasara ilişkin olarak 30/10/2013 tarihinde 8.700,00 TL ve 21/08/2014 tarihinde 4.300,00 TL ödeme yapılmıştır. Davacı tarafça yapılan iki ayrı ödeme için iki ayrı icra takibi başlatılmış, yapılan itirazlar üzerine takipler durmuş ve eldeki itirazın iptaline ilişkin davalar açıp birleştirilmiştir.TTK 1472. Maddesi uyarınca sigortacının sigortalısının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortacısına tazminat ödemiş olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir. Sigortacı; ancak sigortalısının meydana gelen zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa bu hakka ödediği bedel oranında halef olacaktır. Eldeki uyuşmazlıkta davacının TTK 1472 maddesi kapsamında halefiyet kuralı gereği rücu imkanı bulunmaktadır.Davacının iddiası sigortalı makinenin yanmasına aracın ayıplı olmasının neden olduğu gerekçesiyle sigortalısının uğradığı ve tazmin ettiği zararın halefiyet kuralı gereği tahsili istemidir. Türk Medeni Kanunu’nun 6. Maddesi; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” hükmünü içermektedir. Yine HMK’nın 190/1. maddesine göre ise, ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Öte yandan ispat yüküyle ilgili kanunda açık bir hüküm bulunması halinde öncelikle ona bakılmalıdır. Eldeki uyuşmazlıkta sigortalı makinede meydana gelen hasarın davalının sözleşmeye aykırı davranışı veya kusuru ile meydana geldiğini ispat yükü davacı taraftadır.Dosyaya alınan ve özeti yukarıda verilen tutanak, ekspertiz raporu bilirkişi raporları ile yangının çıkış sebebi ayrıntılı, denetime elverişli şekilde mahkemece belirlenmiştir. Davacı tarafın istinaf sebebi olarak ileri sürdüğü tüm hususlar bilirkişi raporları ile karşılanmıştır. 6100 sayılı HMK 266/1.maddesine göre; mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. HMK'nın 282. maddesine göre de, hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir. Yine teknik tespitlerin ortaya konulmasından sonra hukuki değerlendirme mahkeme tarafından yapılacak olup, mahkemece teknik verilerden yararlanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; Mahkemece verilen kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Asıl ve birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 393,10 TL harcın, alınması gerekli olan 924,00- TL harçtan mahsubu ile eksik 530,90-TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.23/05/2024