T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/1749
KARAR NO: 2024/1344
KARAR TARİHİ: 26/09/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 31/05/2023
NUMARASI: 2023/220 Esas - 2023/439 Karar
DAVA: Şirketin İhyası
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/09/2024
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün Davalı Tasfiye Memuru ... vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, dava dışı ... Tur. Ltd. Şti. unvanlı işyerinde 25.03.2006-19.03.2021 tarihleri arasında, sırasıyla ..., ... (...) & ... ( ...) ve devamında Operasyon Müdürü gibi nitelikli pozisyonlarda çalıştığını, müvekkilinin aldığı gerçek ücretin, çalıştığı süre boyunca kendisine elden ödendiğini ve bu nedenle SGK primlerini eksik bildirildiğini, bu durumun düzeltilmesi için taraflarınca 02.09.2022 tarihinde İstanbul Anadolu 21. İş Mahkemesi 2022/508 Esas dosyasında hizmet tespit davası açıldığını, ancak davalı şirketin ticaret sicilinden terkin edildiği yapılan yargılamada öğrenildiğini, 28.09.2022 tarih 10670 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi ve İTO Sorgu ekranına göre tasfiye sonu nedeniyle sicilden terkin edildiğinin anlaşıldığını, İstanbul Anadolu 21. İş Mahkemesi 2022/508 Esas dosyasında 21.12.2022 tarihli celsede taraf teşkili sağlanamadığından davalı şirketin ihyası için dava açmak ve mahkemeye bu hususta beyanda bulunmak üzere taraflarına süre verildiğini, İstanbul Anadolu 21. İş Mahkemesi'nin 2022/508 esas sayılı dosyası ile sınırlı olmak kaydıyla dava dışı şirketin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün, Ticaret Sicili’ne tescil konusundaki taleplerinin, ilgili yasanın kendisine verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirdiğini ve sonuca bağladığını, yargı merci gibi hareket edemeyeceğini, yasal şartlar oluşmuşsa yapılan işlemle ilgili tescil kararı verdiğini, aksi halde, gerekçe göstererek tescil talebini reddettiğini, müvekkili müdürlüğe ... ticaret sicil numarasına kayıtlı dava dışı tasfiye halinde ... Tur. Ltd. Şti.'nin prosedürlere uygun olarak tasfiye edildiğini, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan tasfiye sürecindeki eksik yada erken sonuçlandırılan tasfiye memurunun kusurundan dolayı Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün sorumluluğu bulunmadığını, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığını, tasfiye sürecinde eksik olarak yapıldığı iddia edelin işlemlerin muhatabının tasfiye memuru olduğunu, bu nedenle müvekkilinin yasal hasım konumunda olduğundan yargılama masraflarının üzerlerine yüklenmemesi gerektiğini, müvekkili yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; İhyası talep olunan şirket olan ... Tic. Ltd. Şti.'nin tasfiye memuru olarak müvekkilinin atandığını, genel kurulda alınan kararlar neticesinde usulüne uygun olarak ayrı tarihlerde 3 ayrı ticaret sicil gazetesi ilanı yapıldığını, tasfiyenin tamamlanması için geçmesi gereken yasal sürelerin beklendiğini ve bunun sonrasında tasfiye işlemlerinin hukuka ve usulüne uygun olarak gerçekleştiğini, bu husus dikkate alındığında şirketin tüzel kişiliğinin hukuka uygun olarak sonlandığını, tasfiye sürecinde yer alan ticaret sicil gazeteleri ilanları esnasında, tasfiye memuruna hiçbir bildirimde bulunulmadığını, ihtar, iadeli taahhütlü mektup, ilanlar esnasında bildirimin olmaması nedeni ile şirketin tasfiyesinin usulüne uygun olarak tamamlandığını, davacının kendisine yapılan 13.01.2021 tarihli bildirimle şirketin tasfiyeye sokulacağını ve tasfiye neticesinde kapatılacağını bu yüzden, ihbar süresi sonunda kendisine yasal haklarının ödeneceğinin yazılı olarak bildirildiğini, davacının iş akdinin 19.03.2021 tarihinde sona erdirildiğini, tüm hak ve alacaklarının eksiksiz olarak kendisine ödendiğini, bu kapsamda davacının verdiği açık ibranamenin mevcut olduğunu, davacının çalıştığı süreçte şirketin tasfiye olacağını, bu hususun kendisine yazılı olarak bildirildiğini, bu evrakın kendisi tarafından imzalı olduğunu, tüm hak ve alacaklarının ödenmesini de kabul ettiğini ve kendi iradesi ile ibranameyi imzaladığını, yazılı olarak hiç bir talepte bulunmadığını, ihyası talep olunan şirketin hali hazırda tasfiyeye gireceğini açıkça bilmesi veya usulüne uygun ilanlarla üçüncü kişilere bu hususun tebliğ edilmesi karşısından bildiriminin olmadığı gözetildiğinde, davacının durumu bildiği ancak, yazılı veya sözlü talebinin olmadığını, tasfiye sürecinde de bildirimde bulunmadığını bu yüzden gerek tasfiye olmuş şirkete gerekse de tasfiye memuruna kusur yüklenemeyeceğini, öncelikle hizmet tespiti davalarının bulunduğu dönemin ortaya konulması, TTK kapsamında hizmet tespiti davalarının ek tasfiyeye yeterli olmaması, bu tip davaların durumun tespitinin açık olması karşısında hukuki menfaatten bahsedilemeyeceğini, hukuka uygun olarak genel kurul kararıyla tasfiye edilen şirketin, özellikle de davacı tarafından iddia edildiği gibi nitelikli pozisyonlarda çalışmış ve bu çalışma süresinin 2006-2021 kadar sürdüğü iddiası karşısında, eksik prim ödemesi iddiasının ''yerindeliği'' ve ''gerçekliği'' tartışmalı hale getirdiğini ve aslen bir menfaatinin olmadığı anlamını taşıdığını, hukuka uygun olarak genel kurul kararıyla tasfiye edilen şirketin, yetkililerince şirketin tasfiye edileceğinin açıkça bildirilmesi karşısında davacının bildirim yapmadığını, dava ikame etmediğini, tasfiye memurunun da bu durumu bilebilme ihtimali olmaması nedenleri ile şirketin ihyasının bir gereklilik olmadığını, dolayısıyla hukuki menfaati sağlamayacağından davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " 6102 sayılı TTK'nun 547/(2). maddesi gereğince ek tasfiye, ihya ve tasfiye işlemlerinin yapılması için de bir yada birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanması ve ek tasfiye ile atanmaya ilişkin keyfiyetin sicilde tescil edilmelidir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2020/2122 esas 2020/4238 karar sayılı 19.10.2020 tarihli ilamı aynı yöndedir.). Bu kapsamda şirketin ihyasında davacının hukuki menfaatinin bulunduğu tespit edilmiş olup, 6102 sayılı TTK 547. maddesinde "...tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklıların şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinden bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilir", şeklinde düzenleme gereğince, davacının tasfiye esnasında derdest olan dava dosyası nedeniyle bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu, bu nedenle davanın kabulüyle İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... ticaret sicil numarasına kayıtlı dava dışı tasfiye halinde ... Tur. Ltd. Şti.'nin, İstanbul Anadolu 21. İş Mahkemesi'nin 2022/508 esas sayılı dosyasındaki işlemler ile sınırlı olmak üzere ihyasına, tasfiye işlemlerini yerine getirmesi için, TTK'nın 547/2. maddesine göre, şirketin yetkili ortağı ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiş, davalı ... Sicil Müdürlüğü'nün ise yasal hasım olması ve davalı ... sicil müdürlüğünün iş bu davanın açılmasında üzerine atfedilecek bir kusur ve ihmalinin bulunamaması karşısında, davalı ... Sicil Müdürlüğü'nün yargılama giderleriyle sorumlu tutulamayacağı, dosya kapsamı itibarıyla davalı tasfiye memurunun, dava ve tasfiyenin sonlandırılmasına dair karar tarihleri dikkate alındığında dava konusunda bilgi sahibi olmasının beklenemeyeceği, bu nedenle tasfiyeyi sonlandırmasının hatalı olduğunun ve bu davanın açılmasına sebebiyet verdiğinin söylenemeyeceği, yargılama masraflarından sorumlu tutulamayacağına," karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davanın yazılı usul ile yürütülmesi gerekirken basit yargılama usulüyle yönetilmesinin hatalı olduğunu, bu nedenle yargılamanın yazılı usule dönmesi gerektiğini, TTK geçici 7. Madde kapsamına alınmasının hukuka aykırı olduğu, usulüne uygun yapılan tasfiyenin herkesi bağlaması nedeniyle davacının hukuki yararı olmadığını, varsa bile ispat edilmesi gerektiğini, TTK kapsamında hizmet tespiti davalarında ek tasfiyenin yeterli olmadığını, bu tip davalarda durumun tespitinin açık olması nedeniyle hukuki menfaatin olmadığını, deliller toplanmadığı ve toplanan deliller yönünden yeterli inceleme yapılmadan karar verildiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE: Dava, tasfiye sonucunda tasfiyenin sona erdiği tescil edilerek ticaret sicilinden terkin edilen limited şirketin TTK'nın 547. Maddesi uyarınca ek tasfiye davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, şirketin tasfiyesinin usulüne uygun tamamlanıp tamamlanmadığı ve ek tasfiye için ihya koşullarının oluşup oluşmadığı noktasındadır. İhyası istenen Tasfiye Halinde ... Tur. Ltd. Şti.’nin tasfiyesine karar verilmiş olup, tasfiyenin sona erdiği 27/09/2022 tarihinde tescil edilerek ticaret sicilinden terkin edilmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 547. maddesine göre; tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescili istenebilir. İstanbul 21. İş Mahkemesinin 2022/508 Esas sayılı dosyasında davacı ... tarafından 02/09/2022 tarihinde, ihyası istenen şirkete karşı sigorta primine esas kazancın tespiti davası açılmış, ancak bu davanın temelini oluşturan çalışma dönemi 25.03.2006 - 19.03.2021 tarihleri arası olarak belirtilmiştir. Bu halde ihyası istenen şirketin sorumluluğu iddia olunan tarihler itibariyle doğmuştur. Davacının açtığı sigorta primine esas kazancın tespiti davasında yapılacak yargılama sonunda davanının kabulune karar verilmesi halinde tasfiye işlemlerinin eksiksiz olarak tamamlandığından bahsedilemeyecektir. Somut olayda davacı ile ihyası talep edilen şirketin taraf olduğu, İstanbul 21. İş Mahkemesinin 2022/508 Esas sayılı dosyasının sonuçlandırılabilmesi için terkin edilmiş şirketin yeniden tescili zorunludur. Bu nedenle ilk derece mahkemesince davanın kabulü ile şirketin ihyasına karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı tasfiye memuru ... vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davalı tasfiye memuru ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı Tasfiye Memuru ... tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davalı Tasfiye Memuru ... tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 26/09/2024