T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/730
KARAR NO: 2024/980
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 08/10/2020
NUMARASI: 2017/655 Esas - 2020/458 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/07/2024
Taraflar arasındaki İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulü yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ile davalı şirket arasında ticari ilişki olduğunu, bu kapsamda davalı şirkete kapı ve kapı malzemeleri tedarik ettiğini, ancak bakiye 25.182.65 TL bakiye borcun ödenmediğini, alacağın tahsili için Anadolu ...icra müdürlüğünün ... E sayılı dosyası üzerinden takibe geçilmiş ise de itiraz üzerine takibin durduğunu öne sürerek, itirazın iptaline ve % 20 inkar tazminatına mahkumiyetini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; faturalar müvekkil şirket adına kesildiği halde içeriği malların teslimatının müvekkiline yapılmadığını, doğrudan montajın yapılacağı müşteri adresine teslim edildiğini, bu nedenle müvekkil şirketin malları kontrol etme ve sayma imkanının olmadığını, daha sonra yapılan kontrollerde 9 adet kapıdan 6 adedinin hızlı motorla sipariş edildiği halde sadece 4 adedinin hızlı motorla geldiğini, 4 adet halat kopma emniyet mekanizmasının eksik çıktığını, spiral kabloların eksik çıktığını, L kızak kapının 2 adet arka rulman bağlantısının eksik çıktığını ve 4 adet fotosel takımının eksik çıktığını, bu nedenle faturaya Kadıköy ...Noterliği 06.02.2017/... yevmiye sayılı ihtarnameyle itiraz edildiğini savunarak davanın reddini ve % 20 kötü niyet tazminatına mahkumiyetini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...Dosyada bulunan sevk irsaliyesinden sevk tarihinin 12.12.2016 olduğu ve sevk adresinin Kültür merkezi binası ... – ... mah. ... sitesi Beykoz-İstanbul olduğu, davacının 13.02.2017 tarihli ... yevmiye nolu ihtarnamesinde malların 22.12.2016 tarihinde davalı tarafa gönderildiği görülmekte ve malların şantiye görevlilerince teslim alındığı taraflarca kabul edilmektedir. Taraflar arasındaki asıl çekişme malların tam veya eksik olarak teslim edilip edilmediği noktasında toplanmaktadır. Davalının cevabi ihtarnamesi 06.02.2017 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile faturayı kabul etmediklerine yönelik ihtarnameleridir. Sevk irsaliyesinin 12.12.2016 tarihli oluşu davalının malların teslim edildiğini kabul ettiği ve malların tesliminden yaklaşık olarak 2,5 ay sonra faturanın kendisine tebliğ edildikten sonra malların eksik olduğundan bahisle 06.02.2017 tarihli 01151 yevmiye nolu cevabi ihtar ile faturaya itiraz ettiği anlaşılmıştır. Davalının itirazı malların eksik oluşu sebebi ile malların ayıplı olduğu yönündedir. TTK 23 maddesi c fıkrası ' ...Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır. ' şeklindedir. Bu hüküm çerçevesinde davalının süresinde ve uygun ayıp ihbarında bulunmadığı anlaşıldığından davanın kabulüne, davalının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin 25.606,44-TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, alacak likit ve itiraz haksız olduğundan alacağın %20 'si oranındaki 5.121,28 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacı tarafa verilmesine " karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme kararında müvekkilinin süresinde ve uygun ayıp ihbarında bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verdiğini, bu kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirket ile davacı taraf arasında bir ticari ilişki olduğunu fakat faturalar müvekkil şirket adına kesildiği halde fatura içeriği malların teslimatının müvekkili şirkete yapılmadığını, fatura içeriği mallar doğrudan montajın yapılacağı müşteri adresine teslim edildiğini , bu nedenle müvekkili şirketin malları kontrol etme ve sayma imkanı olmadığını, müvekkili şirketçe toplamda 9 adet kapı sipariş edilmiş olup, 6 adedinin hızlı motor ile teslimi sipariş edildiği halde sadece 4 tanesinin hızlı motor ile geldiğini, 4 adet halat kopma emniyet mekanizması, spiral kabloları, L kızak kapının 2 adet rulman bağlantısı ve 4 adet fotosel takımı eksik çıktığı için müvekkili şirketçe süresi içinde Kadıköy ... Noterliği'nin 06.02.2017 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarname ile faturaya itiraz edilerek iade edildiğini, bir alacağın olmadığını, malzeme teslimi esnasında müvekkili şirkete hiçbir bilgi verilmediğini, bilirkişilerin ayıplı mal teslimatını dikkate almadan yalnızca eksik husunda değerlendirmesinin kabul edilemeyeceğini, hızlı motorla sipariş edilen kapıların yalnızca 4 tanesinin hızlı motorla gönderilmesinin açık ayıplı hizmet olduğunu, teslimatın eksik ve ayıplı olduğunu, kötü niyetli olan taraf ise alacağı olmadığı halde müvekkili şirket aleyhine icra takibi başlatan davacı yan olduğunu, alacağın likit olmayıp, Mahkemenin davacı lehine %20 icra inkar tazminata hükmetmesinin de usule ve yasaya aykırı olup, kararın bu nedenle de kaldırılması gerektiğini, Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin usule ve yasaya aykırı olduğundan işbu kararın istinaf yolu ile incelenerek kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, cari(açık) hesaptan kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, faturalara konu ürünlerin davalıya teslim edilip edilmediği ve davacının cari hesaptan dolayı alacağının bulunup bulunmadığı noktasındadır. Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, İstanbul Anadolu ...icra müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında, "faturadan kaynaklı cari hesap alacağı" sebebine dayalı olarak 25.182,65 TL asıl alacak, 423,79 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 25.606,44 TL alacağın tahsili istemiyle 12/02/2018 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Mahkemece uyuşmazlığın çözümü için tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 222. Maddesine göre, Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Ayrıca usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Davacının incelenen ticari defterlerine göre davalıdan 25.182,65 TL alacaklı olduğu , davalının ticari defterlerinin incelenmesine göre davalının davacıdan 8.508,57 TL alacaklı olduğu (bilirkişi raporunda hesaplama hatası ile 10.508,57 TL olarak yazıldığı) , davalının, davacının kestiği 1.406,68 TL tutarlı 1 adet faturayı defterine kayıt ettiği, davacı şirkete 2016 yılında 65.000 TL tutarlı ödeme yaptığı, 31.03.2017 tarihinde davalının, davacı şirketin kestiği 26.12.2016 tarih ... seri nolu 88.775,97 TL bedelli faturayı 31.03.2017 tarihinde ticari defterine 55.084,75 TL olarak kaydettiği tespit edilmiştir.Dosya kapsamından ve davalının cevap dilekçesinden faturaya konu malların şantiye görevlilerince teslim alındığı anlaşılmakta olup, taraf ticari defterleri arasındaki uyuşmazlık ... seri nolu 88.775,97 TL tutarındaki faturadan kaynaklanmaktadır. Davalı tarafça malzeme teslimine ilişkin bilgi verilmediğinden bahisle ayıplı hizmet yapıldığı, teslimatın ayıplı olduğu ileri sürülmüş ise de hukuki nitelendirme hakime ait olup, davalı, teslim edilen malların ayıplı olduğunu ileri sürmediğine göre eksik teslim iddiasına dayanmaktadır. Buna göre davalı, bedeli 88.775,97 TL olan faturaya 06.02.2017 tarihinde davacı hakkında keşide ettiği ihtarnameyle itiraz etmiş ise de 31.03.2017 tarihinde ticari defterine bu faturayı 55.084,75 TL olarak kaydetmiş olup, davalının fatura bedelini eksik kaydetmesi ispat külfetini davacı üzerine çevirmediği gibi davalının gerçek fatura bedeli ile ticari defterine kaydettiği tutar arasındaki fark kadar iade faturası düzenlememesi ve eksik teslime ilişkin dayanak bir belge sunmaması karşısında davalı eksik teslime ilişkin savunmasını ispatlayamamıştır. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde davalının ticari defterinde kayıtlı olan 1.406,68 TL tutarlı fatura ile ticari defterine eksik kaydettiği 88.775,97 TL tutarlı fatura toplamı olan 90.182,65 TL 'den , taraflar arasında ihtilafsız olan 65.000 TL tutarındaki ödeme mahsup edildiğinde davacının davalıdan 25.182,65 TL alacaklı olduğu anlaşılmakla mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. Bu nedenle davalının aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Diğer yandan itirazın iptali davasında hükmedilen alacak hakkında icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için takibe konu alacağın likit olması zorunludur. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Eldeki davada, dava konusu cari (açık) hesap alacağı likit (belirlenebilir) olup, hüküm altına alınan miktar üzerinden davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinin koşulları oluşmuştur. Bu nedenle davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 437,30 TL harcın, alınması gerekli olan 1.749,18 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.311,88 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 05/07/2024