T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/744
KARAR NO: 2024/1004
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 26/01/2021
NUMARASI: 2019/895 Esas - 2021/58 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 04/07/2024
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Davacı şirketin elektronik, aydınlatma ve mimari eğlence işlerinde hizmet veren bir şirket olduğunu, taraflar arasında varılan anlaşma gereğince davalının Kazakistan'da üstlendiği projede kullanılmak üzere talep edilen ürünlere ilişkin edimlerin yerine getirildiğini, davalının talep ettiği çok ciddi iskontolarla taraflar arasındaki ilişkinin sürdüğünü, davacı şirketin edimlerini eksiksiz yerine getirerek elektronik malların tesliminin gerçekleştiğini, yapılan iş karşılığı faturaların düzenlendiği ve davalıya tebliğ edildiği, faturaların vade günü gelmesine rağmen ödenmediğini, taraflar arasında yapılan mutabakat ile davalı tarafından borcun kabul edildiğini, ödeme yapılmaması üzerine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun itirazı üzerine takibin durdurulduğunu beyanla, davanın kabulü ile itirazı iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine %20.den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, Astanadaki ... projesinin cephe ve aydınlatma ürünlerinin temini ile ilgili olarak davalı şirket ile davacı tarafın organik bağ içinde olduğu dava dışı ... San ve Tic. AŞ. Arasında 24.06.2016 tarihli sözleşme kapsamında temin ve teslim edilmesi gereken ürünlerin süresinde teslim edilmediği, birçok ürünün gizli ayıplı olarak teslim edildiği, bu nedenle Kazakistan şirketi ile sözleşmeye aykırılıktan ötürü problemler yaşandığını, ürünleri birçoğunda ayıpların olması nedeni ile ayıplı ürünlerin yerine ürün temin ve tesliminin dava dışı ... San ve Tic. A.Ş. 'den istenildiğini, mali sıkıntılar olduğu gerekçesiyle ayıplı ürünlerin yerine teslim edilecek ürünlerin organik bağ içinde bulundukları davacı ... İç ve Dış Tic. A.Ş. Tarafından fatura edileceğinin bildirildiğini, sözleşmenin 4.5 ve 4.6 maddeleri gereğince teslim edilecek ürünler için bir ödeme yapılmayacağının davalı tarafından ifade edildiğini, karşı tarafında bunu onayladığını beyanla, Davanın reddine, %20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " , ...İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Takip talebi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde alacak likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalının tahsiline ilişkin talebin kabulüne ve davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine" karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu faturalar ile ilgili olarak, dava konusu faturalarda yer alan ürünlerin taraflar arasındaki 24.06.2016 tarihli sözleşme kapsamında teslim edilmesi gereken; ancak ayıplı olarak teslim edilen malların yerine teslim edildiğini ve bu kapsamda bir bedel ödenmemesi gerektiğini, her ne kadar yerel mahkeme ilamında ayıp ihbarı yapılmadığı değerlendirmesine yer verilmiş ise de, taraflar arasındak e-mail yazışmaların bu değerlendirmenin aksini söylediğini, davalı firma ile ... San. Tic.A.Ş. arasındaki 24.06.2016 tarihli sözleşmenin 4.5 maddesi " Garanti süresince arızalanan ürünlerin Astana/Kazakistan'da ki ilgili adrese gönderimi, montajı, devreye alınması, vd. gerekli tüm prosedürün üretici sorumluluğunda ve masrafların üretici tarafından karşılanacağını, sözleşmenin 4.6 maddesine göre ise, üreticinin ürün tesliminden itibaren 10 yıl boyunca yedek parça sağlamak ile yükümlü olduğunu, davacı yan tarafından davalıya faturalandırılan malların davalı ile dava dışı ... San. Tic.A.Ş. arasındaki 24.06.2016 tarihli sözleşme kapsamında olduğunu, tarafların bu ürünler ile ilgili, sözleşmenin 4.5 ve 4.6 maddeleri gereğince herhangi bir bedel ödenmemesi hususunda anlaştıklarını, taraflar arasında bir bedel ödenmeyeceği hususunda bir anlaşma olmasa dahi, sözleşmenin 4.5 ve 4.6 maddeleri açık olmakla , davaya konu mallar ayıplı çıkan malların yedek parçaları oluğundan ve sözleşme gereği bir bedel ödenmemesi gerektiğinin açık olduğunu, ayıplı malı teslim eden davalının bu ayıbı giderme yükümlülüğünün yasal düzenlemeler gereği olduğunu, davaya konu fatura kapsamındaki ürünlerin esasında öncesinde, 24/06/2016 tarihli sözleşme kapsamında teslim edilen; ancak ve ayıplı olan ürünlerin yerine, önceki ayıplı ürünlerin ayıplarının giderilmesi kapsamında teslim edildiği hususunda taraflar arasında bir ihtilaf olmadığını, sözleşme kapsamındaki edimlerin tamamının karşı yan tarafından ifa edilmemişken, öncesinde ayıplı çıkan ürünlerin yerine gönderilen ürünler ile ilgili olarak davalı tarafından dava konusu faturaların ödenmesinin söz konusu olamayacağını, davalı tarafından dava konusu faturalardaki ürünlerin öncesinde teslim edilen muadillerinin ayıplı olduğu ve ayıpların giderilmesinin talep edildiği, davalı tarafından söz konusu ürünlerin ayıplı olduğunun kabul edildiğini, ayıbın giderileceğinin taahhüt edildiğini, hükme esas alınan birlikişi raporunda her ne kadar hangi ürünlerin ayıplı oldğu hususunda bir tespite yer verilememiş ise de dava konusu yapılan ürün kadar ürünün ayıplı olduğunu, davacı yan tarafından ve tarafımızdan sunulan e mail yazışmaları ile sabit olduğu üzere 26.12.2018 tarih ve 10.168 USD tutarlı fatura kapsamında teslim edilen ürünleri davalı öncesinde 24.06.2016 tarihli sözleşme kapsamında teslim edilen ancak ayıplı olan ürünlerin yerine teslim edilen ürünler olduğunu, aksine davacı yanın taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı davranışları nedeniyle davalı tarafından 16.820,29 USD harcama yapıldığını, bu hususun davanın muhtelif aşamalarında belirtildiğini ve harcamalar ile ilgili dava haklarının saklı olduğu hususunun belirtildiğini, davalının bu konuda haklılığını ve zarara uğratıldığını gösterir evrakların dilekçe ekinde sunulduğunu, davalının itirazında haksız ve kötü niyetli olmadığını, aksine gelişen süreçte davalının zarara uğradığını, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle: davalı yanın, malların ayıplı olduğunu tüm yargılama sürecinde ileri sürmesine ve ilk derece mahkemesince ayıp ihbarları ve ayıplara ilişkin ispat için defalarca süre verilmesine rağmen, delil sunamadığını, ayıplı ürünlerin ne olduğunu yargılamanın hiç bir aşamasında açıklayamadığını ve belgelendirmediğini, davalı yanın faturalar ve cari hesap mutabakatlarını kabul ettiğini, buna rağmen, davalı tarafın edimlerini ve ödemelerini yerine getirmediğini, başlatılan icra takibine itiraz ettiğini, zorunlu arabulucuk sürecinde de anlaşmaya yanaşmadığını, bunun üzerine ilk derece mahkemesindeki davanın ikame edildiğini, bilirkişi raporunda davacının alacaklı olduğunun açık ve belli olduğunu, İlk derece mahkemesince, davalının ileri sürdüğü hususları ispatlayamadığını, davalının hukuka, yasaya ve usule aykırı istinaf taleplerinin esastan reddi ile, katılma yoluyla istinaf taleplerinin kabulüne ve faiz hesaplaması düzenlenerek, kararın bu yönüyle ortadan kaldırılmasını ve faiz taleplerinin kabulüne nihayetinde de faiz taleplerinin kabulü ile birlikte yerel mahkeme kararının faiz dışındaki kısmının uygun bulunmasına karar verilmesini ve davalının istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava ticari satım sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davalı vekilince istinaf başvurusunda, davacı vekilince de katılma yolu ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Davalı vekili istinaf aşamasından dairemize hitaben uyap sisteminden gönderdiği 13/07/2021 tarihli dilekçesi ile mahkemeye konu edilen alacak hakkında tarafların sulh olduğunu ve borcun davacıya ödendiğini, bu haliyle davanın konusuz kaldığını beyan etmiş, davacı vekili de 18/08/2021 tarihli beyan dilekçesinde tarafların sulh olduklarını, davalının davayı kabulünü kabul ettiklerini, yargılamanın bu haliyle sona erdirilmesini, taraflarınca yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmadığını beyan etmişlerdir. Sulh; görülmekte olan bir davanın taraflarının karşılıklı anlaşma ile dava konusu uyuşmazlığa son vermeleridir. Sulhe ilişkin düzenlemeler HMK'nın 313 - 315. maddelerinde yer almaktadır. HMK 313. maddeye göre sulh; "Görülmekte olan bir davada tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla Mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir." şeklinde ifade edilmiştir.22/07/2020 tarihinde kabul edilip, 28/07/2020 tarihli ... nolu Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7251 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik HMK’nın 314. Maddesinde, "Sulh hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir.Sulh hükmün verilmesinden sonra yapılmışsa, taraflarca kanun yoluna başvurulmuş olsa da, dosya kanun yolu incelemesine gönderilmez ve ilk derece mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesince sulh doğrultusunda ek karar..." düzenlemesini içermektedir. 7251 sayılı yasanın 63. maddesinde kanunun yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği açıklanmıştır.6100 sayılı HMK nın 448. maddesinde de, bu kanun hükümlerinin tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhal uygulanacağı belirtilmiştir.HMK.315. Maddesinde de "Sulh ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre, sulhe göre karar verilmesini istemezlerse karar verilmesine yer olmadığına karar verir.." şeklinde düzenleme bulunmaktadır.Açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına, sulh sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Sulh beyanı doğrultusunda istinaf incelemesine konu mahkeme kararının KALDIRILMASINA; 2- Sulh nedeniyle davanın esası hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre alınması gereken 427,60-TL harçtan peşin alınan 813,64-TL harcın mahsubu ile fazla alınan 386,04-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, 4- Taraflarca talep edilmediğinden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına ve tarafların yaptıkları yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, 6-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak; a- Davalı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendilerine iadesine, b-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 04/07/2024