T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2020/2142
KARAR NO: 2023/1367
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 08/09/2020
NUMARASI: 2019/306 Esas - 2020/443 Karar
DAVA: Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 07/12/2023
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı ve davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;"Müvekkili fîrma tarafından davalı bankadan 27.03.2018 tarihinde İBAN numarası verilerek ve proforma fatura örneği ibraz edilerek 9.240.-USD havale yapılması istenildiği, hemen akabinde işlemin durdurulması hesabın sahte olabileceği uyarısı ile bankaya iletildiği. Bankaca sadece İBAN numarası esas alınarak hesap sahibinin unvanı dikkate alınmaksızın, havale alıcısının tespiti yapılmadan havalenin gerçekleştirildiği, 16.04.20187 tarihinde 9.240-USD'in tazmin talebi ile bankaya başvurulduğu, cevap olarak acının hesabına geçen bedelin çekilmiş olduğu, kendilerinde maddi hata bulunmadığı gerekçesi ile zararın ödenmesinin mümkün olmadığının bildirildiği. Müvekkil tarafından havale edilen paranın davalı tarafından yanlış kişiye ödenmesinden kaynaklı tazminat davası olduğu 5549 sayılı yasa gereği yükümlülerin kendileri nezdinde yapılan veya aracılık ettikleri işlemlerde işlem yapılmadan önce İşlemi yapanlar ile nam ve hesaplarına işlem yapılanların kimliklerinin tespiti zorunluğu bulunduğu, aracı bankaların öncelikli olarak objektif özen yükümlülüğüne sahip oldukları, davanın kabulü ile 9.240-USD havale tutarının havale tarihinden itibaren devlet bankalarınca döviz mevduatlarına uygulanan mevduat faiz ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama masrafları ile ücreti vekaletin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "Usule ilişkin itirazlarla birlikte davanın muhatabının müvekkil banka olmaması nedeni ile müvekkil bankaya husumet yöneltilemeyeceği, dava dilekçesi ekinde sunulduğu iddia olunana belgelerin dilekçe ekinde olmadığı, bu nedenle HMK 194 somutlaştırma yükümlülüğüne aykırı davranıldığı, esasa ilişkin olarak ise davaya konu işlemin davacının talimatı doğrultusunda gerçekleştirildiğinden bankaya kusur izafe edilemeyeceği, davacının 27.03.2018 tarihinde müvekkil bankaya hitaben düzenlemiş olduğu yazılı peşin ithalat transfer talimatı ile talimat içerisinde kayıtlı ilgili hesaba 9.240 USD tutarında peşin ithalat transferi yapılması talimatı verildiği, müvekkil bankaca aynı gün içerisinde 9.240 USD'lik transferin 29.03.2018 valörlü ile gerçekleştirildiği; işlemin valörlünden sonra 02.04.2018 tarihinde peşin ithalat transfer işlemin iptal edilmesi ve bedelin iade edilmesini teminen muhabir bankalar ile irtibat kurulduğu, alıcı bankadan alınan yanıtta bahse konu tutarın 15.87 USD'lik ısının iade edildiği, talimatın yanlış verilmiş olduğu, alıcı hesap bilgilerinin hatalı bir şekilde iletilmiş olduğu davacı vekilince ikrar edilmiş olup bankanın sorumluluğunun olmadığı, davacının para transferi işleminin alıcısını kontrol ve iptal talebini işleme alma hususunda müvekkil bankanın teyit yetkisi ve imkânı olmadığı, uluslararası bankacılık kuralları gereğince alıncın hesabını kontrol ve iptal talebinin işleme alma yetki ve yükümlülüğünün muhabir bankada olduğu, ispat yükü üzerinde olan davacı şirketin müvekkil banka aleyhine ileri sürdüğü iddiaları ispat edemediği, müvekkil banka aleyhine haksız ve hukuksuz olarak ikame edilen davanın reddi ile yargılama masrafları ile ücreti vekaletin davacıya yüklenmesine karar verilmesini" talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, davacı müşterinin dava dışı ... Firmasından ithal etmek istediği ürünlerin ithalatı için Peşin İthalat şeklinde ödeme yapmak üzere davalı bankaya gönderdiği talimatta açıkça dava dışı firmanın unvanı da belirtilmiş İken paranın IBAN numarası esas alınarak 3. Kişiye ödenmesinden dava dışı ... firmasının bankası, muhabir banka ve davalı bankanın müştereken sorumlu olduğu, davalı bankanın Kore'deki bir firmanın adı ile söz konusu firmanın hesap numarasını eşleştirme olanağı olmadığının doğru, ancak Kore'deki lehtar firmanın bankasının muhabirden gelen paranın detayında alıcı ile hesap numarası arasındaki uyumsuzluğu fark edip bu gerekçe ile aynı silsile ile davalı bankaya paranın iade edilmesi gerektiği, davalı bankanın sorumluluğunun takdiren diğer davacının bankası, muhabir banka ve davalı banka müşterek sorumlu gerekçesi ile olayda 1/3 kusurlu olduğu kabul edilerek 3.080.-USD den davalı bankanın yaptığı ödeme tutarı 16,87 USD düşülerek bakiye 3.063,13 USD nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davalı bankanın yukarıda belirtilen nedenlerle ağırlaştırılmış bir özen yükümlülüğü bulunduğunu, bu özen yükümlülüğü işlemi gerçekleştirmeden önce farklı mevzuatlarda da belirtildiği üzere hem havale göndericisinin hem de havale alıcısının kimlik kontrolünü yapmayı gerektirdiğini, kendisine unvan ve IBAN'ın yer aldığı gerçek proforma fatura sunulan davalı bankanın bu eşleştirmeyi yapmaya yeterli imkanının bulunmaması gibi bir durum söz konusu olmadığını, havale sistemi içerisinde yer alan diğer bankaların da hatalı bulunması söz konusu olsa dahi müşteriye yansıtılmadığını, davacı bankanın bankacılık sisteminde birlikte çalışılan/sistemde yer alan diğer kuruluşları bilemeyeceği gibi bankacılık işlemlerine ilişkin sadece davalı ile sözleşme ilişkisi kurduğunu, diğer bankaların sorumluluğunun bulunup bulunmaması davacı müvekkile karşı davalı bankanın borcun tamamından müşterek müteselsilen sorumlu olacağı gerçeğini değiştirmemekle beraber bankaların uluslararası bankacılık mevzuatı uyarınca kendi iç ilişkilerinde, rücu edilmesini gündeme getirdiğini, Uluslararası Bankalar arası sistemde yer almayan müvekkilden hakkını uluslararası yargıda aramasını beklemek, ki Türk yerel mahkeme kararındaki sorumluluk paylaşımının davaya taraf dahi olmayan bankalara müvekkil tarafından ileri sürülemeyeceği ortadayken, hakkaniyete uygun düşmediğini, ayrıca davalı taraf sadece alıcı bankanın hatası olduğunu iddia etmiş olmasına rağmen, taleple bağlılık ilkesinin dışına çıkılarak aracı bir diğer banka ile de sorumluluk paylaştırıldığını, mahkeme kararı hem taraf taleplerinden hem de bilirkişi raporundan farklı verilmekle beraber bu farklılığın nedeninin de gerekçelendirilmediğini dava dosyasında bulunan ve aşamalarda sunduğu dilekçelerdeki talepleri doğrultusunda, ilk derece mahkemesi nihai kararının yapılacak istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve davanın tam kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Söz konusu havale işlemi müşterinin açık talimatı doğrultusunda gerçekleştiğini, davalı bankanın kusuru olmadığını, söz konusu hatalı havale davalı bankanın sistemindeki güvenlik açığından kaynaklanmayıp davacı şirketin kendi bünyesindeki güvenlik sorunlarından doğduğunu, davacının para transferi işleminin alıcısını kontrol ve iptal talebini işleme alma hususunda davalı banka’nın yetkisi ve imkanı bulunmadığını, uluslararası bankacılık kuralları gereğince alıcı hesabını kontrol ve iptal talebini işleme alma yetki ve yükümlülüğü muhabir bankada olduğunu, ayrıca daha önce aynı heyet tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda hemen hemen aynı beyanlara yer verilmesine rağmen 18.08.2020 tarihli ek raporda dava konusu tutarın davalı banka tarafından ödenmesi hususunda değerlendirme yapılması iki raporun ve heyetin görüşlerinin çeliştiğini ve yasal dayanaklara istinaden rapor düzenlenmediğini gösterdiğini, bu iki rapor arasındaki çelişkinin giderilerek dosyanın konusunda uzman farklı heyete tevdii edilmesi gerekirken karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece kararının davalı banka lehine kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibariyle, bankacılık işleminden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı, yasal süresi içinde, davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı, davalı banka nezdindeki TL hesabından, borçlusu olduğu yurt dışında mukim dava dışı şirkete para transferi için davalı bankaya 27/03/2018 tarihli yazılı talimat gönderdiğini, talimatta havale alıcısı muhatap firmanın ünvanı, bankası, swıft kodu, hesap ve IBAN numarasının bildirildiğini, havalenin gösterilen IBAN numarasına yapılmasına karşın IBAN numarasının havale alıcısına ait olmadığından paranın gerçek alıcıya ulaşmadığını, IBAN numarası ile havale alıcısı firma ünvanını eşleştirmeyen davalı bankanın ortaya çıkan zarardan sorumlu olduğunu iddia etmiş, davalı banka yapılan işlemin mevzuata uygun olduğunu, havale bedelinin alıcı firma hesabına geçilmesi işleminin muhabir banka tarafından yapıldığını, sorumluluklarının bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.Havalecinin ve lehdarın bankası farklı ülkelerde bulunmakta olup, ödeme bu bankaların bulunduğu ülkeler dışında, üçüncü bir ülkenin para birimi ile gerçekleştirilecek ise, karşılığın lehdarın bankasına aktarılmasında kural olarak, ilgili para biriminin ait olduğu ülkede bulunan, havalecinin ve lehdarın bankası ile hesap ilişki içinde olan bir muhabir bankaya başvurulur. Havale zincirine dahil olan muhabir banka, havalecinin bankasının havaleci ile olan ilişkisinde, kural olarak bu bankanın TBK'nın 116. maddesi gereğince yardımcı şahsı konumundadır. Somut olayda dava konusu havale tutarının havale alıcısının bankası tarafından hesaba aktarıldığı anlaşılmaktadır. Bir başka ifadeyle dava dışı havale alıcısının bankasının havale alıcısı ile IBAN numarasını eşleştirmediğinden işlemi gerçekleştirdiği ihtilafsızdır. Buna göre, davalı banka ve onun yardımcısı konumundaki (somut olayda ... Bank) muhabir banka, havaleyi, davacının gösterdiği IBAN numarasına ve davacının bildirdiği alıcı şirket unvanına göndermiştir. Bu durumda, IBAN numarasının alıcı unvanıyla uyumlu olup olmadığını davalı bankanın ve onun yardımcısı konumundaki muhabir bankanın denetlemesi ve karşılaştırması mümkün değildir. Bu kontrolün, alıcının hesabının bulunduğu alıcının bankası (somut olayda Barclays Bank) tarafından yapılması gerekir. Eğer bir kusur varsa, alıcının bankasındadır. Çünkü, alıcının bankasının, IBAN numarasıyla alıcıyı karşılaştırması, eğer bilgiler uyumlu ise parayı alıcının hesabına yatırması, aksi taktirde havaleyi iade etmesi gerekirdi. Böyle bir iade gerçekleşmediği gibi, alıcının IBAN numarasının alıcı ile uyumlu olmadığına dair davacı tarafın sunduğu bir kanıt da yoktur. Bu durum kabul edilse bile, alıcının bankası ile davalı banka arasında yardımcılık ilişkisi yoktur ve alıcının bankasının kusuru olsa bile davalı sorumlu tutulamaz. Dolayısıyla, ortaya çıkan zararda davacı havalecinin bankası olan davalı bankanın ve havale zincirindeki aracı bankanın kusuru bulunmamaktadır. (Emsal olarak bknz. Yargıtay 11 HD, 19/12/2018 tarih, 2017/2671-2018/8089 E.K sayılı ilamı).Yurtiçi EFT işlemlerinde alıcı ile IBAN eşleştirilmesi yurtiçi bankalar arasında işbirliği içinde ve teamül olarak gerçekleştirilmekle birlikte bunun yurt dışı para transferlerinde de geçerli olduğunu kabul etmek mümkün değildir.Açıklanan nedenlerle mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından yeniden esas hakkında davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,1-Davanın REDDİNE,2-Başlangıçta peşin olarak alınan 836,80 TL harcın, işin hitamında alınması gerekli olan 269,85 TL karar ve ilam harcından fazla olduğu anlaşıldığından, fazla alınan 566,95-TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacıya iadesine,3-Yargılama sırasında davacı tarafınan yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,4- Davalı tarafından yargılama sırasında yapılan posta ve tebligat gideri 100,00TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,5-Davalı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,6-Karar kesinleştiğinde HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının davacıya iadesine,7-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak;a-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,b-Davalı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,c-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,d-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 148,60 TL, posta ve tebligat gideri 23,50 TL olmak üzere toplam 172,10 TL yargılama masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a. maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 07/12/2023