T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/787
KARAR NO: 2024/893
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 26/01/2021
NUMARASI: 2014/805 Esas - 2021/31 Karar
DAVA: Rücuen Tazminat
DAVA TARİHİ: 05/12/2013
BİRLEŞEN İSTANBUL 52 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2014/23 ESAS SAYILI DOSYASINDA;
DAVA: Rücuen Tazminat
DAVA TARİHİ: 20/02/2014
BİRLEŞEN İSTANBUL 1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2014/210 ESAS SAYILI DOSYASINDA;
DAVA: Rücuen Tazminat
DAVA TARİHİ: 05/06/2014
BİRLEŞEN İSTANBUL 13 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2014/1183 ESAS SAYILI DOSYASINDA;
DAVA: Rücuen Tazminat
DAVA TARİHİ: 12/03/2014
BİRLEŞEN İSTANBUL 17 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2014/1329 ESAS SAYILI DOSYASINDA;
DAVA: Rücuen Tazminat
DAVA TARİHİ: 16/01/2014
BİRLEŞEN İSTANBUL 17 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2014/880 ESAS SAYILI DOSYASINDA;
DAVA: Rücuen Tazminat
DAVA TARİHİ: 16/01/2014
BİRLEŞEN İSTANBUL 17 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2015/173 ESAS SAYILI DOSYASINDA;
DAVA: Rücuen Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/06/2024
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı ve davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili asıl dava dilekçesinde özetle; Müvekkili sigorta şirketi nezdinde ... nolu ... Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan ... San. Tic. A.Ş. Ve ... Tic. A.Ş.nin Endonezya'da mukim ... firması tarafından ithal ettiği bitkisel yağ emtiasını ...'in donatanı ve taşıyanı bulunduğu ... gemisi ile taşındığını ve Kocaeli Körfez Evyap Limanında ... İnş. A.Ş. Ye ait kıyı tanklarına boşaltıldığını, geminin yaptığı boşaltma sırasında gerekli dikkatin gösterilmemesi nedeni ile mallarda hasar meydana geldiğini, maliyet hesaplamalı sonucu 51.084,16EURO hasar bedelinden muafiyet tenzili ile kalan 48.584,16.EURO hasar bedelinin müşterek sigortadaki %20 hissesine isabet eden 9.716,23.EURO nun müvekkili şirketin sigortalısına 06/08/2013 tarihinde ödendiğini, TTK1472/1 maddesi gereğince sigortalısının haklarına halef olduklarını beyanla, davanın kabulü ile 24.925,04.TL'nin ödeme tarihi 06/08/2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen İstanbul 52 ATM'nin 2014/23 Esas sayılı dosyasında, davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili sigorta şirketi nezdinde ... nolu ... Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan ... San. Tic. A.Ş. Ve ... Tic. A.Ş.nin Endonezya'da mukim ... firması tarafından ithal ettiği bitkisel yağ emtiasını Baki Denizcilik 'in donatanı ve taşıyanı bulunduğu ... gemisi ile taşındığını ve Kocaeli Körfez Evyap Limanında ... İnş. A.Ş. Ye ait kıyı tanklarına boşaltıldığını, geminin yaptığı boşaltma sırasında gerekli dikkatin gösterilmemesi nedeni ile mallarda hasar meydana geldiğini, maliyet hesaplamalı sonucu 51.084,16EURO hasar bedelinden muafiyet tenzili ile kalan 48.584,16.EURO hasar bedelinin müşterek sigortadaki %9 hissesine isabet eden 4.372,30.EURO nun müvekkili şirketin sigortalısına 12/08/2013 tarihinde ödendiğini, TTK1472/1 maddesi gereğince sigortalısının haklarına halef olduklarını beyanla, davanın kabulü ile 11.217,57.TL'nin ödeme tarihi 12/08/2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen İstanbul 1 ATM'nin 2014/210 Esas sayılı dosyasında, davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili sigorta şirketi nezdinde sigortalı bulunan ... San. Tic. A.Ş. Ve ... San. Ve Tic. A.Ş.nin Endonezya'da mukim ... firması tarafından ithal ettiği bitkisel yağ emtiasını ...'in donatanı ve taşıyanı bulunduğu ... gemisi ile taşındığını ve Kocaeli Körfez Evyap Limanında ... İnş. A.Ş. Ye ait kıyı tanklarına boşaltıldığını, geminin yaptığı boşaltma sırasında gerekli dikkatin gösterilmemesi nedeni ile mallarda hasar meydana geldiğini, maliyet hesaplamalı sonucu 65.486,05USD hasar bedelinden muafiyet tenzili neticesinde müşterek sigortadaki %16 hissesine isabet eden 7.772,99EURO nin müvekkili şirketin sigortalısına 25/07/2014 tarihinde ödendiğini beyanla, davanın kabulü ile 7.772,99.EURO'nun ödeme tarihi 25/07/2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen İstanbul 17 ATM'nin 2014/1329 Esas sayılı dosyasında, davacı vekili dava dilekçesinde özetle;davacı sigorta şirketine müşterek sigorta esasına göre birleşik ürün sigorta poliçesi ile sigortalı bulanan ... Tic. A.Ş. İle ... Tic. A.Ş. 'nin Endonezya'dan ithal ettikleri ve Türkiye'ye ... gemisi ile taşınarak davalıya ait liman tesisindeki tanklara 03/04/2013 tarihinde boşaltılan ... yağına karışmaması gereken ... yağının karışması sonucunda sigortalı olan ... yağının hasarına sebebiyet verildiğini, sigorta şirketinin hasar bedeli olarak 7.287,17 EURO'yu 16/08/2013 tarihinde sigortalısına ödediğini, davalının işleteni bulunduğu liman sahası içerisinde 504 nolu tanka yine davalının sorumluluğunda yapılan boşaltım işlemi sırasında gereken dikkat ve özenin gösterilmemesi nedeni ile hasarın meydana geldiğini beyan ederek, 7.287,17 Euro'nun ödeme tarihi olan 16/08/2013 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a md. uyarınca yabancı para alacağına ilişkin devlet bankalarınca euro cinsi bir yıl vadeli mevduat hesabına uygulanan en yüksek faizi ili birlikte TL karşılığında davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen İstanbul 13 ATM'nin 2014/1183 Esas sayılı dosyasında, davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili sigorta şirketi nezdinde sigortalı bulunan ... San. Tic. A.Ş. Ve ... Tic. A.Ş.nin Endonezya'da mukim ... firması tarafından ithal ettiği bitkisel yağ emtiasını ...'in donatanı ve taşıyanı bulunduğu ... gemisi ile taşındığını ve Kocaeli Körfez Evyap Limanında ... İnş. A.Ş. Ye ait kıyı tanklarına boşaltıldığını, geminin yaptığı boşaltma sırasında gerekli dikkatin gösterilmemesi nedeni ile mallarda hasar meydana geldiğini, maliyet hesaplamalı sonucu 65.486,05USD hasar bedelinden muafiyet tenzili neticesinde müşterek sigortadaki %15 hissesine isabet eden 7.287,17EURO nin müvekkili şirketin sigortalısına 14/08/2013 tarihinde ödendiğini beyanla, davanın kabulü ile 7.287,17.EURO'nun ödeme tarihi 14/08/2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen İstanbul 17 ATM'nin 2014/880 Esas sayılı dosyasında, davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketinin ... nolu Sınai-Ticari Yangın Abonman Sigorta Poliçesi ile sigortalı ... Ticaret AŞ.ile ... San. Tic. AŞ.'nin Endonezyadan ithal ettikleri ve Türkiye'ye ... Gemisi ile taşınarak davalı ... Lojistik ve İnşaat AŞ.'ye ait liman tesislerindeki tanklara boşaltılan ... isimli ürüne, karıştırılmaması gereken ... yağının karışması sonucu sigortalı olan ... yağının hasara uğradığını, bu duruma ilişkin tutanak tutulduğunu ve incelemeler yapıldığını, yapılan incelemelerde söz konusu ürüne %20-25 oranında ... yağının karıştığının anlaşıldığını, ... Ticaret AŞ.'ye ait ürünlerin büyük bölümünün Mersin Limanında tahliye edildiğini ve buradaki ürünlerin tahliyesinde herhangi bir sorun çıkmadığını, sorunun Gebze Limanındaki ... İşletmesine ait tesislerdeki tahliye sırasında meydana geldiğini belirterek 12.248,23-TL sigorta rücu tazminatının, ödeme tarihi olan 22/07/2013 tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Birleşen İstanbul 17 ATM'nin 2015/173 Esas sayılı dosyasında, davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete müşterek sigorta esasına göre Endüstriyel Yangın Abonman Sigorta Poliçesi ile sigortalı olan ... San.ve Tic. AŞ ile ... San. Tic. AŞ'nin Endonezya'dan ithal ettikleri ve Türkiye'ye ... Gemisi ile taşınarak davalıya ait liman tesislerindeki tanklara 30.04.2013 tarihinde boşaltılan ... isimli ürüne karıştırılmaması gereken ... yağının karışması sonucunda sigortalı olan ... yağının hasarına sebebiyet verdiğini,sigortalı ... ve ... yetkilileri tarafından malın limandan çekilmesinden önce davalı şirkete ait limandaki 504 nolu tanktan alınan numunenin yapılan analizi sonucunda sigortalı ... yağına yaklaşık %20-25 ... yağının karıştığının tespit edildiğini, müvekkili şirkete yapılan hasar ihbarı üzerine hasar dosyası açıldığı ve sigorta ekspertiz firması tarafından düzenlenen ekspertiz raporunda ...'e ait ürünlerin büyük bir bölümünün Mersin Limanında tahliye edildiği ve herhangi bir sorun yaşanmadığı, gemi Gebze Limanında davalı şirkete ait tesislerde ... ve ... yağlarını tahliye ederken muhtemelen yanlış ürünü ... yağının üzerine boşaltılması sonucu yağ etmiasının karıştığının belirtildiğini, ... Tic. AŞ'nin ... Şirketi olması nedeniyle ilgili poliçenin sigortalı hanesinde ... şirketleri belirtildiğinden ... San ve Tic. AŞ'nin hasarınında bu poliçe kapsamında değerlendirildiğini, sigorta poliçesinin müşterek sigorta esasına göre düzenlendiğini, poliçeye göre davacının %15 payı olduğunu, sigortalılardan ... Gıda hasarının KDV hariç 23.236,90 USD, ... hasarının KDV hariç 42.249,15 USD olmak üzere toplam hasarın 65.486,05 USD olduğunu, 03.04.2013 hasar tarihi itibariyle euro karşılığının ise 51.081,16 Euro olduğunu, bu miktardan poliçede yer alan 2.500 Euro muafiyet düşülmekle hasar miktarının 48.581,16 Euro olduğunu, bu miktarda davacı şirketin %15 hissesine düşen miktarın 7.287,17 Euro olduğunun bildirildiğini, müvekkili tarafında davaya konu hasar nedeniyle 23.07.2013 tarihinde sigortalısına 7.287,17 Euro sigorta tazminatı ödendiğini, müvekkilinin sigortalısının haklarına halef olduğundan bu miktar için davalıya rücu hakkı doğduğunu, davalı şirket tarafından üstlenilen tahliye işleminde gereken dikkat ve özen gösterilmediğinden davalı şirketin zarardan sorumlu olduğunu ve zararı tazminle mükellef bulunduğunu , müvekkili şirket alacağının tahsili için yapılan başvuruların sonuçsuz kaldığını belirterek 7.287,17 Euro sigorta rücu tazminatının ödeme tarihi olan 23.07.2013 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a md.uyarınca belirlenecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :Asıl davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; boşaltma işlemi sırasında davalının gerekli dikkat ve özeni göstermediği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, nitekim geminin yanaştığı rıhtımda depolara ürün nakleden boruların her nakil öncesinde buhar ve hava verilmek sureti ile temizlendiğini , davaya konu emtianın 4 nolu hattan geçerek 104 ve109 nolu tanklara boşaltıldığını müteakiben 504 nolu tanka aktarıldığını, 2 işlem arasındaki nakli gerçekleştirilen borunun çapı ve uzunluğu dikkate alındığında iddia olunan ...'in karışma ihtilalinin bulunmadığını beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Asıl davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle müvekkili ile yükün dava dışı satıcısı ... firması arasında akdedilen 07/01/2013 tarihli sözleşme uyarınca milletlerarası yetki itirazlarının bulunduğunu ve ihtilafın İngiliz hukukuna göre ve Londra tahkim yolu gözetilerek çözümlenmesi gerektiğini, dava dilekçesinde müvekkilinin sorumluluğundan bahsedilmediğini ve meydana gelen zararın diğer davalının kusuru ile meydana geldiğinin belirtildiğini, müvekkilinin sorumlu olduğu hususunun davacı tarafça ispatlanması gerektiğini, bu hususta da ispata yönelik bir delil sunulamadığını, bu nedenle müvekkilinin iddia olunan zarardan sorumlu tutulamayacağını beyanla davanın öncelikle tahkim itirazının kabulü ile usulden reddine ve her halükarda davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen İstanbul 52 ATM'nin 2014/23 Esas sayılı dosyasında davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; boşaltma işlemi sırasında davalının gerekli dikkat ve özeni göstermediği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, nitekim geminin yanaştığı rıhtımda depolara ürün nakleden boruların her nakil öncesinde buhar ve hava verilmek sureti ile temizlendiğini , davaya konu emtianın 4 nolu hattan geçerek 104 ve109 nolu tanklara boşaltıldığını müteakiben 504 nolu tanka aktarıldığını, 2 işlem arasındaki nakli gerçekleştirilen borunun çapı ve uzunluğu dikkate alındığında iddia olunan ...'in karışma ihtilalinin bulunmadığını beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen İstanbul 52 ATM'nin 2014/23 Esas sayılı dosyasında davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle müvekkili ile yükün dava dışı satıcısı ... firması arasında akdedilen 07/01/2013 tarihli sözleşme uyarınca milletlerarası yetki itirazlarının bulunduğunu ve ihtilafın İngiliz hukukuna göre ve Londra tahkim yolu gözetilerek çözümlenmesi gerektiğini, dava dilekçesinde müvekkilinin sorumluluğundan bahsedilmediğini ve meydana gelen zararın diğer davalının kusuru ile meydana geldiğinin belirtildiğini, müvekkilinin sorumlu olduğu hususunun davacı tarafça ispatlanması gerektiğini, bu hususta da ispata yönelik bir delil sunulamadığını, bu nedenle müvekkilinin iddia olunan zarardan sorumlu tutulamayacağını beyanla davanın öncelikle tahkim itirazının kabulü ile usulden reddine ve her halükarda davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen İstanbul 1 ATM'nin 2014/210 Esas sayılı dosyasında davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; boşaltma işlemi sırasında davalının gerekli dikkat ve özeni göstermediği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, nitekim geminin yanaştığı rıhtımda depolara ürün nakleden boruların her nakil öncesinde buhar ve hava verilmek sureti ile temizlendiğini , davaya konu emtianın 4 nolu hattan geçerek 104 ve109 nolu tanklara boşaltıldığını müteakiben 504 nolu tanka aktarıldığını, 2 işlem arasındaki nakli gerçekleştirilen borunun çapı ve uzunluğu dikkate alındığında iddia olunan ...'in karışma ihtilalinin bulunmadığını beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen İstanbul 17 ATM'nin 2014/1329 Esas sayılı dosyasında davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; boşaltma işlemi sırasında davalının gerekli dikkat ve özeni göstermediği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, nitekim geminin yanaştığı rıhtımda depolara ürün nakleden boruların her nakil öncesinde buhar ve hava verilmek sureti ile temizlendiğini , davaya konu emtianın 4 nolu hattan geçerek 104 ve109 nolu tanklara boşaltıldığını müteakiben 504 nolu tanka aktarıldığını, 2 işlem arasındaki nakli gerçekleştirilen borunun çapı ve uzunluğu dikkate alındığında iddia olunan ...'in karışma ihtilalinin bulunmadığını beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen İstanbul 13 ATM'nin 2014/1183 Esas sayılı dosyasında davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; boşaltma işlemi sırasında davalının gerekli dikkat ve özeni göstermediği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, nitekim geminin yanaştığı rıhtımda depolara ürün nakleden boruların her nakil öncesinde buhar ve hava verilmek sureti ile temizlendiğini , davaya konu emtianın 4 nolu hattan geçerek 104 ve109 nolu tanklara boşaltıldığını müteakiben 504 nolu tanka aktarıldığını, 2 işlem arasındaki nakli gerçekleştirilen borunun çapı ve uzunluğu dikkate alındığında iddia olunan ...'in karışma ihtilalinin bulunmadığını beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen İstanbul 17 ATM'nin 2014/880 Esas sayılı dosyasında davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; iki ayrı boşaltım işleminin birbiri üzerine örtüşmesinin imkansız olduğunu, davacının müvekkilinin kusurlu olduğu konusunda net bilgi sahibi olmadığını, davacı iddiasında ihtimallere dayandığını ve somut bir delil ibraz edemediğini, yargılamaya konu ürünleri taşıyan ve müvekkili tesislerine yanaştıktan sonra 03/04/2013 günü ürünleri boşaltılan ... gemisinden önce tesiste farklı türden bir çok ürünün boşaltım işleminin yapıldığı ve herhangi bir sorunun yaşanmadığını belirterek haksız davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen İstanbul 17 ATM'nin 2015/173 Esas sayılı dosyasında davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesinde bahsettiği gibi sigorta konusu ... yağının hasar gördüğü iddiasının doğru olmadığını, müvekkili tarafından geminin yanaştığı rıhtımdan depolara ürün nakleden boruların her nakil öncesinde buhar ve hava verilmek suretiyle temizlendiğini, gemide tahliye edilen ... ürününün 4 nolu hattan geçerek 104 ve 109 nolu tanka boşaltıldığını, 4 nolu tahliye hattı yeniden buhar ve hava ile temizlendikten sonra ... ürününün 504 nolu tanka boşaltıldığını, müvekkilinin kendisine düşen tüm özen yükümlülüğünü yerine getirdiğini, biran için iki işlem arasında borunun temizlenmediği düşünülse bile borunun çapı ve uzunluğu dikkate alındığında içerisinde iddia olunan 150 mt tutarında ...'in kalmış olmasının teknik olarak mümkün olmadığını, zarara neden olmayan müvekkilinin zarara kimin sebebiyet verdiğini araştırmak gibi bir yükümlülüğünün olmadığını, ellerindeki bir belgeye göre geminin 1sb3s tanklarında depolanmış ... yağının gemidien tahliye edilmesi aşamasında geminin tahliye ve dağıtım borularında meydana gelen bir arıza nedeniyle 2s tankından depolanmış olan ...'den 150 mt'nin ... yağına karıştığına dair bir rapor olduğunu, davanın müvekkilinin sigorta şirketi olan ... Sigorta A,Ş ye ihbarını talep ettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "... Bu açıklamalar ışığında, 1 nolu Davalı ...'in sorumluluğunun tespiti bakımından, uyuşmazlık TTK 1178 vd. Maddeleri çerçevesinde belirlenmelidir. TTK 1178/1 uyarınca taşıyan, navlun sözleşmesinin ifasında, özellikle eşyanın yükletilmesi, istifi, elden geçirilmesi, taşınması, korunması, gözetimi ve boşaltılmasında tedbirli bir taşıyandan beklenen dikkat ve özeni göstermekle yükümlüdür. TTK1179/1 uyarınca taşıyan kendisinin ve adamlarının kusurundan kaynaklanan zarardan kural olarak sorumludur. Ancak aynı hükmün ikinci cümlesi uyarınca taşıyanın veya adamlarının kastının veya ihmalinin bu zarara sebebiyet vermediğini ispat yükü, taşıyana aittir. Yani kural olarak uyuşmazlık konusu eşyaların taşıyanın zilyetliğinde iken karışmadığını ispat külfeti taşıyana ait olacaktır. Ancak bu karine TTK1185/1 'de öngörülen ihbar külfetinin gereği gibi yerine getirilmemesi hâlinde yer değiştirir.TTK 1185 maddesi gereği zıya veya hasarın haricen belli olması durumunda en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında, haricen belli olmaması halindeyse eşyanın gönderilene teslimi tarihinden itibaren aralıksız olarak hesaplanacak üç gün içinde taşıyana ihbar edilmesi gerekmektedir. İhbar yükümlülüğünün yerine getirilmemesi halinde eşyanın konişmentoda yazılı olduğu şekilde teslim edildiği ve herhangi bir zıya veya hasar söz konusu ise bunun taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiği yönünde iki karine doğmakta olup, eldeki dosyada davacının bu iki karinenin aksini ispat ederek davalıların sorumluluğunu ispatlaması gerekmektedir. Dosya kapsamında ise TTK 1185/1 ve 1185/2 anlamında bir bildirim bulunmamaktadır. Dolayısıyla, taşıyanın konişmento kayıtları doğrultusunda eşyayı iyi hâlde teslim ettiği karinesi ortaya çıkar. Bu karinenin aksi Davacı tarafından ispat edilmelidir. Ne var ki yukarıda açıklandığı üzere, 1 nolu Davalı ... bakımından kusuru ile zararın neden meydana geldiği dosya kapsamında net bir şekilde bilgi ve belgelerle ispat edilememiştir. 2 nolu Davalı ... ile Davacı'nın haklarına halef olduğu ... şirketi arasında bir sözleşme ilişkisi bulunup bulunmadığı dosyadaki bilgi ve belgelerden tespit edilememiştir. Böyle bir ilişkinin bulunup bulunmasının önemi bilirkişi raporlarında açıklandığı üzere "numune alımı, Akredite sörveyör firması tayin edilme yükümlülüğünün" ...'a mı yoksa Davacı'nın haklarına halef olduğu alıcı şirkete mi ait olduğu bakımından önem taşımaktadır. Ancak dosyaya bu hususu tespite yarar herhangi bir delil de sunulmuş değildir. Hasar tespitinin numune alımı yoluyla Liman'da değil de alıcının kendi işyerinde yapılmış olması sebebiyle zararın ...'ın zilyetliğinde iken meydana geldiğinin de mevcut belgelerle ispatlanamadığı değerlendirilmiştir. Dosyada alınan tüm teknik bilirkişi raporlarında ayrıntılı ve ortak kanaat olarak belirtildiği üzere zarara mevcut belgeler çerçevesinde kimin kusurunun sebebiyet verdiğinin net olarak anlaşılamadığı ve ispat külfetinin ise davacı sigorta şirketleri üzerinde bulunduğu hususları bir arada değerlendirildiğinde davaya konu hasar nedeniyle davalıların kusur ve sorumlulukların kesin kanaat uyandıracak şekilde davacılar tarafından ispat olunamadığı kabul edilerek esas ve birleşen davalar bakımından davanın reddineDavaya konu hasarın nedeni taşınan bir tür malın diğer tür ile tahliye esnasında karışmış olabilme olasılığı, olasılıklar arasında mevcut olmak ile birlikte, dosya kapsamındaki tüm teknik bilirkişiler tarafından ortak kanaat ile belirtildiği üzere, hiçbir Türk Akreditasyon Kurumu standartları veya Klas/Bayrak Devletinin yetkilendirdiği, tam bağımsız gözetim firması tarafından operasyona nezaret edilmemesi, tahliye edilen yükün anlık ve belirli zaman aralıkları ile "numune alma" işleminin uygulanmaması, gemi ve sahil borularında önceden eski yükten arındırmak için gerçekleştirilen buhar ve türevi temizlik işlemlerinin gene yukarıda belirtilen standartlara uygun firmalar tarafından sertifikalandırılmaması sebebine bağlı olarak, hasarın gerçek nedeninin tespitine yarar deliller dosyada bulunmamaktadır gerekçesiyle davanın reddine" karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı ... Sigorta A.Ş vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyaya sunulan bilirkişi raporlarına göre gemi tanklarına yüklenen yükün evsafına uygun olduğu, Mersin limanına yapılan kısmı tahliyede bir hasar veya sorunun olmadığı, malın gemide veya sahilde yani alıcı ... tesislerinde hasara uğramasından başka seçenek bulunmadığı kanaatinin bildirildiğini, meydana gelen zararın boşaltma sürecinde tedbirsiz ve özensiz davranmaktan kaynaklandığını, bunun alıcının sorumluluk alanında olduğunu, somut olayda gönderileni temsilen davalı liman şirketinin hareket ettiği gözetilerek karışıklığı engellenemeyen liman şirketinin sorumlu olduğu hususlarının tespit edildiğini, ... yetkililerinin gerekli tedbirleri almadığını, yine dosyaya alınan 04/11/2020 tarihli raporda ... tarafından sahil monifoltlarına hatalı hortum bağlanması yapılmış olmasından kaynaklandığı dikkate alınarak ...'ın zarardan sorumlu tutulabileceği kanaatinin bildirildiği, mahkemece eksik değerlendirme sonucu karar verildiği iddia edilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak itirazları doğrultusunda yeniden hüküm tesisinin talep etmiştir. Davacı ... Sigorta A.Ş (... Sigorta A.Ş)vekili istinaf dilekçesinde özetle; sigortalı ürünlerin gemiden tanka tahliye işlemi tamamlandıktan sonra sahil tanklarından alınan numunelerde 504 nolu tanktaki yağ emtiasında karışma hasarı tespit edilerek şirketlerine başvurulduğu, teminat kapsamında hasarın karşılandığı, malın davalı ...'a ait sahil tanklarına tahliyesini takiben sahil tanklarından tankerlere yüklenmeden önce mal alıcısı ... ve ... Şirketleri tarafından tayin edilen ... A.Ş 'nin davalı ... yetkililerin katılımı ile sahil tanklarından numune aldığı ve karışım hasarının ... sahil tankında tespit edildiği husunun sabit olduğunu,10/06/2013 tarihli numune alma tutanağında davalı ... operasyon yöneticisinin de bulunduğunu numunelerin mühürlenerek teslim edildiğini, ürünün nihai alıcı ve ... nezdinde ayrı ayrı analiz edildiğini, davalı ... tarafından yağ karışım hasarına ve miktarına yönelik farklılık tespit sonuçları ileri sürülmediğini, sahil tankında karışma hasarının tarafların kabulünde olduğunu, davalı evyapın savunmasının karışmanın gemi tankından ve pompasından kaynaklandığını ileri sürdüğünü, ancak gemi tankından sahil tankına boşaltmayı takiben gemi yetkilileri ile ... yetkililerinin malın durumuyla ilgili tespit yapılmadığından hasarın gemi tank veya borularından kaynaklanıp kaynaklanmadığı husunun ortaya konulamadığını, hasarın davalıların üstlendiği ve gerçekleştirdiği tahliye işlemi sırasında gerçekleştiğinin sabit olduğunu, karışım hasarının kendi kusurundan kaynaklanmayan bir sebepten kaynaklandığını ispat yükünün davalılara ait olduğunu, 29/03/2013 tarihli kıyı tankları muayene raporlarında ilk numunelerin alınacağı ve test edileceği sonuçları uygunsa kargonun alınmasına devam edilebileceği açıklaması bulunduğunu, 01/04/2013 tarihli zaman çizelgesinde numunenin alındığı gemi haklarında kargo katılaşması sebebiyle boşaltmanın beklediği portatif pompa takının değişiminin beklendiği aynı tarihli mühürlü numune alma teslim tutanağında kıyı tankından boşaltma sonrası mühürlü numune alımı yapıldığı, bağımsız denetçi ... firması görevlisi tarafından kaptan nezaretinde boşaltma öncesi gemi tankının ölçümleri yapıldığını, gemi tanklarından alınan numunelerin test edildiği, 10/06/2013 tarihinde ... ve ... görevlileri eşliğinde ...'a ait tanktan numune alındığını, numunenin davacı ve davalı ... tarafından ayrı ayrı analiz edildiğini, davalı ... tarafından yağ karışım hasarına ve miktarına yönelik farklı tespit sonuçları ileri sürülmediğini sadece karışmanın gemi tankından ve pompasından kaynaklandığı ileri sürüldüğünü, hasarın mal davalı ...'ın sahil tankından alınan numunelerin analizi sırasında tespit edildiğinden oluşan hasardan kendi kusurundan kaynaklanmayan bir sebepten kaynaklandığını ispat yükünün davalılara ait olduğunu belirterek davalıların hasardan sorumlulukları sabit olmasından davanın reddine karar verilmesinin isabetli olmadığını savunarak kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davacı ... Sigorta A.Ş, ... Sigorta A.Ş ve ... Sigorta A.Ş vekileri ortak istinaf dilekçesinde özetle; dosyaya alınan bilirkişi raporları özetlendikten sonra zararın ... tarafından sahil manifoltlarına hatalı hortum bağlantısı olabileceği tespiti dikkate alınarak davalı ...'ın dava konusu zarardan sorumlu tutulabileceği yönünde görüş ve kanaat bildirildiğini, ancak davanın reddine karar verildiğini, sigortalı yükün taşındığı geminin barış limanına ulaşmasını müteakip liman tahliye hizmeti veren davalı şirket tarafından söz konusu yağlardan numune alınmak ve alınan numunelerin analizi yapılmak suretiyle çıkan sonuca göre tahliye operasyonlarına başlanması gerekirken tahliye operasyonlarının genel taamüllere aykırı şekilde gerçekleştirilmesinin yağların limana hisarsız olarak getirildiği ve davalı liman işletmecisi tarafından yürütülen tahliye operasyonları sırasında karışmanın meydana geldiği hususlarında karine oluştuğunu, düzenlenen bilirkişi raporlarında da bu hususun duraksamaya yer vermeyecek şekilde ortaya konulmasına karşı yerel mahkemece davalı liman işletmecisi ile sigortalı şirketler arasında tahliye işlemlerine ilişkin düzenlenen sözleşmenin varlığının ispatlanmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ortada operasyonel büyük bir hatanın kesin olduğunu, ... firması tarafından üstlenilen boşlatma ve depolama işlemleri sırasında karışmanın meydana geldiğine yönelik karine bulunduğunu, davalı ...'ın hasarın kendi kusurundan kaynaklanmadığını ispat edemediğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davacı ... Sigorta AŞ vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşımaya konu ürünler üzerinde alıcı firma tarafından yapılan teknik ve incelemede davalı ...'a ait tank içerisine boşaltılan yağların karıştığı liman tanklarının işletmesinden sorumlu olan ve boşlatma işlemine nezaret eden davalı ...'ın boşaltma işlemi sırasında gerekli önlemin alınmadığı dikkat ve özenin gösterilmediği emtiada meydana gelen karışma nedeniyle hasar meydana geldiğinin tespit edildiğini, müvekkilinin müşterek poliçedeki payı olan 7.287,17 Euro tazminatı ödediğini, dava konusu rizikonun sigorta sözleşmesi kapsamında olduğunu, ilk bilirkişi raporunun hasarı doğru şekilde tespit ettiğini, davalı ... tarafından sahil manifortlarına hatalı hortum bağlantısı yapılmış olmasından kaynaklanmış olabileceği gemiye yüklerin sağlam tam ve temiz olarak yüklendiği, tahliye sonrası yüklerin kullanımını etkileyecek şekilde karışma olayının meydana geldiği yönünden rapor tanzim edildiğini, bu hususların ispat edilen birer vakıa olduğunu, yükün hasarlandığını sabit olduğunu, TTK 863 uyarınca boşaltma faaliyetleri gönderilenin görev alanındadır ve gönderilen bu konuda boşaltma tesis ve işletmeleriyle yer liman hizmetlerinden yararlanmak olduğunu, davalı ... şirketinin TTK hükümlerince sorumlu olduğunu, davalı ... şirketini gerekli özen ve dikkati göstermediğini, geminin yanaşmasından itibaren tüm operasyon detaylarını içeren zaman çizelgesinde söz konusu malın gemi manifolt borularından tahliye edilerek sahil tank borularına geçiş sırasında karışmış olabileceğine ilişkin şüphenin sahil tankı borularının temizlendiğine ilişkin bağımsız denetçi firma sertifikası olmadığından netleşmediğinin açıklandığını, hasarın davalı şirketin tahliye işlemi sırasında gerçekleştiğinin sabit olduğunu, müvekkilin davayı yalnızca ... A.Ş'ye karşı ikame ettiğini alınan sebeplerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Davalı ... İnşaat A.Ş cevap dilekçesinde özetle; öncelikle savunmalarını tekrar özetlemiş devamında; davacılardan ... Sigorta A.Ş. 17.03.2021 tarihli istinaf başvuru dilekçesinde dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarından adeta lehine olanları ileri sürerek menfaatine uygun düştüğü düşünülen raporlara göre değerlendirme yapılmasını talep ettiğini, davacı ... tarafından istinaf dilekçesinde bilirkişi raporundan alıntılanan tespitte de açıkça görüldüğü üzere, burada bahsedilen “gemi” ve “gemi personeli” ile ilgili bir durum olup Müvekkili ... Şirketinin, gemiye ilişkin hiçbir hak sahipliği bulunmayan ve gemideki operasyona müdahele etmek gibi bir hukuki hakkı ve yükümlülüğü de bulunmayan liman işletmesi konumunda olduğunu, davacı tarafların yanılgıya düştüğü husus da bu noktada başladığını, zira gemide oluşan bir operasyonel hatanın Liman İşletmesi konumunda olan Müvekkil Şirket’e yüklenme gayreti, hakkaniyete açıkça aykırı olduğunu, davacılardan ... Sigorta A.Ş.’nin meydana gelen zararın boşaltma sürecinde tedbirsiz ve özensiz davranmaktan kaynaklandığı ve bunun alıcının sorumluluk alanında olduğu, somut olayda gönderileni temsilen Davalı liman şirketinin hareket ettiği gözetilerek, karışıklığı engelleyemeyen Davalı liman şirketinin vaki zarardan sorumlu olduğu iddiasını kabul etmediklerini, davacılardan ... Sigorta A.Ş. 23.03.2021 tarihli istinaf başvuru dilekçesinde hasarlı yükün Müvekkil Şirket’in sahil tankından alınan numunelerin analizi sırasında tespit edilmiş olduğundan, oluşan karışım hasarının kendi kusurundan kaynaklanmayan bir sebepten kaynaklandığını ispat yükünün davalılarda olduğunu yönündeki istinaf başvurusunun reddi gerektiğini, davacılardan ... Sigorta A.Ş., ... Sigorta A.Ş. ve ... Sigorta A.Ş. tarafından birlikte sunulan 24.03.2021 tarihli istinaf başvuru dilekçesinde dosya kapsamında ispatlanamayan hususları adeta ispatlanmışçasına ele alarak belirledikleri ölçütler doğrultusunda değerlendirme yapılması yönündeki taleplerinin reddi gerektiğini, ayrıca tahliye operasyonunun genel teamüllere aykırı şekilde gerçekleştirilmesinin, yağların limana hasarsız olarak getirildiği ve müvekkil Şirket tarafında yürütülen tahliye operasyonu sırasında karışmanın meydana geldiği hususlarında karine oluştuğundan bahsedilemeyeceğini, davacılardan ... Sigortanın da ... Sigorta gibi, hatalı olarak düzenlenen 02.11.2020 tarihli bilirkişi raporuna dayanarak yapmış olduğu istinaf taleplerinin reddi gerektiğini, belirterek istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Tic. A.Ş. cevap dilekçesinde özetle; iddia konusu zararın taşıma sırasında (yük gemide ve Müvekkilimizin sorumluluğunda iken) hasarlandığına ilişkin bir iddia bulunmadığını, davacı tarafın hasarın taşıma sırasında ya da yük gemide iken meydana geldiği yönünde bir iddiası bulunmadığını, davacı, hasarın sahil tankından alınan numune ile tespit edildiğini, tahliye sırasında meydana geldiğini ve müvekkilinin tahliyeyi (diğer Davalı ... ile birlikte) üstlendiğini iddia ettiğini, gerek konişmentoda gerekse de çarterpartide müvekkilinin tahliyeden sorumlu olduğuna dair bir düzenleme bulunmadığını, tahliyede gemi pompaları limanın yük devresi kullanıldığını, yükün pompada karışmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin TTK m. 1178 uyarınca yükün tahliyesinde “tedbirli bir taşıyan” gibi davranma yükümlülüğünü ihlâl ettiğine ya da yükün gemi donanımındaki bir hata nedeniyle karıştığına dair hiçbir somut delil bulunmadığını, yükün tahliyesi sonrasında TTK m. 1185 gereği süresinde ve usulüne uygun yapılmış bir ihbar bulunmadığını, bu durumda yükün taşıyanın sorumluluk sahasında iken hasarlandığını ispat yükünün (TTK m. 1185/4 gereği) davacı’ya ait olduğunu, davacının aksi yöndeki beyanı açık kanun hükmüne aykırı olduğunu belirterek istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Tic. A.Ş. Vekili cevap dilekçesinde sunmuş olduğu istinafa ilişkin beyanlarında özetle; dosya içeriğinden de anlaşılabileceği üzere, taşımaya ilişkin konişmentoda çarterpartide yer verilen tahkim şartına dayalı tahkim itirazımız, 11.04.2019 tarihli duruşmada verilen [1] numaralı ara karar ile, “konişmento ile birlikte çarterpartinin davacı sigortalılarına iade edildiği[nin] ispatlanamadığı” gerekçesi ile reddedildiğini, çarterpartideki açık düzenleme gereği tahkim şartı (ve çarterpartideki düzenlemelerin tamamı) İngiliz hukukuna tâbi olduğunu, bu nedenle de, İlk Derece Mahkemesi kararında açıkça atıf yapılmadan bahsedilen TTK m. 1237 düzenlemesinin huzurdaki davada tatbiki mümkün olmadığını, nitekim bu hususun, 21.06.2018 tarihli ara karar doğrultusunda alınan bilirkişi raporunda da tespit ve ifade edildiğini, bu itibarla, tahkim itirazının kabulü ile davanın bu nedenle HMK m. 119/1-e ve m. 194 hükümlerine göre usulden reddine karar verilmesi gerekirken tahkim itirazının reddine karar verilmesi isabetsiz olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının bu yönden kaldırılmasını, müvekkiline karşı açılan davanın “esasa girilmeksizin usulden reddine” karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Esas ve birleşen davalar birleşik sigorta poliçesi ile davacılar tarafından müşterek sigorta kapsamında sigortalı bulunan ... ile ... yağı emtialarının davalılardan ... Denizciliğe ait ... isimli gemi ile taşınması sonrası davalı ...'a ait liman tesislerinde 30/03/2013 tarihinde tahliye operasyonu esnasında yağların birbirine karıştırıldığı iddiasıyla dava dışı sigortalılara ödenen hasar bedelinin davalılardan rücuen tahsiline ilişkin alacak davasıdır. İlk derece mahkemesince toplanan deliler ile üzerine davanın reddine karar verilmiş karara karşı davacılar ve davalı ... A.Ş tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinafa konu uyuşmazlık temelde tahkim ilk itirazının yerinde olup olmadığı, meydana gelen hasardan davalıların sorumlu olup olmadığı noktalarındadır. TTK m. 1237/1 uyarınca taşıyan ile konişmento hamili arasındaki hukuki ilişkilerde konişmento esas alınması gerekir. TTK 1237/2 uyarınca konişmentoda, yolculuk çarteri sözleşmesine gönderme varsa, konişmento devredilirken çarter partinin bir surctinin de yeni hamile ibraz edilmesi gerekir. Bu takdirde çarter partide yer alan hükümler, nitelikleri elverdiği ölçüde konişmento hamiline karşı da ileri sürülme imkanı bulunmaktadır. Başka türlü sözleşmeye taraf olmayan kişilerin sözleşme hükümlerinden sorumlu tutulması imkanı bulunmamaktadır. Yolculuk çarter partisi TTK 1139 maddesinde "Yolculuk çarteri sözleşmesi yapıldığında taraflardan her biri, giderini vererek, sözleşme şartlarını içeren bir yolculuk çarter partisi düzenlenmesini ve kendisine verilmesini isteyebilir." şeklinde düzenlenmiş özel bir belgedir. Eldeki uyuşmazlıkta Konişmento üzerinde "this shipment is carried under and pursuant to the terms of the Charter dated 7/1/2013 between ... as ... as charterers, and all conditions ...of the said charter party apply to and govemn this rights concerned in this shipment” kaydı yer almaktadır. Bu kaydın Türkçesi “bu taşıma ... ile ... arasında kurulan 7/1/2013 tarihli çarter partiye uygun yapılmaktadır ve söz konusu çarter partinin bütün hüküm ve koşulları bu taşımaya uygulanır” şeklindedir. Bu kayıt TTK m. 1237 f. 3 anlamında konşimentodan çarter partiye yapılan gönderme anlamındadır. Uyuşmazlıkta navlun sözleşmesini teyit eden fixture recap'in 39'uncu maddesi Türkçe'ye tercüme edildiğinde navlun sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklar İngiliz Hukuku'na tâbidir ve uyuşmazlıklar Londra'da tahkimde görülecektir”. Çarter partiye yapılan bu gönderme ile konişmento hamili ile taşıyan arasında konşimentodan kaynaklanan uyuşmazlıklarda çarter parti hükümlerinin uygulama alanı bulup bulmayacağıdır. Yerleşik yargı uygulamalarında çarter partinin konişmentoyla birlikte taşınan malların gönderileni olan alıcıya çartep parti sözleşmesinin de verildiğini iddia ve ispat edilmesi gerektiği, Çarter parti hükümlerinin konişmento hamili davacı gönderilene uygulanması için, konişmentoda çarter partiye atıf (gönderme) yapılmasının yeterli görülmediği, yerleşik uygulamadır. 6102 s. TIK'nın 1237/3 maddesindeki açık düzenlemede bu doğrultudadır. Bu durumda davalı ... A.Ş'nin tahkim şartına yönelik istinaf talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Dava dışı sigortalılar ... Aş. ve ... AŞ'ye ait ... ve ... yağlarının Endonezya ülkesinde Türkiye'ye davalı ... Aş.'ye ait gemiyle taşındığı önce Mersin'de bir kısım yükün tahliye edildiği, tahliye edilen bu yüklerde herhangi bir hasar veya karışmanın bildirilmediği, yükün kalanının Gebze limanındaki davalı ... A.Ş'ye ait liman işletmesi tarafından kendisine ait tanklara tahliye edilip buradan saklandığı, bilahare dava dışı sigortalı alıcılara teslim edilmeden önce 504 nolu depodaki yağlardan alınan numunelerde olması gereken yağın olmadığı, 2 ayrı depoya nakledilmesi gereken yağın karışmış olduğu, bu sebeple hasarlandığı davacı sigorta şirketlerinin birleşik sigorta poliçesinde belirtilen oranlarda sigortalının zararını ödedikleri ve alacağın temlikine ilişkin temlikname düzenlendiği, meydana gelen hasarın davalıların sorumluluğunda olduğundan bahisle TTK 1472 gereği eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Davaların dava dışı sigortalara ait birbiriyle karışmaması gereken iki ayrı yağın karışarak zarar gördüğü uyuşmazlık konusu değildir. Karışmanın kimin kusurundan kaynaklandığının belirlenmesi uyuşmazlığı oluşturan temel noktadır. ... Grubu şirketlerinden dava konusu yükün alıcıları olan ... A.Ş. ve ... A.Ş isimleri de belirtilerek yapılan birleşik sigorta poliçesin birden fazla sigorta şirketi ile müşterek sigorta hükümlerince kurulduğu, bu poliçeye dayanarak her bir sigorta şirketi tarafından üstlenilen rizikoya ilişkin kendi poliçelerinin de düzenlendiği, dosyada hem 31/3/2012 ilâ 31/3/2013 tarihleri aralığı için hem de 31/3/2013 ilâ 31/3/2014 aralıkları için düzenlenmiş Birleşik Sigorta Poliçelerinin yer aldığı, davalının zararın poliçe kapsamında olmadığına ilişkin savunmasının yerinde olmadığı, kaldı ki TTK 1458/1-1 cümle uyarınca geçmişe etkili sigorta sözleşmesi olarak kabul edilse dahi "Sigorta, sigorta koruması sözleşmenin yapılmasından önceki bir tarihten itibaren sağlanacak şekilde yapılabilir. Ancak, rizikonun gerçekleştiği veya gerçekleşme ihtimalinin ortadan kalkmış olduğu, sözleşmenin yapılması sırasında, sigortacı ile sigorta ettiren ve sigortadan haberi olmak şartıyla, sigortalı tarafından biliniyorsa sözleşme geçersizdir." düzenlemesi karşısında sonraki poliçe yükün boşlatılmasından sonra düzenlenmiş dahi olasa hasar en erken 17/04/2017 tarihinde alınan numunemin analizi ile ortaya çıktığından poliçe geçerlidir.Davacıların tazmin ettiği hasarın müşterek poliçe kapsamında olduğu, karşılanan hasar miktarlar kadar aktif husumetlinin bulunduğu belirlenmiştir. İlk derece mahkemesince dosyaya kazandırılan 25/11/2016 tarihli raporda; Davacı sigorta şirketlerinin sigortalılara toplamda 48.580,85 EURO ödemede bulunduğu, Davacıların sigortacı sıfatları gereği yaptıkları tazminat ödemelerinin kadri marufunda, piyasa rayiçlerine uygun, zarar miktarları gözetilerek ve kendi müşterek sigorta payları oranlarında olduğu, davacıların yasal halefıyete dayalı rücuen tazmin talep haklarının dosya içeriği delillerden tespit edildiği, meydana gelen zarann boşaltma sürecinde tedbirsiz ve özensiz davranıştan kaynaklandığı ve bunun gönderilen-alıcımn sorumluluk alanında olduğu, somut olayda gönderileni temsilen davalı liman işletmesinin hareket ettiği gözetilerek, karışıklığı engelleyemeyen davalı liman şirketinin vaki zarardan sorumlu tutulması gerektiği, Ana davada: Davacı ... Sigorta A Ş. birinci poliçe kaynaklı payının %20 olması karşısında 9.716,23 Euro, İstanbul 52. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014-23 Esas ve 2014-61 Karar sayılı dosyasında Davacı ... Sigorta A.Ş. poliçe kaynaklı payının %9 olması karsısında 4.372 Euro, İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/210 Esas ve 2014/124 Karar sayılı dosyasında davacı ... Sigorta A.Ş. poliçe kaynaklı payının %16 olması karsısında 7.772.99 Euro, İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/1183 Esas ve 2014/475 Karar sayılı dosyasında davacı ... Sigorta A.Ş. poliçe kaynaklı payının %5 olması karşısında 7.287.17 Euro, İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/1329 Esas ve 2014/197 Karar sayılı dosyasında davacı ... Sigorta A.Ş. poliçe kaynaklı payının %]5 olması karsısında 7,287.17 Euro. İstanbul 17. Asliye Ticarel Mahkemesi 2015/173 Esas ve 2015/207 Karar sayılı dosyasında davacı ... Sigorta A.Ş. poliçe kaynaklı payının %5 olması karşısında 7.287.17 Euro, İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/880 Esas ve 2015/74 Karar sayılı dosyasında Zurıch Sigorta A.Ş. poliçe kaynaklı payının %10 olması karşısında 4.858.12 Euro, Miktarlarında tazminat alacaklarını, davalı ... İnşaat A.Ş firmasından, her birinde ayrı ayrı dava tarihleri gözetilerek dava ve talep edebilecekleri, Dava tarihinden öncesine sigortacı ödeme tarihlerine dönük faiz talepleri bakımından temerrüt gerçekleşmediği gözetilerek faiz taleplerinin yerinde olmadığına ilişkin görüş ve tespitlerine yer verildiği, tarafların beyan ve itirazları üzerine dosya bilirkişi kuruluna yeniden tevdi edildiği, bilirkişi kurulu tarafından tanzim edilen 14/06/2017 tarihli ek raporlarında yineledikleri görülmektedir.Dosyaya kazandırılan 13/12/2018 tarihli raporda, Sigorta Hukuku bakımından ileri sürülen itirazlar değerlendirildiğinde geçmişe etkili sigortanın uyuşmazlıkta söz konusu olmadığı, olsaydı dahi TTK m. 1458 anlamında geçerli bir sigorta sözleşmesi bulunduğu, Konişmentodan çarter partiye yapılan gönderme sonrası geçerli tahkim kaydının bulunup bulunmamasında TTK m. 1237 f. 3'ün değil, İngiliz Hukuku'nun uygulanması gerektiği, Uyuşmazlıkta 1 nolu Davalı taşıyanın konişmento kayıtları doğrultusunda eşyayı iyi hâlde teslim ettiği karinesinin ortaya çıktığı, dosyadaki mevcut delillerle 1 nolu davalı'nın zararın meydana gelmesindeki kusurunun ispatlanamadığı, 2 nolu Davalı'nın sorumluluğu bakımından 2 nolu Davalı ile sigortalı ... arasındaki hukuki ilişkinin önem taşıdığı, dosyadaki mevcut bilgi ve belgelerden hukuki ilişkinin niteliği ve tarafların yükümlülüklerinin anlaşılamadığı, Hasar tespitinin numune alımı yoluyla bile Liman'da değil de alıcının kendi işyerinde yapılmış olması sebebiyle zararın ...'ın zilyetliğinde iken meydana geldiğinin mevcut belgelerle ispatlanamadığı, tüm etkenlere bağlı değer kayıpları hesaplamalarının 10.07.2013 tarihli ekspertiz çalışmasında yapıldığı ve ulaşılan sonuçların piyasa koşullarına uygun olduğu, gemide bir hatta gerçekleşen üründe katılaşma olayına yapılan müdahale sonucu, davalı firmanın sahil görevlileri tarafından numune alma yoluna gidilmemiş olması nedeniyle, bu konuda delil teşkil etme ihtimali bulunan hususun mevcut olmadığı, Geminin ... Liman tesisine yanaştırılmasından itibaren tahliye operasyonu boyunca gemide/liman tesislerinde ne alıcı ne satıcı nede liman tesisi adına ayrı ayrı yada müştereken atanan bir ... Firmasının uluslararası norm ve teamüllere ve standartlara uygun olarak olması gerektiği gibi konu operasyona nezaret etmediği, numune almadığı kayıt tutmadığı mühürleme işlemi yapmadığı, bu nedenle tarafların dosyadaki eklerden anlaşılacağı gibi sonradan yapılan tüm tespit ve raporlar ve yorumların olması gerektiği gibi yapıldığındaki bulgulara karşılık gelemeyeceği ve bunlara dayanarak kesin hüküm verilemeyeceğine ilişkin görüş ve tespitlere yer verildiği görülmektedir. Dosyaya kazandırılan 02/11/2020 tarihli raporda ise; dava konusu sigorta sözleşmelerinin meydana gelen riziko bakımından geçerli olduğu, meydana gelen zararın dosyaya ilk heyet tarafından sunulan Bilirkişi Raporu'nda doğru şekilde tespit edilmiş olduğu; davalı taşıyan ...'in meydana gelen zarardan sorumlu olduğunun ispatlanamadığı, zira hasarın eşyanın taşıyanın hakimiyeti altında iken meydana geldiğinin ve varma limanında teslim öncesinde eşyanın hasara uğramış olduğunun ortaya konulamadığı, dosyaya sunulan delillerden sahil tanklarından alman numunelerde yapılan analizlerle emtianın sahil tanklarında iken karışmış olduğunun ispatlanıp ispatlanmadığı hususunun (örneğin ... tarafından hazırlanan rapordaki bilgilerle) Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu; bu hususun ispatlandığı kabul edilirse teknik değerlendirmede ulaşılan zararın ... tarafından sahil manifoltlarına hatalı hortum bağlantısı yapılmış olmasından kaynaklanmış olabileceği tespiti de dikkate alınarak davalı ...'ın dava konusu zarardan sorumlu tutulabileceğine ilişkin görüş ve tespitlere yer verildiği görülmektedir. Dosyaya sunulan belgeler ve alınan raporlar ile yükün yükleme yerinde temiz ve hasarsız olarak yüklendiği, Mersinde indirilen yükte bir hasarın bulunmadığı, gemideki yükün boşaltılmaya başlanmadan önce 29/03/2013 tarihinde gemideki tanklar içinden numune alındığı, bu numuneden herhangi bir karışımın olmadığı, gemide ... tankında bulunan yükün sahilde evyapa ait 504 nolu depoya aktarılması esnasında diğer yağlar ile karıştığı, karışma olayının sigortalılar tarafından yükün depodan tahilyesi öncesi 17/04/2013 tarihinde alınan numuneden anlaşıldığı, bilahare içinde davalı ... yetkilisininde bulunduğu ekip tarafından numune alındığı ve alınan numunelerin ayrı ayrı yapılan testlerinde karışmanın tespit edildiği anlaşılmaktadır. Yine dosyaya toplanan deliler ile davalı liman işletmesinin davacıların sigortalısı ile yaptığı sözlü olarak kurulan anlaşma gereği liman ve depolama hizmeti verdiği, taraflar arasında yazılı bir anlaşma bulunmadığı da anlaşılmaktadır. Yine dosyaya alınan bilirkişi raporlarında ilk derce mahkemesi kararına değerlendirildiği şeklide benzer boşaltma operasyonlarında uygulanan prosedürlerin ayrıntılı olarak belirtilmiştir. Bu prosedürlürin yerine getirilmesinde davalı ... ile dava dışı sigortalılar arasında yapılan sözleşme hükümlerinin etkili olacağına yönelik belirlemeden sonra ilk derece mahkemesince sözleşmenin dosyaya sunulması istenilmiş ancak yazılı bir sözleşme olmadığı bildirilmiştir. Mevcut taşımada ; taşıma başlamadan Belawan limanında, ... firması tarafından tank kontrolü yapıldığı ve gemi tanklarının yüklemeye elverişli olduğu tespit edilmiş, gemi tanklarının prosedürlere uygun olarak temizlendiği anlaşılmaktadır. Yükleme sonrası gemi yük tanklarından alınan numunelerin ise, yüklenen yük ile aynı evsafta olduğu, yükleten firma sörveyörü ... tarafından tespit edildiği dava dosyasında mübrez belgelerden anlaşılmaktadır. Taşımayı yapan gemi, yükünü hasarsız ve temiz olarak teslim almıştır. Geminin ... tankına toplam 774,973 mton ... yüklenmiştir. 30/03/2013 saat 02.00 da davaya konu yağların taşındığı ... gemisinden tahliyeye başlanmış ancak gemi devrelerinden birinin yükün donması sebebiyle tıkanması sonucu tahliyeye ara verilmiş, gemi tahliyesini 01/04/2013 saat 12:35 de tamamlamış ve kalkış işlemlerini müteakip limandan ayrılmıştır. Yükün alıcıları dava dışı sigortalılar ... vc ..., mallarını ... ait tanklardan çekmeden önce 17/04/2013 tarihinde, 504 numaralı sahil tankından numune almışlar, bu aşamadan sonra karışma tespit edilmiş, tahliye tamamlandıktan yaklaşık bir ay sonra yükün hasarlı olduğu davalı liman işletmecisi ...'a bildirilmiştir. Türk Akreditasyon Kurumu standartları veya Klas/Bayrak Devletinin yetkilendirdiği, tam bağımsız gözetim firması tarafından operasyona nezaret edilmemiş, tahliye edilen yüke anlık ve belirli zaman aralıkları ile "numune alma" işlemi uygulanmamış, gemi ve sahil borularında önceden eski yükten arındırmak için gerçekleştirilen buhar ve türevi temizlik işlemlerinin gene yukarıda belirtilen standartlara uygun firmalar tarafından sertifikalandırılmamış olduğu anlaşılmaktadır. TTK 1178/1 uyarınca taşıyan, navlun sözleşmesinin ifasında; özellikle eşyanın yükletilmesi, istifi, elden geçirilmesi, taşınması, korunması, gözetimi ve boşaltılmasında tedbirli bir taşıyandan beklenen dikkat ve özeni göstermekle yükümlüdür. TTK 1179/1 uyarınca taşıyan kendisinin ve adamlarının kusurundan kaynaklanan zarardan kural olarak sorumludur. Ancak aynı hükmün ikinci cümlesi uyarınca taşıyanın veya adamlarının kastının veya ihmalinin bu zarara sebebiyet vermediğini ispat yükü, taşıyana aittir. Kural olarak eşyaların taşıyanın zilyetliğinde iken karışmadığını ispat külfeti taşıyana aittir. Ancak bu karine TTK1185/1 'de öngörülen ihbar külfetinin gereği gibi yerine getirilmemesi hâlinde yer değiştirmektedir. TTK 1185 maddesi gereği zıya veya hasarın haricen belli olması durumunda en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında, haricen belli olmaması halindeyse eşyanın gönderilene teslimi tarihinden itibaren aralıksız olarak hesaplanacak üç gün içinde taşıyana ihbar edilmesi gerekmektedir. İhbar yükümlülüğünün yerine getirilmemesi halinde eşyanın konişmentoda yazılı olduğu şekilde teslim edildiği ve herhangi bir zıya veya hasar söz konusu ise bunun taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiği yönünde iki karine doğmaktadır. Somut uyuşmazlıkta davacının bu iki karinenin aksini ispat ederek davalı taşıyıcının sorumluluğunu ispatlaması gerekmektedir. Dosya kapsamında ise TTK 1185/1 ve 1185/2 anlamında bir bildirim bulunmamaktadır. Dolayısıyla, taşıyanın konişmento kayıtları doğrultusunda eşyayı iyi hâlde teslim ettiği karinesi ortaya çıkmıştır. Bu karinenin aksi 2014/805 ve birleşen 2014/23 E. Dosyalarda davalı taşıyıcı ... A.Ş'nin kusuru ile zararın meydana gelme nedeni dosya kapsamındaki belge ve delillerle davacı ... Sigorta A.Ş tarafından ispat edilmemiştir. Bu durumda bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalı ... ile Davacı'nın haklarına halef olduğu sigortalı şirketler arasında sözlü olarak kurulan ve geçerli olan bir liman hizmeti ve saklama sözleşmesi bulunduğu belirlidir. Ancak ayrıntılı sözleşme hükümleri dosyada belirgin değildir. Dosyaya alınan bilirkişi raporları ile yükte meydana gelen karışmanın büyük ihtimal ile bu davalının operasyonları uluslararası prosedürlere uygun olarak yürütmemesi, boşaltma ve depolama operasyonunda kendisinden beklenen yeterli özen ve dikkati göstermeyerek operasyonu iyi yönetmediği anlaşılmaktadır. Hasar tespitinin davalı liman işletmesinin tankından alınan numuneler üzerinde davacı sigortalıları ve davalı liman işletmesi tarafından ayrı ayrı yapılmış olmasına rağmen hasarın varlığına ilişkin raporlar arasında çelişki ileri sürülmemiş olması karşısında hasarın alıcının kendi iş yerinde yapılan testlerde belirlenmiş olmasının davanın subutu yönünden bir etkisi bulunmamaktadır. 6098 sayılı TBK 112 maddesi "Borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür" hükmünü içermektedir. Davalı liman işletmesinin faaliyet konusu dikkate alındığına gerek boşaltma operasyonunun yürütümü aşamasında göstermesi gereken özen ve dikkati göstermemesi, yükün davalının sahildeki tanklarına boşaltılmadan önce gemideki tanktan alınan numunede karışımın ve hasarın tespit edilmemiş olması, davalı ...ın ise depolarına aktarılan yükün gerekli tahlilini yapmadan boşaltma ve tanklarına yükleme işini yapmış olması, liman işletmesinin dava dışı sigortalıların sözleşme ile ifa yardımcılığının üstlenmiş olması, yükte meydana gelen hasarın bu davalının tankında iken tespit edilmiş olması karşısında yükte meydana gelen hasarın bu davalının uhdesinde meydana geldiği, davalının kusursuzluğunu ispatlayamadığı sonucuna varılmakla bu davalı yönünden kurulan ilk derece mahkemesi hükmünün isabetli olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Davacıların bu davalı yönünden istinaf istemlerinin yerinde olduğu anlaşılmaktadır. Dosya içerisinde bulunan deneteme elverişli ve hüküm kurmaya yeterli 25/11/2016 tarihli raporda her bir dava yönünden değerlendirme bulunduğu anlaşılmakla bu davalı yönünden belirlenen tazminat miktarının dava tarihlerinden itibaren tahsiline, dava değeri ve vekalet ücreti takdirinde ise yine her bir davanın dava tarihindeki kur esas alınarak hesaplama yapılması gerekmiştir.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; Mahkemece 2014/805 ve birleşen 2014/23 E.sayılı dosyalar davalılarından ... TİC. A.Ş. Yönünden davanın reddine karar verilmesinde ve bu davalının tahkim ilk itirazının reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş, diğer davalı ... A.Ş yönünden davanın reddine karar verilmesinde ise isabet görülmemiş ve bu nedenle davacılar vekillerin istinaf başvurusunun ayrı ayrı kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı ... A.Ş nin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Davacılar vekillerinin istinaf başvurusunun davalı ... A.Ş yönünden KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 1-İSTANUBUL 17 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2014/805 ESAS SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN; a- Davanın KABULÜ ile, 24.925,04 TL'nin dava tarihi olan 05/12/2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... A.Ş'den alınarak davacıya ödenmesine, b- Davalı ... TİC. A.Ş.yönünden davanın REDDİNE, c- Alınması gereken 1.702,62 TL harçtan peşin alınan 425,70 TL mahsubu ile bakiye 1.276,92 TL harcın davalı ... İnş. A.Ş.'den alınarak hazineye irat kaydına, d-Davacı tarafında peşin yatırılan 425,70 TL karar ve ilam harcın davalı ... İnş. A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, e-Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu başvuru harcı 24,30 TL, posta ve tebligat gideri 192,00 TL, bilirkişi ücreti 1500,00 TL ile olmak üzere toplam 1.716,30 TL yargılama masrafının davanın kabul red oranı dikkate alınarak 858,15 TL 'sinin davalı ... İnş. A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, f-Davalı ... İnş. A.Ş. tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, g-Davacı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalı ... İnş. A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, h-Davalı ... TİC. A.Ş yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 17.900 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, ı-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının davacı tarafa; davalı tarafından yatırılan ve artan delil avansının kendisine iadesine,
İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak; a-Davalı ... TİC. A.Ş. tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, b-Davalı ... TİC. A.Ş. tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, c-Davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,d-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 162,10 TL, posta ve tebligat gideri 20,00 TL olmak üzere toplam 182,10 TL yargılama masrafının davalı ... A.Ş' den alınarak davacıya verilmesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
2- BİRLEŞEN İSTANBUL 52 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2014/23 ESAS sayılı dosyası yönünden; a- Davanın KABULÜ ile, 11.217,57 TL'nin dava tarihi olan 20/02/2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... A.Ş'den alınarak davacıya ödenmesine, b- Davalı ... TİC. A.Ş.yönünden davanın REDDİNE, c- Alınması gereken 766,00 TL harçtan peşin alınan 191,60 TL mahsubu ile bakiye 574,4 TL harcın davalı ... İnş. A.Ş.'den alınarak hazineye irat kaydına, d-Davacı tarafında peşin yatırılan 191,60 TL karar ve ilam harcın davalı ... İnş. A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, e-Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu başvuru harcı 25,20 TL, posta ve tebligat gideri 192,00 TL, bilirkişi ücreti 1500,00 TL ile olmak üzere toplam 1.717,20 TL yargılama masrafının davanın kabul red oranı dikkate alınarak 858,60 TL 'sinin davalı ... İnş. A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, f-Davalı ... İnş. A.Ş. tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, g-Davacı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 11.217,57 TL vekalet ücretinin davalı ... İnş. A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, h-Davalı ... TİC. A.Ş yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 11.217,57 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, ı-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının davacı tarafa; davalı tarafından yatırılan ve artan delil avansının kendisine iadesine,
İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak; a-Davalı ... TİC. A.Ş. tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, b-Davalı ... TİC. A.Ş. tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, c-Davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, d-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 162,10 TL, posta ve tebligat gideri 20,00 TL olmak üzere toplam 182,10 TL yargılama masrafının davalı ... A.Ş' den alınarak davacıya verilmesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
3-BİRLEŞEN İSTANBUL 1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2014/210 ESAS SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN; a- Davanın KABULÜ ile, 7.772,99 Euro'nun dava tarihi olan 05/06/2014 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarının Euro cinsinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, b-Alınması gereken 1.534,17 TL harçtan peşin alınan 383,60 TL mahsubu ile bakiye 1.150,57 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, c-Davacı tarafında peşin yatırılan 383,60 TL karar ve ilam harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, d-Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu başvuru harcı 25,20 TL, posta ve tebligat gideri 192,00 TL, bilirkişi ücreti 1.500,00 TL ile olmak üzere toplam 1.717,20 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, e-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, f-Davacı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, g-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının davacı tarafa; davalı tarafından yatırılan ve artan delil avansının kendisine iadesine,
İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak; a-Davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, b-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 162,10 TL, posta ve tebligat gideri 20,00 TL olmak üzere toplam 182,10 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
4-BİRLEŞEN İSTANBUL 13 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2014/1183 ESAS SAYILI DOSYASI yönünden; a- Davanın KABULÜ ile, 7.287,17 EURO'nun dava tarihi olan 12/03/2014 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarının Euro cinsinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, b- Alınması gereken 1.537,24 TL harçtan peşin alınan 384,35 TL mahsubu ile bakiye 1.152,89 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, c-Davacı tarafında peşin yatırılan 384,35 TL karar ve ilam harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, d-Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu başvuru harcı 25,20 TL, posta ve tebligat gideri 192,00 TL, bilirkişi ücreti 2000 TL ile olmak üzere toplam 2.217,2 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, e-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, f-Davacı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, g-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının davacı tarafa; davalı tarafından yatırılan ve artan delil avansının kendisine iadesine,
İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak; a-Davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, b-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 162,10 TL, posta ve tebligat gideri 20,00 TL olmak üzere toplam 182,10 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
5-BİRLEŞEN İSTANBUL 17 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2014/1329 ESAS SAYILI DOSYASI yönünden; a- Davanın KABULÜ ile, 7.287,17 EURO'nun dava tarihi olan 16/01/2014 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarının Euro cinsinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, b- Alınması gereken 1.496,74 TL harçtan peşin alınan 374,20 TL mahsubu ile bakiye 1.496,74 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, c-Davacı tarafında peşin yatırılan 374,20 TL karar ve ilam harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, d-Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu başvuru harcı 25,20 TL, posta ve tebligat gideri 192,00 TL, bilirkişi ücreti 1500 TL ile olmak üzere toplam 1.717,2 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, e-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, f-Davacı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, g-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının davacı tarafa; davalı tarafından yatırılan ve artan delil avansının kendisine iadesine,
İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak; a-Davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, b-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 162,10 TL, posta ve tebligat gideri 20,00 TL olmak üzere toplam 182,10 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
6-BİRLEŞEN İSTANBUL 17 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2014/880 ESAS SAYILI DOSYASINDA; a- Davanın KABULÜ ile, 12.248,29 TL'nin dava tarihi olan 16/01/2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, b- Alınması gereken 836,68 TL harçtan peşin alınan 209,20 TL mahsubu ile bakiye 627,48 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, c-Davacı tarafında peşin yatırılan 209,20 TL karar ve ilam harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, d-Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu başvuru harcı 25,20 TL, posta ve tebligat gideri 192,00 TL, bilirkişi ücreti 3000 TL ile olmak üzere toplam 3.217,20 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, e-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, f-Davacı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 12.248,29 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, g-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının davacı tarafa; davalı tarafından yatırılan ve artan delil avansının kendisine iadesine,
İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak; a-Davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, b-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 162,10 TL, posta ve tebligat gideri 20,00 TL olmak üzere toplam 182,10 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
7-BİRLEŞEN İSTANBUL 17 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2015/173 ESAS SAYILI DOSYASI yönünden; a- Davanın KABULÜ ile, 7.287,17 EURO'nun dava tarihi olan 16/01/2014 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarının Euro cinsinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, b- Alınması gereken 1.496,74 TL harçtan peşin alınan 374,20 TL mahsubu ile bakiye 1.122,54 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, c-Davacı tarafında peşin yatırılan 374,20 TL karar ve ilam harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, d-Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu başvuru harcı 25,20 TL, posta ve tebligat gideri 192,00 TL, bilirkişi ücreti 1500 TL ile olmak üzere toplam 1.717,2 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, e-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, f-Davacı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,g-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının davacı tarafa; davalı tarafından yatırılan ve artan delil avansının kendisine iadesine, İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak; a-Davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, b-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 162,10 TL, posta ve tebligat gideri 20,00 TL olmak üzere toplam 182,10 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.