T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/794
KARAR NO: 2024/996
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 26/02/2021
NUMARASI: 2019/918 Esas - 2021/212 Karar
DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 04/07/2024
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalılar vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkil banka ile arasındaki GKS'den kaynaklanan kredi borcu bulunan davalının borçlu iş bu borcu ödemediğini, alacağın tahsili için İstanbul Anadolu ... İcra müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalıların itiraz ettiklerini yasa gereği arabulucuya başvurulduğunu ancak herhangi bir anlaşmaya varılamadığını davalıların itirazlarını mesnetsiz olduğunu, tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalının İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline takibin devamına haksız itiraz nedeniyle %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı yan kendisine usulüne uygun yapılan tebliğe rağmen davacının dava dilekçesine cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " , ...Tüm dosya kapsamı dava, kredi sözleşmesi hükümleri ile, usul ve yasaya uygun hazırlanan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde ; davacı bankanın, davalı ... ile imzaladığı sözleşme kapsamında kredili mevduat hesabında kredi kullandırdığı ve davalı ile imzaladığı ... müşteri numaralı genel kredi sözleşmesinde kefil olan ...'nın, TBK nın 586 vd göre geçerli şekil şartlarına uyarak müteselsil kefil olduğu, kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiği anlaşılmakla ve gerekçeli, denetime elverişli ve somut olaya uygun bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine alacağın likit olması nedeni ile kabulle sonuçlanan kısım üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi şartlarının oluştuğu sonuç ve vicdani kanaatine varılarak kabulüne karar verilen takibe konu asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine" karar verilmiştir.Bu karara karşı davalılar vekilince istinaf talebinde bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalılardan ..., davacı banka ile 25.01.2016 tarihinde Genel Kredi Sözleşmesi imzaladığını, davalıya 2016 yılında kredi sözleşmesinin boş olarak imzalatıldığını, ancak 25.10.2018 tarihinde kredi verildiğini, davacı bankanın, keyfi uygulamalar ile yasalara aykırı hareket ettiğini, kredi sözleşmesinde boş olan yerlerin davacı banka yetkilileri tarafından doldurulduğunu, bu sebeple akdi ve temerrüt faiz oranlarını kabul etmediklerini, davalı ... yönünden kat ihtarı dahi yapılmadığından icra takip tarihine kadar işlemiş faiz dahi uygulanamayacağını, temerrüt şartlarının gerçekleşmediğini, mahkemeye bilirkişi raporuna karşı itirazlarını sundukları halde mahkeme tarafından itirazlarının dikkate alınmadığını, bilirkişinin 25.01.2019 tarihinden 28.06.2019 tarihine kadar olan akdi ve temerrüt faiz hesaplamalarını kabul etmediklerini, Mahkemenin bu rapor doğrultusunda karar verdiğini, 25.04.2019 tarihinde yapılan ödemenin borçtan düşülmediğini, davacı bakanın ödenen borçları hangi kaleme sayacağının kendi inisiyatifinde olduğunu, şeklindeki davacı tarafın beyanlarının davalıya bildirimde bulunulmadıkça geçerlilik kazanmayacağını, davalıların, davacı bankaya 3 taksit ödemelerine karşın, işbu ödemelerin ana paraya mahsup edilmediğini, kredi sözleşmesinin, genel kredi sözleşmesi olarak tanzim edildiği halde kullandırılan kredinin ihtiyaç kredisi olduğunu, ticari özellik arz etmediğini, davanın reddine karar verilmesi gerekirken Yerel Mahkemenin usul ve yasaya aykırı değerlendirme ile iddialarının ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddine karar vermiş olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle: Hükme karşı davalılar tarafından istinaf yoluna başvurulmuş ise de, söz konusu dilekçede ileri sürülen iddiaların kararın kaldırılmasına elverişli olmadığını, mesnetsiz iddialara dayalı istinaf talebinin reddi gerektiğini, yapılan ödemenin dikkate alınmadığını, bankanın yapılan ödemeyi hangi kaleme sayacağı hususunda bildirim yapması gerektiği mutabakatları bulunmadığını iddia etmişse de, hem genel kredi sözleşmesi hem de TBK 100 ve devamı hükümleri gereği davacı bankanın yapılan ödemeleri faiz ve masraflara mahsup etme hakkı bulunduğunu, yine akdedilen sözleşmenin hukuki niteliğini anlayamadığını beyan eden davalıların, işbu sözleşmenin ticari nitelikte olmadığını ifade etseler de, davalıların kullanmış olduğu kredi türünün ticari nitelikteki işletme ihtiyaç kredisi olduğunu, davalılar, işbu kredi sözleşmesinden doğan borçlarını tam ve eksiksiz olarak zamanında ödememiş olduklarından, muaccel olan borçlarına ilişkin icrai işlem yapılmasında usule aykırı bir durum bulunmadığını, dosyaya sunulan raporda, davadaki haklılıklarını ispatlar nitelikte olduğunu ve istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı başlatılan ilamsız icra takibine borçluların itirazının iptali davasıdır.İlk derece mahkemesince yukarıdaki gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davalılar vekili tarafından yasal süresi içinde yukarıdaki nedenler ile istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; genel kredi sözleşmesinin boş olarak imzalatılıp sonradan doldurulduğu iddiasının davaya etkisi, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olup olmadığı, yapılan ödemelerin ana paradan sayılması gerekip gerekmediği noktalarındadır. Davacı tarafça davalılar hakkında İstanbul Anadolu .... İcra müdürlüğün ... esas sayılı dosyası ile 24.214,74TL asıl alacak, 4.527,29 TL işlemiş faiz, 226,36 TL faizin gider vergisi olmak üzere toplam 28.968,39 TL alacağın tahsili istemiyle ilamsız icra takibi başlatılmış davalı borçluların itirazı üzerine takip durmuş ve eldeki itirazın iptali davası açılmıştır. Sözleşmenin anlaşmaya aykırı olarak sonradan doldurulduğu iddiasının yazılı delillerle ispatlanması gerekli olup, dosya kapsamına göre bu husus ispatlanmış değildir. Dosyada toplanan deliller ile kullanılan kredinin ticari işletme kredisi olduğu, dayanak sözleşmenin genel nakdi kredi sözleşmesi olduğu, davacının kefaletinin 6098 Sayılı TBK 583 maddesinde düzenlenen şartlara uygun olduğu, dosyaya kazandırılan bilirkişi raporunda asıl borçlu ve kefil yönünden temerrüt tarihinin ayrı ayrı belirlenip faizlerin de ayrı ayrı hesapladığı, ilk derce mahkemesince de her borçlu yönünden sorumlu olduğu tutarın ayrı ayrı belirlenerek hüküm altına alındığı anlaşılmakla ilk derce mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden doğru olduğu anlaşıldığından davalılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalılar tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 492,46 TL harcın, alınması gerekli olan 1.541,16 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.048,7 TL istinaf karar harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,3-Davalılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 04/07/2024