T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/24
KARAR NO: 2024/373
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 23/09/2020
NUMARASI: 2018/1123 Esas - 2020/493 Karar
DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/03/2024
Taraflar arasındaki Alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirket tarafından ... Sigorta A.Ş. Sigortalısı ... San ve Tic A.Ş.'ne ait emteaların müvekkili şirkete ait araçlarla nakliyesi sırasında mallarda hasar meydana geldiği iddiası ile dava açıldığını, Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/12/2017 tarih ve E. 2016/665 K.2017/856 sayılı karar ile davanın kabulüne karar verildiğini, 36.794,76-TL'sı ödeme yapıldığını, söz konusu zararın meydana geldiği iddia edilen taşıma işleminin ... Sigortanın ... sayılı sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında olduğundan hasar ihbarı yapıldığını, davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını beyanla, sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında olan, taşımadan kaynaklanan ve ... Sigorta A.Ş.'ye ödenen 36.764,76 TL'sı hasar/zarar bedelinin, ödeme tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... şirketinden tahsiline, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, Karayolu yurt dışı taşıması söz konusu olduğundan CMR Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerektiğini ve davanın da 1 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra ikame edildiğinden davanın reddi gerektiğini, davacı şirket tarafından yapılan ve poliçede belirtilen araçlar ile taşınan malların müvekkili tarafından akdedilen 23.01.2015-15/01/2016 tarih ve 38078527 sayılı Yurtiçi Taşıyıcı Sorumluluk Sigorta Poliçesi tanımında yer alan teminatlar çerçevesinde sigortalandığını, ilgi poliçe kapsamında sorumluluğunun ancak poliçe genel şartları ve ekli özel şartlar dairesinde poliçe limitleri ile sınırlı olarak sözkonusu olacağını, davacı şirket tarafından sigortalının kusuru ve sorumluluğu ile gerçek zarar miktarının ispatlanması gerektiğini, taşıma sırasında araç içindeki istiflemenin usulüne uygun yapılmadığını (sabitleme/bağlama/emniyete alma vb işlemlerin uygun yapılmadığı) gibi hususların varlığına ilişkin ekspertiz raporundaki tespitlerden söz edildiğini, bu gibi durumların poliçeye dercedilen klozlara göre teminat harici olduğunu, nitekim poliçeye dercedilen istisnalar başlıklı kısmın 13. bendi "yetersiz ambalajlama ve hatalı istiflemeden kaynaklanan hasarlar" ile yine aynı kısmın 2. Bendinde "araç işleteninin sürücülerinin ağır kusurunun neden olduğu zararlar "teminat haricidir" hükmünü havi olduğunu, bu nedenle müvekkilinin sorumluluğundan söz edilemeyeceğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...Davalı tarafından, 16/01/2015 tarihinden 15/01/12016 tarihine kadar ve her iki tarih de dahil bu süreleri kapsayan ... poliçe numaralı Deniz Nakliyat Sorumluluğu Sigorta Poliçesi düzenlendiği, teminat limitinin kaza veya vaka başına 2.500.000 EUR olduğu görülmektedir. ... numaralı 16.01.2015-15.01.2016 tarihleri dahil bu süreleri kapsayan poliçe Deniz Nakliyat Sorumluluğu Sigorta Poliçesi olmakla birlikte içeriği itibariyle bu poliçenin de Nakliye Aracısı/Komisyoncusu Sorumluluk Sigorta poliçesi olarak kabulünün gerekeceği, poliçenin 29. Sayfasında "Kara Taşımacılık Operasyonları İçin Ek Koşullar'ın kayıt altına alındığı ve sigortalı konumundaki davacının CMR Konvansiyonu'nun 7/3, 21, 24, 26 ve 40.maddelerinden doğan hukuki sorumluluğu dışında kalan sorumluluğuna da sigorta güvencesi sağlandığı anlaşılmakla, davanın kabulüne 36.794,76 TL’sının 24/10/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşıyıcının, araç içerisinde istiflemeyi ve sabitlemeyi özenli yapmaması, yükü emniyete almadan yetersizlikten kaynaklandığını,bu sebeple hasarın oluştuğu belirlendiğinden teminat dışında kalan istemin reddi yerine davanın kabulünün usul ve yasaya aykırı olduğunu, dosya kapsamında alının 10.10.2019 tarihli bilirkişi raporunda da belirtilen poliçe istisna hükümleri gereğince davacı taşıyıcının müvekkili şirketten tazminat alacağının bulunmadığının değerlendirildiğini, dosya kapsamında alınan ek rapor ile talebin FFL poliçesi kapsamında teminatta olduğu değerlendirilmiş ise de bu değerlendirmenin tamamen hatalı olduğunu, davacı taşıyıcının parsiyel yük taşıması yaptığının dosya kapsamında sabit olduğunu, davacı parsiyel yük taşımış olmakla "yüke nezaret borcunun ağırlaştırılmış hali sorumluluğu altında bulunduğundan" dava konusu hasar poliçe FFL poliçesi kapsamında da teminatı dışında olduğunu, kararın bu nedenlede kaldırılması gerektiğini, poliçe özel şartları gereğince, Sigortalının bizzat kendisinin veya temsilcisinin veya istihtam etiği kişilerin araç sürücüsünün veya işleteninin hilesi/kastı/ağır kusurunun neden olduğu hasarlarda teminat dışı olduğunu, dava konusu olayda sigortalı basiretli bir tacir gibi davranmamış poliçe şartları gereği sorumluluklarını tam olarak yerine getirmemiş ve hasara kendi kusuru ile sebebiyet verdiğini, bu nedenle de hasarın poliçe teminatı dışında olduğunu, bu itibarla anılan poliçe kapsamında müvekkili şirketin bir sorumluluğu bulunmadığını, davacının sorumluluğu gereği ödeme yapmış ise de, konu poliçe kapsamında teminat dışında kalan istisnalar nedeni ile yapmış olduğu ödemeyi müvekkili şirketten talep hakkı bulunmadığını, aksi yönde verilen kararın bu nedenle kaldırılması gerektiğini, hiç bir surette sarumluluğu kabul anlamına gelmemek kaydı ile poliçe muafiyet hükümleri dikkate alınmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, müvekkili şirket nezdinde düzenlenmiş olan poliçe kapsamında uygulanacak olan muafiyet, "tenzili muafiyetler - tazminat talebi başına 1.000 Euro" olarak poliçe de belirtilmiş olmakla, tazminat hesabı yapılırken muafiyetin dikkate alınması gerektiğini, davacı tarafından ödenen faiz ve fer'ilere ilişkin olarak da müvekkil şirketin sorumluluğu bulunmadığını, müvekkili şirketin dava açılmasına sebebiyet vermediği gibi temerrüdü ve sorumluluğunun bulunmadığını, bu nedenle davacının ödediği faiz ve tüm fer'iler üzerinden müvekkili şirketin sorumluluğuna hükmedilmesinin hatalı olduğunu, açıklanan nedenlerle kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, uluslararası kara taşımasında meydana gelen hasar bedelini emtia nakliyat sigorta poliçesi kapsamında ilama dayalı olarak emtia nakliyat sigortacısına ödeyen taşıyıcının, bu bedeli taşıyıcı sorumluluk sigortacısı olan davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalı vekili tarafından, yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı taşıyıcının hasar bedeli ödemesine esas Bakırköy 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/665-2017/856 Esas ve Karar sayılı dosyasında davacı ... Sigorta A.Ş'nin sigortalısı ... Gıda San. Tic. A.Ş'nin Hollanda'ya ihraç ettiği fındık emtiasının Türkiye'den Hollanda'ya taşıması işinin davalı ... A.Ş tarafından yapıldığı, taşımanın parsiyel yük taşıması niteliğinde olduğu, taşımanın bu niteliği karşısında yükün istiflenmesi, yüklenmesi, boşaltılması konusunda gönderenin veya alıcının taşıyıcıdan daha tedbirli olması beklenemeyeceği, parsiyel yük taşıması yapan taşıyıcının, yapmış olduğu taşımanın gereğine uygun hareket etmek zorunda olduğu, meydana gelen zararın temel sebebinin de insani gıda niteliğindeki emtianın kapaklarındaki açılma sebebiyle akmanın meydana gelmesi olduğu, taşıyıcının tam olarak kusurlu olduğu ve taşıyıcının hasarsız aldığı emtiayı kısmen hasarlı teslim ettiğine göre gerçekleşen hasardan sorumlu olduğu kabul edilerek hasar tazminatının davalı taşıyıcıdan tahsiline karar verildiği, karar istinaf incelemesinden geçmek suretiyle kesinleştiği ve ilamın infaz edildiği icra dosyasında borçlu taşıyıcı tarafından ödeme yapıldığı görülmüştür. Dosya kapsamına alınan taraflar arasındaki 31.05.2015-15.01.2016 vadeli 38078527 sayılı poliçenin süre temdidi mahiyetinde olan 16.01.2016-15.02.2016 tarihlerini kapsayan ... numaralı yurt içi taşıyıcı sigorta poliçesinin incelenmesinde, sigorta konusunun muhtelif emtiaların gemi-kamyon-tır aracılığıyla Türkiye ile Avrupa ülkeleri arasındaki sevkıyatlarına ilişkin olduğu, poliçenin istisnalara ilişkin 13.maddesinde taşınan malın özelliğine göre yöresel ve ulusal kural ve geleneklere uygun olmayan yetersiz ambalajlama hatalı ve/veya yanlış istiflemeden veya yüklemeden kaynaklanan her türlü hasar ziya ve masraflarına ilişkin tazminat talepleri ile sigortalama tarafından yapılan yanlış yükleme ve /veya birbirini olumsuz etkileme özellikleri bulunan emtianın bu şekilde istiflenmesi sonucu meydana gelebilecek hasarlarla ilgili tazminat talepleri teminat dışı bırakılmıştır. Dosya kapsamına alınan ilk bilirkişi raporunda yurt içi taşıyıcı sigorta poliçesinin istisnalara ilişkin 13.maddesine göre ambalajlamadaki yetersizlik ve hatalı/yanlış istiflemenin hasara neden olduğu belirtilerek davacının ödediği emtia hasarını davalı sigortacısından talep edemeyeceği belirtilmiş ise de hükme esas alınan bilirkişi ek raporunda da belirtildiği üzere taraflar arasında düzenlenen yurt içi taşıyıcı sigorta poliçesi ekinde deniz nakliyat sorumluluğu sigorta poliçesi ile nakliye işletmecisi sigorta poliçesi ve kara taşımacılık ek koşulları bulunduğu, 16.01.2015-15.01.2016 tarihlerine ilişkin CMR Konvansiyonuna tabi taşımaların sigorta örtüsü altında alındığı, bu kapsamda kara yolu taşımasının ve sair özellikle forwarder faaliyetlerini de sigorta güvencesine dahil sayıldığı, CMR taşımasında sadece 7/3, 21, 24, 26 ve 40. maddelerden doğan sorumluluğun teminat harici tutulduğu anlaşılmakta olup, somut olayda taşımanın Türkiye'den Hollanda'ya yapılan bir taşıma olması ve esasen Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi ilamında CMR hükümlerinin uygulanarak, CMR Konvansiyonun 17/4. maddesi uyarınca taşıyıcının sorumluluğunu kaldıran hallerin bulunmadığı kabul edilerek taşıyıcının sorumluluğunun belirlenmesi karşısında davacı taşıyıcının emtia nakliyat sigortacısına ödediği hasar bedelini CMR sigortacısı olan davalıdan rücuen isteyebileceği anlaşılmakla ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesi isabetli olmuştur. Diğer yandan davacının uluslararası taşımasını yaptığı emtia sahibinin sigortacısının açtığı icra takibi ile taşınan bir kısım emtianın zarar görmesine ilişkin alacağın tahsili için başlatılan icra takip dosyasına vaki itirazın iptali davası sonucunda itirazın iptaline karar verilip kararın kesinleştiği, davacı aleyhinde açılan davanın cevap dilekçesi ile birlikte davalı ... şirketine ihbarının talep edildiği anlaşılmakla sorumluluk sigortacısı davalı, davacı tarafından ödenen ferilerden sorumludur ve davacının ödeme tarihi itibariyle temerrüt halindedir. Bu yönlere ilişkin davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Ayrıca davalı vekili muafiyet tenzilinin uygulanması gerektiğine ilişkin istinaf sebebi ileri sürmüş ise de davalı, yargılama sırasında bu hususta inceleme yapmayan bilirkişi raporuna karşı itiraz etmeyerek muafiyet tenzili talebini ilk kez istinaf aşamasında ileri sürmüş olmakla savunmanın genişletilmesi yasağı kapsamında ve HMK'nın 357/1. Maddesi uyarınca bu talebi dinlenemeyeceğinden davalı vekilinin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 683,40 TL harcın, alınması gerekli olan 2.513,45 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.830,05 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 12/03/2024