T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/286
KARAR NO: 2024/839
KARAR TARİHİ: 27/05/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 09/11/2022
NUMARASI: 2022/409 Esas - 2022/803 Karar
DAVA: Şirketin İhyası
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/05/2024
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin ortak ve yetkilisi olduğu, İstanbul Ticaret Sicil Odasına ... sicil numarası ile kayıtlı olan ve Mersis numarası ... olan ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin 03/07/2000 tarihinde odaya kayıt olduğunu, sicil kaydının kapalı olduğunu, söz konusu şirketin faal olduğu dönemde kara yolu ile çeşitli taşıma türüne uygun konteyner ve diğer yük taşımacılığı hizmetleri üzerine ticari faaliyet yürütmekte olduğunu, 19/08/2014 tarih ve 8.634 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanan ilana göre, şirketin ticaret sicil kaydının resen terkin edildiğini, müvekkili ...'nun, 9/12/2014 tarihinden itibaren ... Turizm Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin münferiden temsile yetkili müdürü olduğunu, müvekkilin kanuni temsilcisi olduğu firma adına kayıtlı olan; ... plaka sayılı ... tip, ... plaka sayılı ... tip, ... plaka sayılı ... tip, ... plaka sayılı ... MARKA ... ABS'li tip, ... plaka sayılı ... MARKA ... tip, ... plaka sayılı ... MARKA ... tip, ... plaka sayılı ... MARKA ... tip, ... plaka sayılı ... MARKA ... tip, ... plaka sayılı ... MARKA ... tip, ... plaka sayılı ... MARKA ... tip, ... plaka sayılı ... MARKA ... tip, ... plaka sayılı ... MARKA ... tip taşıtların tümünün trafikten men edilerek yediemin depolarına teslim edildiğini, müvekkilinin yetkilisi olduğu şirketin bahsedilen araçlar üzerinde herhangi bir tasarrufunun bulunmadığını, 2009 yılından beri kullanılmayan taşıtlar için motorlu taşıtlar vergisi tahakkuk ettirilmekte olduğunu, bunun yasal olmadığını, bu konuda Kamu Denetçiliği Kurumuna şikayet başvurusunda bulunduklarını, başvurunun Gelir İdaresi Başkanlığına gönderildiğini, öncelikle Noter'e başvurulması ve söz konusu taşıtlardan dolayı devam eden tescil kayıtlarının silinmesi gerektiğinin ifade edildiğini, Noter'e yapılan başvuruda ... Tekstil Bilgisayar İnşaat Turizm Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin tescil kaydının kapalı olması nedeniyle işlem yapılamayacağının şirketin ihyasının sağlanarak yeniden başvuru yapılması gerektiğinin ifade edildiğini bu nedenle iş bu davayı açtıklarını, 197 sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu hükümleri uyarınca eski malikin vergi mükellefiyetinin sona ereceğini, yeni malikin vergi mükellefiyetinin başlayacağını, haciz, müsadere, zapt, buluntu, trafikten men gibi nedenlerle, icra müdürlükleri, vergi dairesi müdürlükleri, milli emlak müdürlükleri ile diğer yetkili kamu kurum ve kuruluşları tarafından satışı yapılan araçların satış tutanağının bir örneğinin aracın kayıtlı olduğu tescil kuruluşlarına üç iş günü içerisinde gönderileceğini, taşıtı satın alanların gerekli bilgi ve belgeleri sağlayarak ilgili tescil kuruluşundan bir ay içerisinde adlarına tescil belgesi almak zorunda olduklarını,alıcıların tescil belgesi almak için süresinde başvurmamaları halinde bu taşıtları alıcıları adına re’sen kayıt ve tescil ettirmeye Emniyet Genel Müdürlüğü’nün yetkili olduğunu, motorlu taşıtlar vergisi mükellefiyetinin trafikten men tarihi itibarıyla sona erdirilmesi için şirketin ihyasının zorunlu olduğunu ve ihyası istenen şirket ticaret sicilinde resen terkin ediliğinden husumeti sadece ticaret sicil müdürlüğüne yönelttiklerini, 6335 sayılı Kanun ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa eklenen Geçici 7. madde gereğince bu davayı açtıklarını iddia ederek İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğünde kayıtlı ... Tekstil Bilgisayar İnşaat Turizm Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi unvanlı şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına ve ... TC kimlik numaralı müvekkilinin tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkili tarafından yapılan iş ve işlemlerin TTK 32. Maddesi ve Ticaret Sicili Yönetmeliği 34. Maddesi uyarınca yapıldığını, tesis edilen işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığını, gerekli tebligat ve ilan prosedürlerinin yerine getirildiğini, dava dışı şirkete ihtarda bulunulduğunu ancak şirketin gerekli yükümlülüklerini yerine getirmediğini, müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " davacının talebi haklı görülerek davanın kararda belirtilen araç plakaları ile sınırlı olarak kabulüne, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil nosunda kayıtlı iken resen terkin olan ... İNŞAAT TURİZM SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'nin adına kayıtlı olan; ... plaka sayılı, ... plaka sayılı, ... plaka sayılı, ... plaka sayılı, ... plaka sayılı, ... plaka sayılı, ... plaka sayılı, ... sayılı, ... plaka sayılı, ... plaka sayılı ve ... plaka sayılı araçlar yönünden MTV mükellefiyetlerinin sona erdirilmesi için tescil kayıtlarının silinmesi işlemleri ile sınırlı olarak geçici olarka ihyasına, şirketin ticaret siciline tesciline, ihya kararına konu işlemlerin yapılabilmesi için şirkete tasfiye memuru olarak resen davacının atanmasına, kararın ticaret sicilinde tescil ve ilanına, ... plakalı aracın ihyası talep edilen şirket adına kayıtlı olduğu tespit edilemediğinden bu araca yönelik talebin reddine, davalı sicil tarafından yürütülen resen terkin işlemlerinin usulüne uygun olmadığı anlaşıldığından davacı tarafça yargılama gideri ve vekalet ücreti talep edildiğinden davalının yargılama gideri ve vekalet ücreti ile sorumlu tutulmasına.." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mevzuat gereğince (ve Mevzuata uygun), dava konusu edilen şirketi sicilden terkin eden müvekkilinin davanın açılmasında, kanun gereği zorunlu işlem tesis eden taraf olmak (yasal hasım olmak) dışında, davanın açılmasına sebep verdiğinden hiçbir biçimde bahisin mümkün olmadığını, diğer yandan, Mevzuat gereğice işlem yapan müvekkilinin yaptığı işleminin de hukuka uygun olduğu ve Mevzuatta, re’sen terkine ilişkin tüm prosedürü yerine getirdiğini, şöyle ki; re’sen terkin kapsamına giren dava konusu şirketlere ve şirket yetkililerine, Mevzuat gereğince ve buna uygun bildirimler (ihtar) gönderilmiş ve fakat şirket yetkilisine ve şirketin sicil kayıtlarındaki adreslerine gönderilen ihtar yazıları, adreste tanınmamaları gerekçesi ile iade edildiğini, mevzuat gereğince yapılması gereken tebligatların eksiksiz yapıldığını, dava konusu şirketin hukuka ve mevzuata uygun bir şekilde ticaret sicilinden re'sen terkin edilmesine ve emsal içtihatlara rağmen, eksik inceleme ve değerlendirmeyle dava konusu şirketin terkin işlemlerinin hatalı olduğunun kabul edilerek müvekkili müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ve işbu kararın kaldırılması gerektiğini, istinaf taleplerinin kabulü ile İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 09.11.2022 tarih ve 2022/409 E 2022/803 K sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve davanın açılmasına neden olmayan müvekkili aleyhine yüklenen yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, TTK'nın geçici 7. maddesine göre terkin edilen şirketin tüzel kişiliğinin ihyası istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur. TTK'nın geçici 7. Maddesi uyarınca , 01.07.2015 tarihine kadar sayılan halleri tespit edilen ya da bildirilen şirketlerin tasfiyeleri, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır. TTK'nın geçici 7. maddesinde belirtilen şartların gerçekleşmesi halinde ticaret sicil memurluğu tarafından şirketin sicil kaydı terkin edilir. Terkin edilmeden önce, TTK'nın geçici 7/4-a maddesi uyarınca, kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanır. Yapılacak ihtar, ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderilir. TTK'nın geçici 7/2. maddesine göre, davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket veya kooperatiflere bu madde hükümleri uygulanmaz.TTK'nın geçici 7. maddesine uyarınca yapılan terkin işlemine karşı açılan davalarda husumetin yasal hasım olmayan sicil müdürlüğü yöneltilmesi yeterli olup, ayrıca tasfiye memuruna yöneltilmesi zorunluluğu bulunmamaktadır.5174 Sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği İle Odalar Ve Borsalar Kanunun 10/3.maddesinde; "Oda yönetim kurulu kararını takip eden yılbaşından itibaren iki yıl içinde, ilgilinin üyesi bulunduğu odaya müracaatla adres ve durumunu bildirmemesi halinde, oda yönetim kurulunun teklifi ve meclis kararıyla ticaret sicil kaydının re'sen silinmesi için ticaret sicil memurluğuna ihbarda bulunulur. İhbarı takip eden ayın ilk günü itibarıyla oda kaydı silinmiş sayılır. Bu süre içerisinde durumunu bildiren üyelerin aidat tahakkukları başlatılır. Ancak bu durumda olanlar tüm aidat borçlarını ödemedikçe seçmen listelerine tekrar kaydedilemeyeceği düzenlenmiştir. 30/12/2012 gün ve 28513 sayılı resmi gazetede yayınlanan "Münfesih olmasına veya sayılmasına rağmen tasfiye edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin" Tebliğ'in 1. maddesinin "d" bendinde; "18/5/2004 tarihli ve 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanununun 10 ve 32. maddelerine göre adreslerinin ve durumlarının tespit edilememesi nedeniyle ilgili odadaki üyelikleri askıya alınan ve oda yönetim kurulu kararını takip eden yılbaşından itibaren iki yıl sonunda oda kaydı silinerek, sicil kaydı silinmek üzere Müdürlüklere bildirilen şirketler ve kooperatifler." şeklinde düzenlenmiştir. Anılan düzenleme kanunda terkin sebebi olmayan bir hususun tebliği ile düzenlemesine ilişkindir. TTK geçici 7. maddesinde belirtilen sınırlı hallere özel bir tasfiye yöntemi getirilmiş olup, madde de sayılan haller dışında geçici 7. maddeye göre değil TTK veya ilgili kanunlardaki tasfiye usulünü uygun tasfiye yapılacaktır. İstisnai ve sınırlı tasfiye usulünün düzenlendiği geçici 7. maddesine tabi olamayan bir durum ikincil norm niteliğinde olan tebliği ile yapılan düzenlenme ile geçici 7. madde kapsamına alınamaz. Somut olayda davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından dava dışı şirketin TTK geçici 7. Madde kapsamında 13/08/2014 tarihinde 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği İle Odalar ve Borsalar Kanunu’nun 10. maddesine göre adreslerinin ve durumlarının tespit edilememesi nedeniyle oda kaydının silinmiş olması nedeniyle ticaret sicil gazetesinde gerekli ilan yapılarak süresi içerisinde bir başvuru yapılmadığından sicil kaydı resen terkin edilmiştir. Sicilden terkin edilen şirket adına kayıtlı araçların olması nedeniyle terkin edilen şirket ortağı tarafından 07/06/2022 tarihinde açılmıştır. TTK geçici 7 maddesinde şirketlerin resen terkin sebepleri tahdidi olarak sayılmış olup, 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği İle Odalar ve Borsalar Kanunu’nun 10. maddesine göre adreslerinin ve durumlarının tespit edilememesi nedeniyle oda kaydının silinmiş olması bu sebepler arasında sayılmamıştır. Sicil dosyasında davaya konu şirket ve temsilcilerine tebliğat yapıldığına ilişkin herhangi bir mazbata / belge sunulmadığı gibi yapılan tebligatın iade edildiğine ilişkin sicil müdürlüğü tarafından düzenlenen belgeyi destekleyecek mahiyette herhangi bir mazbata / belge de sunulmamış ve sicil dosyasında da rastlanılmamıştır. Buna göre yasa hükmünde öngörülen ihtar koşulunun yerine getirildiği hususu, davalı tarafça ispat edilememiştir. TTK gecici 7/ 15. Maddesinde düzenlenen Hak düşürücü ancak yasa da düzenlenen geçerli bir terkin işlemine yönelik açılacak davalarda öngörülmüş olup somut olayda olduğu gibi geçerli bir terkin işlemi bulunmayan haller TTK nın gecici 7 maddesinde öngörülen hak düşürücü süreye tabii olmadığı gibi henüz yeni bir yasal düzenleme yapılmasa da AYM'nin 22/06/2023 tarih ve 2023/33 Esas ve 2022/117 K sayılı kararı ile de TTK gecici 7/15. Maddesinde "sillinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde" ibaresi iptal edilmiştir. Davacı şirket ortağı ve temsilcisinin şirketin ihyasını istemekte haklı ve hukuki yararı mevcut olup, terkin edilen şirket yönünden ihya koşulları oluştuğunun kabulü gerekmiştir. Davada İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. madde çerçevesinde yapılan terkin işleminin hatalı olup,davalı tarafından davaya karşı konularak müdürlük işleminin yerinde olduğundan bahisle davanın reddinin istendiği de nazara alındığında; somut olayda HMK'nın 312/2. maddesinin uygulanma koşullarının bulunmayıp, HMK'nın 326. maddesi uyarınca davalı sicil müdürlüğü yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu olacaktır.(Y.11 H.D 31/05/2021tarih ve E: 2021/3311-K: 2021/4580) Buna göre davalı sicil müdürlüğünün terkin edilen şirketlerin ihyasını gerektiren koşulların oluşmadığı yönünde ileri sürülen istinaf sebebi yerinde görülmemiş ve mahkemece davanın kabulü ile şirketlin ihyası ile ticaret sicil müdürlüğüne tesciline davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davalı sicil müdürlüğünden tahsiline karar verilmesinde ve davacı lehine vekalet ücreti takdir edilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İstinaf yasa yoluna başvuran Ticaret Sicil Müdürlüğü vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli istinaf karar harcı başlangıçta peşin olarak alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.27/05/2024