T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1232
KARAR NO: 2025/1222
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 17/06/2025
NUMARASI: 2025/358 Esas
TALEP : İhtiyati Tedbir
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/09/2025
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
TALEP : İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili talep dilekçesinde özetle; davacı ... ... ... Co. Ltd. ile davalılar ... ve ... arasında 10 Şubat 2021 tarihinde Hissedar Kredileri ve Hisse Rehni Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 7. maddesi uyarınca Kredi Sözleşmesi'nde tanımlanan “Teminatlı Borçlar” için teminat olarak ...‘nin ... 'deki hisseleri üzerinde ... lehine birinci derecede rehin tesis edeceğinin kararlaştırıldığını, Kredi Sözleşmesi’nin Davalılar’ca ihlal edildiğini tespit edilmesi üzerine, Kredi Sözleşmesi’nden doğan alacağın ödenmesi için davacı tarafından İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2024/685 E. sayılı davası ikame edildiğini ve davanın halen derdest olduğunu, davalıların hisselerin değerinin düşürülmesine neden olan iş ve işlemlerde bulunduğunu, hisselerin değerinin şirketin değeri ve varlıkları oranında düştüğünü, çünkü davalıların şirketin varlıklarını elden çıkarmakta olduğunu ve yeterli karşılığı da almayıp rehnin paraya çevrilmesinden sağlanacak olan hukuki ve sözleşmesel yararı ortadan kaldırdığını, TMK 865. Maddesinin hisse rehninde de uygulanacağını, TMK 866 gereği ek güvence talep edilebileceğini, davalıların, ilişkili şirketine milyonlarca dolar değerinde uçak hediye ederek mal kaçırma faaliyetlerinde bulunduklarını, 23 Temmuz 2023 tarihli gazete haberinin bunu gösterdiğini, rehinli hisselerin değerini korumak adına davalı şirketlerin sahip olduğu taşınmazları, hava araçları ve müstakbel varlıklarını elden çıkarmalarının önlenmesi zımnında huzurdaki dava kapsamında ihtiyati tedbir talep edilmesinin zorunlu hale geldiğini, üretici seri numaraları 25645 ve 25641 olan, TC-...tescilli iki adet ... 747- 400 tipi uçağın davalı ... tarafından elden çıkarmasını ve üçüncü kişilere devrini engelleyen ihtiyati tedbir verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince ihtiyati tedbir talebi hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, "Somut davada, davacının talebin, davalı ...'nin davalı ...'deki hisseleri üzerinde davacıya rehin tesis edilmesi akabinde davalının rehnin değerini azaltan işlemlerde bulunduğu iddiasıyla ihtiyati tedbir istemine istemine ilişkin olduğu, davacının, davalının hisse değerini azaltan davranışlarda bulunduğu iddiasına dayanak olarak yalnızca bir kısım internet haber ve forum sitelerinde yapılan haberleri ve paylaşımları gösterdiği bu haliyle talep tarihi itibariyle davacının alacağının miktarı ve muaccel hale gelip gelmediği, davalıların hisse değerini azaltan davranışlarda bulunup bulunmadığı hususunda HMK 390/3 maddesi kapsamında yasanın aradığı ve tedbir kararı verilmesini gerektiren yaklaşık ispat şartları oluşmadığı gibi davanın niteliği dikkate alındığında, davanın esasını çözecek şekilde ihtiyati tedbir kararı verilmesi de hukuken mümkün olmadığından davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine," karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının rehin hakkı sahibi olup ve kanun gereği rehinli malın değerinin korunması gerektiğini, halihazırda sundukları delillerin durumun ciddiyeti ve aciliyeti hakkında kanaat oluşturmak için fazlasıyla yeterli olduğunu, zira davalıların rehnin değerini azaltıcı davranışlardan kaçınma yükümlülüğünü yerine getirmediği, ilgili bulundukları şirketlere milyonlarca dolar değerindeki uçakları hediye/bağış veya kasten değerinin altında devrettikleri göz önüne alındığında, ihtiyati tedbirin şartlarından olan aciliyet şartının yerine gelmiş olduğu ihtiyati tedbir kararı verilmemesi halinde davacı şirketin alacağını elde etmesi önemli ölçüde zorlaşacak, hatta imkânsız hale geleceğini beyanla, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE :Talep, rehinli malın değerini düşüren davranışların yasaklanması ve ek güvence gösterilmesi istemli davada ihtiyati tedbir kararı verilmesi, istemidir.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, talep konusuna ilişkin olarak ihtiyati tedbir şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.İhtiyati tedbir isteyen davacı taraf, davalılara 10/02/2021 tarihli hissedar kredileri ve hisse rehni sözleşmesi kapsamında kredi verildiği ve ... ve Dış Ticaret A.Ş.'nin ... Yolları A.Ş.'deki hisseleri üzerine davacı ... lehine birinci dereceden rehin tesis edildiği ancak davalıların rehinin değerini düşüren iş ve işlemlerde bulundukları iddiasıyla rehinin değerinin korunması amacıyla talep dilekçesinde yazılı iki adet uçağın üçüncü kişilere devrinin engellenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 389/1. Maddesi, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir, şeklindedir. HMK'nın 390/2 maddesine göre de, tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Ayrıca bu kapsamda ihtiyati tedbir talebinin somutlaştırılması gerekir.Yukarıda ifade edildiği üzere HMK'nın 390/2 maddesine göre, tedbir talep eden taraf, davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Yaklaşık ispattan anlaşılması gereken ise usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Buradaki amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için tam ispat gerekmez. Bu düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. Tam ispatın arandığı durumlarda, bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı/kuvvetli ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı etmez.Somut olayda, ihtiyati tedbir istemine konu uçakların henüz davalı taraf adına tescil edilmediği ve dava dışı üçüncü kişi adına olduğu anlaşılmaktadır. Davada taraf olmayan üçüncü kişiler üzerinde sonuç doğuracak şekilde ihtiyati tedbir verilmesi mümkün değildir. Ayrıca, davacının ihtiyati tedbir istemi davanın sonucu da olan rehinli hisselerin değerini düşürecek tüm davranışların yasaklanması kapsamında olup, davanın esası hakkında baştan ihtiyati tedbir yoluyla hüküm elde edilmesi de mümkün değildir. Sonuç itibariyle, yargılamayı yürütüp uyuşmazlığı esastan karara bağlayacak olan ilk derece mahkemesinin takdirine göre ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin karar ve gerekçesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;
1- İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2- İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3- İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 25/09/2025