T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1140
KARAR NO: 2025/1155
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ: 04/07/2025
NUMARASI: 2025/394 Esas (Derdest)
DAVA: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/09/2025
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati tedbir kararının karşı taraf vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: İhtiyati tedbir talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; alacaklı tarafça müvekkili aleyhinde, İstanbul 21. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasından bir kısım faturalar dayanak gösterilerek ilamsız takip başlatıldığını, müvekkilinin, takipten kaynaklı olarak her ne nam altında olursa hiç bir borcu bulunmadığını, aleyhinde başlatılan ilamsız takiple cebri icra baskısı altına alındığını, takiple ilgili alacaklı aleyhinde ikame olunacak menfi tespit davası öncesinde, müvekkilinin telafisi mümkün olamayacak mağduriyetlerinin önüne geçilebilmesini teminen İİK.'nun 72/3. maddesi uyarınca, İstanbul 21. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası kapsamında, ''icra veznesine giren paranın davalıya ödenmemesi'' cihetinde teminat mukabili ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
İhtiyati tedbir kararına itiraz eden karşı taraf vekili itiraz dilekçesinde özetli; Müvekkilinin haklı alacağına ulaşması imkanı göz ardı edilerek ve salt borçlunun haksız ve mesnetsiz iddialarına dayanarak verilen ihtiyati tedbir kararının hukuka aykırı olduğunu, İstanbul 21. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasından ödeme emrinin borçluya 09.04.2025 tarihinde tebliğ edildiğini, 7 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmediğini, 21.04.2025 tarihinde dosyanın kesinleştiğini ve haciz işlemlerine başlandığını, borçlu tarafından icra dosyasına süresinde itiraz edilmediği için alacağın tahsilini güçleştirmek hatta imkansızlaştırmak sebebiyle ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edildiğini, verilen tedbir kararı ile alacağın tahsili imkansızlaştığını, müvekkili şirketin hak kaybına uğrayacağını, mahkemece ihtiyati tedbire karar verilirken tarafların çıkar dengesini ve ihtiyati tedbirin amacını hakimin gözetmesi gerekli ve zorunlu olduğunu, davacı tarafça kanunun aradığı yaklaşık ispat kuralının yerine getirilmediğini, bu nedenle davacı tarafın taleplerinin kabulüne karar verilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafın İstanbul 21. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına veya mahkeme dosyasına ödemeye ilişkin veya borçlu olunmadığına ilişkin herhangi bir delil sunulmadığını, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı alacaklara istinaden düzenlenen faturalara davacı tarafça kanunda belirtilen yasal süre içerisinde itiraz edilmediğinden davacının faturaları ve borcu kabul ettiğinin kabulü gerektiğini, davacı tarafından açılacak olan muhtemel bir menfi tespit davasının sonuçlanmasına kadar geçecek olan süre zarfında asıl alacağa işleyecek faizin dahi davacı tarafça yatırılan teminatın bedelini aşacağını, mahkeme tarafından takdir edilen teminat tutarının kanunda yer alan alt sınırdan belirlenmiş olmasının müvekkili şirketin ciddi hak kaybına ve zarara uğramasına neden olacağını beyan ederek; itirazlarımızın kabulü ile 09.05.2025 tarihli ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkil şirketin uğrayacağı tüm menfi ve müspet zararlar göz önünde alınarak teminat oranın asıl alacağın en az %50 oranında belirlenmesi ve eksik kalan tutarın davacı tarafa tamamlattırılmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :
İstinaf incelemesine konu ara kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ,...Somut olayda, davacının iddialarının yaklaşık ispatı sağladığı kanaatine varılarak mahkemece dava değeri üzerinden %20 oranında teminat yatırılması durumunda icra kasasına yatırılan paranın alacaklıya ödenmemesi konusunda tedbir kararı verilmesine dair karar verildiği, davacı tarafından teminatın süresi içerisinde mahkemeye depo edildiği, mahkemece verilen karar ile alınan teminatın da kararın niteliği de göz önüne alınarak usul ve yasaya uygun olduğu, yaklaşık ispat koşulunun sağlandığı anlaşıldığından İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/05/2025 tarihli ihtiyati tedbir kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla yapılan itirazın reddine," karar verilmiştir.
İhtiyati tedbir kararına davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
İhtiyati tedbir kararına itiraz eden karşı taraf vekili istinaf dilekçesinde özetle; kanunda aranan yaklaşık ispat koşulunun sağlanmadığını, yerel mahkeme tarafından ek kararda yaklaşık ispat koşulunun hangi hususlara istinaden sağlandığına dair açıklama yapılmadan gerekçesiz şekilde hüküm kurulduğunu, müvekkilin haklı alacağına ulaşması imkanının gözardı edilerek ve salt borçlunun haksız ve mesnetsiz iddialarına dayanılarak verilen tedbir kararının hukuka aykırı olduğunu, mahkemece belirlenen teminat miktarının takipte kesinleşen miktar ve dosyanın mevcut durumu birlikte değerlendirdiğinde müvekkilin olası zararını karşılamadığını, ticari ilişki ve alacak miktarına bakıldığında verilen ihtiyati tedbir kararı teminatının uygun şekilde belirlenmesi gerektiğini, yerel mahkeme tarafından takdir edilen teminat tutarının kanunda yer alan alt sınırdan belirlenmiş olduğunu ve müvekkil şirketin ciddi hak kaybına ve zarara uğramasına neden olacağını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen ek kararının kaldırılmasına, tüm menfi ve müspet zararlar göz önüne alınarak kararın teminat oranı yönünden kaldırılarak teminatın asıl alacağın en az %50'si oranında belirlenmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE :Talep; İİK 72/3 hükmünce icra takibi sonrası açılan menfi tespit davasında icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılması istemidir.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, ihtiyati tedbir şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır. İİK 72/3.maddesi " İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir." düzenlemesini içermektedir.6100 Sayılı HMK 389 . Maddesi "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. " Aynı yasanın 390/3 Maddesi "tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır."Şeklinde düzenlenmiştir. Geçici hukuki koruma yargılamasını, asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. Geçici hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Yaklaşık ispat durumunda ise; hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte; zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Bu sebepledir ki; genelde geçici hukuki korumalara, karar verilirken haksız olma ihtimalide dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması öngörülmüştür.İİK 72. maddesi gereğince ihtiyati tedbir talep eden, geçici hukuki koruma kararlarının genel olarak düzenlendiği HMK hükümleri uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilebilmesinin koşulları kapsamında haklığının yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.Davacının dosyaya sunmuş olduğu, dava dışı ... A.Ş. nin davalıdan olan alacağını temlik aldığına dair temlikname, bu temlikname dayanak gösterilerek davalıya gönderilen alacağın temlik alındığı ve borçlarından mahsup edildiğine dair ihtarname ve diğer belgeler ile iddianın yaklaşık olarak ispatlandığı anlaşılmakla ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir kararına yönelik itirazın reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiştir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati tedbir kararına itiraz eden davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-İhtiyati tedbire itiraz eden davalı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-İhtiyati tedbire itiraz eden davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 23/09/2025