T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2025/846
KARAR NO:2025/1031
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:15/10/2020
NUMARASI:2014/366 Esas - 2020/506 Karar
DAVA:Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/07/2025
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün Davacılar vekili, Davalı ... vekili, Davalı ... vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların davalılar ile yaptığı 08.06.2009 tarihli sözleşme ile Bursa ili Orhaneli ilçesi ... köyü ... ruhsat numaralı ... erişim numaralı T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Maden İşleri Genel Müdürlüğü'nün Mermer İşletme Ruhsatı gereği 2000 m3 mermerin teslimi konusunda anlaştıkları ve karşı tarafa 372.000,00-TL ödedikleri, ancak davalı taraf mermerleri vermediği gibi paraları da iade etmediği, davalı ...'in gerekçe olarak, babasının ... davasından tutuklanmış olduğunu gösterdiği, aradan geçen süre zarfında karşı tarafın taahhütlerini yerine getirmeyeceği, müvekkilleri tarafından anlaşıldığı, karşı tarafın müvekkillerinden para koparmaya çalıştıkları, en son 15.02.2011 tarihinde dahi davalı ... eşinin adına 30.000,00-TL havale ettirdiği, karşı tarafın mermer ocağını başkasına devretmeye çalıştıklarını öğrenildiği, sözleşmenin 5. Maddesinde mal tesliminin zamanının karalaştırıldığı, süresinde teslim edilmemesi halinde 6.maddeye göre 400.000,00-TL cezai şart ödeneceğinin yazıldığı, hiçbir mal tesliminin yapılmadığı, ödemeler için; davacılar tarafından sözleşmede taraf olan ve davalı ... ile davacılara ortak taahhüt veren ... Şti.'ne havale gönderildiği, 150.000,00-TL 'nin karşılığında bono almak suretiyle ...'e verildiği 50.000,00-TL'nin de ... talimatıyla kardeşi ...'e 12.06.2009 tarihinde havale yapıldığı, davalı ...'in sahibi olduğu maden ocağından davacılara mermer vermeyi vaat ederek, sözleşmenin yapıldığı, ödemelerin gerçekleştirildiği, hatta ...'in yapılan ödemelere karşılık 350.000,00-TL değerindeki gayrimenkulü ipotek vereceğini dahi sözleşmede vaad ettiği, ancak ipotek verilmediği , bunun yerine bono verildiği, ...'in davacıları oyaladığı, hatta daha önce açılan 50. Asliye Ticaret Mahkemesindeki 2011/368 Esas sayılı dosyaya ... isimli borçlunun girmesi ile müracaata bırakıldığını belirterek, 08.06.2009 tarihli sözleşmenin feshi ile ... Şti., ...'den 400.000,00-TL cezai şartın ve ödenen 372.000,00-TL'nin, 50.000,00-TL'sinin de davalı ...'den müteselsilen ticari faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların muhatabının ... olmadığı, sözleşmede taraf olmadığı, böyle bir sözleşme düzenlendiğinden de haberi bulunmadığı, davacılardan herhangi bir para isteminin de olmadığını, davacıların dilekçelerinde belirttikleri gibi ...'in talebi üzerine müvekkilin bir bilgisi olmadan, banka hesabına 50.000,00-TL gönderildiği, müvekkilin hesabına gelen bu paranın da davalı ... tarafından müvekkilden teslim alındığını, davacıların müvekkile gönderdikleri 50.000,00-TL'nin iadesini de davalı ...'den talep etmeleri gerektiğini belirterek müvekkile yönelik açılan haksız davanın reddini talep etmiştir.Davalı ... vekilince düzenlenen 25.03.2014 tarihli dilekçe ile; müvekkilinin KKTC Girne şehrinde ikamet etmesi nedeniyle, davadan 13.03.2014 tarihinde haberdar olduğunu, dosyanın incelenmesi için süre istendiği görülmüş olup, mahkemenin 26.03.2014 tarihli ara kararında davalı vekilinin isteminin yerinde görüldüğünü, kararın tebliğinden itibaren cevapların sunulması için 3 günlük süre verilmesine aksi halde münkir addedileceğinin ihtarına karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda,"Tüm dosya kapsamı ve toplanılan delillerin bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucunda; Davacı yan; taraflar arasında 08.06.2009 tarihli sözleşme akdedilerek; Bursa ili Orhaneli ilçesi ... köyü ... ruhsat numaralı ... erişim numaralı TC Enerji ve Tabii Kaynaklar Maden İşleri Genel Müdürlüğü'nün Mermer İşletme Ruhsatı gereği 2000 m3 mermerin teslimi konusunda anlaştıkları ve karşı tarafa 372.000,00-TL ödediklerini; ancak davalı tarafın mermerleri vermediği gibi paraları da iade etmediğini, 15.02.2011 tarihinde davalı ... eşinin adına 30.000,00-TL havale ettirdiğini, sözleşmenin 5. maddesi gereğince malların süresinde teslim edilmemesi halinde 6.maddeye göre 400.000,00-TL cezai şart ödeneceğinin belirlendiğini, ödemeler için; davacılar tarafından sözleşmede taraf olan ve davalı ... ile davacılara ortak taahhüt veren .... Şti.'ne havale gönderildiği, 150.000,00-TL'nin karşılığında bono almak suretiyle ...'e verildiğini, yine 50.000,00-TL'nin de ... talimatıyla kardeşi ...'e 12.06.2009 tarihinde havale edildiğini, davalı ...'in yapılan ödemelere karşılık 350.000,000-TL değerindeki gayrimenkulünü ipotek vereceğini sözleşmede vaad etmesine rağmen verilmediği ve bunun yerine bono verildiğini, davalıların yükümlülüklerini yerine getirmediklerinden bahisle 08.06.2009 tarihli sözleşmenin feshi ile ..., ... Şti. ve ...'den 400.000,00-TL cezai şartın ve ödenen 372.000,00-TL' nin 50.000,00-TL'sinin davalı ...'den tahsile edilmek kaydıyla müştereken ve müteselsilen ticari faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesinin talep ve dava edildiği anlaşılmıştır. Davacılar ile davalı ... arasında 08.06.2009 tarihli "T.C. Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğü Mermer İşletme Ruhsatına Binaen Mermer Satın Alma Sözleşmesi" akdedildiği, sözleşmede davalılar ... ve ... A.Ş.'nin müşterek ve müteselsil kefil olarak imzasının bulunduğu, sözleşmenin Bursa ili, Orhaneli ilçesi, ... Köyü, ... ruhsat numaralı ve ... erişim numaralı TC. Enerji ve Tabii Kaynaklar Maden İşleri Genel Müdürlüğü'nün Mermer İşletme Ruhsatı gereği 2000 m3 mermerin teslimine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Dosya kapsamına ve hükme esas alınan bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen kök ve ek bilirkişi raporlarında da belirlendiği üzere; Yukarıda ayrıntısı belirtilen taraflar arasında düzenlenen sözleşme gereğince; davacıların, davalı yandan mermer alımına yönelik 350.000,00-TL tutarlı avans ödemesi karşılığı sözleşmeye konu mermerlerin davacılara teslim edildiğine dair bir delilin dosya kapsamına sunulmadığı, davalı yanın ticari defter ve diğer bilgi ve belgelerini de ibraz etmediği, davacılar ile davalı şirket arasında 350.000,00-TL'lik ödeme planı düzenlendiği, bu ödeme planı çerçevesinde; davacı ... tarafından, davalılardan ...Ltd. Şti.'ye toplam 200.000,00-TL ödemeye ilişkin banka fişlerinin dosya kapsamına sunulduğu; ancak bu ödemelerin de ödeme açıklamalarından dava konusu ticari ilişki nedeniyle yapılan ödeme olup olmadığı yönünde bir belirleme bulunmadığı tespit edilmişse de; taraflar arasında başkaca bir iş ilişkisinin varlığı ya da bu ödemelerin başkaca bir hukuki ilişkiye dayandığı hususu iddia ve ispat edilemediğinden taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davalı yanın yükümlendiği mal teslimine ilişkin edimin yerine getirildiği de ispatlanamadığından uygulanamayan sözleşme gereğince sebepsiz zenginleşme kapsamında iadesinin gerektiği anlaşılmıştır.Davalı ... vekilince husumet itirazında bulunularak davaya konu sözleşmenin ... Şti. tarafından akdedildiğini, davalının ise şirketin yetkili müdürü olarak sözleşmede imzasının bulunduğu savunulmuş ise de; taraflar arasında düzenlenen sözleşme altında ilgili davalının ismi altında imzası bulunduğu gibi, yine sözleşmede davalının müşterek ve müteselsil kefil olarak sözleşmeden doğan yükümlülüklerin ifasını garanti ettiğine ilişkin düzenleme bulunduğu, bu sebeple davalı yanın husumet itirazının yerinde olmadığı ve ilgili sözleşme kapsamında sorumluluğunun bulunduğu anlaşılmıştır. Diğer davalı ... ise; davacılar tarafından banka hesabına gönderilen 50.000,00-TL'nin davalı kardeşi ...' e tevdi amacıyla hesabına yatırıldığını, kendisinin de bu ödemeyi davalı ...'e verdiğini, bu sebeple bu tutarın ilgili davalıdan tahsilinin gerektiğini savunduğu, bu savunması kapsamında ilgili davalıya söz konusu bedelin banka hesabına yatırıldığına ilişkin kabulü doğrultusunda ve bu bedelin davalı ...'e iade edildiğine savunması kapsamında delillerini ibraz etmesi hususunda kesin süre verilerek ihtaratlı davetiye tebliğ edildiği; ancak ilgili davalı tarafından dosya kapsamına savunmasını destekler herhangi bir delil ibraz edilmediği, bu bağlamda; davacı yanın kendisine ödeme yapılmasını gerektiren herhangi bir farklı hukuki sebebin varlığını iddia etmeyip, ödemeyi dava konusu ilişkiye binaen alarak kardeşine verdiğini belirttiğinden ve vekaleten işlem yaptığını da ispat edemediğinden sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince bu paranın iadesinden sorumlu olacağı anlaşılmıştır. Davacı tarafça, davalı ...'in eşine ödendiği iddia edilen 30.000,00-TL'lik ödemeye ilişkin banka dekontu açıklamasında da; dava konusu mermer alımına yönelik ödeme olduğu yönünde bir tespit bulunmadığı, bu kapsamda davacı yana dava tarihi nazara alınarak dava dilekçesinde sair delillere dayanması sebebiyle yemin deliline dayanmışsa yemin metnini sunması hususunda kesin süre verildiği, davacı yanca sunulan yemin metninin ilgili davalıya tebliğine rağmen mazeretini belgelendirir bir belge ibraz edilmediği ve duruşmaya katılarak yemin de eda edilmediği anlaşılmakla; davacı yanın ödenen bu bedelin taraflar arasındaki sözleşme kapsamında avans ödemesi olarak yapıldığı kanıtlandığından davacı yanca iadesinin talep edilebileceği anlaşılmıştır. Davacı yan her ne kadar taraflar arasındaki sözleşmenin 6. maddesi gereğince cezai şart isteminde bulunmuşsa da; davaya konu sözleşmede belirlenen 350.000,00-TL'lik avans ödemesinin tamamını yerine getirmediğinden ve bu hususta kendisi de kusurlu olmakla cezai şart talep edemeyeceği, yalnızca ödediği bedelin iadesini isteyebileceği anlaşılmıştır. Ayrıca davacı yan dava dilekçesinde 400.000,00-TL cezai şart talep etmişse de; bu miktarın 200.000,00-TL'si yönünden harcını ikmal ettiği, verilen süre içerisinde de cezai şart olarak 200.000,00-TL talebi olduğunu beyan etmekle eksik harcın ikmal edilmeyeceğini bildirdiği, bu bağlamda vazgeçilen miktara ilişkin davalı yana muvafakatlerinin bulunup bulunmadığı yönünde davetiye tebliğine karar verilmiş ve davetiye tebliğine rağmen davalıların vazgeçmeye ilişkin bir karşı koymaları olmadığı anlaşılmakla davacı yanın 200.000,00-TL'lik cezai şart isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. Açıklanan gerekçelerle; davacı yanca açılan davanın kısmen kabulü ile; Davalı ...'e karşı açılan ve yapılan ödemenin iadesi istemli talep yönünden; 50.000,00-TL'nin dava tarihi olan 08/02/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte adı geçen davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, davalılar ..., ... ve ... Şti yönünden yapılan ödemenin iadesi istemli talep yönünden; 280.000,00-TL'nin dava tarihi olan 08/02/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte adı geçen davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, ..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının, davalı taraf ile akdedilen sözleşme gereği üstüne düşenleri yerine getirdiğini ancak aradan geçen süreçte karşı tarafın davacıyı oyaladığı ve aslında taahhütleri yerine getiremeyeceğinin anlaşıldığını, davalının devamlı davacılardan para koparmaya çalıştığını, ...'in yurt dışından zorluklarla kazandığı parayı kendi memleketinde yatırıma çevirmek istemiş ancak kandırıldığını yapılan sözleşmenin geçerli olduğunu ki zaten davalı tarafça da her zaman sözleşmenin varlığının kabul edildiğini, sözleşmenin 5. Maddesinde taşların ne zaman teslim edileceği kararlaştırılmış ise de davalıların buna uymamış ve hiçbir miktar taşın davacılara teslim edilmediğini, sözleşmenin 4. Maddesinde; ''Satıcı kendisine veya herhangi bir 3. Şahsa ait ve alıcının kabul edeceği bir taşınmaz üzerinde satıcı lehine alacağı 350.000,00TL avansı karşılayacak nitelikte alacak ipoteği tesis edecektir. İpoteğin tesis edilmesi ile birlikte alıcı 350.000,00TL sözleşme avansını nakden satıcıya ödeyecektir.'' ifadesinin yer aldığını, bu madde gereği öncelikle satıcının alıcı lehine ipotek tesis etmesi gerektiğini, sözleşmede ilk yerine getirilecek edimin davalıların edimi olduğunu ancak davalı ...'in bu taahhüdü yerine getirmemiş, davacıya yaptığı ödemelerin karşılığı olarak bono tanzim edip vermiş karşılığında da ödeme almış olduğunu, sözleşmenin 6. Maddesinde; ''Satıcı sözleşmenin yürürlüğe girmesine ve sözleşme avansı almış olmasına rağmen sözleşmede yer alan cins ve nitelikteki taşları teslim etmekten imtina eder: sözleşme süresi olan 12 aylık süre içinde taahhüt edilen taşların tamamını teslim etmez veya sözleşmedeki diğer yükümlülüklerine aykırı hareket eder ise alıcıya... Karşılıklı olarak herhangi bir zarar şartına bağlı kalmaksızın 400.000,00TL'yi cezai şart olarak ödemeyi kabul ve taahhüt etmişlerdir.'' denilmek suretiyle cezai şart hükmü tesis edildiğini, buna göre taşların süresinde ve hiç teslim edilememesi suretiyle davacı lehine cezai şart hakkı doğduğunu, mahkemenin cezai şarta ilişkin talebimizi reddetmesi hukuka aykırılık teşkil etmekte olup tarafların akdettiği sözleşme doğrultusunda davacının üzerine düşen tüm edimleri karşı tarafın oyalama ve geçiştirmelerine rağmen yerine getirmiş; davalılar bu durumdan istifade ederek kötü niyetli davranmış karşı taraf edimini az bir miktar dahi olsa yerine getirmiş olsa idi belki iyi niyetli sayılabilecek olup ancak ipotek vermemelerine rağmen kendilerine avans ödemesi yapılarak sözleşmeye uyulması karşısında hiç mermer teslim etmemeleri kötü niyetli olduklarını gösterdiğini, sözleşmenin içeriğinden anlaşılan sözleşmeyle güdülen amaç gereği aleyhlerine cezai şarta hükmedilmesi gerektiğini, ...'e ... İnşaat'a ...'in eşine yani diğer tarafın her ferdine yapılan ödemeden sözleşmenin taraflarıda sorumlu olacağından talebimizin tamanından sözleşmenin taraflarının mütelsilen sorumlu tutulması gerektiğini, kısmen herkesin aldığı paradan sorumlu tutulması ortada sözleşme olduğundan hukuka aykırı olduğunu,... hariç olup kendisine yatan paradan sorumlu olması gerektiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; bu davada sebepsiz zenginleşme hükümleri doğrultusunda davalıdan istenecek alacak taleplerinin zaman aşımına uğradığını, dava konusu edilen meblağ aradan geçen 5 yılı aşkın süredir talep edilmeyip daha sonra iş bu davanın ikame edilmesinin kötüniyetli olduğunu, dava konusu sözleşmede davalının taraf olmadığı, dolayısıyla davacıların da muhatabının ...'in olamayacağını, davalının taraflar arasında düzenlenen sözleşmeden herhangi bir bilgisi bulunmadığı gibi davacılardan herhangi bir para isteminde bulunmadığı, kendisi tarafından davacılara verilen herhangi bir hesap bilgisinin de bulunmadığı sabit olup ayrıca davalının kendi hesabına gönderilen meblağı da ilgilisine teslim ettiğini, ... ile davalılardan ...'in kardeş olup birbirlerine para alıp-verme esnasında belge tanzim edilmesi gibi bir durumun olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, mahkemece davalıdan; hesabına gelen meblağı kardeşine verdiğine dair dosyaya belge sunulmasının istenmesinin yerinde olmadığını, davalının bilgisi dışında davacılar tarafından kendi hesabına gönderilen meblağı da ilgilisine teslim etmekle anılan meblağın iadesinin de taraflar arasında yapılan ve dosyamıza sunulan sözleşme doğrultusunda ... Şti.'nden ya da şirket yetkilisinden talep edilmesi gerektiğini, davalının dosya kapsamında anılan meblağı kardeşine verdiğini beyan etmekle kardeşler arasında para alıp verme esnasında bir belge isteme durumu söz konusu olmayacağından yerel mahkeme tarafından yapılan değerlendirmenin hatalı olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; taraflarınca sunulan çeklere itibar edilmeden ve sebebi belirtilmeden, gerekçeli kararda bu delil irdelenmeden, dosyada mübrez bilirkişi raporlarında davacının iddia ettiği ödemelerin hangi ticari ilişki nedeniyle yapıldığının tereddüt uyandırdığı belirlenmesine ve ispat külfeti davacıda olmasına rağmen davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğun, taraflar arasında akdedilen ve davaya konu 08-06-2009 tarihli sözleşmenin 4B maddesinde belirtilen şartlar gerçekleşmediğinden taraflar arasında akdin kurulması söz konusu olmadığını, bu sebeple davacı taleplerine itibar edilemeyeceğini, sözleşmede kararlaştırıldığı üzere satıcı lehine alıcılar tarafından bir taşınmaz ipoteği tesis edilmediği gibi sözleşme yapıldığı an 350.000,00 TL avans da nakden davalıya ödenmediğini, ... İnş. firmasına gönderilen havalelerle ...’in hiçbir ilişkisi olmadığnıı, 200.000,- TL ödeme alan kefilin, bu parayı her ne gerekçeyle aldıysa, davalıya aktarmamış olup, davalının almadığı parayı geri ödemesine hükmedilmesi hatalı olmuş, parayı alanın ... İnş. Firması olduğunu, bu sebeple yerel mahkeme kararı kaldırılarak 200.000,- TL ödemeyi aldığı banka dekontlarıyla sabit olan ... –... İnş. Firmasının bedeli ödemesine hükmedilmesi, bu davalı yönünden ise davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, bu para davalının ... tarafından kardeşinden teslim alınmış olup, dava konusu alacakla ilgisi bulunduğu davacılarca ispatlanamadığını, 280.000,- TL'yi ..., ... ve ... İnşaat firmasının müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş olup, ayrıca 50.000,00-TL'nin ...' den tahsiline karar verilmesi hatalı bir karar olduğnu, zira bu haliyle tahsilde tekerrür meydana geldiğini, davacılar tarafından kefil ... İnş. Firmasına gönderilen ödeme tarihleri 10-06-2009 ile 30-06-2009, davalı ...’e gönderilen ödeme tarihi 12-06-2009 ve ...’ e gönderilen ödeme tarihi 15-02-2011 olup zaman aşımı sebebiyle davanın reddedilmesi gerektiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE:Dava, sözleşmenin ifa edilmemesi nedeniyle avans olarak ödenen bedelin tahsili ve cezai şart alacağı davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, tarafların edimlerini yerine getirip getirmediği, dava konusu ödemelerin sözleşme kapsamında yapılıp yapılmadığı, istemin zamanaşımına uğrayıp uğramadığı noktasındadır.Davacı-alıcılar ... ve ... ile davalı-satıcı ... arasında maden ocağından çıkarılan 2000m3 taşın satış ve teslimine ilişkin 08/06/2009 tarihinde yürürlüğe girmek üzere mermer satın alma sözleşmesi imzalanmış ve davalı ... ile ... Şirketi bu sözleşmeye müteselsil kefil olmuştur. Davacı tarafça, davalı tarafın sözleşme konusu malları teslim etmediği gibi ödenen avansın da iade edilmediği ve ayrıca sözleşme ile kararlaştırılan cezai şartın koşullarının oluştuğu iddiasıyla ödenen tutarın ve cezai şart alacağının tahsiline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Davacı tarafça, avans olarak ödenen bedellerin iadesi istenildiğine göre sözleşmeden dönüldüğü anlaşılmaktadır.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 125/3. maddesi uyanıca, sözleşmeden dönme hâlinde taraflar, karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulurlar ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilirler.Sözleşmenin 4B maddesinde, taşların m3 fiyatı 575,00 TL olarak belirlenmiş ve satıcının kendisine veya herhangi bir üçüncü şahsa ait ve alıcının kabul edeceği bir taşınmaz üzerinde satıcı lehine alacağı 350.000,00 TL avansı karşılayacak nitelikte alacak ipoteği tesis edeceği; sözleşmenin 5. Maddesinde, 2000m3 taşın tamamının sözleşmenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç 12 ay süre içinde her ay 160m3'den az olmamak üzere alıcıya teslim edileceği; sözleşmenin 6. maddesinde ise, satıcı, sözleşme avansı almış olmasına rağmen sözleşmede yar alan cins ve nitelikteki taşları teslim etmekten imtina eder ise alıcıya herhangi bir zarar şartına bağlı olmaksızın 400.000,00 TL cezai şart ödemeyi kabul ettiği düzenlenmiştir.Davacı ... tarafından davalı ... Şirketi hesabına; 10/06/2009 tarihinde... Mermer Ocakları açıklaması ile 50.000,00 TL, 30/06/2009 tarihinde 150.000,00 TL gönderilmiştir. Yine davacı ... tarafından davalı ... hesabına 12/06/2009 tarihinde ...Mermer Ocakları açıklaması ile 50.000,00 TL gönderilmiştir.Davalı ... tarafından davacı ... lehine 08/06/2009 tarihinde 150.000,00 TL bedelli ve 10/06/2009 vade tarihli bono keşide edilmiştir. Davalı ... Şirketi bu bonoya aval vermiştir. Bononun arka yüzünde teminattır, taş tesliminden sonra iade edilecektir, başka amaçla kullanılamaz ibaresi yazılıdır.Davacı ... tarafından davalı ... Limited Şirketi hesabına 10/06/2009 tarihinde ... Mermer Ocakları açıklaması ile gönderilen 50.000,00 TL ve davacı ... tarafından davalı ... hesabına 12/06/2009 tarihinde ... Mermer Ocakları açıklaması ile gönderilen 50.000,00 TL'nin para gönderme işlemine ait açıklamada geçen...'ün sözleşmeye konu maden ruhsatının ... nedeniyle, taraflar arasındaki sözleşmeye istinaden yapılan avans ödemesi olduğunun kabulü gerekir.Davacı ... tarafından davalı ... Şirketi hesabına 30/06/2009 tarihinde gönderilen 150.000,00 TL'ye ilişkin ödeme belgesinde bir açıklama yer almamakta ise de, söz konusu ödeme tutarının taş teslimine teminat olarak davalı ... tarafından davacı ... lehine 08/06/2009 tarihinde keşide edilen 150.000,00 TL bedelli bono ile aynı miktarda olması karşısında bu ödemeninde taraflar arasındaki sözleşmeye istinaden yapılan avans ödemesi olduğunun kabulü gerekir.Bu açıklamalara göre, kararı istinaf etmeyen ... yönünden verilen karar saklı kalmak kaydıyla karşılığında mermer teslim edilmeyen 250.000,00 TL'nin davacı tarafa iadesi gerekir.Davalı ... tarafından, davacı ...'nın, 15/02/2011 tarihinde eşi ...’e gönderdiği 30.000,00 TL'nin davacıların talep ettikleri makinenin davalı ... tarafından temini için avans olarak gönderildiğini, Davacıların, makine almak amacıyla toplamda gönderdikleri 30.000,00 TL ve 50.000,00 TL olmak üzere toplam 80.000,00 TL’ye karşılık makineyi veremeyince dosyada mübrez ... Bankası ... Şubesine ait 25/04/2011 keşide tarihli 40.000,00 TL bir adet çek ile birlikte ... Bankası ...-... Şubesine ait 27/05/2011 keşide tarihli 18.000,00 TL tutarında bir adet çek olmak üzere toplam 58.000,00 TL tutarında iki adet çekin davacı ... ve babası ...’ya teslim edildiği, yargılama sırasında bu çeklerin değerlendirilmediği ileri sürülmüş ise, eldeki dava mermer satışına ilişkin sözleşme uyarınca ödenen avans tutarının iadesi olup, makine alımına ilişkin taraflar arasında iddia olunan ilişki dava konusu olmadığından söz konusu bu davada değerlendirilmesi mümkün değildir.Davacı dava dilekçesinde, 50.000,00 TL'nin davalı ...'e, kardeşi diğer davalı ...'in talimatıyla ödendiği beyan edilmiştir. Bu durum adı geçen davalıların da kabulündedir. Bu halde, davalı ...'in söz konusu tutarı davalı ...'i temsilen aldığı anlaşılmakta olup, bu paranın iadesinden davalı ...'in sorumlu tutulması mümkün değildir.Dava dışı ... tarafından dava dışı ... hesabına 15/02/2011 tarihinde ... Makinalar İçin Avans Bedeli açıklaması ile 30.000,00 TL gönderilmiş ise de söz konusu havale işleminin tarafları eldeki davada taraf olmadığından, dekonttaki açıklama da nazara alındığında bu ödemenin taraflar arasında yapılan ödemeye ilişkin olduğunun kabulü mümkün değildir.Davalı ...'in eşi ...’e gönderilen 30.000,00 TL ile ilgili davalı ...'e yemin teklif edilmiş ve davalının yemin duruşmasına katılmadığından bahisle aleyhine sonuç bağlanmıştır. Yeminin konusu, davanın çözümü bakımından önem taşıyan, çekişmeli olan ve kişinin kendisinden kaynaklanan vakıalardır(HMK m. 225). Yemin teklif edilen kimse, duruşmada bizzat hazır bulunmadığı takdirde, kendisine yemin için bir davetiye çıkarılır(HMK m. 228/1). İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında 20/02/2020 tarihli duruşmada davalı asile çıkarılan tebligatın iade olduğu yazılmış olup, bu halde yemin teklif edilen davalı ...'e usulüne uygun olarak yemin davetiyesi tebliğ edilmediğinden, yemin deliline sonuç bağlanması mümkün değildir.Yukarıda açıklandığı gibi söz konusu ödemenin göndereni ve alıcısı davada taraf olmadığından, söz konusu ödemenin davaya konu sözleşmeye ilişkin olduğu hususunda yemin teklif edilemez. Taraflar arasındaki sözleşmenin 6. maddesindeki düzenlemeye göre, satıcı, sözleşme avansı almış olmasına rağmen sözleşmede yar alan cins ve nitelikteki taşları teslim etmekten imtina eder ise alıcıya herhangi bir zarar şartına bağlı olmaksızın 400.000,00 TL cezai şart ödemekle yükümlü olup, davacı tarafça sözleşmede kararlaştırılan 350.000,00 TL avans verme şartının karşılanmaması nedeniyle talep edilen cezai şartın koşulları oluşmamıştır.Davacı tarafça, davalının öncelikle ipotek tesis etmesi gerekmesine rağmen kendilerine avans ödemesi yapılması ve karşılığında hiç mermer teslim edilmemesinin kötü niyetli olduklarını gösterdiğini ileri sürmüş ise de, davacının kendi iddiasına göre ipotek yerine teminat bonosunu yeterli görerek avans ödemelerinin yapılması karşısında sözleşmeyle kararlaştırılan ipoteğin verilmemiş olması talep edilen cezai şart bakımından bir gerekçe oluşturmayacaktır.19/12/2016 tarihli Ticaret Sicil Gazetesine göre davalı ... Limited Şirketi'nin karardan önce tasfiye sonu ile terkin edildiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle Dairemizin 27/03/2025 Tarih ve 2021/1718 E - 2025/407 K sayılı kararı ile, Davalı ... Tc. Ltd. Şti.'nin ihyası sağlanması ve bunun sonucunda gerekçeli karar ile istinaf başvuru dilekçesinin adı geçen şirkete usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine geri çevrilmesine karar verilmiştir. Bunun üzerine davacılar vekili 23/05/2025 tarihli dilekçesi ile davalı ...Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi hakkındaki talepleri atiye bıraktıklarını, bu şirketin davalılar arasından çıkarılarak diğer davalılar hakkında karar verilmesini talep etmiştir. Bu beyana göre davalı ...Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin ihyası için dava açılmayacağı anlaşılmaktadır. Bu durumda, davalı ...Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin taraf ehliyeti bulunmadığından onun yönünden davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararı davanın reddine dair olan kısımları usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine; buna karşın ilk derece mahkemesince bir kısım ödemeler de kabul edilerek bunun yanı sıra husumeti ve taraf ehliyeti bulunmayan ... ve ... İnşaat yönünden hükümde yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davalı ... vekilinin ve davalı ... vekilinin vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce ilk derece mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR:Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Davalı ... vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,1-Davanın, davalı ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE, davalı ...Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi yönünden taraf ehliyeti yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE, Cezai şart istemine ilişkin davanın tüm davalılar yönünden REDDİNE, 2-Avans ödemesinin iadesine ilişkin davanın davalılar ... ve ... yönünden kısmen KABULÜ İLE; 280.000,00 TL'nin(davalı ...'in sorumluluğu 250.000,00 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) dava tarihi olan 08/02/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 3-Başlangıçta peşin olarak alınan 683,10 TL harcın, tamamlama harcı 3.415,50 TL ile birlikte alınması gerekli olan 19.126,80 TL harçtan mahsubu ile bakiye 15.028,20 TL(davalı ...'in sorumluluğu 12.978,90 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) karar ve ilam harcının davalılar ... ve ...'den alınarak hazineye irat kaydına,4- Davacı tarafın yargılama sırasında yapmış olduğu başvuru harcı 24,30 TL, posta ve tebligat gideri 1.134,80 TL, bilirkişi ücreti 400,00 TL olmak üzere toplam 1.559,10 TL yargılama masrafının, davacı yan davasında kısmen haklı çıktığından dava konusunun toplam değerinin kabulle sonuçlanan kısma oranı sonucu bulunan 763,20 TL yargılama masrafına, peşin harç 683,10 TL, tamamlama harcı 3.415,50 TL ile birlikte eklenerek sonuç olarak 4.861,80 TL'nin (davalı ...'in sorumluluğu 4.514,52 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) davalılar ... ve ...'den alınarak davacı tarafa verilmesine, dava konusunun toplam değerinin redle sonuçlanan kısma oranı sonucu bulunan 795,90 TL yargılama masrafı ile davalılar ... ile ... Şirketi yönünden yapılan masrafların davacı yan üzerinde bırakılmasına,5-Davalı ... tarafından yargılama sırasında yapılan 66,00 TL'nin kabul-ret oranına göre 37,15 TL'nin davacı taraftan alınarak bu davalıya verilmesine, kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 44.800,00 TL (davalı ...'in sorumluluğu 40.000,00 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) avukatlık ücretinin davalılar ... ve ...'den alınarak davacı tarafa verilmesine, 7-Davalılar ... yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 51.520,00 TL avukatlık ücretinin davacı taraftan alınarak davalılar verilmesine,8-Davalı ... yargılama sırasında kendisi vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... vekiline verilmesine,9-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nın 333. maddesi gereğince yatıran tarafa iadesine,10-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak;a-Davacılar tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,b-Davalı ... vekili ve davalı ... vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,c-Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 162,10 TL, posta ve tebligat gideri 148,40 TL olmak üzere toplam 310,50 TL yargılama masrafının davacı taraftan alınarak bu davalıya verilmesine,ç-Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 162,10 TL, posta ve tebligat gideri 150,00 TL olmak üzere toplam 312,10 TL yargılama masrafının davacı taraftan alınarak bu davalıya verilmesine,
d-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
11-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.10/07/2025