T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/806
KARAR NO: 2025/793
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 29/04/2025
NUMARASI: 2025/530 Esas - 2025/537 (Değişik İş)
DAVA: İhtiyati Haciz
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/06/2025
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati haciz talep eden vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA:İhtiyati haciz talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; Müvekkili olan ... Anonim Şirketi'nin (“...”) bebek ve anne ihtiyaç Malzemelerinin perakende ticaretini yapan, paylarının % 25'i halka arz edilmiş bir şirket olduğunu, müvekkilinin ayrıca ... Anonim Şirketi (“...”) unvanlı bir şirketin paylarının %70'ine sahip olduğunu, Başka bir anlatımla ...'un , müvekkili ...'in bağlı ortaklığı olduğunu, müvekkili olan alacaklının ...'un paylarının bir kısmını, 17 Aralık 2021 tarihli pay devir sözleşmesi uyarınca beş ayrı paydaştan iktisap ederek ...'un paydaşı haline geldiğini, Borçlu ...'ın , ...'taki paylarının bir kısmını ebebek'e sattığını, bir kısmını ise kendi uhdesinde tuttuğunu, 17 Aralık 2021 tarihli pay devir sözleşmesinin 5.3. maddesi “şarta bağlı pay devir bedeli” ifadesi altında bir düzenleme içerdiğini, buna göre müvekkilinin pay devir bedelini peşin olarak ödediğini ancak şirketin finansal durumunun kârlı seyretmesi koşuluyla müvekkilinin , borçluya bir miktar daha ödeme yapacağını, Şirketin finansal durumunun kârlı seyredip seyretmediği FAVÖK yani faiz, amortisman ve vergi öncesi kâr kriteriyle ölçüleceğini, Pay devrinden epeyce sonra müvekkili ebebek ile borçlu ... arasında ekli avans protokolü yapıldığını, Buna göre müvekkilinin, 4 Ekim 2022'den Aralık 2024'e kadar her ay borçluya bir miktar para ödeyeceğini, bu tutarların ileride şarta bağlı pay devir bedelinden mahsup edileceğinin avans protokolünde düzenlendiğini, ...'un , pay devrinden günümüze kadar kâr etmediğini, her yılı zararla kapattığını, ...'un müvekkili ebebek'in bağlı ortaklığı olduğu için iki şirketin finansal tabloları konsolide olduğunu, müvekkili şirketin halka açık bir şirket olması nedeniyle finansal tabloları her üç ayda bir ve her mali yılın sonunda kamuya açıklandığını, , özellikle Kamuyu Aydınlatma Platformu'nda ilan edildiğini, ...'un zarar ettiğine dair 2022, 2023 ve 2024 yılı kurumlar vergisi beyannamelerini talep dilekçesi ekinde sunduklarını, Pay devir sözleşmesi (madde 5.3.) ile borçlu Burhan Kayım lehine öngörülen, şarta bağlı pay devir alacağının ...'un zarar etmesi nedeniyle tahakkuk etmediğini, müvekkilinin , ...'un finansal durumunun kârlı seyretmesi halinde bu tutarı ...'a ödeyecek olduğunu, ... kâr etmediği gibi müvekkilinin paydaş olduğu tarihten bu yana zarar ettiğini, Hal böyle olunca, müvekkilinin avans protokolü uyarınca 4 Ekim 2022'den Aralık 2024'e kadar her ay düzenli olarak ...'ın ... Bankası'ndaki '... IBAN numaralı hesabına göndermiş olduğu tutarları mahsup edeceği bir borcu doğmadığını, bu sebeple müvekkilinin ödemiş olduğu toplam 2.040.000 TL'yi borçlu ...'dan geri alması gerektiğini, Aleyhinde ihtiyati haciz istenen ...'a Bakırköy ... Noterliği'nin 21 Şubat 2025 tarihli ve ... yevmiye numaralı ekli ihtarnamesi gönderilerek müvekkiline olan borcunu, her bir para transferi tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte ödemesinin istendiğini, ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkilinin alacağı banka transfer dekontlarıyla ve ihtarnameyle ispatlandığını ileri sürerek, müvekkilinin 2.040.000,00 TL'lik alacağına ve ticari faizine ilişkin olarak ...'ın, müvekkilinin alacağına yetecek kadar taşınır mallarının, taşınmaz mallarının ve üçüncü kişilerdeki alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesin talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ...Dosyanın incelenmesinden davacı tarafından 17/12/2021 tarihli pay devir sözleşmesinin 5.3. Maddesinde şarta bağlı pay devir bedeli ifadesi altında yer alan düzenleme ile pay devir bedelinin ödendiği, pay devir sözleşmesi (madde 5.3.) ile borçlu ... lehine öngörülen, şarta bağlı pay devir alacağının ...'un zarar etmesi nedeniyle tahakkuk etmediğini ileri sürerek talep eden tarafından avans protokolü uyarınca 4 Ekim 2022'den Aralık 2024'e kadar her ay düzenli olarak yapılan ödeme tutarlarının mahsup edilebileceği bir borcun doğmadığını, yapılan ödemenin istirdatı gerektiği ileri sürerek ihtiyati haciz talep edilmiş ise de talep dilekçesi ekinde tamamı suret belge olarak sunulan pay devir sözleşmesi ve ek protokolü ile avans protokolünde yer alan düzenlemeler ve iddianın ileri sürülüş şekline göre alacağın varlığı ve muacceliyeti yönünden "yaklaşık ispata" elverişli yeter koşulların sağlanmadığı sonuç ve kanaatine varılmakla ihtiyati haciz talebinin reddine," karar verilmiştir. Bu karara karşı ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati haciz talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; iddianın, tam ispatla sübut bulduğunu, davacının, davacının borçluya 2.040.000,00 TL ödemiş olduğunun dosyada bulunan toplam 28 adet banka EFT (para transferi) dekontuyla ispatlandığını, borçluya bir borcu olmadığını ve 2.040.000,00 TL'nin istirdadının gerektiğinin ispatlandığını, davacı ile borçlu arasında pay devir sözleşmesi yapıldığını, pay devrinden sonra şirketin hiç kâr etmediğini, aksine zarar ettiğini, davacının borçluya yaptığı ödemeleri mahsup edebileceği bir borcun doğmadığını, ihtiyati haciz talebine konu borcun davacıya ödenmesi hususunda davalı tarafa ihtarname gönderildiğini, İhtarnamenin bizzat borçluya tebliğ edildiğini, borçlunun, borcunu inkar etmediğini, ancak ödeme de yapmadığını, Yargıtay ve BAM kararlarının, borçluya tebliğ edilmiş ihtarnamenin yaklaşık ispatı sağladığı yönünde olduğunu beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE: Talep, İİK nun 257 ve devamı maddeleri uyarınca borçlunun mal varlığı üzerine ihtiyati haciz konulmasına ilişkindir. İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır. İhtiyati haczin hukuki niteliği gerek doktrin, gerekse uygulamada tartışma konusu olup Yargıtay içtihatlarında ihtiyati haczin geçici bir haciz, dava veya icra takiplerine takaddüm eden emniyet tedbiri olduğu, bir icra takip işlemi olmadığı belirtilmekte, doktrinde ise muhafaza ve emniyet tedbiri, ihtiyati tedbirin özel bir nevi, koruma tedbiri, teminat tedbiri olarak tanımlanmaktadır. Bu tanımlamalara göre ihtiyati haciz olağan haciz yolları dışında bir haciz yoludur.İhtiyati hacze karar vermenin ön koşulu İİK 258(1) maddesi ikinci cümlesinde de belirlendiği üzere ihtiyati haciz sebeplerinin varlığının istekçi tarafından mahkemede kanaat oluşturacak şekilde dosyaya sunulmasıdır. Bu anlamda ihtiyati haczin olağan haciz yolu olmaması nedeniyle her vadesi gelen alacak ya da ilamla hükmedilmiş bir alacak doğrudan ihtiyati haciz kararına konu olmaz. İstekte bulunanın alacağın varlığı ile borçlunun mal varlığına önceden el konulmasını gerektiren nedenlere ilişkin ikna edici nitelikte ihtiyati haciz sebeplerini bildirmesi ve bu konudaki delil ve belgelerini istemine ekli olarak sunması zorunludur. Nitekim yasanın 260 (3) maddesinde de ihtiyati haciz kararında haciz konulmasının sebebinin yazılmak zorunda olduğu gösterilmiştir. Bu düzenlemeden ister vadesi gelsin ister gelmesin olağan haciz yolu dışında ihtiyati haciz kararı vermeyi gerektirir nedenlerin kararda gösterilmesinin zorunlu olduğu, bu bağlamda talep eden tarafın bu nedenleri dosyaya sunması gerektiğinin arandığı açıktır.Somut olayda; ihtiyati haiz isteyen ve hakkında ihtiyati haciz talep edilen ... ve uyuşmazlık dışı ortak yunus can kayım arasında 25/10/2021 tarihli ... A.Ş nin bir kısım hisselerinin satışı konusunda anlaşma yapıldığı, sözleşmenin 5.2. maddesi ile toplam pay bedelinin 45.000.000 TL olarak belirlendiği, bu miktarın 13.000.000 TL lik kısmının 5.2. madde şartlarında devreden ortaklara ödendiği, bakiye 32.000.000 TL nin ise 5.3. madde ile ödemenin şarta bağlandığı, buna göre "5.3. “Şarta Bağlı Pay Devir Bedeli Bakiyesi: Madde 5.2 ile düzenlenen Pay Devir Bedeli’nin peşin ödenmiş kısmına ek olarak Devralan, Kapanış’tan itibaren 3 (üç) yıllık süre içerisinde, Şirket’in uluslararası finansal raporlama standartlarına göre hesaplanan FAVÖK (Faiz, Amortisman ve Vergi Öncesi Kar) tutarı, 01.01.2022 tarihinden başlamak üzere geçmişe dönük 12 ay süre içerisinde 13.000.000-TL (on iki milyon Türk Lirası) tutarına ulaştığı takdirde, Devredenler’e Pay Devir Bedeli’nin şarta bağlı bakiye tutarı olan 32.000.000-TL (otuz iki milyon Türk Lirası) tutarında ödeme yapacaktır. Bu hesaplama uluslararası kabul görmüş muhasebe kuralları baz alınarak taraflar arasında mutabık kalınan usuller ile tespit edilir. Hesaplama yönteminde mutabık kalınamaması durumunda FAVÖK hesabı, ..., ..., ... ve ... markaları altında Türkiye’de faaliyet gösteren denetim ve danışmanlık şirketlerinden herhangi birine yaptırılacak ve maliyetine Şirket katlanacaktır. " düzenlemesinin bulunduğu, taraflar arasında bu maddeni yürürlükte olduğu esnada 08/10/2022 tarihli avans protokolü yapıldığı, ihtiyati haciz isteyenin kendi beyanına göre şarta bağlı borç için şartın gerçekleşmediği hususu ortada iken avans ödemesinde bulunulduğu, bilahare şartın gerçekleşmediği iddiasıyla ödenen avansın iadesinin talep edildiği, bu haliyle iddia edilen alacağın varlığı ve muacceliyeti ihtilaflı ve tespite muhtaç olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda olan bir alacak talebi yönünden ortada muaccel veya müeccel bir bir para alacağı bulunduğu söylenemeyecektir. Buna göre ibraz edilen deliller ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için gerekli olan yaklaşık ispata elverişli değildir. Bu durumda yasal koşulları oluşmayan ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati haciz talep eden vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-İhtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-İhtiyati haciz talep eden tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-İhtiyati haciz talep eden tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 12/06/2025