T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/771
KARAR NO: 2025/794
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ: 06/03/2025
NUMARASI: 2024/952 Esas (Derdest)
DAVA: Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/06/2025
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati tedbir talebine itiraz eden vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: İhtiyati tedbir talebine itiraz eden vekili dilekçesinde özetle; Mahkememizin 05/03/2025 tarihinde görülen celsesinde verilen 1 nolu karar ile ihtiyati tedbire itirazlarının reddi yönünde bir karar oluşturulduğunu, ancak mezkur duruşmada da belirtildiği üzere, bire bir aynı taraflar ve olaya ilişkin olarak ve de tıpkı huzurda görülmekte olan davada olduğu şekilde ihtiyati tedbir isteminin tamamlayıcı merasimi olarak açılan İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2024/796 esas sayılı ile görülen dosyanın ihtiyati tedbire itirazlarına ilişkin olarak yapılan 19/02/2025 tarihli duruşması ile ihtiyati tedbire itirazlarının kabulü yönünde karar verildiğini, belirtilen nedenlerle ve de mahkememize sunulan tüm beyan ve itirazlarının değerlendirilerek hukuki belirlilik ve güvenlik ilkeleri de dikkate alınarak mahkememizin 19/02/2025 tarihli celsesinde 1 nolu ara karar ile verilen ihtiyati tedbire itirazlarının reddi kararından rücu edilmesini ve talepleri uyarınca ihtiyati tedbire itirazlarının kabulü yönünde bir karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ...6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun İhtiyati tedbir kararına karşı itiraz başlıklı 394 üncü maddesinin beşinci fıkrası " ... (5) İtiraz hakkında verilen karara karşı, kanun yoluna başvurulabilir. Bu başvuru öncelikle incelenir ve kesin olarak karara bağlanır. Kanun yoluna başvurulmuş olması, tedbirin uygulanmasını durdurmaz." hükmünü düzenlemiştir. İhtiyati tedbir kararına itirazın reddi kararlarına karşı kanun yolu açık olduğundan davalı vekilinin ara karardan rücu talebinin reddine," karar verilmiştir. İhtiyati tedbir talebine itiraz eden vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati tedbir talebine itiraz eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; tedbir talebinde bulunan tarafça konu edilen ardiye hizmetinin 2024 yılı başından itibaren dava dışı ... Lojistik A.Ş. tarafından verildiğini, bu durumun dosyaya sunulu fatura ve ödemeler ile de ispatlı olduğunu, haksız, hukuka aykırı ve yargıyı kötü niyetle yanıltma saikinden ibaret ihtiyati tedbir talebinin husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, ihtiyati tedbir talebinde bulunan tarafın kötüniyetli tedbir başvurusunun farklı mahkeme nezdinde de yapıldığını, fakat bu mahkeme tarafından ihtiyati tedbir talebine karşı yapılan itirazlarının yerinde görülerek kabul edildiğini, tedbir talepçisi şirketin ihtiyati tedbir başvurusunun reddedildiğini, haksız tedbir talebine sebep gösterilmeye çalışılan sözde satım faturalarının gerçeği yansıtmadığını, yerel mahkemenin gerekçesinde malvarlığı veya işletmenin devralınması' başlıklı kanun hükmüne atfının somut durum ile bir ilgisi bulunmadığını, olayda devredilenin malvarlığı veya işletme devri olmadığını, ancak yargılama sonucunda elde edilebilecek sonucu önceden sağlayan ve davaya konu uyuşmazlığı esastan çözecek nitelikte verilen ihtiyati tedbir kararlarının hukuka aykırı olduğunu, ihtiyati tedbire karşı itirazımızın reddine yönelik ara kararının kaldırılmasına, ihtiyati tedbir talebinin öncelikle husumetten, aksi kanaate hasıl olunması halinde esastan reddine, tedbir isteyen tarafın yatırdığı teminatın müvekkilin zararları cihetine verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin tedbir talebinde bulunan davacı tarafa yükletilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE: Talep, saklama sözleşmesi kapsamında davalı tarafa teslim edilen malların bir kısmının davalıdan alınarak davacıya teslim edilmesi konusunda ihtiyati tedbir kararı verilmesine ilişkindir. İstanbul Anadolu 13 ATM tarafından tedbir talebinin kabulüne karar verilmiş, karara yapılan itiraz üzerine esas davanın görülmeye başlandığı İstanbul Anadolu 4. ATM'nin 06/03/2025 tarihli ara kararı ile itirazın reddine karar verilmiştir. Bu ara karara karşı davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, talep konusuna ilişkin ihtiyati tedbir şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır. HMK'nın 389. maddesi uyarınca, "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyat tedbir kararı verilebilir. "Aynı Kanun'un 390/3 maddesi,'' Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkca belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir. Somut olayda; taraflar arasında 03/09/2019 tarihli ardiye sözleşmesi ve 28/07/2022 tarihli ek protokolün imzalandığı, davacının ihtiyati tedbir konusu ettiği ve üçüncü kişiye satışını yaptığı malların, bu sözleşme kapsamında davalıya ait depoda bulunduğu, emtianın yapılan ihtara rağmen teslim edilmediği anlaşılmaktadır. Davalı taraf; taraflar arasındaki ardiye sözleşmesinin 2024 yılı başında dava dışı ... Lojistik A.Ş.'ye devredildiğini, kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, adı geçen şirket tarafından davacı adına düzenlenen faturaların ödenmediğini ve TBK gereğince hapis hakkının bulunduğunu, esas hükümle elde edilecek sonucun ihtiyati tedbir yolu ile elde edilemeyeceğini savunmaktadır. Saklama sözleşmesinin taraflarının davacı ve davalı olduğu, davalının teslim borcu altında bulunduğu, dava dışı ... Lojistik A.Ş. tarafından düzenlenen faturaların bu aşamada uyuşmazlık konusu olmadığı, malların mülkiyetinin davacıya ait olduğunun ihtilafsız olduğu gibi üçüncü kişiye satışının yapıldığı, davalı tarafından ardiye sözleşmesinden doğmuş ve ödenmemiş bir alacağının olduğu ve hapis hakkının kullanıldığına yönelik bir savunmanın ileri sürülmediği, davalı tarafın husumet itirazının yargılama neticesinde belirlenebileceği, davacının kendisine ait olması sebebiyle satışını yaptığı malları teslim edememesi halinde zarara uğrayacağı ve ihtiyati tedbir kararı verilmemesi halinde gecikme sebebiyle ciddi bir zararın doğacağının açık olduğu, davalı tarafça ücret alacağı bulunmadığı beyan edilmekle malların teslimi halinde 3.kişi olan ... A.Ş'nin varsa ardiye ücreti alacağına yönelik hapis hakkının tehlikeye düşme ihtimalinin bulunduğu, mahkemecede ihtiyati tedbirin 5.000.000 TL teminat karşılığı kabul edildiği anlaşılmakla İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen ihtiyati tedbir kararının ve itirazın reddine ilişkin İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 06/03/2025 tarihli ara kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmaktadır. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-İhtiyati tedbire itiraz eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati tedbire itiraz eden tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İhtiyati tedbire itiraz eden tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 12/06/2025