T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/703
KARAR NO: 2025/709
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 20/11/2024
NUMARASI: 2024/397 Esas - 2024/853 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 22/05/2025
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacı ... ile davalı borçlu ... Çanta arasında 300.023,40 TL tutarında mal sattığı; alacağının tamamına kavuşamadığı; alacağını tahsil etmek amacıyla İstanbul ... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığı; davalı/borçlu takibe konu olan sevk irsaliyesi kayıtlı fatura kendisine ulaştığında faturanın kendisine ve içeriğine Türk Ticaret Kanununda ön görülen 8 günlük süresi içerisinde hiçbir itirazda bulunmadığı neticeten davanın kabulüne; davalı/borçlunun İstanbul ... İcra Dairesi ...Esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve mesnetsiz itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, haksız ve kötüniyetle takibe itiraz eden davalının takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında süregelen bir iş ilişkisi bulunmadığı; davalının davacı şirketten ambalaj (kutu) siparişi verdiği bu siparişe binaen davacı tarafça davalıya 31.07.2023 tarihli 300.023,40 TL tutarlı e arşiv fatura henüz mallar teslim edilmeden tanzim edilip gönderildiği; davacı tarafın " avans ödemesi yapılmadığı takdirde" malların teslim edilemeyeceğini beyan etmesi üzerine davalı şirket tarafından 25.09.2023 tarihinde 200.000 TL avans ödemesi yapıldıktan sonra dahi davacı tarafça malların teslimi gerçekleştirilmediği; ilgili şirket ile alakalı vergi dairesinden inceleme talebi geldiği bunun üzerine davalı firma söz konusu faturayı beyanından çıkarttığı ve ceza ödemek durumunda kaldığı; Bakırköy 10. Asliye Ceza Mahkemesi nezdinde 2024/214 Esas Sayılı dosya kapsamında şirket yetkilisi tanık olarak da 11.07.2024 tarihinde ifade verdiği; malların teslim edilmemesi sebebi ile göndermiş olduğu avans bedeli geri alabilmek için Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı; davanın kısmi dava olarak açılmasında hukuki yarar olmadığı; davacı , iddia olunan borca konu takip talebinde borcun kaynağını ve nedenini yazmayıp faturayı ilgili icra dosyasına sunmadığı; faturanın bu davada delil olarak kabul edilebilmesi mümkün olmadığı; davacı tarafça davalıya 31.07.2023 tarihli fatura tanzim edildiği; tanzim edilen faturaya ve malların teslim edileceğine inanan davalı şirket faturayı defterlerine işlediği; süresi içinde iade faturası düzenlemediği, itiraz etmediği ve işbu fatura bedelini de vergi dairesine beyan ettiği; davacı firma daha sonrasında davacı taraftan gelen talep üzerine siparişlerinin imalatı ve teslimi için tanzim edilen faturaya karşılık 25.09.2023 tarihinde 200.000 TL avans ödemesini davacı firma hesabına havale ettiği davacı taraf "bakiye bedelin ödenmemesi" "sipariş hazırlanıyor" gibi türlü bahaneler ile davalıyı bir süre oyaladığı, 20.03.2024 tarihinde ise dilekçemiz ekinde sunulan 15.03.2024 tarihli Gelir İdaresi Başkanlığının ... üzerinden göndermiş olduğu tebligat davalıya tebellüğ edildiği; davacı firma hakkında "Sahte Belge veya Muhteviyatı İtibariyle Yanıltıcı Belge Kullanma" nedeni ile inceleme başlatıldığı hususunda tebligat yapıldığı; davacı firmanın aslında gerçeğe aykırı fatura kesen ve gayri hukuki iş işlemler gerçekleştiren bir firma olduğunu öğrendiği; söz konusu faturaları resmi defterlerinden çıkarmak sureti ile ilgili cezaları ödemek durumunda kaldığı; davacı alacaklı e- arşiv faturada düzenleme tarihin yanında saat ve dakikası yazılırsa, belge üzerine " İrsaliye yerine geçer" ibaresi eklenirse e - arşiv faturanın sevk irsaliyesi yerine geçtiğini iddia ettiği; iddialar gerçeği yansıtmadığı gibi e - arşiv faturanın sevk irsaliyesi yerine geçmesi için matbu bir çıktısının satıcı tarafından imzalanması gerekmekte; aynı zamanda malların teslim edildiğine dair de alıcı tarafın da imzasının bulunması gerektiği; davacı tarafça icra dosyasına sunulmayıp sonrasında dava dosyasına sunulan faturada gerek alıcı gerek satıcı tarafın imzası bulunmadığı neticeten öncelikle huzurdaki davanın usulden reddine, sayın mahkeme aksi kanaatte ise davacı tarafından açılan hukuki ve fiili mesnetten yoksun davanın esastan reddine, haksız ve kötü niyetli takibin iptaline, davacının haksız ve kötü niyetli olması sebebi ile %20'den az olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ...Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede davaya konu İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyası kapsamında yapılan incelemede davacı tarafından davalı aleyhine 300.000,00 TL fatura alacağından kaynaklı takip başlatıldığı; davalının borca itiraz etmesi nedeniyle açılan iş bu davada takibe konu edilen borcun dayanak sebebi olarak gösterilen 300.000,00 TL fatura alacağının takip dayanağı belge olarak gösterildiği halde icra müdürlüğü müzekkere cevabında takibe dayanak belge olarak herhangi bir fatura sunulmadığı, icra takibinde borcun sebebi olarak belirtilen belgenin yer almadığı anlaşılmıştır. İtirazın iptali davalarındaki takibe sıkı sıkıya bağlılık ilkesinden hareketle takibe dayanak iş bu belgeler olmadan, takip başlatılırken dosyaya ibraz edilmeyen ve davalı tarafa ödeme emri ile tebliğ edilmeyen belgelerin takip dayanağı olarak borç sebebi oluşturulamayacağı için davacı tarafından başlatılan usule uygun bir icra takibi bulunmadığından davacı tarafından davalı aleyhine yapılmış geçerli bir takip olmadığından davanın HMK 114/2 md ve 115/2 maddesi uyarınca USULDEN REDDİNE karar vermek gerekmiştir. Taraflar arasında ticari ilişki bulunması ve davacı tarafın kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından koşulları oluşmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine," karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin, takibe dayanak belgenin sunulmamasını hatalı şekilde, takibin geçersizliği şeklinde değerlendirdiğini, takibe dayanak belgenin itirazın iptali davası aşamasında mahkemeye sunulduğunu, alacağın ispat edildiğini, ilk derece mahkemesi tarafından esasa girilmeksizin hatalı bir şekilde usulden red kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, itirazın iptali davalarında mahkemelerin asli görevinin borcun gerçek olup olmadığını incelemek olduğunu, ancak ilk derece mahkemesinin davanın usulden reddine karar vererek alacağın varlığına ilişkin hiçbir değerlendirme yapmadığını, davalı borçlunun tüm ısrarlara rağmen davacının borcunu ödememesi ve icra yoluna başvurulacak olması nedeniyle davacının alacağının tahsilini engellemek amacıyla mal kaçırma girişimlerinde bulunduğu yönünde duyumları olduğunu ve bu duyum neticesinde dava konusu icra takibinin başlatıldığını, itirazın iptali davası aşamasında takip dayanağı belgenin ilk derece mahkemesine sunulduğunu, alacağın ispatlandığını ve davalı borçlunun borcu ödediğine ilişkin herhangi bir belge sunamadığını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmilini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE:Dava; satım sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince usulüne uygun takip bulunmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından yukarda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; usulüne uygun takip bulunup bulunmadığı noktasındadır. Davacı alacaklı tarafından davalı hakkında, İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile "Fatura alacağı 300.000 TL" borcun sebebi gösterilerek 300.000 TL asıl alacağın tahsili istemiyle ilamsız takip başlatıldığı, takip talebine fatura örneğinin eklenmediği, borçlunun itirazı üzerine takibin durduğu ve süresinde itirazın iptaline ilişkin işbu davanın açıldığı görülmektedir. Borçlular vekilince takip talebine dayanak fatura örneğinin sunulmadığı, yargılama aşamasına artık faturaya dayanılamayacağı iddia edildiği, mahkemece takibe dayanak belge sureti icra dairesinden talep edildiği, İcra dairesince takibe dayanak evrak bulunmadığının mahkemeye bildirildiği anlaşılmaktadır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun "Takip talebi ve muhtevası" başlıklı 58 inci maddesinin 2. Fıkra 4 bendi "4. Senet, senet yoksa borcun sebebi;" nin takip talebinde gösterilmesi gerektiğini, 2. Fıkrası ise "Alacak belgeye dayanmakta ise, belgenin aslının veya alacaklı yahut mümessili tarafından tasdik edilmiş, borçlu sayısından bir fazla örneğinin takip talebi anında icra dairesine tevdii mecburidir" düzenlemesini içermektedir. 2004 sayılı Kanun'un "Ödeme emri ve muhtevası" başlıklı 60 ncı maddesinin 2 fıkrası "Emir: 1. (Değişik: 2/7/2012-6352/10 md.) Alacaklının veya vekilinin banka hesap numarası hariç olmak üzere, 58 inci maddeye göre takip talebine yazılması lazım gelen kayıtları," içereceği düzenlemesini içermektedir. Ayrıca aynı kanunun 61/1 maddesi 2. Cümlesine göre de, takip belgeye dayanıyor ise, belgenin onaylı bir örneğinin ödeme emri ile birlikte borçluya gönderilmesi gerekir. Takip borçlusu sözü edilen ödeme emrine bu nedenle karşı çıkarsa İİK'nun 16. Md. Doğrultusunda merciiye şikayet yolu ile başvurabilir. Ödeme emrine şikayet yoluyla karşı çıkılmaması halinde, bu şikayet itirazın kaldırılması aşamasında değerlendirilemez. (HGK 2001/12 - 428 E. - 2001/226 K.) Eş söyleyişle ödeme emrine takip dayanağı belgenin eklenmemiş olması takip hukukunu ilgilendirir. Elinde kambiyo senedi ya da bir ilam olmayan ve alacağına icra yoluyla kavuşmak isteyen alacaklı; borçlu aleyhine ilamsız icra takibine başvurabilir. Borçlu takibe itiraz ederse, alacaklı itiraz eden takip borçlusuna karşı, itirazın kaldırılması için icra hukuk mahkemesine başvurabileceği gibi, genel mahkeme de itirazın iptali davası açabilir. Alacaklı itirazın kaldırılması yolunu seçtiği taktirde İİK 68. Maddede sayılan belgelerden birisine sahip olması gerekir. davacı alacaklı tarafından takip talebine eklenmeyen bir belgenin sonradan ileri sürülemeyeceğinin Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatları ile sabittir. İİK'nın 63/2. maddesinde "... Borçlu itiraz sebeplerini değiştirmez ve genişletemez..." düzenlemesinin bulunduğu, bilindiği üzere Anayasa'da aranan hak arama özgürlüğünün kullanabilmesi ve adil yargılama hakkının unsurlarından olan taraflar arasında silahların eşitliği ilkesi uyarınca İİK 63/2. maddesindeki düzenleme doğrultusunda karşı taraf olan davacı alacaklının da takip talebine sonradan belge ekleyebilmesi ve takip talebine eklemediği belgeyi itirazın kaldırılması davasında bu belgeye dayanmasının mümkün değildir. Alacaklı, dar yetkili icra hukuk mahkemesi yerine doğrudan genel mahkeme de itirazın iptali davası açtığı taktirde alacaklının elinde İİK 68-68a maddelerinde belirtilen belgelerden birisi olabilir ya da olmayabilir. İtirazın iptali davası genel mahkemelerde açılan ,maddi hukuk ilişkisinin inceleyen ve yargılama sonunda verilen kararın maddi anlamda kesin hüküm teşkil ettiği ve uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. İtirazın iptali davasının yasal dayanağı İİK 67. Maddesidir. 2004 sayılı Kanun'un 58 inci ve 60 ncı maddesi gereğince borcun sebebinin gösterilmesinin zorunlu olduğu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.03.2022 tarihli ve 2019/(19)11-718 E., 2022/274 K. sayılı ilamı ile Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 11.02.2020 tarihli ve 2017/19-2076 E., 2020/117 K. sayılı ilamında itirazın iptali davasının takip talebiyle sıkı sıkıya bağlantılı olduğu ve takip talebinde dayanılan borç ve borcun sebebi ile bağlılığın asıl olduğu vurgulanmıştır. İİK 67 madde hükmüne göre takip talebine itiraz edilen alacaklı itirazın tebliğ tarihinden itibaren 1 sene içinde mahkemeye başvurarak genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. İtirazın iptali davası müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz ettiği alacak üzerine açılan bir eda davasıdır. Madde metninde de açıkça belirtildiği üzere, takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı genel mahkemede açılır ve genel hükümlere göre görülür. (Emsal Yargıtay 3. H.D.'nin 2015/18122 Esas, 2016/1805 Karar sayılı 15/02/2016 tarihli ilamı) Davada toplanacak ve ispata ilişkin deliller de takibe konu alacağın niteliği ve niceliğine göre belirlenecektir. İş Hukuku'na ilişkin bir alacakta tanık dinlenilmesi mümkünken, ticari bir alacakta senetle ispat kuralı gereği istisnalar dışında tanık dinlenilmesi mümkün olmayacaktır. Mahkemece delillerin değerlendirilebilmesi için bu delile iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağına kadar dayanılması gerekmektedir. Somut uyuşmazlığın itirazın iptali istemine ilişkin olup, takip dayanağı faturanın takip talebine eklenmemiş olmasının takip hukukunu ilgilendiren bir husus olduğu, davacı tarafça dava dilekçesinde borcun sebebinin açıklanarak dayanak belgelerin delil olarak sunulduğu, takip talebinde borcun sebebi belirtilmekle bu yönüyle takipte bir eksiklik bulunmadığı, genel hükümlere göre görülmekte olan itirazın iptali davasında borç ve borcun sebebini değiştirmemek şartıyla, delil bildirme sürecinde takip talebine eklenmeyen faturaya dayanılarak ibrazının mümkün olduğu, itirazın iptali davasında davanın niteliğine göre, yemin, keşif, bilirkişi incelemesi gibi delillere dayanmanın mümkün olup bu delillerin icra takip talebine eklenmesinin mümkün olmadığı, bu haliyle usulüne uygun bir talep bulunmadığından bahsedilemeyeceği, ilk derece mahkemesince işin esasının incelenmesi gerekirken, dava şartı yokluğunun davanın reddine karar verilmesi isabetli görülmemiştir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, 2-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, 3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.22/05/2025